Kardeşim 50 liralık bitcoin almış. 46’ya düşüyor, 52’ye çıkıyor. Ne güldürüyor, ne öldürüyor.
Buradan milyarlar
beklemiyorduk tabi.
Bir nevi demo
gibi kullanıyorduk.
İş yerinde bir arkadaşına bu durumdan
bahsetmiş. “Sana nasıl 50 liralık bitcoin sattılar ya?” deyip durmuş.
Bu bahsettiğim
arkadaşı, coin işinden kazandığı parayla mont almış.
“Ben sana bunun
yolunu göstereceğim” demiş. Başka bir arkadaşı da yine 100 lira yatırıp 300-400
lira almış, alıyormuş.
Ama bitcoinden
değil. Diğerlerinden. Sizin çevrenizde var mı böyleleri? Aylık 300-400 lirayı
cebe indiren.
BÖYLE Mİ OLACAKTI DİZİSİ…
Geçen arkadaşım
ile konuşurken, şaka olsun diye, “Böyle mi olacaktı?” dedi.
Konuştuğumuz
konuya çok uygun düşmüştü bu sözü. Benim aklıma da yine aynı isimli dizi geldi.
Ne diziydi ama.
Yıllarca sürmüştü
diye hatırlıyorum. Atv’de yayınlanıyordu galiba. Merak edenler, Böyle Mi
Olacaktı deyip aratabilir.
İsimden
çıkartamamış olabilirsiniz. Ama izleyince muhakkak hatırlayacaksınız.
YARASA KOL…
Yine bir arkadaşım,
abisinin düğünü için aldığı elbiseyi anlatırken, “Yarasa kol” ifadesini
kullandı.
Kadınlar ve
elbiseleri tarif etmek için kullandıkları ifadeler. Enteresan ve esprili
geliyor bana.
ÇOCUKLUĞA İMKAN OLSA DA DÖNSEK NE FAYDA…
Çocukluğa hep
özlem duyarız ya. Bazen düşünürüm. “Gerçekten imkan olsa da o günlere dönsem.
O günlerden yine
aynı zevki alır mıyım?” Almam. Bu yaşımla gittiğimde ilk başlarda heyecanla
izlerim sağı solu.
Sonra ise her şey
aşina olur bir anlamı olmaz. O günleri, çocuk olarak yaşamak güzeldi.