Kayıtlar

Ekim, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına Darth Vader kostümüyle katılmak...

Bağdat Caddesi’nde bir tane vatandaş Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına Darth Vader kostümüyle katılmış. Nerden geldi aklına be mübarek insan? BİRİ BUNUN CEVABINI VEREBİLİR Mİ? Haftanın ilk günü iş yoğundu. Haftanın ilk günleri hep böyle yoğun olmak zorunda mı? SORULARI BİLMEK GÜZEL ŞEY… 360 kanalında Ben Bilirim yarışmasını izledik. Soruları bildikçe insanın bir hoşuna gitmiyor değil hani. CUMHURİYET BAYRAMI ESİNTİSİ… Blogları okuyup, yorum bıraktım. Hala Cumhuriyet Bayramının esintileri sürüyor bloglarda. Bu arada İzmir, bayram kutlamalarında sınıfta kalmış. BENZEMİYOR, ANDIRIYOR… Herkes yapay zeka sayesinde Atatürk ile çekilmiş fotoğrafını paylaşıyor. Ama dikkatimi çeken şey şu oldu: O fotoğraflardaki kişi pek de Atatürk’e benzemiyor gibi. Sadece andırıyor.    

Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutladık...

Türkiye Cumhuriyeti’nin, Cumhuriyet’imizin 100. Yılı kutlu olsun. Nice 100 senelere. Ben ne kadar beğenmesem de bu bayramda yapılan marşlardan Norm Ender’in yaptığı Parla adlı marş çok tuttu. Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının sönük geçtiğine dair eleştiriler oldu. Bunu ilber Ortaylı bile söyledi. Halkta bir sönüklük olduğunu söyleyemem. Halk, coşkuyla kutladı bayramı. Çocukları olan arkadaşlarımın gün boyu bayram kutlamalarından hikayelerini gördüm İnstagram’da. Fox’ta canlı yayınla Anıtkabir’e bağlandılar. Gecenin 19.30’u olmuş hala kalabalıktı Anıtkabir. Selçuk Tepeli de her zamankinden farklı olarak papyon takmıştı. Kanal D Haber açıktı ilk olarak. Başlamışlar hemen üçüncü sayfa haberlerine. Bayram günü olsun şu haberleri yayınlamayın be. “Fox’u açın da bayramı izleyelim” dedim. Cumhuriyet özel yayını vardı Fox’ta. Doya doya bayramla ilgili haberleri izledik. İşte bu ya.

Hasan Can Kaya'nın yazmaya olan tutkusunu dinlemek...

Hasan Can Kaya başarıya giden yolda neler yaşadığını anlatırken ve yazma işine olan tutkusunu anlatırken hayran hayran dinliyorum her zaman. SONUNDA BİTİREBİLDİĞİM KİTAP… Aydaki Kadın kitabını sonunda bitirdim. 5 üzerinden 3 verebilirim bu kitaba. Yaklaşık bir ayda anca bitirdim. Şimdi gelsin yeni kitap. EFSANE OLACAK BİR MARŞ BEKLEDİM HEP… Cumhuriyet’in 100. Yılı için yapılan marşlardan hiç birini beğenmedim. 10. Yıl marşı gibi unutulmaz marşlar bekliyorum ben. GÜZEL BİR YARIŞMA… 360 kanalında Ben Bilirim adındaki bilgi yarışmasını izledik. Bence güzel bir yarışma. Ama sadece birazcık uzun gibi. BÖYLE OLSA ÇALIŞMAK YİNE DE KOYAR MI BİZE? Niye çalışmaktan bıkıyoruz? Neden çalışmak canımıza yetiyor? Günde 8 saat çalışıyor olsak ve hafta sonlarımız da tatil olsa, yine de çalışmaktan dert yanar mıyız böyle?

Norm Ender'in, Parla'sı çok sıradan...

Norm Ender, Cumhuriyet’in 100. Yılı için marş yapmış. Adı: Parla. Çok sıradan ve basit geldi bana. Ben çok daha ses getirecek ve yıllarca dinlenecek bir marş beklerdim. TARİH BİLGİSİNE GÜVENMEM… Emrah Safa Gürkan, Candaş Tolga Işık’ın programına konuk olmuş. Biraz onu izledim. Konuşurken kelimeleri yutuyor. Söylediklerinden emin değil. Bana hiç güven vermedi tarih bilgisi. BU GAZETEYİ ALMAK İSTEYEBİLİRSİNİZ… Oksijen gazetesi Cumhuriyet’in 100. Yılına özel 4 gazeteyle çıkacakmış bugün. Bir de kitap hediye ediyormuş. “Acaba alsam mı ki?” diye kendime sormadım değil. SOMUT OLARAK ANLATAMAMIŞ… Hikmet Anıl Öztekin, her gün %1 daha iyi olmak üzerine video yapmış. Video başlığı güzel evet. Ama %1 ile her gün nasıl daha iyi olacağız videoda bunu güzelce anlatamamış.  

En sevmediğim şeylerden birini ifşa ediyorum...

En sevmediğim şeylerden biri: İnstagram ya da Twitter’da çok merak ettiğim bir videoya denk gelip, içinde bulunduğum ortamdan dolayı o videoyu sesli izleyememek. BORCUNA SADIK BİRİ… Kardeşim pazar yaparken mahalleden bir abimiz para istemiş kendisinden. 10 lira. Kardeşimin yanında da bozuk yokmuş. Tutmuş 100 lira vermiş. Adam bir gün sonra parayı getirdi. Helal olsun adama. SEVİLMEYEN KEREM… Kardeşimin iş yerinde Galatasaray- Bayern Münih maçı hakkında konuşulmuş. Tüm suçu Kerem Aktürkoğlu’na atmışlar. “Bomboş kaleye golü atamadı. Atsaydı her şey farklı olurdu” demişler. “Kerem’i hiç sevmiyorlar” diyor kardeşim. Bir Galatasaraylı olarak yanlış yaptıklarını düşünüyorum. Kaçıracak adam tabi. Böyle giderse bu çocuğu takımdan kaçırırlar. KEDİLER VE KIL/TÜY MESELESİ… Bir arkadaşıma telefonda kedimi gösterdim. “Çok güzel ya. Benim yerime de sev. Kızım görmesin hemen ister” dedi. Ben de, “Kedi sahibi ol sen de” dediğimde, kedilerin sağa sola çok kıl dökmelerinden bahsetti. Bu nede

Roman okumaktan başkası sarmıyor beni...

Kafka’nın günlüklerinden okudum birkaç sayfa. Sarmadı beni. Okuyup da beğendiğim bir günlük olmadı şimdiye kadar. Ama yine de okumaya devam. Tarihe düşülen notlar sonuçta, okunmalı. Bir tane deneme yazarının kitabını okuyorum. Aynı şeyleri evirip çevirip anlatmış. Sen yazarken sıkılmadın mı ya da millet okurken fenalık geçirmedi mi? Aydaki Kadın kitabına devam ediyorum Bahçede bir davet var. Davette konuşulanları okuyorum kaç sayfadır. Ama okunuyor. İlgimi çeken yerleri vardı. Artık bu hafta bitirmeyi düşünüyorum. Galiba benim kitap okumaktan anladığım roman okumak. Deneme okuyup da, günlük okuyup da beğendim bir kitap olmadı bugüne kadar. Kurgu dışı denen dünya bana hitap etmiyor galiba, herhalde, sanırsam.          

Black Books dizisine başladım...

Ali Rıza’nın önerdiği Black Books komedi dizisinin ilk bölümünü izledim. Hoşuma gitti. 20 dakikalık bölümleri. Bakalım diğer bölümleri nasıl olacak? Aydaki Kadın kitabını okumaya devam ediyorum. Günde 5-10 sayfa anca okuyorum. Kasımın ortası gibi biter herhalde. Atv’de Kardeşlerim dizisini izledim biraz. Reklam arasında da Galatasaray- Beşiktaş maçının özetini izledik TRT 1’de. Galatasaray, İcardi’nin golleriyle 2-1 yendi. Haftayı mutlu kapatıyoruz yine. Televizyonda bir şey bulamayınca uydu kanallarına baktık gündüz. Antin kuntin, Türk filmlerini yayınlıyorlar. Bu arada uydu için adam geldi. Uyduya bir alet takıp, sinyal ayarlaması yaptı. Bir de uydunun ucuna plastik su şişesi takmıştık. Adam, çıkarıp attı onu. “Faydası değil, zararı olur” dedi. Bakalım bir daha yağmurlarda yayınlar gidecek mi?

Matt Haig de intihar etmeyi düşünmüş...

