Baba Parası filmini izledim. Ahmet Kural ve Murat Cemcir’in oynadığı. Saçma geldi bana. Prens dizisinin birinci bölümünün yarısını izledim ve bıraktım. Evet, bazı yerleri komik ama nedense itici geldi bana. Zaten dizi izlemek de zaman kaybı geliyor bana. Her zaman için film izlerim daha iyi düşüncesindeyim.
Baba Parası filmi ve Prens dizisi...
Kocan Kadar Konuş filmindeki o detay...
Şahane Hayatım dizisinde kadın, öldürdüğü adamın hayaletini görüyor. Görmesi yetmiyor, bir de onunla konuşuyor. Böyle abidik gubidik şeyler canımı sıkıyor ya. Ölülerle konuşmada bana sempatik gelen tek film Kocan Kadar Konuş filmiydi. Oradaki kız, hayalinde bir yazar ile konuşuyordu. Kıza, hayat yolunda öğütler veriyordu yazar. Bak o iyidi, güzeldi işte.
SİNEMA YENİDEN CANLANMAYA BAŞLIYOR GİBİ…
Ahmet Kural’ın oynadığı Efsane filmi 2 Şubat’ta vizyona
girecekmiş. Yavaş yavaş sinema sektörü pandemi öncesi döneme dönüyor gibi. Her hafta
bir Türk filmi vizyona giriyor. Geçen haftalarda da Doğu Demirkol’un Yaşam Koçu
filmi vizyona girmiş ve çok konuşulmuştu. Her yeni film haberine seviniyorum
yani. Çok film olsun ve çarklar işlesin.
Para Avcısı filmindeki rezil yaşam...
*Leonardo DiCaprio’nun, Para Avcısı filmini izledim. O kadar boş bir yaşamdı ki filmdeki. Seksten ve uyuşturucudan ibaret.
*Dün gece deplasmanda, hazırlık maçında Türkiye, Almanya’yı
3-2 yendi. Hem de güzel bir oyunla.
*Dizilerde dikkat ediyor musunuz? Özellikle de kadınların
dişleri bembeyaz. Gören hiç yemek yemiyor, çay içmiyor zannederler. O kadar
beyaz.
*Cüneyt Özdemir, GAİN ile anlaşma yapmış. Belgesel
hazırlayacakmış. Şu ara belgesel yapmak heyecanlandırıyormuş onu. Peki belgesel
izlenir mi?
*Dün geceden beri aralıksız yağmur yağıyor. Arada karla
karışık yağdı ama bir türlü kara çevirmedi.
*Ayda iki kitap okumak galiba benim için makul bir hedef
gibi görünüyor.
*Mezun Cinayetleri kitabında son 50 sayfam. Bakalım katil
kim çıkacak?
Black Books dizisine başladım...
Ali Rıza’nın önerdiği Black Books komedi dizisinin ilk bölümünü izledim. Hoşuma gitti. 20 dakikalık bölümleri. Bakalım diğer bölümleri nasıl olacak? Aydaki Kadın kitabını okumaya devam ediyorum. Günde 5-10 sayfa anca okuyorum. Kasımın ortası gibi biter herhalde. Atv’de Kardeşlerim dizisini izledim biraz. Reklam arasında da Galatasaray- Beşiktaş maçının özetini izledik TRT 1’de. Galatasaray, İcardi’nin golleriyle 2-1 yendi. Haftayı mutlu kapatıyoruz yine. Televizyonda bir şey bulamayınca uydu kanallarına baktık gündüz. Antin kuntin, Türk filmlerini yayınlıyorlar. Bu arada uydu için adam geldi. Uyduya bir alet takıp, sinyal ayarlaması yaptı. Bir de uydunun ucuna plastik su şişesi takmıştık. Adam, çıkarıp attı onu. “Faydası değil, zararı olur” dedi. Bakalım bir daha yağmurlarda yayınlar gidecek mi?
Türkçe dublajı olmayan film...
Peekay filmini sonunda izledim. Bugüne kadar Türkçe dublajlı halini bulamadığım için izlememiştim. Gerçi yine bulamadım. Alt yazılı izlemek mecburiyetinde kaldım. İlk bir saat boyunca acayip sıkıldım. Ama sonra çok beğendim. Sıkıldığıma değdi. Amir Khan filmi sevenlere önerimdir.
