Yayınlar

Haziran, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Trend videolar listesinde 1 numara olan şarkı: Ben Fero'nun Demet Akalın şarkısı...

Resim
     Şu anda trend videolar listesinde 1 numara olan şarkı: Ben Fero ’nun, Demet Akalın şarkısı. İki gündür beri Ben Fero’nun şarkılarını dinliyorum. Adamın çok farklı bir tarzı var. Bir şarkısını dinledim. Sonra diğer şarkılarını da dinlemek istedim. Adını belki daha önce duymuştum ama hiç şarkısını dinlememiştim. Birkaç gün önce bir arkadaş bahsetti.       “Kimmiş lan bu Ben Fero?” deyip dinledim şarkısını. Şimdi de bu Demet Akalın şarkısını çıkarmış. Ben zannettim ki ikisi düet yapıyorlar. Meğer şarkının adıymış. Ayrıca klibin sonlarına doğru da klipte oynamış Demet Akalın. Bu adam şarkıyı hızlı söyleyeceğim diye kendini harap etmiyor. Tane tane söylüyor. Aralarda çok kısa rap yapıyor. Birde siz dinleyin bakalım. Video kaynak:  https://www.youtube.com/watch?v=fdg2OG8zFiM&list=RDfdg2OG8zFiM&index=1

Mini dizi furyası ve geleceğimiz...

Resim
     Çernobil dizisi, mini diziydi mesela. Başladı ve bitti. Öyle sezon sezon furyası olmadı. İnsanlar aylarca final sezonunu beklemediler. Farkında mısınız? Dizilerin süresi bile kısalıyor. Yakında her yanımızı mini diziler saracak. Çünkü hiçbir şeyi beklemeye vaktimiz yok. Her şey bir an önce olsun ve bitsin istiyoruz. Bize ne anlatacaksa hap gibi hemen anlatsın. Beklemeyelim. Belki de gün gelecek her şey kısa filme dönecek. 20 dakika da her şey olup bitecek.       Çok hızlı tüketiyoruz. Her şeyi ama her şeyi. Bu bir çılgınlık farkında mıyız? Nereye gidiyoruz? Bunun sonu iyi değil. İnsanoğlu hiçbir zaman tatmin olmaz çünkü. Eğer nefsini dizginlemezse. Önce birkaç sezondan sadece bir sezona düşer. Sonra 5 bölümlük mini bir dizi olur. En son da 20 dakikalık kısa bir film. O aşamayı da geçince ne olacak peki? Nasıl tatmin olacak insanoğlu? Belki de her şey İnstagram’daki hikayelere döner. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/5EXvJvqqhEo

Milletimiz sandıkta yine adaletini gösterdi...

Resim
      Yüksek Seçim Kurulu ’nun vermiş olduğu seçim yenileme kararı vicdanlarda kendine yer bulmadı. Hukuk üzerinde de yer bulduğu şüpheli. Kimisi kararın hukuki, kimisi kararın siyasi olduğu yönünde beyanatlarda bulundu. Bu sürecin uzatılmasından dolayı halkta, “ Ekrem İmamoğlu ’na bu belediye başkanlığını vermeyecekler” algısı oluştu. YSK’nın verdiği karar da tam da bunun üstüne tuz biber ekti.       Toplum vicdanı kanayan yarasını kapatmak için o gün kararını vermişti. Belediye başkanlığı İmamoğlu’nun hakkıydı. Ve geçtiğimiz pazar günü bu hakkı sahibine teslim ettiler. İmamoğlu büyük bir farkla seçimi kazandı. Buradan şu anlaşılıyor ki: Halk, her zaman mağdurun yanında. Bir zamanlar mağdur edilen Erdoğan’ın yanında olduğu gibi. Milletimizin gösterdiği bu duruşla her zaman gurur duyuyorum. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/r2ESY7RXB4M

Murder Mystery, Netflix açılış rekorunu kırdı...

Resim
     Başrollerinde Adam Sandler ve Jennifer Aniston ’un oynadığı Murder Mystery yani Türkçe anlamıyla Cinayet Gizemi filmi şu ana kadar Netflix’de en iyi açılış yapan film oldu. 14 Haziran’da gösterilmeye başlanan film, ilk üç günde 30 milyondan fazla hesap tarafından izlendi. İki tanıdık yüzü bu filmde görmek çok güzel. Fragmanı da izledim. Fragmana bakarak eğlenceli olduğunu söyleyebiliriz.       Bakmayın isminde cinayet geçtiğine film, komedi kategorisinde yer alıyor. Konusuna gelirsek: Çiftimiz bir yat davetinde işlenen cinayetler sonrasında kendilerini baş şüpheli olarak bulurlar. Cinayetler çiftimizin üzerine yıkılmak istenmektedir anlayacağınız. Peki çiftimiz bu durumdan nasıl kurtulacaklardır? Bu kadar insan izlediğine göre güzel olsa gerek diye düşünüyorum. Aranızda izleyenler varsa yorum bölümüne görüşlerinizi alabiliriz.   Foto kaynak:  https://www.youtube.com/watch?v=5YEVQDr2f3Q

Türkiye, yenilenen İstanbul seçimlerini hangi kanaldan izledi?

Resim
     Yenilenen İstanbul seçimlerinde en çok izlenen kanallar belli oldu. İzlenen kanal belli oldu desek daha doğru olur. Fox tv seçim gecesine damgasını vurdu. Az sonra sonuçları gördüğünüzde sizde böyle düşüneceksiniz. Fatih Portakal ve İsmail Küçükkaya’yı tebrik etmek lazım. Seyircinin gönlünde sarsılmaz bir güven elde etmişler. Bu ikili devam ettiği sürece her seçimde reytingleri sarsmaya devam edecek gibi Fox tv. Şimdi gelelim sonuçlara. İşte 23 Haziran 2019 reyting listesi . Total grubunda; 1-Fox’da Ekrem İmamoğlu açıklama yapıyor 2-Fox’ta ilk yorumlar 3-Fox seçim 2019 İstanbul 4-Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü’nde 5-Fox’ta seçim analizi AB grubunda; 1-Fox’da Ekrem İmamoğlu açıklama yapıyor 2-Fox’ta ilk yorumlar 3-Fox seçim 2019 İstanbul 4-Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü’nde 5-Fox’ta seçim analizi Foto kaynak: https://unsplash.com/photos/Cyadaf3c7zc

Stranger Things dizisinin görselleri Coca-Cola kutularında olacak...

Resim
     4 Temmuz 2019 tarihinde 3.sezonu ile izleyicisiyle buluşacak olan Stranger Things , bu yaz Coca-Cola’nın teneke kutularında olacak. Netflix ile Coca-Cola anlaştı. Anlaşmaya göre dizinin görselleri 250 ml’lik teneke kutularında kendisine yer bulacak. Ve sınırlı sayıda üretilecek. Dizinin hayranları için heyecan verici bir haber olsa gerek. İlerleyen zamanlarda daha bunun gibi ne aksiyonlar göreceğiz bakalım. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/40iPTrHMNhw

Belçim Bilgin, Behzat Ç.'nin kadrosunda...

Resim
     Yeniden ekranlara dönecek Behzat Ç .’ye son katılan isimlerden biri de Belçim Bilgin oldu. Belçim’in dizide pavyonda çalışan bir şarkıcıyı oynayacağı belirtildi. Yeni sezon 9 bölümden oluşacak ve çekimler tamamlandı bile. Dizinin ilk başlarda Netflix’de başlayacağı söylenmişti. Daha sonra ise dizinin BluTV’de yayınlayacağı ortaya çıktı. Dizinin ne zaman yayına gireceği hakkında ise şu an için bir bilgi yok. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/eY07hxHiv_c

Angelina Jolie, Time dergisinde ilk yazısını yazdı...

Resim
      Angelina Jolie artık bir yazar. Dünyaca ünlü Time dergisinde yazmaya başladı. İlk yazısı 20 haziranda yayınlandı. İlk yazısının konusu ise mültecilerdi. Biliyorsunuz   Jolie, mülteciler için gönüllü elçilik yapıyor. Bu nedenle bu konu üzerinde yazması için gerekli yetkinliğe sahip. Dergide genel olarak insan hakları ve kadınlar hakkında yazacak.   Dergideki ilk yazısında savaşların insani yardımlarla çözülemeyeceğini belirtti. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/5x-LudM3-R4

Belediye başkanları ne kadar maaş alıyor?