Bu aralar bloglarda olsun, İnstagram kitap hesaplarında olsun çok popüler olan bir kitap var. Gece Yarısı Kütüphanesi. Yazarı: Matt Haig. Bir podcastte onunla ilgili bir yayına denk geldim. Bu yazar da zamanında intihar etmeyi düşünmüş. Ama etmemiş, yaşama tutunmuş. Bunu da kitaplaştırmış. Yaşama Tutunmak İçin Nedenler kitabın adı. Yazarlar, yazar oldukları için böyle bunalım yaşadıkları anları kaleme alıyorlar. Peki ya işi gücü yazarlık olmayanlar? Sen, ben, o? Biz böyle bir şey düşündüğümüzde bunu nasıl ifade ediyoruz? Yoksa ifade edemiyoruz da içimizde kalıp, yine bize sıkıntı mı oluyor? Çoğunlukla sıkıntı oluyor. Kim en yakın arkadaşına, “Ya kanka ben intihar etmek istiyorum” diyebilir ki? Eğer varsa böyle bir arkadaşınız süper. Ama ya bunu itiraf edince arkadaşınız sizi yargılarsa? İşte bu yüzden içte kalıyordur. Bir soru daha: Şu dünyada her insanın aklından bir kere de olsun intihar etme düşüncesi geçmiş midir?

Susan Sontag'ın, günlüklerinde yüzleştiği iki şey...

Yazar Susan Sontag’ın günlüklerin birkaç sayfa okudum. Çok gençken yazdığı günlükler. O günlüklerde tanrının olmadığını ve lezbiyen olduğunu yazıyor. Şimdilerde böyle bir şeyi kim günlüklerine yazabilir ki? Şimdinin günlükleri Twitter ve İnstagram denebilir. Peki bunlara yazabilir mi? Yazamaz. Ama yine de günlüğe ya da bir deftere yazabilirdi. Yaşasın, hiçbir zaman ölmeyecek olan kalem ve kağıt. Bu iki konuda gün gelip fikirleri değişti mi bilmiyorum. Önemli olan hayatta yönünü bulmaya çalışan bir genç kızın hissettikleri. O isyan dönemlerinde hiçbir kurala bağlı kalmayı istemiyorlar. Ve her şeyi yok sayıyorlar. Kendisi çok günlük tutmuş. Günlük tutan bir diğer yazar Andre Gide’nin yeni çıkan günlük kitabını alıp, 5-6 saat içinde kitabı bitirmiş. Benim için hayranlık verici, bir oturuşta kitabı bitirmesi.

Ali Rıza'ya önerdiğim iki harika dizi...

Ali Rıza ile dizilerden bahsettik. Bu aralar izlediği bir diziden bahsetti. Succession dizisini izliyormuş. Son sezonu kalmış. “Çok sıkılıyorum. Ama bitirmek de istiyorum” dedi. “Abi izleme o zaman, bırak. Kendini sıkmaya değer mi?” dedim. Dedim ama beni pek dinleyecek gibi değil. Bir şekilde o son sezonu da bitirir o. Kendisine iki dizi önerdim. Bir tanesi Karanlıkta Koşanlar. Polisiye bir dizi. TRT 1’de yayınlanmıştı bir zamanlar. Haluk Bilginer ve Uğur Yücel başrollerde. 10 bölümlük bir dizi zaten. Diğeri ise Yedi Numara. Bu dizi zaten bir klasiktir. Yine TRT 1’de yayınlanmıştı. Bir zamanlar TRT 1’de ne harika diziler oluyormuş be. Bakalım bu iki dizi hakkında ne diyecek merakla bekliyorum.

Momentos'tan film önerisi...

Momentos , blog yazısında bahsetmiş. Flora and Son filminden. Flora, oğlu için çöpten   bir gitar bulur ve bu gitar, bir ailenin kurtuluşunun başlangıcı olur. Momentos’tan da bir not: “Filmin müzikleri çok güzeldir ve dinlendiricidir” Filmin IMDB puanı 7.1 gözüküyor. İlk fırsatta izlemeyi düşünüyorum. KAFAYI YEMEYELİM DE NE YAPALIM? Doktorun biri, “Şişeden su içmeyin, camdan için” diyor. Artık kafayı yemelik bu bilgiler. Onu yapmayın, bunu yapmayın. Aga biz ne yapalım ya? Nasıl yaşayalım? Teknolojinin olmadığı, sanayileşmenin olmadığı devirlere mi ışınlanalım? ŞABAN İLE ŞİRİN DİZİSİ… Şaban ile Şirin dizisinin ilk bölümünü izledim. Bazı yerleri çekilmezdi, bazı yerleri güzeldi. Sadece 13 bölüm çekilmiş. Kemal Sunal dizide başrolü oynamanın dışında aynı zamanda dizinin yapımcısıymış da. Mehtap Bayrı da, Şaban’ın sevdiği kızı oynuyordu. Onun için büyük bir deneyim olmuştur muhakkak.  

Kendini arayan insan hikayeleri tam benliktir...