KENDİ YAPMIŞ SİLAHI…
Eski Japonya
başbakanı silahlı saldırı sonucunda öldü. Japonya’da silah sahibi olmak çok
zormuş. Bir sürü test falan varmış. Katil ise eski askermiş. Silahı kendisi
yapmış.
ÖNÜNE GELENE SİLAH VERİLMEMELİ…
Japonya’daki gibi
olmalı biz de de. Önüne gelen silah ruhsatı alamamalı. Bir sürü teste tabi
tutulmalı. Hatta hiç verilmemeli. Sadece güvenlik güçlerinde olmalı. Kafası bozulan
katil oluyor sonra.
NİTELİK ÖNEMLİ, NİCELİK DEĞİL…
Önemli olan, her
ile bir üniversite açmak değilmiş. Önemli olan üniversitenin eğitim
kalitesiymiş. Biz Türkler olarak sayılara çok takılıyoruz. Nicelik sevdamız var
bizim. Ama önemli olan nitelik. Bunu beynimize kazımalıyız.
İNSAN HİKAYELERİNİ SEVEN KENAN İMİRZALIOĞLU…
Kenan
İmirzalıoğlu, insan hikayelerini seviyor. Yeni insanlar tanımayı seviyor. Dün akşam,
Kim Milyoner Olmak İster’i izlerken düşündüm bunu. Kendisinin bu yapısı,
programı daha da bir izlenir hale getiriyor.
KİTAP OKUMANIN EN ÜST SEVİYESİ BU OLSA GEREK…
Yine, Kim
Milyoner Olmak İster’den bir not. Yarışmacı telefon joker hakkını kullanmak
istedi. Aranılmasını istediği jokeri için, “Çok kitap okur. Neredeyse okumadığı
kitap yoktur diyebilirim” dedi. Ben de böyle bir okur olmak isterdim.
Hafta sonu için film önerisi: Tom Hanks'ten Big...
*Tom Hanks’in ilk defa duyduğum, Big yani büyük adındaki filmini izledim. 1988 yılında çekilmiş. Ben daha bir yaşındayken yani. Bir çocuk, ailesiyle gittiği lunaparkta, dilek makinesinden büyümeyi diler. Sabah uyandığında dileği gerçekleşmiştir ve büyümüştür. Peki şimdi ne olacaktır? “Film nasıl devam edecek gerçekten?” diye sorarken cevabımı aldım. Hafta sonunuz için güzel bir film önerisi benden size.
*Asgari ücret, 2022’nin, ikinci altı ayı için 5.500 lira
olarak açıklandı. 7.200 liralar konuşulurken 5.500 lira açıklanması hayal
kırıklığıydı benim için. Peşi sıra zamlar da gelecek mi bakalım?
*A101’de, bizimkiler 5 kg şekeri 85 liraya bulmuşlar. Hemen almışlar.
“Bedava gibiymiş gibi aldık sanki” diyor kardeşim. 5 kg şekerin fiyatı normalde
100 lira.
Yazmak üzerine izlediğim film...
*Sonunda bir film izleyebildim. Filmimizin adı: Forrester’ı Bulmak. Yazmak üzerine bir film. Blog arkadaşlarım, ilham veren birkaç sahne ve birkaç söz var filmde yazmak üzerine.
*George Orwell’ın okumadığım kitabı Hayvan Çiftliği.
*Sakarya’da bir çaycıda içtiğim, bir bardak çaya 2 lira
verdim.
*Güzel evliliklerin bozulmasını isteyen bir yanımız var
gibi.
*Hayat deneyimlemekse eğer, ben hayatı deneyimlemiyorum.
*Öğleyin kova tavuk yedikten sonra akşam da evde yemek
olarak kızarmış tavuğa denk gelmek. O zaman buna tavuklu gün demek lazım.
*Çekingen olmak, çekingen davranmak dendiğinde aklınıza ben
gelebilirim.
*Bir günüm çaysız geçtiğinde, “Bugün çay da içmedim”
diyorum. Çay arıyorum.
*Twitter’da sadece yapılan zamları haber yapan bir hesap
kısa sürede 50 bine ulaşmış. İşte gündemi koklayıp, bir anda takipçiye boğulma
örneği bu olsa gerek.
70'ler belgeseli izlendi, 80'ler belgeseli önerilir...
Cnn Türk’te dün, Bir Zamanlar 70’ler belgeselini izledim. Çok güzel yapmışlar. O dönemleri merak eden benim gibiler için çok iyi bir kaynak olmuş diyebilirim. Bugün akşam 18:00’de de 80’ler belgeseli yayında olacakmış. Kaçırmayın derim.
