17 Ağustos depremi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Ağustos depremi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos gibi bir depreme daha hazırlıklı mıyız?


     17 Ağustos gibi bir depreme hazır olmadığımızı düşünüyorum. Mesela yaşadığınız yerde deprem olduğunda nerede toplanacağınızı biliyor musunuz? Bizim köyde top sahaları vardı. Top sahası dediysem yeşillik alan. Devamlı orada top oynadığımız için top sahası diyoruz. Artık oralar yok. Hepsinin üzerine evler kuruldu. Anılarımız da gitmiş oldu. O büyük depremde tüm köylü oralarda toplanmıştık. Şimdi deprem olduğunda nerede toplanılacak orasını bile yok. Bizde hazırlık falan olmaz. Kim uğraşacak hazırlıkla. Bize ters bu gibi durumlar. Deprem olur. Ölen ölür, kalan kalır. Öyle yola devam edilir.


Video kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=GdIfZr0VNmM



17 Ağustos depremi...

     17 Ağustos depremi yaşandığı zaman, ben küçük bir çocuktum. Rahmetli dedemle yatıyordum. Bir anda uyandık. Dedem benim üstüme kapandı. Başımıza bir şeyler düşüyordu. Bizim ev ahşaptı. Muhtemelen toz topraktı üzerimize düşenler. Deprem biter bitmez kendimizi sokağa atmıştık. Tüm millet dışardaydı. Köy sanki mahşer yeri gibiydi. Neyse ki gidebileceğimiz bir top sahamız vardı. Tüm köylü oraya toplandık. Artçı depremler olmaya devam ediyordu. Ben çok korkuyordum. Birilerinin yanına sığınıp dehşetle, depremin geçmesini bekliyordum. Depremden sonra Düzce merkeze gidip gelenler olmuştu. “Düzce yıkılmış” diyorlardı. O geceyi bir şekilde atlattık. Sabah olmuş, her yer aydınlanmıştı. Neyse ki köyümüzde yıkılan bir ev olmamıştı.  Şükür, can kaybımız da yoktu.

17 Ağustos depremi, yaşadıklarım


                                         DEPREMDE YAŞADIKLARIM
     17 Ağustos depremi köyümüzde çok eskimiş ve artık kullanılmayan bir iki ev vardı. Onları yıktı. Depremden sonraki sabah ya da birkaç gün sonra olacak. Bizim evin karşısında babam, ben, birkaç kişi daha oturuyoruz. O an artçı bir deprem olmaya başladı. Hepimiz bir anda dona kalmıştık. Karşıya bizim eve baktım bir ara. Koskoca ev, bildiğin sağa sola yatıp duruyordu. Bu anda benim için unutamadığım bir tecrübeydi. Deprem, suda daha çok etkili oluyor diye bir şey duymuştum. Bu aklıma takılıp kalmış. Babamla bizim ordaki kanaldan giderken, bu duyduğum şey aklıma gelir babama, “Hadi baba daha çabuk gidelim. Bir an önce kanalı geçelim” derdim.
                                          DEPREMDEN DERS ALMADIK
     Depremde yaşadıklarımdan ufak ufak kesitler anlattım sizlere. Ki, benim anlattıklarım bazılarının yaşadıklarının yanında hiç kalır. Depremden sonra çürük-çarık binalar yapan müteahhitler ortaya çıkarıldı. Bunların en ünlüsü Veli Göçer’di. Hatırladığım kadarıyla hapis cezası almıştı galiba. Sonraları sağlam binalar yapma, fazla kata izin vermeme ve deprem bilincini yükseltme gibi konular tartışıldı durdu. Ama bir yere vardı mı? Hayır. Şu an yine böyle bir büyük deprem olsa, halimiz yine harap. Yapılan araştırmalar bunu gösteriyor. Çünkü zaman geçtikçe depremi unuttuk. Fazla kata izin vermeler, depreme karşı toplumu bilinçlendirme  kampanyasının bir kenara bırakılması. Hep bu unutkanlığın peşin sıra geldi. Maalesef bir şeylere hazırlanma, kurallara göre yaşama gibi bir huyumuz yok millet olarak. Biz günlük yaşıyoruz. Yine toplum olarak hiçbir şeyden ders almıyoruz. Yapımız bu. Yine 17 Ağustos depremi gibi bir deprem olsa, maalesef yine çok bina yıkılacak ve yine bir çok insan ölecek.

Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com