Kendini arayan insanların hikayelerini severim ben. Aydaki Kadın kitabında da böyle bir adam var. Şimdilik iyi gidiyor kitap. Daha Aydaki Kadın ile tanışamadık ama. KAR KOKUSU… Dışarıda yağmur yağıyordu. Kar kokuyordu dışarısı. Yağmurlar kara dönerler ya hani. İşte tam o zamanın kokusu. İçim sevinçle doldu. Kar yağmasını severim. Kar falan yağmadı tabi. Daha zamanı var. BAZI KİŞİSEL GELİŞİMCİLER ATEŞLE OYNUYOR… Bazı kişisel gelişimciler kendilerini peygamber olarak görüyor olabilirler mi? Çok takipçileri olanlar ve bu popülerliği yönetememiş olanlar. O çizgi aşıldı mı geçmiş olsun. KANGURULAR… Bu kangurular nasıl hayvanlar yahu? İnsanlarla boks eder gibi kavga ediyorlar. Bazıları kaslı falan. Tedirgin edici hayvanlar.

Ercan Kesal'ın, yazar tıkanması yaşadığında yaptığı şey...

Whatsapp’da artık kendimize de mesaj atabiliyoruz ya. Onu kullanmaya başladım ben. Hemen not almam gereken şeyler olunca hemen kendime mesaj gönderiyorum. Teşekkürler Mark Zuckerberg. Daha İphone 15 yeni çıkmışken şimdiden İphone 16’nın özellikleri hakkında haberler çıkmaya başladı. Yahu bir dursaydınız da önce İphone 15’i bi hazmetseydik. Deep’in önerdiği kitaplardan polisiye olanları arkadaşıma gönderdim. “Bunlar benim tarzım değil. Klasikler candır” dedi. Böyle söyleyince kendimi düşündüm. Klasikler hakkında benim böyle bir düşüncem yok. Ercan Kesal yazarken tıkanma yaşadığında tekrar klasikleri okurmuş. Bu açıdan klasikleri ara ara tekrar okumak istiyorum. A Milli futbol takımımız Konya’da, Letonya’yı 4-0 yenip EURO 2024 Almanya’ya gitmeyi garantiledi.

Güldür Güldür'de, CHP için yapılan Yenileniyoruz adlı skeci...

İki üç gündür kitap okuyamıyordum. Sonunda bugün bir 10 sayfa olsa da okudum. Aydaki Kadın kitabına devam ediyorum. Daha anca 100’üncü sayfaya geldim. Güldür Güldür Show, CHP’nin skecini yapmış. “Yenileniyoruz”adında. Kemal Kılıçdaroğlu’nun koltuğu bırakmamak için yaptıkları harikaydı. İzlemelisiniz. Güldür Güldür, artık siyaset işine tamamen girmiştir. Kırmadan, incitmeden, hakaret etmeden komedi yapıyorlar. Galatasaray’ın 100’üncü yıla özel hazırladığı forma çok hoşuma gitti. Beşiktaş maçına da bu forma ile çıkacaklarmış. Twitter yavaş yavaş YouTube’a dönüyor. Galatasaray’ın geçen sezon attığı tüm gollerin olduğu video atmışla mesela. Tam 52 dakika. Bu demek oluyor ki yakında her tür video ile dolup taşacak Twitter. Bu arada ben hala X demeye alışamadım.

Röportaj Adam'dan, Black Mirror teaser...

Mahsun Karaca yine trendlerde. Herkesin bildiği adıyla Röportaj Adam yani. Bu sefer yaptığı video: Black Mirror yeni sezon teaser başlıklı. Sokakta yürürken robot bunun önünü kesiyor, “Powerbankin var mı lan?” diye soruyor. O da, “Yok” diyor. Sonra robotla kavga etmeye başlıyorlar. Pazar günü için insanı keyiflendiren bir video. Eğer izlemediyseniz hemen izlemelisiniz. Mahsun Karaca geçen sezon Çok Güzel Hareketler’e katılmıştı. Ama ne olduysa oldu orada devam edemedi. Tekrar döndü kendi dünyasına. Belki de kendisi için hayırlı olanı buydu. Hala trendlere videoları giriyorsa ve o video bana bu yazıyı yazdırıyorsa yanlış yolda olduğunu söyleyemeyiz herhalde. Bu adam gerçekten bu mizah işini biliyor abi.

Gündemde ne var? 15.10.2023 Metin Akpınar, Dilan Polat, Kızılcık Şerbeti

Pazar gününden merhaba. Bu yazıda şu anda gündemde neler var onlardan bahsetmek istiyorum kısaca. Bu akşam Türkiye- Letonya maçı var. Eğer bu akşam kazanırsak büyük bir ihtimalle EURO 2024’e gitmeyi garantiliyoruz. Öte yandan İsrail- Filistin savaşı devam ediyor. Bugün 9. Günü. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu savaş hakkındaki açıklamalarını Celal Şengör ve Fazıl Say beğendiler. Sosyal medyada bu çok konuşulmuştu. Dilan Polat ve Engin Polat’ın tüm mal varlıklarına el konulmuş. Bu beklenen bir şeydi artık. Sonu ne olacak? Önemli olan o. Show TV’de Cuma akşamları yayınlanan Kızılcık Şerbeti dizisi yine sosyal medyada gündemi belirlemeye devam ediyor. Metin Akpınar’ın yıllar sonra ortaya bir kızının çıkması ve bugün Show TV’nin Metin Akpınar ve Zeki Alasya’nın oynadığı, “Nereden Çıktı Bu Velet” filmini yayınlaması sosyal medyada çok konuşuluyor.

Gösteriş yapayım derken kendi ayağına sıkan Dilan Polat...

Dilan Polat ve Engin Polat’ın tüm mal varlıklarına el konulmuş. Bir arkadaşım bu durumla ilgili, “Bunlardan çok daha lüks hayatı olan tanıdıklarım var ama hiç biri böyle bir gösteriş yapmaz. Hatta yanında bir süre kaldığım bir vardı bana ilk söylediği, ‘Biz para içinde yüzsek bile bundan kimsenin haberi olmayacak’ demişti” dedi. Millete ders oldu bu durum. Şimdi kimse keyfine göre gösteriş yapamayacak. Hemen her şeyleri incelenecek çünkü. İşte insan kendi kendini böyle bitirebilir. Bu işin öncüsü avukat Feyza Altun olmuş. Fatih Altaylı’nı programında izledim. Aslında bunu devletin yapması lazım. Böyle şüpheli olarak servet edinenlere, “Nereden buldun bu parayı?” diye sormalı.

Hep dinleyen taraftayım ben...

İnsan çok aç olunca dünyaları yiyebileceğini zannediyor. Kardeşimle Dominos’a gittik. Genelde orta boy pizza söylerdik. Ama bu sefer büyük boy pizza söyledik. Çok açız ya. Ama sonuçta doyduk. Şükür. Orada pizza yerken de iş yerinden Şahin’e denk geldim. Onunla biraz sohbet ettik. Sonra oradan kalkıp kahve içmeye gittik. Biraz da kahve içerken lak lak ettik. Gerçi ben kahve içmedim, sıcak çikolata içtim. Akşam 19.00 olunca ben otobüse bindim, o da motoruna binip evine gitti. Dikkat ettim de ben hep dinleyen taraftaydım ve hep soru soran tarafta. Ama buna rağmen yine de sohbetten zevk aldım. Kendime dair şeyler anlatmayı sevmiyorum ben. Ama yazabiliyorum. Bunu da yapamazdım zamanında ya. Güncel konular sıkınca kendime sarıyorum.

Drama bağlayan Arka Sokaklar...

Yorucu bir günün ardından sonunda bilgisayarımın başına oturdum. Biraz uykum var gibi, esniyorum. Gece beşik de sallamadım ama neyse. Tepkikolik’te, İstanbul’da, en yüksek ve en düşük puanı almış Mc Donald’s şubelerinin yiyecek ve içeceklerini denedikleri bölümü izledim. Güzel bir bölümdü. Bu arada ben Burger King’ciyim. Whopper menücüyüm. İlerleyen bölümlerde sıra buna da gelir herhalde. Bizimkiler Kanal D’de Arka Sokaklar’ı izliyorlar. İyice drama bağladı o da ya. Bir bölüm de olsun sadece güzel olaylar olsun yahu. En ufak bir yağmur yağışında kanalların HD yayınları gidiyor bizde. Usta çağırdık, gelecek. Ama ne zaman belli değil. Cuma akşamı yazıyorum bu yazıyı. Güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle.

Otobüse yetişmek için hızlıca Whopper yemek...

Uzun zamandır Burger King’den Whopper menü yemiyordum. Artık bu kadar ayrılık yeter diyerek kendimi en yakın Burger King şubesine attım. 145 lira olmuş Whopper. Hızlı hızlı yedim otobüse yetişmek için. Ama hızlı hızlı yiyince de olmadı. Rahat rahat yemek lazımmış Whopper’ı. Bu da bana ders oldu. 20.00 otobüsüne zar zor yetiştim. Olay ayakta kalıp kalmama meselesini çoktan geçmişti. Önemi olan otobüse yetişmekti. Otobüse yetiştim. Akşam olduğu için boş yer yoktu tabi. Otobüste kitap okuyan bir kızı gördüm. O seste okuduğunu nasıl anlıyordu acaba? Ama her şeye rağmen okuyan birini görmek güzeldi. TRT 1’de Benim Güzel Ailem dizisini izledik. Yine TRT’de yayınlanan Hayatımın Neşesi final yapacakmış. TRT, ilk fireyi verdi yani. Bakalım Benim Güzel Ailem ne kadar devam edebilecek? İki gündür işlerim nedeniyle dışardayım ve zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım. Resmen uçtu gitti zaman.

IMF'nin, Türkiye için dolar kuru tahmini...

IMF, önümüzdeki yıllarda dolar kurunun Türkiye’de ne kadar olacağına dair tahminini açıkladı. Bu tahmine bakıldığında dolar, gün gelecek 100 lirayı bile geçecek. İşte yıl yıl, o rakamlar: 2025 yılı için 45 TL 2026 yılı için 65 TL 2027 yılı için 90 TL 2028 yılı için 120 TL Bu tahmini, ekonomi ile yakından ilgilenen bir arkadaşıma sordum. “Normal tahminler bunlar. Sen şimdiden hemen 4 yıl sonrasına baktığın için sana kötü geliyor. 4 yıl önceki dolar kuru ne kadardı mesela? O günden bugüne bak. Onun gibi bu da” dedi. Ama dolar kurunun yükselmesi bizim için hep kötü diye anlatıldığını söylediğimde ise, “Dolar kurunun yükselmesi iyidir ve gerekir. Ama bir anda değil. Yavaş yavaş” dedi.

O Ses Türkiye yerine Beyaz Show...

Beyaz Show başlayacak diye çok söylenti oldu. Ama bir gün olsun Beyaz çıkıp da bunu doğrulamadı. Sonra gün geldi Beyaz açıkladı. Artık Beyaz Show yeniden başlayacaktı. Bu sefer de ne zaman başlayacak soruları sorulur oldu. İşte bu soruya da Acun Ilıcalı son noktayı koydu. Candaş Tolga’ya konuk olan Acun, yılbaşında O Ses Türkiye’nin yerine Beyaz Show’un olacağını açıkladı. Bunun nedeni olarak da bu ülkenin Beyaz Show’a ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu konuyla ilgili sosyal medyada harika bir paylaşıma denk geldim. @mecburiyette adlı bir kullanıcı: “Aynı tadı bulamayacaksınız. Çünkü siz Beyaz Show’u değil, 2010’da bir cuma akşamını özlüyorsunuz” demiş. Bu sözü okur okumaz öyle bir kaldım. Gerçekten de olayın esası bu olabilir.

Kendi Düşen Ağlamaz ve Aile dizileri reytinglerde çakılmış. Kardeşlerim'de hemen Asiye'ye birini bulmuşlar...

*Kendi Düşen Ağlamaz son bölümü ile reytinglerde çakılmış. 15’inci sıralara kadar düşmüş. Başka bir kanal olsa çoktan final yolu görünürdü. Ama TRT olduğu için dizi devam edebilir. *Aile dizisi de reytinglerde çakılmış. Çakılan çakılana. *Kardeşlerim’de, Doruk’un bi 40’ı çıksaydı hemen Asiye’ye birini bulmuşlar. *Sosyal medyada Cem Yılmaz’ın son filmi Do Not Disturb filmi hakkında genelde olumlu şeyler duydum hep. *Kardeşimle A101’e gittik. Hala defterler satılmaya devam ediyor. *Marketin kapısında köpecik bekliyordu. “Ulan sen buranın güvenliği misin?” dedim. *2024 Ocak’ta asgari ücret 15 bin lira olacak diye duydum. Bu enflasyonda 30 bin lira da olsa bir şey fark etmez. *Kediler her yerde. Mutlaka bir dizi sahnesinde ya da canlı yayınlarda. İlla karşımıza çıkıyor. *Taht kavgası uğruna Fatih Sultan Mehmet’in cenazesi 19 gün beklemiş ve kokmuş. Bu nasıl iştir yahu?  

Kelime kelime Ahmet Hamdi Tanpınar yazmak...

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dersine giren birkaç öğrenci tuttukları notları kitap haline getirmişler. Hatta bazıları ağzından çıkanları kelimesi kelimesine yazmışlar. Kendilerini bu işe adamışlar. Böyle adanmışlıklar her zaman hoşuma gidiyor ya. HEMEN FOTOĞRAF KOYMA… Yeni sevgili olmuş bir çiftimiz var. Erkek hemen beraber çekilmiş fotoğraflarını Whatsapp profil resmi yapmış. Kadın ise profil fotoğrafı olarak sadece kendi fotoğrafını kullanmaya devam ediyor. Biz erkekler neden böyleyiz? Hemen böyle ilan ediyoruz? BİRAZ DAHA KISA FATİH ABİ BE… Fatih Altaylı’ya bir soru soruluyor mesela. Sorulan soru ile ilgili en başından anlatmaya başlıyor. Sallıyorum kısa bir öz geçmişini anlat deseler, çocukluğundan başlar anlatmaya. Nerede doğmuş, kaç kardeşmiş vs. Ben bir noktadan sonra kopuyorum zaten. Dinleyemiyorum.      

Tam benlik dediğim kitapların hiç de benlik çıkmaması...

Bazı kitapların kapağını okuyup, “Bu kitap tam benlik” diyorum. Ama kitabı okumaya başladığımda hiç de benlik olmadığını anlıyorum. İşte o konunun işleniş tarzı, ele alınışı çok önemli. KEDİ DEĞİL VAŞAK YAVRUSU… Bir tane ilimizde- şimdi neresi olduğunu hatırlamıyorum- bir tane kadının peşine vaşak yavrusu takılmış. Kadının evine kadar takip etmiş. Yaşlı kadın da onu kedi sanıp sütle beslemeye başlamış. Sonradan İl Sağlık Müdürlüğüne haber verilmiş. Vaşak yavrusunun sağlık durumu kontrol edilip doğaya salınmış. Yaşlı kadının sevgiyle, “Ben bakarım ona” demesi insanın yüreğini ısıtıyordu. AKŞAMI KARŞILAMAK… Murat Abinin fındık dükkanından çıkıp eve doğru gitmeye başladım. Artık akşam olmuş, dükkanlar birbir ışıklarını yakıyordu. Akşamı böyle karşılamak, dükkanların ışıklarını yakmasını izlemek benim için çok güzeldi.

Güzel bir havada kütüphaneye kitap değiştirmeye gitmek...

Bugün hava çok güzeldi. Kitap değiştirmek için kütüphaneye gittim. Pırıl pırıl bir havaydı. İnsanın moralini yerine getiren bir hava. Güzel havalar gerçekten de insanı ruhen de onarıyor. Bizim kütüphaneci arkadaş izne çıkmış. Her gidişimde muhabbet ederdik onunla. Bu sefer muhabbet edemedik. Artık bir dahaki sefere. Kitap olarak roman almadım. Hatıra ve deneme kitapları aldım. Elimde zaten okuduğum bir roman var. Aydaki Kadın. Bugün bir 20 sayfa daha okudum ondan. Sanki güzel bir kitapmış izlenimi alıyorum. Umarım ilerleyen sayfalarda bu fikrim değişmez. Fındık dükkanı olan bir abim var. Murat Abi. Onun yanına gittim kütüphaneden sonra. Çayını içtim. Dükkanın rafında tuzlu fındık gördüm. Tuzlu fıstığı biliyordum da tuzlu fındığı ilk defa gördüm.

Exxen bu kaçıncı çökmen artık?

Manchester United ile Galatasaray maçı başlar başlamaz Exxen çökmüş. Acun çareyi hemen maçı TV8,5’tan yayınlamaya başlamakla bulmuş. Acun, iyisin hoşsun da şu Exxen’e bir çözüm bulamadın ya. GÜZEL BİR HABER… Çok Güzel Hareketler Bunlar 2, yeni sezon ilk bölümüyle AB reyting grubunda 9. Sırada yer almış. Bu sevindirici haber. Geçen sezon ilk 10’da hiç yoktu. BATARYA SİZLERE ÖMÜR… Benim bilgisayarın bataryası gitti. Artık şarj kablosunu takmadan kullanamıyorum. Arkadaşa sordum. “Bırak kablolu kullan. Ben yıllarca öyle kullandım. Bir şey olmaz” dedi. DÖVME YAPTIRMAK… Bir tane kız arkadaşım dövme yaptırmak istediğini söyledi. Daha önceden dövmeye ilgisinin olduğunu bilmiyordum. Bacağına küçük bir şey yaptıracakmış.

Göbeklitepe heykeline sansür...

Göbeklitepe’de bulunan ve eliyle penisini tutan heykele, TRT Haber sansür uygulamış. Sansür uygulamasa hiç haber değeri olmayacaktı. Sansür uyguladı diye Twitter’da gündem oldu. 20 SAYFAYA GÖRE AYDAKİ KADIN… Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, Aydaki Kadın kitabına başladım. İlk 20 sayfa sonunda peki bir şey anlayabildiğimi söyleyemem. Bunda gelen uykumun ve göz kapaklarımın kapanmasının da etkisi olabilir tabi. Yarın kaldığım yerden devam edeceğim okumaya. Ama sanki bu kitaba devam edemeyeceğim gibi. Sadece bir his tabi. Yanlış da çıkabilir. İPHONE 15’İN ISINMA SORUNU… Apple, İphone 15’lerdeki ısınma sorununu kabul etmiş. Bununla ilgili bir güncelleme yayınlayacakmış. İphone 15 almayı düşünen bir arkadaşım bu haberden sonra İphone 15’den soğuduğunu söyledi. Şu anda İphone 11 var kendisinde ve onu kullanmaya devam edecekmiş.  

Nygma, Celal Şengör'ün yaratıcı hakkındaki sorularına cevap vermiş...

Yazdan sonra ilk defa bu akşam hava biraz soğuk gibi, üstüme hırkamı aldım. Bugün günboyu yağmur yağdı. Tam yatıp uyunacak hava vardı resmen. Bizimkiler Star’da Ömer dizisini izliyorlar. Beni sarmadığı için izlemiyorum. Biraz YouTube’da takıldım. Çok Güzel Hareketler’in Ali Cabbar adlı skecini izledim. Çok da iyi değil, çok da kötü değil, ortada. Ardından Erkek Yurdu skecini izledim. O da ehh iştelikti. Hiç izlenmeyecek gibi değildi. Nygma’dan da, “Dinler ve Yaratıcı Hakkındaki Gerçekler” başlıklı videoyu izledim. Celal Şengör ve Jahrein’in, ateistlik ve yaratım hakkındaki aksaklık iddilarına cevap vermiş. Jahrein bakalım buna ne cevap verecek? Celal Şengör’ün, koskoca profesörün sıradan ateistler gibi sorularının olmasına şaşırdım.

Mesut Yar, Sözcü TV'ye geçmiş...

NTV’de ne zamandır Mesut Yar’ı göremiyordum. Meğer NTV’den ayrılıp Sözcü TV’ye geçmiş. Ve hatta orada Mesut Yar’la Laf Çok programına tekrar başlamış. CNN Türk’te yıllarca yapmıştı o programı. Ben de izlerdim. THREADS’IN GELECEĞİ… Eser Yenenler’in eşi Berfu Yenenler, Threads’ın ilk baştaki o muazzam başlangıcından sonra sönmesine rağmen yine de platformu sevdiğini söylemiş. Orayı seven ve devam eden bir azınlık var. Ama bu azınlık platformun devam etmesine yeter mi bilemiyorum. NE ARA ARALARI BOZULDU? Kardeşlerim’de Ömer’in, yine zengin kardeşleriyle arası bozulmuş. Şimdi dönüldü mü tekrar başa. Hani can ciğer kuzu sarması olmuşlardı. Şu dizi de yoruyor insanı ya. Bu sene son senesi olur herhalde. Final senesi. VASİYETİNİN BU OLDUĞUNU BİLMİYORDUM… Albert Einstein’in otopsisi sırasında beyni çalınmış. Bunu daha önce duymuştum. Ama vasiyeti üzerine yakıldığını bilmiyordum. Külleri Amerika’da bir nehre savrulmuş.  

Ekim ayına merhaba ve yeni hedefler...

Eylül ayını geride bıraktık ve ekim ayına merhaba dedik. Yeni bir ay, yeni başlangıçlar demektir. Artık bu diyet mi olur mu, her gün kitap okumak mı olur veya başka başka şeyler. Her yeni başlayan ay ya da hafta, içimizde bir şeylere başlama isteği uyandırır. Beyaz bir sayfa açma isteği. Bir hevesle başlanır ve genelde ayın ya da haftanın sonu gelmeden hedeften çoktan kopulmuş olur. Olsun, ben buna da razıyım. Denemekten vazgeçmemek önemli. Bir denersin olmaz, iki denersin olmaz en son üçüncüsünde olur. İllaki olur. Evet, bugün ekim ayının ilk günü. Siz de var mı bu yeni aya, yeni hedefler? Size sordum ama ben cevaplamadım. Yeni hedeflerim yok ama hedeflerim elbette ki var. Hepimizin hedeflerine ulaşması dileğiyle.