Resim
      Belediye başkanları ne kadar maaş alıyor ? Nüfusa göre aldıkları maaş oranı değişiklik gösteriyor. Örneğin 10 bine kadar nüfusu olan bir yerde bir belediye başkanı 7 bin 063 lira maaş alıyor. 10 bin- 50 bin arası ise8 bin 163 lira. Sırasıyla diğer nüfus ve maaş oranları: *50 bin- 100 bin arası nüfus 10 bin 363 lira *100 bin-250 bin arası nüfus 12 bin 014 lira *250 bin-500 bin arası nüfus 14 bin 214 lira *500 bin-1 milyon arası nüfus 16 bin 351 lira *1-2 milyon arası nüfus 19 bin 929 lira *2 milyondan fazla nüfus ise 24 bin 68 lira maaş alıyor. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/FI4NKaiTePY

Kaldırımlar şiiri kimin?

Resim
      Kaldırımlar şiiri kimin sorusu dün akşam Kim Milyoner Olmak İster’de çıktı. Meğerse Kaldırımlar şiiri şarkı olmuş, onu da Funda Arar söylemiş. İlk defa duydum. Muhtemelen daha önce başkaları da söylemiştir. Bu şiiri yazan Necip Fazıl Kısakürek ’tir. Soruyu ekranda gördüğümde hemen cevabı yapıştırdım. Tabi bilmeyen için her soru zor.       Yazı yazmak için konu ararken Google Trend’e baktım. Orada en çok arananlarda gözüküyordu. Genelde o yarışmadaki bazı sorular zaten trendlere giriyor. “Bu kadar arandıysa bunun üzerine yazmak gerek” diye düşündüm. Sonuçta yarışmaya özel sadece o akşam için aranmayacak internette. Bu yarışma sayesinde bayadır okumadığım bu şiiri yeniden okuma şansı buldum. Siz biliyor muydunuz bu şiirin kime ait olduğunu peki? Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/9sV1A_szES0

Mevlana, Mesnevi'sinde benim için ne dedi?

Resim
     Blog arkadaşımız Özlem Kutlu geçtiğimiz günlerde İnstagram üzerinden güzel bir etkinlik yaptı. “Kendinize dair bir şey sorun, Mesnevi ’den cevabını vereyim ben de size” dedi. Hepimizin adına teker teker Mesnevi’den bir sayfa açtı ve orada yazanı bizimle paylaştı. Çok güzel bir etkinlikti. Özlem’den ben de rica ettim. Bana da fotoğrafta gördüğünüz gibi, “Müjde! Dileklerin kabul oldu” çıktı.       “E inşallah” dedim ben de. Böyle demekle kalmayıp aslında bunun bir blog yazısı da olabileceğini düşündüm. Neyse ki bunu hikaye süresi sonlanmadan düşündüm. 24 saat sonra aradığınız hikayeye ulaşılamıyor çünkü. Ve bu şekilde bu yazı çıktı ortaya. İnstagram’ın bu özelliğini çok seviyorum. Bu gibi nedenlerle bağımlılık yapıyor işte.

Modem kurulumunu nasıl yapıyorduk?

Resim
     İnternete giremeyince modemi açıp kapattım. İnternet ışığı kırmızı yandı . Bu demek oluyordu ki modem kurulumu yapmam lazım. Tamam da modem kurulumunu nasıl yapıyorduk? Hatırladığım sadece bir sarı kablo takıyorduk. O kablo da kim bilir nerede. Kardeşim her yerin altını üstüne getirdi sonunda buldu o meşhur sarı kabloyu. Peki bu kablo laptop’da nereye takılacaktı? Her tarafına baktım. O kablonun ucunun gireceği büyüklükte bir yuva yok.       Bir tanesinde yuvanın altındaki plastik bölüm aşağıya doğru sarkıyormuş. Sonradan fark ettim. Kabloyu oraya taktım. İnternetten de zte marka modelin nasıl kurulduğuna baktım. İşte oldu. Yeniden internetteydim. Bu olaydan iki ders çıkardım. Şu sarı Ethernet kablosunu bilindik bir yerde saklamak, bir. Kablonun ucunun laptop’un nereye takılacağını bir yere not almak, bu da iki.

Zeynep Bastık - Felaket - Dinlediklerim - 3...

Resim
      Zeynep Bastık , Felaket şarkısını önereceğim size. Kaç gündür iş yerinde duyuyorum. Serviste duyuyorum. “Bu şarkı ne güzelmiş. Eve gidince muhakkak dinlemeliyim” dedim. Ama ne şarkının adını biliyorum ne de şarkıyı kimin söylediğini. Sadece aklımda, “Bu kız felaket” sözü kalmış. Youtube’a yazdım bu sözü. Karşıma Zeynep Bastık çıktı. İlk defa duyuyordum adını.       Şarkıyı dinledim. Evet, o şarkıydı. Hani şu kaç günlerdir dinlediğim şarkı. Akustik performans sergilemiş. O kadar rahat bir tavrı var ki. Şarkıyı o kadar güzel söylüyor ki. Benim gibi duymayanlar için bloğumda paylaşmam gerektiğini düşündüm. Böyle kıyıda köşede kalmış şarkıları paylaşmayı düşünüyorum bundan sonra dinlediklerim köşesinde. Şarkının klibini hemen buraya bırakıyorum. Video kaynak:  https://www.youtube.com/watch?v=3sN-DKevBuE

Yeni bir kitaba başlamak gibi bir niyetle uyanmamıştım bugün...

Resim
      Kız Kardeşler Arasında kitabını okumaya başladım. Kristin Hannah yazarı. Kitabı beğendim. O kadar ki, bir anda 80’inci sayfalarda buldum kendimi. Benim alışık olmadığım bir durum bu. Genelde 50 sayfa okurum. Ama kitap beni sarınca 50’inci sayfada durmadan devam ettim. Türkçe’ye de güzel çevrilmiş. Aslında yeni bir kitaba başlamak gibi bir niyetim yoktu bugün için.       Ama iş yerinde çok sıkıldım. İmdadıma da bu kitap yetişti. Keyifli bir vakit geçirdim. İş bitmiş, millet çıkış yaparken okuduğum sayfayı bitirip öyle çıkmanın derdindeydim ben. Nasıl bir keyif aldığımı siz düşünün artık. Umarım kitabı bitirdiğimde de bu kadar keyif almış olurum. Böyle kitaplara denk gelince seviniyor insan. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/WWD93Icc30Y

İmdb'ye Çernobil damgası...

Resim
           Herkes Çernobil dizisini konuşuyor farkında mısınız? İmdb’de bugüne kadarki en yüksek puanı almış. Çernobil’de yaşananları çok sahici anlatması nedeniyle bu kadar ses getirdiği söyleniyor. İnsanların yaraları falan. Diziyi izleyen çocuklardan biri öyle dedi. Daha çok kısa süre önce Game of Thrones konuşulmuyor muydu? Ben daha bir süre bu dizinin finali konuşulur ve uzun süre bu dizinin tahtı sallanmaz diyordum. Ama büyük konuşmamak gerekirmiş. Biter bitmez Çernobil damgasını vurdu. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/LWnD8U2OReU

Çok Güzel Hareketler 2- İsmail Küçükkaya- Kedim Osman...

Resim
     Bu akşam Çok Güzel Hareketler 2, sezon finali yapıyor. Birkaç skeç izledim. Hele bebekleri anlattıkları skeç çok güzeldi. Reklamlarda haber kanallarına baktım. İsmail Küçükkaya tartışmayı nasıl yönetecek? Kim tartışmadan avantajlı çıkar? Bu gibi sorular etrafında dönüp duruyorlar. Reytinglerde nasıl bir sonuç elde edecek bu tartışma merak ediyorum. Herkes Pazar gününe kitlenmiş durumda.  video kaynak:  https://www.youtube.com/watch?v=jXxsyn-MyAo            İş yerinden arkadaşım Meryem’e sordum. “Bizimkiler, Osman’a haşlanmış tavuk veriyorlar sık sık. Zararı olur mu?” dedim. “Daha fazla tüy döker” dedi. Kendisinin de kedisi var. Kedi bakımı konusunda benden daha bilgili. O yüzden ona danışırım. Son günlerde bir şarkı popüler olmaya başladı. İsmini ilk defa duyduğum bir şarkıcı. Feride Hilal Akın. Şarkısı: Yok yok. Bu şarkı patlamaya aday. Şarkıyı bırakıyorum buraya. Siz ne diyeceksiniz bakalım.

İnstagram direct uygulamasını sildim...

