Kişisel Blog Yazıları #133

Bloğu bırakıyorum. Şaka şaka 1 Nisan. Bu şakayı dün yapmam lazımdı ama bugün aklıma geldi işte. Bayatlamış bir şakayı kabul eder misin sevgili okuyucu?

Okuyucu diye genelde Neptünlü Cadı seslenir yazılarında. Senden ödünç aldım bu yazımda okuyucu kelimesini hakkını helal et.

Kişisel blog yazıları serisinin yeni yazısından merhaba.

Aylar ne de çabuk geçiyor değil mi? Zaman da hızlı, hayat da hızlı, her şey hızlı artık.

Baksanıza internet bile 5G oldu artık. Ama hiç deneyimlemedim 5G’yi. Deneyenler varsa söylesin. Gerçekten internet uçup kaçıyor mu?

Bir ara altın da uçup kaçıyordu, ele avuca sığmıyordu. Şimdilerde bir gün çıkıyor, bir gün düşüyor. Tıpkı bir asansör gibi.

Savaş var savaş. Ha, bir de Amerika Başkanı Trump var ki. Yaptığı açıklamalarla altını bir zıplatıyor, bir yerin dibine sokuyor.

Amerika, İsrail ve İran arasındaki savaş, bir ayı geçti. Ne zaman biteceğini de bilen yok. Şu anda dünyada her şey belirsiz.

Bir de ülke olarak neşemiz yok neşemiz. Bu neşe olayı gerçekten çok mu abartıyoruz? Şu anki ortamdan bir kaçış noktası mı yaptık nedir bu neşe olayını? Siz ne diyorsunuz bu konuda? Sakız ettik sanki ağzımızda bu eski neşeli günleri.

Evet, böyle de bir filmimiz var. Neşeli Günler diye. Televizyonda ne zaman çıksa oturup izlediğimiz. Turşulu olan mıydı yoksa diğer film miydi o neyse.

Hayat rutin, diziler de rutin. Hep aynı hikayeler ve hep aynı senaryolar. İmdattt. Herkes birbirinin ayağını kaydırma peşinde. İyilik, güzellik namına bir şey yok. Haksızlık etmeyeyim hadi. Arada iç ısıtan sahneler de olmuyor değil. O sahneler hatrına katlanıyoruz ya bu dizilere.

Rutinden çıkmak için devasa değişiklikler yapmanız gerekmiyor. İşten eve gelirken her zaman ki yoldan değil, başka yoldan gelin diye hep önerilir. Bir kere olsun eve, farklı yoldan geldin mi okuyucu? Eğer yaptıysan sen de bunun gözle görülür bir etkisi oldu mu? Yorumlarda buluşalım.

Dünya Kupası’nı, TRT 1 yayınlayacakmış. Herkes TV8’den dertliydi zaten. Maç biter bitmez hemen reklamlara gitmesinden. Milli takımın sevinç görüntülerini izleyememekten. Ben de sevindim TRT 1’de yayınlanacak olmasından.

Star’da, Sevdiğim Sensin dizisini izledik. Reklam arasında da Atv’de, Kim Milyoner Olmak İster’i izledik. Bir tane Japon yarışmacı vardı. Adam baya baya Türkçe konuşuyor. Çeki almadan yere yüzü koyun uzandı Oktay Kaynarca’yı selamlamak için. O halde stüdyodan sürüne sürüne çıkmaya çalıştı. Çalışanlardan biri de ayağından çekip çıkardı Japon’u en son. Bu akşam veya yarın sosyal medyada denk gelirsiniz görüntülerine.

O zaman bu akşam da bu kadar diyelim mi? Kişisel blog yazıları serisinin yeni, yepyeni bir yazısında daha görüşünceye kadar kendinize iyi bakın, bol su için ve uykunuza dikkat edin.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #132

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder