dan brown cehennem kitabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dan brown cehennem kitabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Dan Brown Cehennem kitabı yorumum...(4'üncü ve son bölüm)

     Dan Brown’un Cehennem kitabını dün itibariyle bitirdim. Kitabın yorumunu ancak bugün yazıyorum. Hemen, sıcağı sıcağına yazmak istemedim. Bir gün geçsin. Üzerine biraz daha düşüneyim, hazmedeyim dedim. Bu kitap yorumlarıyla ilgili yeni bir şey yapmaya karar verip, bunu ilk Cehennem kitabının yorumu ile uygulamaya sokmuştum. Ama istediğim gibi olmadı. Okuduğum her 50 sayfadan sonra o 50 sayfanın yorumunu yapacaktım. Bir yazı dizisi gibi olacaktı. Ama düşündüklerimle pratiktekiler birbirini tutmadı. O yüzden bu yorum şeklini devam ettirmeyeceğim. Yine klasik şekilde kitabı bitirdikten sonra, kitabın yorumunu yazacağım. Gelelim Cehennem kitabının yorumuna. Öncelikle şunu belirteyim. Bazıları bu kitapta hayal kırıklığına uğramışlar. Diğer kitaplardaki tadı bulamamışlar.
dan brown cehennem kitabı

                            KİTABI OKURKEN CEP TELEFONUNUZ YANINIZDA OLSUN
     Bende böyle bir sorun olmadı. Diğer kitaplarındaki tadı buldum. Ben Dan Brown kitaplarını rahatlıkla alıyorum. Çünkü hep bir standardı var bu kitapların. Pişman olmayacağımı biliyorum yani. Bu kitapta da pişman olmadım. Yine Robert Langdon maceradan maceraya koşuyor. Tempo hiç düşmüyor. Bir sonraki adımda, “Bu sefer ne olacak?” diye kendinize soruyorsunuz. Aynı zamanda Dante kimdir, meşhur eseri hangisidir, Floransa ve İstanbul’daki tarihi eserler hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Daha önceki Cehennem kitabı yazılarından birinde bir okuyucum yorum yapmıştı, “Yanınızda bir cep telefonu olsun. Tarihi yerlere Google’dan bakarsınız” diye. Ben de unutmadan size bu hatırlatmayı yapayım. Ben denedim. Enteresan oluyor.
                                           BİZE KARŞI BİR ÖNYARGISI YOK KİTABIN
     Bilmem bi sarayın ismi falan geçiyor. Hemen Google’a ismini yazıyorum. Nasıl bir yermiş görüyorum. Ondan sonra kitapta, “Sarayın kapısının önüne geldiler” diyor mesela. Hangi saray, hangi kapı olduğunu ekranda görüyorsun. İlginç bir deneyim. Kitapta bazı mekanlar var ki. Onlar için Google’a bakmanız gerekmiyor. Çünkü o mekanlar bizim mekanlarımız. Çünkü o mekanlar İstanbul’umuzda. Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı gibi. Kitap ülkemizin ve İstanbul’un tanıtımı için çok önemli. Kitabın önemi, ilk çıktığı zamanlarda da çok dile getirilmişti. Kitapta bizi anlatırken bir ortadoğu ülkesi olarak anlatmıyor. Bazı önyargılı yabancılar gibi. Asya ile Avrupa’nın harman olduğu yer olarak bahsediyor. Bu yönden sevindirici. İşin özü: Heyecan isteyen, düşmeyen tempo isteyen, üzerine birazcık aşk sosu isteyen muhakkak okusun.

Foto kaynak:Pixabay.com


Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com

Bayramda okuyacağım kitaplar...

     Dokuz günlük bir bayram tatili var. İlk günler akraba ziyaretleri, el öpmeler ve tatlı sohbetlerle geçecek. Bayramda da bir yere tatile gitme gibi bir planımız olmadığı için, bu boş vakitleri en iyisi kitap okuyarak değerlendirmek. Zaten televizyonlarda da doğru dürüst bir şey yok. Gerçi gündüzleri arkadaşlarla gezmeler, tozmalar, muhabbetin dibine vurmalar gibi durumlar elbette söz konusu olacaktır. Ama ya geceleri? Odaya geçip sessiz, sakin bir şekilde kitabını okumak en iyi seçenek gibi geliyor bana. Peki ne okuyacağım? Bu ara elimde iki kitap var. Biri hali hazırda okuduğum ve üzerine değerlendirme yazılarını da yazdığım Dan Brown’un Cehennem kitabı.
bayramda okunacak kitaplar

                                              BİR KİTABA TAKILI KALMAK
     Birkaç gündür okuyamadım kitabı. Kitap da beş yüz küsur sayfa olunca birkaç gün okumayınca ritmi kaybediyorsunuz. Ve diğer kitaplar gibi de hemen bitmiyor doğal olarak. Ama bu dokuz günlük tatilde bu kitabı bitirmeye çalışacağım. Çünkü ben bir kitabı uzun süre okumayı sevmiyorum. Belli bir günden sonra kitap sıkıcı hale gelmeye başlıyor. Özünde sıkıcı bir kitap olmasa bile. “Ne zaman bitecek bu kitap ya?” sızlanmaları başlıyor sonra. Yani olay sarpa sarıyor. O yüzden bu dokuz günlük tatili iyi değerlendirmek lazım. Disiplinli bir şekilde okursam, bu kitabı da bitirdiğim kitaplar listeme ekleyebilirim rahatlıkla.
                                 YILANLARIN ÖCÜ OKUYACAĞIM DİĞER KİTAP
     Elimdeki bir diğer kitap da Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü kitabı. Daha önce çekilmiş eski bir Türk filmini duymuştum. Sonra da bir dizisi çekildi. Ne filmine baktım ne de dizisine. Ama kitap farklı. Çünkü filmde ya da dizide kitabın dışında bir senaryo yazılabiliyor. Eğer ben de bu kitabı okumadıysam filmini ya da dizisini izlemeyi de hiç tercih etmem doğrusu. İlk olarak kitabını okumalıyım. Sayfa sayısı az. Bir yüklenirsem iki güne bilemedin üç güne bitirebilirim gibi. Bitirdikten sonra değerlendirme yazısı da gelecek tabi. Bayramda sizlerin kitap okuma gibi planlarınız var mı? Varsa hangi kitapları okumayı planlıyorsunuz? Ha birde Yılanların Öcü’nü okumuş olanlar bu kitap için ne derler? Onlardan da kısa bir yorum alsam iyi olur. Bu arada iyi bayramlar :)

Foto kaynak:Pixabay.com


Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com

Dan Brown Cehennem kitabı yorumum...(BÖLÜM 3)

    Dan Brown Cehennem kitabı incelemesinde üçüncü yazım. Bugün kitabın 103 ile 150’inci sayfalarını değerlendirmeye çalışacağım. ilk sayfalarda Robert Langdon hatıralara dalıyor. Bir konferansa. Konferansın konusu ne dersiniz? Dante ve sembolleri. Daha önce Dante hakkında benim gibi derinden bilgi sahibi olmayanların çok işine yarayacak bilgilerle geçiyor konferans. Dante’yi bir biyografi sitesinden okumak var. Bir de sevdiğin bir karakterden Robert Langdon’dan. Bu tür kitapları biraz da bu yönleri nedeniyle seviyorum. Bilgi verici oluyorlar. Salt heyecan yaşamıyorsun yani. Kendimi sanki konferansta, sanki sıralardan birinde oturmuş onu dinliyormuş gibi hissettim. Direk konferansı yazmış çünkü Dan Brown. İster istemez içinde hissediyorsunuz kendinizi.
dan brown cehennem kitabı

                                                              DELİ DOLU ANLAR
    Dan Brown Cehennem kitabı hakkında okuduğum bir yorumda beklenenin altında kaldığına dair bir görüş vardı. Kitabı bitirdiğimde bu görüşe katılır mıyım bilmiyorum. Ama şu ana kadar istediğim tarzda gittiğini söyleyebilirim. Bir başka hoşuma giden şey ise Robert Langdon ile Sienna’nın abi-kardeş rolünü oynamaları oldu. Bu sahne filmde de olsa, filmde de eminim hoşuma giden sahnelerden biri olacaktı. Bu yapılana anlık çılgınlık mı demek lazım artık bilmiyorum. Kontrol noktasından geçecekler ama Robert Langdon aranıyor. Nasıl geçeceklerdir o zaman? Langdon aklına gelen fikirle. Üniversite öğrenci grubunun arasına karışarak. Öğrencilere Sienna’yı kardeşi olarak tanıtır. Öğrenci grubunun arasında kontrol noktasını aşarlar. Bu işin sonu aşka doğru gidiyor gibi. Siz ne dersiniz?
ÖNERİ YAZI: Okuduğum Şehsuvar Sami değil bendim...
                                                  “BEN NE YAPIYORUM?” SORUSU
     Dan Brown Cehennem kitabı için baya bir araştırma yapmış gibi görünüyor. Okurken insana yazımı basitmiş gibi gelen bir yanı var. Ama durup düşündüğünüzde hiç de öyle kolay değil. Kurgu çok önemli. Dan Brown kurgu konusunda iyi iş çıkarıyor. Tekrar romana dönersek. Robert Langdon bir ara duruyor. “Ben ne yapıyorum?” diye soruyor kendine. Bir anlık bir boşluğa düşüyor. Tutunacak bir dalı kalmıyor. Her şey bir anda elinden kayıyor sanki. Bu kaçışın boşuna olduğunu düşünüyor. İlla ki kendisini yakalayacaklarını düşünüyor. Evet, bu bir roman. Gerçek hayatta bu durumu kendimizde yaşamıyor muyuz? “Bu koşturma ne için, ne yapıyorum ben böyle?” diye sormuyor muyuz? Neyse ki yanında Sienna vardır. Ve ona tekrar amaçlarını hatırlatır, kendine getirir. Ve tekrar yola koyulurlar? Siz kendi Sienna’nızın, hayatta kal geldiği anlarda size destek olan, tekrar sizi hayat yoluna sokan kişiyi söylemek ister misiniz?
ÖNERİ YAZI: Yaşar Kemal'e göre yazar nasıl olunur?

Blog linki: yasamdanyazilar.blogspot.com

     

Dan Brown Cehennem kitabı yorumum...(BÖLÜM 2)

     Dan Brown Cehennem kitabı incelemesine kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bugün sayfa 55’ten 103’kadar olan bölümü inceleyeceğiz. Sienna, komşusundan aldığı elbiseleri Robert Langdon’a verdikten sonra, kendi odasına geçer üstünü değiştirmek için. Romanın başından beri bahsedilen at kuyruğu saçları aslında peruktur. Peruğunu çıkarır. Şimdi aynada saçları olmayan kendisine bakıyordur. Arkadaşı Dr.Marconi artık yanında değildir. Artık yalnızdır. Ve bundan sonra geleceği ne olacaktır? Sienna’nın gözyaşları artık belirsiz geleceği için akmaktadır. Farkında değildir ama artık yanında Robert Langdon vardır. Bir ara pencereden dışarısını seyrederken onu bir sevgili olarak düşünmüştür aslında. Evet, ondan hoşlanmaktadır. Ama şimdilik bizim de bilmediğimiz bir nedenden dolayı kendisini kabullenmeyeceğini düşünür.
dan brown cehennem kitabı

                                           METAL CİSMİN GİZEMİ ÇÖZÜLÜYOR
     Sienna ve Robert Langdon masaya oturur ve ne yapacaklarını konuşurlar. Ceketinde taşıdığı metal cismi ne yapacağını sorar Sienna. Ceketinin tüm ceplerine bakar ama hiçbir şey bulamaz. Ceketin ense tarafındaki bir bölmeden metal cismi çıkarır Sienna. Daha önce ceketinde böyle bir bölme olduğunu bilmediğini söyler Langdon. Cisim düz ve metal bir silindirdir. Kitaptaki ifadeyle biyotüp. Üzerinde bir simge vardır. Bu simge biyolojik tehlike anlamına gelmekteydi. Sienna bunun parmağını tanıma yöntemiyle çalışan bir tüp olduğunu söyler. Langdon inanmayarak parmağını tüpe basılı tutar ve tüp açılır. Bunun bir işaretçi olduğunu anlamıştır. Duvara fırlatır. Ekrana bir görüntü yansır. Görüntüde Botticelli’nin Cehennem Haritası tablosu vardır.
ONEDİO: DAN BROWN'IN "CEHENNEM" KİTABINDA GEÇEN MEKANLAR VE ESERLER 
                                                     DANTE’NİN CEHENNEMİ
     Botticelli bu tabloyu Dante’nin Cehennem eserinden yola çıkarak yapmıştır. Ama Langdon tabloya dijital ortamda başka şeylerin eklendiğini görür. Bu iş altından kalkılamayacak gibidir. Amerikan Konsolosluğu’nu arar. İsmini söylediğinde görevli, telefonu beklenen isimler arasında olduğunu söyler ve onu elçi yardımcısına bağlar. Elçi yardımcısı bulunduğu yere araba göndereceğini söyler. Ama gelen onu hastaneden öldürmeye çalışan tetikçidir. Bunun ardından kapı vurulmaya başlar. Kapıdakiler Amir’in gönderdiği acil durum ekibi, teftiş ve tepki desteği ekibidir. Sienna ve Langdon yine kaçmaya başlarlar. Bu sefer Sienna’nın motoruyla. Langdon nereden tutunacağını şaşırır. Sienna ona beline sarılmasını söyler. Bu durum onları birbirine daha çok yaklaştırmaktadır. Yolda giderlerken ekibin kullandığı siyah minibüsün aynısından görürler. Ve saklanırlar. Langdon arabayı gözlerken içinde rüyalarındaki peçeli kadını görür. Buraya kadar olan olayları nasıl değerlendiriyorsunuz?