     İnstagram Direct uygulamasına girdiğimde bir uyarı ile karşılaştım. Gelecek hafta bu direct olayı tamamen kalkacakmış. İnstagram uygulaması üzerinden mesajlaşmaya devam edecekmişiz. Ya uyarıyı kaldır ya da uygulamayı kaldır diyordu. Ben de uygulamayı kaldırdım. Madem ki bu uygulama kalkacak. Şimdiden alışmak lazım değil mi? O uygulamayı kaldırırken kullanmadığım birkaç uygulamayı daha sildim. Telefonda yer açılsın.        Mesajlaşma için ayrı bir uygulama niye yaptılar? Amaçları neydi? Şimdi ne oldu da tekrar bu uygulamayı kaldırıyorlar? Bilen varsa yorumlara yazsın. Sizin bu konu hakkındaki görüşleriniz neler? Bu uygulamanın kaldırılmasından memnun musunuz? Yoksa daha şimdi mi haberiniz oldu? Evet, ilk tepkilerinizi alalım o zaman. Aha mesaj geldi. Şuna bir cevap vereyim ben de bu arada.

Poyraz Karayel heyecanını yeniden yaşamak isterdim...

     Kanal D’de Poyraz Karayel’e rastladım. Daha ilk bölümleri. Ne güzel bir diziydi. Heyecanla izlerdim her bölümünü. “Keşke bu heyecanı baştan yaşayabilseydim” dedim. Film olsa açıp izlersin. 12 bölümlük bir dizi olsa açıp izlersin. Bilmem kaç bölümlük dizi ne ara izleyeceksin. Ona harcayacağım zamanı başka dizilere ve filmlere ayırırım. Bunlara rağmen yine de izlesem ilk izlemedeki tadı alamam.        Bir sonraki yeni bölümü beklemek ayrı güzeldi. Diziyi izlerken Twitter’da yazılanları okumak ayrı güzeldi. Bir sahneye herkes aynı anda yorum yapıyor. Harika yorumlar çıkıyordu oralardan. O kadar esprili tivitler atılıyordu ki. Ama şundan mutluyum: Bu diziyi ilk yayınlanmış olduğu dönemde izlemiş olmaktan. O keyfi yaşamış olmaktan.

"Sadece kalabalığa karışmak istemiyorum"...

     Saat 19:00 bizim için, işin bittiğinin göstergesidir. Herkes kaçarcasına bilgisayarını kapatıp, bazıları ise hiç kapatmadan çıkışa yönelirler. Bense aheste aheste takılmaya devam ederim. Notlarımı toplarım. Masamı düzene koyarım. Bilgisayarımı kapatırım. Bunları özellikle yaparım. Çünkü o çıkıştaki kalabalığa karışmak istemiyorum. Merdivenlerde bir insan seli. Sıkış tepiş inersin aşağıya.        Ne gerek var. 5 dakika geç çıkarım. Ama rahat rahat inerim merdivenlerden. Benim öyle yavaş yavaş hareket ettiğimi görenlerde, “Hayırdır gececi misin?” diye sorarlar. “Yoo. Sadece o insan kalabalığına girmek istemiyorum” derim. Böyle deyince de sanki garipser bir şekilde bakarlar. Ve galiba içlerinden de, “Bu ne biçim bir çocuk ya?” diye geçiriyorlar.

Sesimle para kazanıyorum...

     Sesimle para kazanıyorum diye çokça duymuşsunuzdur. Gün gelip benim de böyle söyleyeceğim aklıma gelmezdi. Hayır hayır, şarkıcı değilim. Çağrı merkezinde çalışıyorum. Çağrı merkezinde sürekli telefonla konuşursunuz. Yani bizim de şarkıcılar gibi ekmek kapımız sesimizdir. Sesimize zarar geldiği an bizim için bu meslek bitmiş demektir. Bu sektörde çalışıp boğazında nodül oluşup işi bırakmak zorunda kalanlar oldu.        Kiminin ses telleri 8-10 yıl çalışır bir şey olmaz. Kiminin ses telleri bir yılın sonunda haşat olur. Benim de bir ara sesim gitmişti. Konuşurken boğazım ağrıyordu. O gün rapor alıp eve gitmiştim. Zorunlu olmadıkça da konuşmadım. Neyse ki ertesi güne düzeldi. Yani biz çağrı merkezinde çalışanlar da sesimizle para kazanıyoruz. Sesimiz bizim her şeyimiz. İşte tam bu aşamada   şarkıcılarla ortak bir noktada buluşuyoruz.

Okunması gereken kişisel blog yazıları #3...

Okunması gereken kişisel blog yazıları serisine devam ediyorum. *İlk yazımız Sibel İnceler’den. Azra Kohen’in son kitabı Gör Beni’yi yorumlamış. Güzel bir yazı olmuş. Fotoğraflar da renk katmış. Kitabı ben çok merak ettiğim için heyecanla okudum yazısını. Bahsettiğim bu güzel yazıyı şuradan okuyabilirsiniz. *Arif Öztürk, Bayramdan Sonra başlıklı yazısında nerede o eski bayramlar sorusuna cevap aramış. Ayrıca kendisi de bu soruya başka sorular ilave etmiş. Ben büyük bir zevkle okudum. Yazıyı şuradan okuyabilirsiniz. *Pudra Şekerim’de Mehtap, Biten Bayram Şekerleri başlıklı yazısında çocukların bayramlaşmaya gelmelerini ve şeker almalarını yazmış. Ama ne güzel yazmış. Ece çikolatasından bahsetmiş. Yazıyı okurken canım çekti. Kalktım bir tane de ben yedim. Onun yazısını da buradan okuyabilirsiniz.

Dünya şampiyonu Fransa'yı yendik...

     Dünya şampiyonu Fransa’yı, Konya’da 2-0 yendik. Golleri Kaan Ayhan ve Cengiz Ünder attı. Skor daha da farklı olabilirdi. Goller kaçırdık. Maçı TRT 1 yayınladı. İlk yarı bittiğinde 2-0 öndeydik. Maçın sonuna kadar bu skoru koruyabilecek miydik? Genelde bu tip skorları koruyamıyoruz hem milli takım hem de kulüp takımları olarak. O yüzden bir endişe vardı bende.       Heyecandan maçın ikinci yarısına bakmadım. 85’inci dakikaya kadar. Baktım ki Fransa’nın top oynamaya mecali yok. “Bu maçı her türlü alırız” dedim. Tarihimizde ilk defa yenmişiz Fransa’yı. Şenol Güneş takımın başına geldikten sonra özlenen milli takımı tekrar gördük. İşte bu özlenen milli takım sayesinde bu maçı kazandık. Helal olsun çocuklar.

Cüneyt Özdemir'den heyecanlı gazetecilik anısı...

Resim
      Cüneyt Özdemir , Youtube kanalındaki son videosunda gazetecilik yıllarından bir bölüm anlattı. 90’lı yıllar. Afganistan’a giderler yanındaki kameraman arkadaşıyla beraber. Onları haber için oraya gönderen de Mehmet Ali Birand’dır. Hangi haberciyi kaldırsak altından hep Birand çıkıyor gibi. Çok gazeteci yetiştirmiş. Yürüyerek anlatması ve karşıdan karşıya geçerken araba kontrolü yapması nedeniyle anlatıma pek konsantre olamasa da yine de güzel.        Bu anısına ait fotoğraflarla beraber izliyorsunuz. Ne gençmiş Cüneyt Özdemir. Fırça gibi saçları varmış. Ve gözü kara bir gazeteciymiş. Neden gözü kara dediğimi videonun sonuna doğru anlattıklarında dinleyeceksiniz. Anlatımının sonunda da ayak üstü anlatımından pek memnun olmadığını, aslında bu olayın daha heyecanlı olduğunu ve bir ara oturarak daha iyi bir ortamda anlatması gerektiğini söyledi. Onun gazetecilik anılarını anlatmasını seviyorum. O nedenle dikkatle dinledim. Bu adam boşuna gazeteci olmamış. Bu işin hakkın

Çok Güzel Hareketler Bunlar 2 Kubra...

Resim
     Çok Güzel Hareketler’den efsane replikler çıkmaya başladı. Bunlardan biri de Çok Güzel Hareketler Bunlar 2, Kubra repliği. Bu replik ilk olarak veli toplantısı skecinde bir öğrenci velisi tarafından kullanıldı. Sefa’nın oynadığı karakterin bir repliği bu.       O karakterin kızının adı Kubra. Ama söyleyişi o kadar komik ki. Bu replik çok beğenilince diğer skeçlerde de kullanılmaya başlandı. Bu repliğin ilk kullanıldığı skeç olan veli toplantısını buradan izleyebilirsiniz. Bu repliğin dışında skecin tamamı güzel. Güzel vakit geçirmek için güzel bir seçenek. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/iprSslEBheg

Sıfır makyaj...

     Sıfır makyaj bile moda oldu yahu. Her zaman söylüyorum. Neyin, ne zaman moda olacağı belli değil. Hadise’nin tüm kadınları davet ettiği makyajsız fotoğraf paylaşımından sonra yer gök makyajsız fotoğraflarla doldu- Tabi buradaki yer gök İnstagram oluyor- kozmetik sektörü bu durumdan hiç memnun olmasa gerek. Ama bence hiç rahatsız olmalarına gerek yok. Çünkü sıfır makyaj olayının da bir hikayelik, bir paylaşımlık canı var. Çektin, İnstagram’a yükledin, bitti. Gelsin yeni modalar.

Cüneyt Özdemir'in videosundaki şarkıyı buldum...

Resim
     Cüneyt Özdemir videosunda kullandığı müzik çok sevilmişti. Sırf bahsedilen o müziği dinlemek için videoları izleyen bile olmuştur. O kadar popüler olmuştu yani. Çoğu kişi gibi bende, “Nereden ki bu müzik? Muhakkak bilinmedik bir müzik grubunun olsa gerek. Ama hangi müzik grubu? Adı ne?” demiştim. İşte o müziğin şarkısını buldum. Buradan dinleyebilirsiniz. Foto kaynak: https://unsplash.com/photos/HwU5H9Y6aL8

Dik oturmaya dikkat ediyor musunuz?

Resim
     Yapılan araştırmalara göre dik oturmanın öz güvenle bağlantısı varmış. Dik oturan birinin öz güveni yüksek oluyormuş. Eğik oturanlarda ise öz güvensizlik söz konusuymuş. Bunu duyduktan sonra kendimi takip etmeye başladım. Bazen eğik oturduğumu fark ettim. Artık daha dik oturmaya gayret ediyorum. Ya siz? Dik oturuyor musunuz? Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/TLMfkChQ9Sk

Bayram kahvaltısı gibisi yok...

Resim
     Sabah 05:45 gibi camiye gitmek için babamla beraber evden çıktık. Çilimli merkez caminde kıldık her zamanki gibi bayram namazını. Biz her zaman üst kata çıkarız. Üst kat daha rahat oluyor. Hem kolay yer buluyorsun hem de çıkış daha kolay oluyor. Ama bugün üst kat dolmadı. Ne zamandır bu camiye giderim. İlk defa böyle bir durumla karşılaştım. İki saf yaptılar. Biz safa giremedik. 4 kişi ayrı bir saf yaptık.       Çıkışta da her zamanki gibi fırından ekmeğimizi ve hemen yanındaki pastaneden kıymalı böreğimizi aldık. Bu sefer farklı olarak da iki simit aldım. Normalde simit almam. Ama tam böreğin paketi hazırlanırken sıcak sıcak simit geldi. E bunu gördükten sonra almamak olmazdı değil mi? Eve geldik. Ailecek bayram kahvaltısı yaptık. Bayramın en güzel anlarından birisi bu sabah kahvaltısı. Fazla uzattım galiba. Herkese iyi bayramlar dileklerimle yazımı sonlandırıyorum.

İftar sonrası dondurma yedik...

Resim
     Her arife akşamı olduğu gibi bu akşam da perdeleri taktım. Millet olarak bizim ata sporumuz konumuna geldi bu perde takma işi. Bu akşam son iftarımızı da yaptık. İçimde bir hüzün olmadı desem yalan olur. Hoşça kal Ramazan. Gelecek yıl belki buluşuruz belki buluşamayız. İftardan sonra kardeşim Pınar’la dondurma almaya gittik. İftar sonrası yürüyüş iyi geldi. Dışarısı serin diye çıktık. Dışarısı da sıcaktı. İstediğim esintiyi bulamadın sokakta.       Böyle sıcaklar çoğalınca deprem olmasa bari düşüncesi geçer aklımızdan. Ki dün akşam saatlerinde 4,7 şiddetinde sallandık. Bayadır bu kadar şiddetli olmamıştı. Babam deprem zamanı, “Toprağın yürüdüğüne gözlerimle şahit oldum” dedi. Hep böyle artçı depremlerden sonra hep o büyük depremlere dair anılar depreşir ve birbirimize anlatırız. Saat 00:05 geçiyor. Ramazan bayramı namazı Düzce için saat 06:00’da. Şimdi yatma zamanı. Foto kaynak: https://unsplash.com/photos/prxqRszbzkY