ÖNÜNDEKİ ETİ YEMEYEN KÖPEK…
Kardeşimle Düzce’de
dolaşırken bir dükkanın önünde bir köpeğe denk geldik. Ve hemen köpeğin önünde
de et vardı. Kurbandan payına düşen kısmıydı galiba. Ama köpek o eti yemek için
hiçbir hamlede bulunmuyordu. “Bugün çok yemiş. Yoksa o et öyle kalmazdı” dedik
biz de.
DONDURMA YENMEZ, YALANIR…
Bir tane halk
sağlığı uzmanıydı galiba. Televizyonda konuşuyordu. “Millet dondurmayı yemeye
başlamış. Bu sağlık için zararlı. Dondurma bizim çocukluğumuzdaki gibi
yalanmalı” dedi. Dondurma yemenin bile ne ayrıntıları var ya.
YAVRULAR İÇİN GÜZEL HABER…
Üç tane ufak
kedimizin anneciği kayıplarda. Muhtemelen başına bir şey geldi. Bugün baktık o
yavrular başka bir kedinin memesinden emiyorlar. Çok sevindim yavrular için.
O ZAMAN NİYE DİNLEMEDİNİZ?
Japonya’da
yapılacak olan Olimpiyat Oyunları ertelenebilirmiş. Koronadan dolayı. Japon
halkı o kadar da karşı çıkmıştı bu olimpiyatlara. O zaman niye dinlemediniz de
şimdi ertelenebilir diye mızıkçılık yapıyorsunuz?
YUMURCAK’LI BAYRAM SABAHLARI…
Kanal D, bayramın
birinci ve ikinci gününde sabahları, Yumurcak’ı yayınladı. Sabah televizyonu
açtığımızda Yumurcak ile karşılaşmak güzel oldu. Sabahları zaten bir şey
olmuyor televizyonda. Bu sayede güne güzel başladık.
GEL MÜBAREK YAĞMUR GEL…
Kaç günlerden
beri sıcaklardan yanıyoruz. Cizre’de yine sıcaklık rekoru kırılmış. 49,1 ile. Ama
yağmur geliyormuş. Serinleyelim şöyle püfür püfür.
FATİH HOCAM BIRAK ARTIK…
Galatasaray dün
akşam PSV’den 5 yedi. Bu rezalettir. Takımın kaderi bu olmamalı. Fatih Hocam
yol yakınken, lig başlamamışken bırak git ya. Averaj takımı değiliz biz.
Aykut Enişte filmi...
| foto kaynak: unsplash.com |
Andromeda son yazısında Aykut Enişte filmini yazmış. Yazısını
okuyunca film hoşuma gitti ve hemen izledim. Film biraz uzun geldi. Ve birkaç yerde
de espri yapacağım diye saçmalamışlar. Ama her şeye rağmen güzel bir filmdi. Pazar
pazar iyi gitti.
Orada olsam kafayı yerdim dediğim ada...
Zindan Adası filmini izledim. Ve filmin sonu beni şaşkınlığa uğrattı. Leonardo Di Caprio’nun filmleri hep böyle mi? Başlangıç filminin sonu da çok sürprizliydi. Film, gemide midesinin bulanmasıyla başlıyor Leonardo’nun. Bu mide bulantısını not aldım filmi anlatırım diye. Ama film ilerledikçe her şey birbirine girdi. Hangisi gerçeklik, hangisi değil kafam allak bullak oldu. Ben, filmin sonunu çözemedim.
FİLMİ SONU NEYE BAĞLANDI?
Bu filmi daha
önce izleyen ve sonunun neye bağlandığını bilenleri yorumlara alalım. Filmin sonuna
doğru kendimi Leonardo’nun oynadığı karakterin yerine koydum da. Tam kafayı
yemelik bir durumdu. İnsan o anda sinir krizi geçirip kendini kaldırıp camdan
aşağı bile atabilir. O derece psikolojik bir çıkmazdı. Bu filmi izlemeyen varsa
hemen izlemesini öneririm.
Silahını mutfak tezgahında unutan katil...
![]() |
| foro kaynak: beyazperde.com |
3 İdiots - İzledim...
![]() |
Foto kaynak: diziizleyabanci.com |
Gece gece Kanıt dizisi iyi gitti...
Foto kaynak: televizyongazetesi.com |