                                          ÖTEKİ GÜNDEM- CEHENNEM KİTABI
                                          TARTIŞMASI/ BÖLÜM 1





Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com

Dan Brown Cehennem kitabı yorumum...(BÖLÜM 1)

     Dan Brown Cehennem kitabı incelemesinde, diğer kitap incelemelerine göre farklı bir yöntem izlemek istiyorum. Bu yönteme göre: Kitabı sadece bir yazı yazarak incelemeyeceğim. Bu kadar çok sayfalı bir kitabı sadece bir yazı ile anlatmak, eksik bir anlatımmış gibi geliyor bana. Mesela bugün kitaba başladım. Ve sayfa 55’e kadar okudum. Sayfa 55’e kadar olan bölümü yazacağım. Bu şekilde her gün bölümler halinde devam edecek. Bir yazı dizisi gibi olmasını planlıyorum. Böyle bir uygulamayı ilk defa deneyeceğim. Eğer olumlu geri dönüşler alırsam, okuduğum diğer kitapların incelemelerini de aynı şekilde yapmayı planlıyorum. Görüşleriniz bu projenin devam edip etmemesinde yönlendirici olacak. Olumlu ya da olumsuz tüm görüşlerinizi paylaşmanızı rica ediyorum.
                                                   KAPAK TASARIMI NASIL OLMUŞ?
     Dan Brown Cehennem kitabı incelemesine kitabın dışından başlamak istiyorum. Kapak tasarımını çok beğendim. Okuduğum diğer kitabı Melekler Ve Şeytanlar kitabının da kitap tasarımının iyi olduğunu hatırlıyorum. Kitap dediğin bence böyle olmalı. İlk etapta kapaktan yakalamalı okuru. Kapağı Henry Steadman tasarlamış. Kendisini tebrik etmek gerekir. Gördüğünüz gibi bu kitabın çok satmasındaki başarı, daha kitabın kapağından başlıyor. Kitabın tanıtım yazısı arka kapakta kullanılmak yerine, ön kapağın içine ek bir kapak yapılarak buraya yerleştirilmiş. Çok estetik olmuş. Yine aynı şekilde, arka kapağın iç tarafına da bir yarım kapak eklenmiş ve yazarın bir resmi konulmuş, daha önce yazdığı kitaplardan ve yaşadığı yerden bahsedilmiş.
dan brown cehennem kitabı

                                                       HASTANEDE GÖZLERİNİ AÇAR
     Arka kapakta ise kitabın içinden etkileyici bir söze yer verilmiş ve kırmızı bir yazıyla başlık olarak, “Cehennemin kapıları İstanbul’a açılıyor” denilmiş.  Dan Brown Cehennem kitabı arka kapağını, ön kapak kadar etkileyici bulmadım. Kitabın dışı ile ilgili bu kadar inceleme yeter diye düşünüyorum. Şimdi gelelim kitabımızın içeriğine. Ana kahramanımız Melekler ve Şeytanlar kitabında olduğu gibi yine Robert Langdon. Kendisi o kitabın sonunda evlenmişti diye hatırlıyorum ama bu hikayeye yine yalnız başlıyor. O kitapta evlendiği kadın karakter yok. Robert Longdon gözlerini açtığında başında bir ağrı hisseder. Etrafına baktığında görür ki bir hastanededir. Buraya nasıl geldiğine dair hiçbir fikri yoktur.
                                                      FLORANSA’DA NE İŞİ VARDIR?
     Bir kitapta başlar başlamaz heyecan, gizem başlar mı? Eğer okuduğunuz bir Dan Brown Cehennem kitabı ise başlar. Uyandıktan sonra içeri sakallı bir doktor girer. Robert Langdon’un sordukları sorulara cevap veremez. Başını koridora uzatır ve birini çağırır. İçeri kadın doktor Sienna Brooks girer. Sakallı doktorun adının Marconi olduğunu ve İngilizce bilmediği için ona cevap veremediğini söyler. Robert Langdon hastaneye nasıl geldiğine dair sorular sorar. Doktorlar bu sorulara cevap vermek yerine ona sakinleştirici verirler. Sakinleştiricinin etkisiyle uykuya dalarken pencerenin camından tarihi bir kule bir görür. Bu yapıyı nerede görse tanırdı. Evet, evet bu yapı Palazzo Vecchio’dur. Ama nasıl olurdu. Bu yapı Floransa’dadır. O an İtalya’da olduğunu anlamıştır.
BİR DE BLOG FUNDALİNA'NIN DAN BROWN CEHENNEM KİTABI İNCELEMESİNE GÖZ ATIN DERİM
                                                      EN SON HATIRLADIĞI ŞEY
      Bu imkansız bir şeydi. Çünkü Robert Langdon Amerika’da yaşayan bir sanat tarihçisidir. Floransa’da ne işi vardır? Amerika’dan buraya nasıl gelmiştir? Bu sorular doğal olarak aklını kurcalar durur. Sonunda Dr.Brooks’a nasıl buraya geldiğine dair olanları anlatması için diretir. Hastanenin önünde bulunduğunu ve kafasından bir kurşunun sıyırıp geçtiğini söyler Dr.Brooks. En son sabahleyin üniversiteye giderken hatırlıyordur kendini Robert Langdon. Ondan sonrası karanlıktır. Şimdi Robert Langdon’u odasında bırakıp denizlere açılıyoruz. Adriyatik’te ilerleyen The Mendacium isimli özel bir yata konuk oluyoruz. Bu yat Konsorsiyum adında bir örgütün yönetim merkezi gibi kullanılmaktadır. Başında amir denen bir yönetici vardır. Dan Brown Cehennem kitabı gizemini daha da artıyor amir karakteriyle.
                                 ROBERT LANGDON’U ÖLDÜRMEK İSTEYEN TETİKÇİ
     Amir en iyi elemanı olan Vayentha’yı, Robert Langdon’u öldürmek için görevlendirir. Şimdi işin içine bir de tetikçi karışmıştır. Dan Brown Cehennem kitabı sarıp sarmaladı beni resmen. Devam edelim anlatmaya. Gecenin ilerleyen saatlerinde Vayentha hastaneye gelir. İçeri girmesine izin vermezler. Ama bu itirazlar onu durduracak değildir. Vayentha susturucu takılmış silahı ile Dr. Marconi’yi öldürür. Dr. Brooks hemen kapıyı kilitler. Bu arada Dr.Brooks, Robert Langdon’u hastaneden evine kaçırır. Langdon, Dr.Brooks’un evinde bazı eski gazeteler bulur. Bunlara göre Dr.Brooks küçüklüğünde dahi bir çocuktur. Buraya kadar olan bölümde Robert Langdon devamlı rüyasında ortada bir nehir, karşıda peçeli bir kadın ve kadının yanında cesetler görür. Sayfa 55’e kadar bunlar yaşandı. Temposu ve kurgusunun her zamanki gibi çok iyi olduğunu söyleyebilirim. Kitabımızı incelemeye devam edeceğiz. Sayfa 55’e kadar olan bölümle ilgili neler söylemek istersiniz?

         GECE GÜNDÜZ PROGRAMINDA DAN BROWN İLE  CEHENNEM KİTABI                                                ÜZERİNE YAPILMIŞ OLAN RÖPORTAJ




Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com