Notlarım...#11

Resim
*Barış Özcan’ın- Hazırlanın! Yapay zeka insan zekasını geçmek üzere videosunu izledim. *Emre Durmuş- Bu trende hastalık kapmamak imkansız- Hindistan videosunu izledim. *Hıncal Uluç’un Pazar için Okuma Notları başlıklı yazısını okudum. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/ma3ivTHdyxU

Ziynet Sali - Bana da Söyle - Dinlediklerim #2...

Resim
      Ziynet Sali- Bana da Söyle şarkısı bu aralar dinlemekten zevk aldığım şarkılardan biri. Kendisinin genelde şarkılarını severim. Yaptığı şarkıların çoğu tutmuştur. Bu şarkısı da çok ses getirdi. Nerede bu şarkı çalsa yanımdakiler de hep bir ağızdan söylemeye başlıyorlar. Tekrar dinlemek isterseniz veya ilk defa dinleyecekseniz şuradan dinleyebilirsiniz. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/1fiLXawz_ro

İnstagram'ın anlamı ne?

Resim
     Hiç merak ettiniz mi İnstagram’ın anlamı ne diye. Çekilen fotoğrafları anında veren fotoğraf makineleri var ya. İngilizce’de onlara “İnstant” deniyormuş. Bir mesajın anında iletilmesine de, “telegram” deniyormuş. Bu ikisini birleşince ortaya İnstagram çıkmış. Bir başka deyişle, anında gönderilen fotoğraflı mesajlar anlamında kullanıldığını söyleyebiliriz. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/GSgxYfCQAa0

Game of Thrones bitti, reklamları bitmedi...

Resim
                 Game of Thrones bitti ama internet dünyasında reklamları bitmedi. Hangi siteye girsem- buna benim blogda dahil- hala diziyle ilgili reklamlar var. Tabi bu reklamlar dizinin oyunuyla ilgili. Adam ağaç kesiyor. Ağaca hep balta darbesi indirdiğinde bilmem ne kadar puan kazanıyor. Bu oyunlarla aram hiç olmadı zaten. Dizinin final sezonu yeniden çekilsin mi tartışmaları var. Sanırım bu tartışmalar bitinceye kadar diziyle ilgili reklamları görmeye devam edeceğiz. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/Mf23RF8xArY

Haziranda gelen yaz ayı...

Resim
     Geçen sene haziran ayının sonlarına kadar havalar soğuk gitmişti. Ama bu sene bir farklılık var. Bugün 1 haziran. Ve yaz çoktan geldi. Evde tişörtle geziyoruz. Ve geceleri camlar açık. Bunaltıcı bir hava oluyor zaman zaman. Aslında normal olanı bu değil mi? Ama geçtiğimiz senelerde yaz ayı o kadar zor geldi ki. O yüzden normalinden bile şüphe eder olduk. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/75Bl-85F7ns

Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım televizyonda tartışır mı?

Resim
      Ekrem İmamoğlu en başından beri Binali Yıldırım ile karşılıklı bir televizyon programına çıkmak istediğini söylüyor. Bunu uzun zaman sonra şart koşarak kabul etti Yıldırım. Şartı ise, İstanbul’dan başka bir konuda konuşmamak. Zaten olması gereken de bu değil midir? Aslında programa Nagehan Alçı katılırsa bunu ona söylemek lazım.       Zira İmamoğlu’nun katıldığı programda İstanbul dışında ne varsa sordu kendisi. Bizim ülkede canlı yayında tartışmak riskli bir iş olarak görülüyor. Çünkü rakibinin seni tartışmada alt etmesi var. Canlı yayında olur olmaz bir söz etme olasılığı var. Tartışmanın heyecanı içinde. O yüzden ben böyle bir tartışmanın olacağına ihtimal vermiyorum. Canlı yayında tartışma olmaz diyorum. Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/mEpShydwItI