Bloğu bırakıyorum. Şaka şaka 1 Nisan. Bu şakayı dün yapmam lazımdı ama bugün aklıma geldi işte. Bayatlamış bir şakayı kabul eder misin sevgili okuyucu?
Okuyucu
diye genelde Neptünlü Cadı seslenir yazılarında. Senden ödünç aldım bu yazımda
okuyucu kelimesini hakkını helal et.
Kişisel
blog yazıları serisinin yeni yazısından merhaba.
Aylar
ne de çabuk geçiyor değil mi? Zaman da hızlı, hayat da hızlı, her şey hızlı
artık.
Baksanıza
internet bile 5G oldu artık. Ama hiç deneyimlemedim 5G’yi. Deneyenler varsa
söylesin. Gerçekten internet uçup kaçıyor mu?
Bir
ara altın da uçup kaçıyordu, ele avuca sığmıyordu. Şimdilerde bir gün çıkıyor,
bir gün düşüyor. Tıpkı bir asansör gibi.
Savaş
var savaş. Ha, bir de Amerika Başkanı Trump var ki. Yaptığı açıklamalarla
altını bir zıplatıyor, bir yerin dibine sokuyor.
Amerika,
İsrail ve İran arasındaki savaş, bir ayı geçti. Ne zaman biteceğini de bilen
yok. Şu anda dünyada her şey belirsiz.
Bir
de ülke olarak neşemiz yok neşemiz. Bu neşe olayı gerçekten çok mu abartıyoruz?
Şu anki ortamdan bir kaçış noktası mı yaptık nedir bu neşe olayını? Siz ne
diyorsunuz bu konuda? Sakız ettik sanki ağzımızda bu eski neşeli günleri.
Evet,
böyle de bir filmimiz var. Neşeli Günler diye. Televizyonda ne zaman çıksa
oturup izlediğimiz. Turşulu olan mıydı yoksa diğer film miydi o neyse.
Hayat
rutin, diziler de rutin. Hep aynı hikayeler ve hep aynı senaryolar. İmdattt.
Herkes birbirinin ayağını kaydırma peşinde. İyilik, güzellik namına bir şey
yok. Haksızlık etmeyeyim hadi. Arada iç ısıtan sahneler de olmuyor değil. O
sahneler hatrına katlanıyoruz ya bu dizilere.
Rutinden
çıkmak için devasa değişiklikler yapmanız gerekmiyor. İşten eve gelirken her
zaman ki yoldan değil, başka yoldan gelin diye hep önerilir. Bir kere olsun
eve, farklı yoldan geldin mi okuyucu? Eğer yaptıysan sen de bunun gözle görülür
bir etkisi oldu mu? Yorumlarda buluşalım.
Dünya
Kupası’nı, TRT 1 yayınlayacakmış. Herkes TV8’den dertliydi zaten. Maç biter
bitmez hemen reklamlara gitmesinden. Milli takımın sevinç görüntülerini
izleyememekten. Ben de sevindim TRT 1’de yayınlanacak olmasından.
Star’da,
Sevdiğim Sensin dizisini izledik. Reklam arasında da Atv’de, Kim Milyoner Olmak
İster’i izledik. Bir tane Japon yarışmacı vardı. Adam baya baya Türkçe
konuşuyor. Çeki almadan yere yüzü koyun uzandı Oktay Kaynarca’yı selamlamak
için. O halde stüdyodan sürüne sürüne çıkmaya çalıştı. Çalışanlardan biri de
ayağından çekip çıkardı Japon’u en son. Bu akşam veya yarın sosyal medyada denk
gelirsiniz görüntülerine.
O
zaman bu akşam da bu kadar diyelim mi? Kişisel blog yazıları serisinin yeni,
yepyeni bir yazısında daha görüşünceye kadar kendinize iyi bakın, bol su için
ve uykunuza dikkat edin.
*Önceki
yazı: Kişisel Blog Yazıları #132
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder