Yayınlar

2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

19:00'a kadar işinizi gücünüzü bitirebiliyor musunuz?

       Artık yasaklar akşam 21:00’da değil 19:00’da başlıyor. Peki millet 19:00’ a kadar işini gücünü halledip evine girebiliyor mu? BU SENEKİ PİDE FİYATLARI…      Büyük Ramazan pideleri 8 lira, küçük Ramazan pideleri 4 lira. Bunu tarihe not düşmek için yazdım. Peki sizin oralarda nasıl? KİTABA TAM DAHİL OLAMADIM…      Beş Şehir kitabını okumaya devam ettim. Fazla sayfa okuyamadım. Ama hala tam olarak kitabın içine girebilmiş değilim. Çok anlamını bilmediğim kelime var. Telefondan anlamlarına bakmaktan kitabı okuyamıyorum. İLK İFTARI 19:40’TA AÇTIK…      Geçen sene 20:30’larda açıyorduk orucu bu sene 19:40 ile başladık. İHTİYACI OLANA GİDER UMARIM…      Devletimiz biliyorsunuz çiftçinin elinde kalan patates ve soğanları aldı ve ihtiyaç sahiplerine dağıtmaya başladı. Umarım gerçekten ihtiyacı olanlara ulaşır.

Kısıtlamaları anlamak için ayrıca bir açıklamaya ihtiyaç duymak...

      Kısıtlamalar açıklanıyor. Açıklandıktan sonra bir de kısıtlamaların anlaşılması için ayrıca rehberler yayınlanıyor. Çünkü her yapılan açıklamadan sonra ayrıca bir açıklamaya daha ihtiyaç duyuyoruz. Sosyal medyada çok basit tablolar halinde kısıtlamalar paylaşılıyor. Peki neden ayrıca açıklamalara ve tablolara ihtiyaç duyuyoruz? Neden açıklama yapıldığında tek seferde anlamıyoruz? Sosyal medyada bunun komedisini, mavrasını yapıyorlar. Bak o çok güzel oluyor. Ama artık onlar bile sıkmaya başladı. TAM KAPANMA BEKLENTİSİ VARDI…      Bu kaçıncı kısıtlama açıklaması. Herkes tam kapanma bekliyordu mesela son açıklamada. Böyle bir karar çıkmadı. Mesela Cüneyt Özdemir, dışarıda masaları, yeri olan restoranların dışarıya müşteri alabileceği önerisinde bulunmuştu. Yurt dışında böyleymiş. Böyle bir karar da çıkmadı. Gerçi böyle bir karar çıksa, bizim millet yine bir şekilde bunu da suiistimal ederdi.

Kütüphaneden aldığım üç harika kitap...

      Kütüphaneden, güzel mi güzel, içerik olarak dolu mu dolu üç tane kitap aldım. Okumak için heyecanlanıyorum. Beş Şehir kitabına hemen başladım zaten. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın. Bir diğer kitap, Necib Mahfuz’un Kahire Modern kitabı. İsmini Sevim’in, Sevimli Kitaplar adlı bloğunda çok duymuştum. Kitaplarını çok beğenmişti. Konuları beni çeken konulardı. Kütüphanede görünce hemen aldım. SİSTEMLER BOZUK…      Bir sonraki kitap ise Selim İleri’nin. İstanbul Bu Gece Sensiz Yine kitabın adı. Selim İleri’nin ilk defa bir kitabını okuyacağım. Onun için de bir heyecanım var. Kütüphanede sistemler bozukmuş. O yüzden kütüphanede çalışan kadın, kitapları not aldı. Bu kütüphanedeki sistemlerdeki bozukluğu da yıllardır çözemediler. Ne oluyor da sistemler devamlı sorunlu oluyor çözemedim.

Zoom üzerinden Nihat Hatipoğlu'na sorular...

      Nihat Hatipoğlu artık Zoom üzerinden programına soru alıyor. Hocanın arkasına dev bir ekran koymuşlar. Ekranda bir anda binlerce pencere açılıyor ve o pencerelerde de insanlar. Kendinizi bir anda teknolojik bir filmin içinde zannediyorsunuz. Nihat hocayı takdir ediyorum ama. Şu anda kullanılan, en güncel uygulama ne varsa onu programında kullanıyor. Ama ne olursa olsun Sultanahmet Meydanı’ndaki o kalabalık programların tadını asla vermiyor. İLK PROGRAM REYTİNGLERDE NE YAPTI?      Bu arada hoca, ilk sahur programıyla reytinglerde ilk 10’da kendine yer bulamamış. Ama günler geçtikte reyting listesinde zirvelerinde Nihat hocayı görürüz. Normalde Nihat Hatipoğlu’nun reyting listesindeki yeri, ilk 20’dir. Bazı özel gecelerde- mesela Kadir Gecesi- ilk 10’a, hatta ilk 5’e girdiği de olur.

Karikatür defterim vardı bir zamanlar...

      Bir arkadaşım bana karikatür atmış Whatsapp’tan. Çok komikti. “Sen karikatür seviyorsun herhalde?” dedim. Çok severmiş. Tıpkı ben gibi. Zamanında bir tane karikatür defterim vardı. Gazetelerden karikatürleri kesip yapıştırdığım. Ama sonradan bıraktım. Şimdi o deftercik nerelerde bilmiyorum. Arkadaşımın da böyle bir defteri varmış. Oda sonradan atmış. Şimdi çok pişmanmış. KARİKATÜRLERDE BENİM SEVDİĞİM YAN…      Belki çok klasik olacak ama. Bizi bize anlatan karikatürleri çok seviyorum. Türk mantığını/aklını görmem lazım bir karikatürde. Yeniden bir karikatür defteri tutmaya başlasam mı diye düşünmedim değil. Ama şimdi korona var. Gazetede de korona olma ihtimali dolayısıyla vazgeçtim. Gazeteyi alıp havalandırabilirdim tabi ki. Ama ben pimpirikli adamım. “Ya tam havalandıramadıysam” falan filan çok takarım kafama. O yüzden şimdilik bu projemi rafa kaldırdım.

Koronalı üçüncü Ramazanı yaşamayız inşallah...

      Koronada ikinci Ramazanı geçiriyoruz. Umarım koronalı üçüncü Ramazanı yaşamayız.

Ramazan skeçleri bekliyoruz yine...

      Ramazan ayının gelmesiyle beraber Çok Güzel Hareketler Bunlar 2’den ve Güldür Güldür Show’dan yine çok komik Ramazan skeçleri bekliyoruz.

Ramazandan önceki son kahvaltı...

      Yarın sabah son kez kahvaltı yapıyoruz. Ve gecesi de ilk sahura kalkıyoruz. Herkese hayırlı Ramazanlar.

Ne çok öldük bu sene...

      Satır Ara Tiyatro’nun İnstagram hesabından, Mehtap Ar’ın ölümüyle ilgili paylaşılmış bu söz. Ne çok öldük bu sene. Beni çok etkiledi.

Uyumak için virüsleri saymak...

      Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın karikatürünü yapmışlar. Normalde insanlar uyumak için koyunları sayarlar ya. O ise virüsleri sayıyor.

Buğdaycıoğlu değil Budayıcıoğlu...

      Ben kadının soy ismini Buğdaycıoğlu olarak biliyordum meğersem Gülseren Budayıcıoğlu’ymuş.

Camdaki Kız ilk bölüm reytingleri...

Resim
      Kanal D’nin büyük bir reyting beklediği Camdaki Kız, dün akşam ilk bölümüyle ekrandaydı. AB grubundaki reytingi ile yüzleri güldürürken, TOTAL grubundaki reytingi ile düşündürdü. Beklendiği gibi AB grubunda geceyi zirvede kapattı. TOTAL grubunda ise 7’nci sırada kendine yer bulabildi. Gülseren Budayıcıoğlu’nun kitabından uyarlama olan dizinin başrollerinde Burcu Biricik ve Feyyaz Şerifoğlu var. foto kaynak: unsplash.com BİR ÖNCEKİ DİZİSİ, KIRMIZI ODA’YDI…      Burcu Biricik bundan önce yine Gülseren Budayıcıoğlu’nun kitabından uyarlama olan Kırmızı Oda’da oynamış ve oyunculuğuyla kendisinde çok bahsettirmişti. İşte şimdi yine Budayıcıoğlu’nun dizisinde yer alacak. Bakalım aynı başarıyı bu dizide de yakalayabilecek mi? DİĞER YAZILARIM… *Zorlama senaryonun ziyan ettiği bir dizi daha: Afili Aşk… *Çocuklar Duymasın komedi dizisi değil…  

104 amiralin bildirisinin hemen ardından Cüneyt Özdemir niye canlı yayın açmadı?

Resim
      104 amiralin bildiri yayınlamasından sonra Cüneyt Özdemir’in, Youtube kanalından canlı yayın yapmasını bekledim. Her olağandışı gelişmede canlı yayın yaparak bizi kendisine bağladı çünkü. O yüzden yine bir canlı yayın beklentisi içine girmiştim. Ama baktım baktım yok. Hiç canlı yayın yapmadı. Pazartesi günkü yayınını izledim. Bakalım bu konu ile ilgili bir açıklama yapacak mı diye. foto kaynak: unsplash.com HİÇ BEKLEMEDİĞİM BİR CEVAPTI…      Evet, yaptı. Benim gibi çoğu kişi düşünmüş ve arkadaşları da mesajlar atmışlar canlı yayın yapmıyor musun diye. “Benim hiç özel hayatım yok mu? Her şeye de ben yetişemem ki?” dedi. Bunu duyduğumda hayal kırıklığına uğradım. Ama sonradan düşününce hak verdim adama. DİĞER YAZILARIM… *Hafta içi hayata dahil değil mi? *Bloglar hakkında yorumlarım -1…

Hekimoğlu, finale gidiyor...

Resim
      Uzun zamandır Hekimoğlu’nun reytinglerine bakmıyordum. Final kararı alınınca bakmak istedim. Total izleyici grubunda zaten berbattı. Onu bu zamana kadar tutan AB grubuydu. Onda da 6 ve 7 sıralarda değişiklik gösteriyordu her hafta. Ama bu son baktığımda gördüğüm 10’uncu sıradaydı. Başka bir kanal olsa, dizinin bu kadar arkasında durmaz ve çoktan bitirirdi. foto kaynak: unsplash.com KANAL D’YE TEBRİK…      Ama kanal D’ye helal olsun. Bir dizinin arkasında durdu. Mesela uçakta geçen bölümünü izlemiştim. Çok iyiydi. Yani aslında o kadar kötü değil dizi. Reytingler ile paralellik göstermiyor. Ama ilk başlardaki gibi enerjisinin olmadığı da açık. Öyle ya da böyle, ekranlardan bir Hekimoğlu geçti diyeceğiz. DİĞER YAZILARIM… *Gerçek hayat hikayelerinden uyarlama diziler modası başladı… *Selçuk Tepeli, Fatih Portakal’dan daha mı muhalif?

Ramazan ayında tam kapanma olabilirmiş...

Resim
       Ramazan ayı boyunca tam kapanma olabilirmiş. Gerçi hafta sonları da tam kapanma var ama kimse takmıyor ki.      Herkes, Ata Demirer’in pazartesi gecesi yayınlanan Şarkılar Bizi Söyler programındaki performansını konuşuyor. Şarkı söylemesini, esprilerini öve öve bitiremiyorlar. foto kaynak: unsplash.com      Güneş bizi yutacak ve kıyamet kopacakmış. İnstagram’da bunu video olarak düzenlemişler. Tam bir dehşetti.      Bu akşam acayip sıcak. Sanki yaz ayındaymışız gibi tişörtle oturuyorum şu an.      Kanal D, akşam haberlerinden önceye Aşk-ı Memnu’yu koymuş. Yeter artık. Baydınız milleti. DİĞER YAZILARIM… *İlk psikolojik roman… *Neden şaire Küçük İskender dendiğini biliyor musunuz?               

Beni sadece blog paklar...

Resim
      Bu zamana kadar Clubhouse’da aktif bir konuşmacı olarak yer almadım. Galiba beni sadece blog paklar. Başka bir platformda tutunamıyorum.          Sabah kahvaltıda, Tv8’de Salur Kazan vardı. Biraz onu izledik. Sonra Ntv’ye geçtik. Mesut Yar’ın sunduğu sabah haberlerine. O bitti. Ekonomi haberleri başladı. Dolar güne 8,15 ile başlıyormuş. Ekonomiye dair haberleri izlemeyi severim. foto kaynak: unsplash.com      Sonra internette gündemde neler var diye baktım. Clubhouse artık kullanıcılarına para kazandıracakmış. Ama şimdilik belli bir test grubunda denenecekmiş.      Saat şu anda 10:13 geçiyor. Dışarıda hava çok güzel. Sanki yaz günü gibi bir hava. Kendini dışarıya atmalık.      Geçen gün köpekler havlıyordu. Niye havlıyorlar diye baktım. 5-6 köpek bir köpeğe havlıyorlar. Ama köpeğin umurunda değildi. Öyle duruyordu sadece.      Whatsapp’ta son durum ne oldu? Sessiz sedasız bir şeyler karıştırıyor olmasınlar.      100 metrelik gemi yan yatmış. Oyuncak gibiydi denizde. Den

30 sayfa mektup yazmak...

Resim
  foto kaynak: unsplash.com      İnci Aral’ın Tedx konuşmasını dinledim. Bir zamanlar arkadaşına tam 30 sayfaya ulaşan mektuplar yazarmış. Tam, “İnsan 30 sayfalık mektupta ne yazabilir ki?” diye sormuşken, mektuplarda hikayelerinin de olduğunu söyledi. Ben de böyle uzun uzun mektuplar yazmak isterdim. Çok imrendim doğrusu.   *10 yaşıma mektup yazdım... *Küçük bir kitapçı dükkanın olacak...

"Çalışmanın dışında her şeyi yasaklamışlardı"

Resim
       İnstagram’da, 1984 romanından, devamlı paylaşılan bir söz var, “Çalışmanın dışında her şeyi yasaklamışlardı” diye başlayan. Bu söz beni çok etkiledi gerçekten.   foto kaynak: unsplash.com      Türkiye, dün gece 104 amiralin yayınlamış olduğu bildiriyi konuşuyor. Bildiri de darbe iması var mı, yok mu? Ayrıca bildiriyi yayınlayanlar hakkında soruşturma başlatıldı. BONUS YAZI: Hayattan kısa kısa notlar 1…      Hayatta stres yapmadan ya da minumum düzeyde stres yaparak yaşamak mümkün mü?      Yazılarını beğendiğim blogların ta ilk yazılarından olmak üzere tüm yazılarını gözden geçiriyorum bazen. BONUS YAZI: Hayattan kısa kısa notlar 2…      İlk yazılarından beri tüm yazıları inceleme olayını devamlı takip ettiğim köşe yazarlarında da yapıyorum.                

Bilmem kaçıncı defa yeni kararlar almak...

Resim
         Hayatımda bilmem kaçıncı defa yeni kararlar aldım. Bakalım bu kararlarımı ne zamana kadar uygulayabileceğim?           İlk yasaklı cumartesi de dışarıda hava güzeldi. Tam çıkmalık, gezmelikti. Ama yasak olmasa bile çıkıp gezemezdim, çünkü çalışıyordum. foto kaynak: unsplash.com      Atv’de, Kardeşlerim dizisini izliyordu bizimkiler. Orada bir kadın karakter gördüm. İyi mi iyi. Bizimkilere, “İyi insanlar kaldı mı dünyada artık?” diye sordum. Babam, “Var var, olmaz mı. Yeter ki Allah iyi insanlarla karşılaştırsın” dedi. BONUS YAZI: Dünyadan kaçmak için uyumak…      Galatasaray deplasmanda Hatay’a 3-0 yenildi. Fatih hocamın şampiyon olmadan geçireceği bir sezon daha bu sene. Onu anlamış olduk.      YouTube’da, Vatanım Sensin dizisinin bayrak sahnesine denk geldim. Bilmem kaçıncı defa izliyorum ama yine de tüylerim diken diken oluyor. Bir göz atın derim.      Mürebbiye kitabını okumaya devam ettim. 3-5 sayfa ama hiç yoktan iyidir. BONUS YAZI: Hayatı sadece teorikte y

İki film önerisi...

Resim
      Bu aralar film izlemeye sardım yine. Dün, başrollerinde Barış Arduç, Elçin Sangu ve Cengiz Bozkurt’un oynadığı Mutluluk Zamanı filmini izledim. Bugünse, Jim Carry’nin, Aman Tanrım filmini. Her iki filmi de gönül rahatlığıyla izlemeniz için önerebilirim. Hazır önümüz hafta sonuyken ve bu filmleri izlememişseniz ve film önerisi arıyorsanız, alın size öneri. foto kaynak: unsplash.com AŞAĞIDAKİ YAZILARIMA TIKLAYARAK BLOĞUMU KEŞFE ÇIKABİLİRİSİN… *Özgürlük Yazarları filmi bana şunu dedirtti… *Hacivat ve Karagöz neden öldürüldü diye film ismi mi olur?

Ramazan ayının ilk reklamları- 2021...

Resim
  foto kaynak: unsplash.com      Ramazan ayı 13 Nisan Salı günü başlıyor. Ramazanın başlamasına neredeyse iki hafta varken, Ramazan ayı ile ilgili ilk reklamlara denk geldim bu akşam. Biri, Şok marketindi. Ramazan kolisi ile ilgiliydi reklamı. Diğer firma ise Trendyol’du. Oda Ramazan ayına özel indirim yapacakmış, onun reklamını yapmış. Yavaş yavaş Ramazana ısınıyoruz ne dersiniz? BENZER YAZI: Tigris, eski Ramazanlar diyerek mimlemiş beni...   BONUS YAZI: Ramazan ayında uyku...

Cumartesi günleri için yeniden sokağa çıkma yasağı...

Resim
      Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı. Artık cumartesi günleri de yasak. Türkiye haritası neredeyse kırmızıya bürünmesinin ardından bu karar alındı. Ben daha bir cumartesi olsun dışarıya çıkamadan yasak geldi. İşe bak. Zaten birkaç haftaya Ramazan başlıyor. Ramazan’da da cumartesi ve pazar günleri sokağa çıkma yasağı var. Toplu iftar ve sahurlar zaten yasak. Doğal olarak. Lokantalar açık olacakmış ama sadece gel al hizmeti vereceklermiş. Yeni bir döneme giriyoruz. Hadi hayırlısı. foto kaynak: unsplash.com OYUNU SİLDİM…       Daha önceki yazımda Kafa Topu oyununu indirdiği ve oynamaya başladığımı söylemiştim. Bugün yine sildim. Çünkü oyun bağımlılık yapıyor ve telefonun ömrünü kısaltıyor gibime geliyor. Zaten gün boyu internet açık. Bir de oyundan telefona zarar gelmesin. KİTAPLARINI BİR TÜRLÜ BEĞENEMEDİM…      Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın, Mürebbiye kitabını okumaya başladım. Bu kitabı da beni sarmadı. Daha önce bir kitabını daha okumaya başlamış, onu da yarıda bırakmıştım. Bir tür

"Neden kitap okumalıyız?" sorusuna farklı bir cevap...

Resim
      Yapılan araştırmalar kitap okumanın alzheimer riskini azalttığını göstermiş. Bundan sonra, “Kitap okumanın ne yararı var ki?” diyenlere, “Alzheimer olmamanı sağlıyor” cevabını gönül rahatlığıyla verebiliriz. Klasik cevapların dışında bir cevap olduğunu düşünüyorum. BONUS YAZI: Blog yazılarını kitaplaştırmak… foto kaynak: unsplash.com YENİ KİTAP…      Orhan Pamuk’un, Ben Bir Ağacım kitabını okumaya başladım. Bazı kitaplarından bölüm bölüm almış ve yeni bir kitap yapmış. YENİDEN OYNUYORUM…      Kafa Topu oyununu yeniden indirip oynamaya başladım. Uzun zaman olmuştu oynamayalı. Bazı zamanlar nedense aşırı oyun oynama isteği duyuyorum. ÇOCUKLAR CAMİDEN SOĞUMASIN…      Kanal 7’de de Berat Kandili nedeniyle Kuran dinliyorduk. Camide küçük bir çocuk, insanların arasında koşup duruyordu. “Çocukluk” dedik. Kimse de çocuğa bir şey demedi gördüğümüz kadarıyla. Olması gereken bu. Çocukları camiden soğutmayalım. Bırakalım oynasınlar. BONUS YAZI: Hayattan notlar 13… KANDİLİ

Yazar olmak için bunu yapar mıydınız?

Resim
      Yazarlık için neleri göze alabilirsin? Yazma hevesin ne kadar? Mesela yazar olmak uğruna, senin yerine eşinin çalışmasını ve evi onun geçindirmesini göze alabilir misin? Stephen King bunu göze almış işte. Kendisi, daha ünlü bir yazar değilken ve evde romanlarını yazarken, eşi çalışmış ve evi geçindirmiş. O kadına da gerçekten helal olsun. Başarılı olup olmayacağı belli olmayan bir şeyde eşinin yanında durmuş. BONUS YAZI: Hikaye yazabilirim zannetmiştim… foto kaynak: unsplash.com PANDEMİ EVLİSİ…      Çok Güzel Hareketler’e katılan bir çift, “Biz pandemi evlisiyiz” dedi. Eser’in bu tanımlama çok hoşuna gitti. Ben de beğendim bu tanımlamayı. Yıllar sonra bile kendilerini öyle adlandıracaklar. “Biz pandemi evlisiyiz. O salgın döneminde evlenmiştik” diye. BONUS YAZI: “Fazla masken var mı komşu?” dönemi… SORUMLULUKLAR ÇOK AĞIR GELİYOR BİZLERE…      Yine aynı çift evliliklerinden bahsettiler. Daha evlendikleri 5 ay olmasına rağmen şikayetçiydiler. İki taraf da evliliğin ge

İnstagram rejimi: Sadece bir hikaye...

Resim
      Son zamanlarda yine İnstagram hikayelerine çok abandığımı fark ettim. Ve o nedenle bir süre kendime engel olmaya çalışıyorum. Mesela bugün sadece bir hikaye paylaştım. O paylaşımım da yine Orhan Pamuk’la ilgiliydi. Yeni kitabı, Veba Geceleri’ni paylaşıp, “Hiç okuyan oldu mu?” diye sordum. Bir Allah’ın kulu bile, “Okudum” demedi. Kitabın tutmadığına mı yoralım şimdi bunu. foto kaynak: unsplash.com BU ZAMANA KADAR İYİ GELDİ…      Hekimoğlu, final yapacakmış. Ama hemen değil, mayısta. İlk başlarda bölümleri çok iyiydi. Ama sonradan eskisi gibi zevk almamaya başladım. Total reyting bölümünde ilk 10’a girmeden, sadece AB’de ilk 10’da yer alarak bugünlere iyi geldi. BONUS YAZI: Herkes bir gün İnstagram’da serumlu fotoğrafını paylaşacak mı? AİLE ROMANI ÖNERİSİ…      İyi bir aile romanı okumak isteyenlere, Orhan Pamuk’un, Cevdet Bey ve Oğulları kitabı önerimdir. Lise yıllarımda okumuştum. Ve size bir sır daha vereyim: Orhan Pamuk’un tek sevdiğim kitabı oldu bu kitap. Her zaman s

Aslında çok saçma bir düşünce...

Resim
      Sevdiğim ve beğendiğim bir şey olunca, herkesin bundan haberi olsun istiyorum. Mesela YouTube kanalında bir hikaye anlatmış birisi. Ve bu benim çok hoşuma gitmiş. “Bunu paylaşmam lazım” diyorum ve tanıdıklarıma İnstagram ve Whatsapp üzerinden gönderiyorum. Onların geri dönüşlerini bekliyorum sonra heyecanla. Eğer beğendilerse seviniyorum. Beğenmedilerse, üzülüyorum. Aslında çok saçma bir şey değil mi? Sen beğendin diye, arkadaşların da beğenecek diye bir şey yok ki. Bu şey gibi oldu: Elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevme zorunluluğu yok ki. Böyle bir söz var mıydı? Yoksa şu an ben uydurmuş olabilirim. foto kaynak: unsplash.com KİM BİLİR KIYAMET NE KADAR DEHŞETLİ OLUR…    Az önce şiddetli bir rüzgar vardı. Ve bunu, dolu yağışı tamamlıyordu. Tam akşam karanlığının bastığı bir anda oldu. Sanki kıyamet koparcasına. Şimdi bu şekilde hissettiriyorsa bir de gerçek kıyameti düşünsenize. Kim bilir o ne kadar şiddetli ve aklı kaçırtacak şekilde olur. Bir de şuna dikkat çekmek is

İstanbul Sözleşmesi yerine Ankara Sözleşmesi...

Resim
      Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldı. Aynı gece bir başka kararname ile   Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal görevinden alındı. Yerine Şahap Kavcıoğlu getirildi. Bundan sonra merak edilen ise: Pazartesi günü piyasaların bu atamaya nasıl bir tepki vereceği? Ve ayrıca faiz indirimine gidilecekse bu nasıl olacak? Bir anda şok bir indirim mi olacak yoksa azar azar mı indirilecek? Bunun dışında Naci Ağbal ile ilgili de bir iddia ortaya atılmış. Naci Ağbal’ın Maliye Bakanlığına getirileceğine dair. Baş döndürücü bir trafik gerçekten. foto kaynak: unsplash.com ANKARA SÖZLEŞMESİ HAZIRLANIYOR…      Gelelim İstanbul Sözleşmesi’ne. Bazı hukukçular bu anlaşmadan ancak meclis kararıyla çıkılabileceğini ve hala anlaşmanın devam ettiğini söylüyorlar. Olay meclise gelirse değişen bir şey olur mu? Olmaz. Çünkü çoğunluk Cumhur İttifakı’nda olduğu için yine anlaşmadan çıkılması yönünde bir karar alınacaktı. Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan K

Kalıcı olarak bizi eve kapatmak istemelerinin nedeni ne?

Resim
      Bu virüsü dünyayı yönetenler bizleri eve kapatmak için kullanacaklar. Bu çok gündeme getirilen bir iddia. Yalnız burada şuna dikkatinizi çekerim: Bu eve kapatma pandemi dönemi için değil. Pandemi bittikten sonrası için bu ev kapatma muhabbeti. Türkiye’deki bazı büyük firmalar kalıcı olarak evden çalışmaya geçeceklerini açıkladılar. Peki bizi eve kapatmakla ne amaçlıyorlar? İş yeri maliyetlerini düşürmeyi mi? internetten alış verişi, kalıcı hale getirmeyi mi? En son, nihai amaç ne burada? Sizin bu konuda kulağınıza gelen bir şeyler var mı? BONUS YAZI: 2021 de gözden çıkaralım mı? foto kaynak: unsplash.com 10 MİLYON İZLENMEYE SEVİNEN ALEYNA?           Aleyna Tilki, yeni çıkardığı İngilizce teklisi Retrograde, 10 milyona ulaştı diye teşekkür mesajı yayınlamış İnstagram’da. O paylaşımı görünce, “Hey gidi Aleyna. 100 milyon barajlarını çok kolay aşmıştı diğer şarkılarında. Şimdi bu şarkısında 10 milyona ulaştım diye seviniyor. Ben böyle bir paylaşım yapmaya utanırım be. Hatta bö

Çanakkale şehitlerine layık mıyız?

Resim
      “Çanakkale şehitlerine layık mıyız?” diye düşündüm bugün. Sadece 18 Mart’a özel düşünmüyorum bunu aslında. Yıl içinde, herhangi bir vesileyle Çanakkale türküsüne denk geldiğim zamanlarda da düşünürüm bunu . Ve içimden, “Yok, sizlere layık olamadık” derim. Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. foto kaynak: unsplash.com SAYGIDAN…      Ben askerliğimi Çanakkale’de yaptım. Türkiye’nin kalbinin attığı yerde. Askerlik yerimin Çanakkale olduğunu öğrendiğimde de çok sevinmiştim. Çünkü orası unutulmayacak bir zaferin yazıldığı yerdi. Askerliğin sonuna doğru şehitlikleri gezdik. Elimi kolumu nereye koyacağımı bilemedim. Çünkü şehitlere olan saygım, bu ülkedeki herkes gibi çok büyüktü de ondan. BONUS YAZI: Millet ile Mehmetçiği karşı karşıya geldi… BİR KİTAP ÖNERİSİ…      Çanakkale savaşı hakkında okuduğum bir kitabı da önermek isterim burada: Uzun Beyaz Bulut Gelibolu. Buket Uzuner’in kitabı. Kadere bakın ki bu kitabı yerinde, yani Çanakkale’de, askerliğimi yaparken okumuştum. Ya a

Yılların biriktirdiği defterler...

Resim
      Bir tane YouTuber, bugüne kadar kullandığı defterleri anlatmış videosunda. 10-15 tane defteri vardı. Hepsini teker teker anlatıyordu. Ne zaman almış, kim hediye etmiş, içinde neler yazmış vs. video çok uzundu. 42 dakikaydı galiba. Defterler hakkında da çok detay verince sıkıldım ve kapattım. Eğer defterlerin içeriğinden kısa kısa bahsedip geçseymiş, tadından yenmez bir video olacakmış. foto kaynak: unsplash.com SOSYAL MEDYANIN ATASI OLARAK BLOG…      Mesela bir defterde izlediği diziler hakkında yorumlarını yazmış. “Tıpkı bir bloğa yazarmış gibi yazmışım” dedi. Sosyal medyanın atası blog. Bu bahsettiğim YouTuber kız arkadaşımız da blog dünyasından geçmiş. Kendi bloğu olmuş, kız arkadaşlarıyla ortak blogları olmuş. BENİM DEFTERLERİM NELER?      O videoyu izlerken ben de kendi defterlerimi düşündüm. Benim günlük olarak tuttuğum defterlerim var. Okuduğum kitapları yazdığım bir not defterim var. Ama ona bayadır not almıyordum. Bir ara kaybetmiştim onu. Şimdi yeniden buldum. Yen

Cumartesi günleri sokaklara çıkmaya devam...

Resim
      “Yasaklarla ilgili açıklama yapıldı mı?” dedim babama.   Kanal D’nin haberlerini izliyormuş o sırada, “Kanal D’de bir şey denmedi” dedi. “Baba onlar yayınlamaz. Sen Ntv’yi aç” dedim. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonuna gelmişti biz açtığımızda. Yasaklar aynı şekilde devam edecekmiş. Ve süreci gözlemlemeye devam edeceklerini söyledi. Neyse ki cumartesi günü dışarı çıkma imkanı var şimdilik. Hafta içi çalışıyorum çünkü. foto kaynak: unsplash.com YÜRÜYÜŞÜ BENZİYOR GİBİ…      Maraşlı’yı izledik Atv’de. İzlediğim birkaç diziden biri. Bizimkiler, Maraşlı’nın yürüyüşü hakkında birkaç şey söylediler. Sağ kol devamlı sabit, sol kol ise hareketli şekilde yürüyordu Maraşlı o sahnede. Bu yürüyüş tarzının aynı Putin’e benzediğini söylediler. O sahne özelinde hakikaten de benziyordu. Aslında ben de daha önce yürüyüşünü birine benzetmiştim ama kim olduğunu çıkaramamıştım bak. Demek ki Putin’miş o benzettiğim kişi. BONUS YAZI: Benim için kişisel blog ne demek? ÖLECEKLER YAKINLARIN

Dolma kalem ihtiyacından niş bloğa uzanan bir yazı...

Resim
      Bir tane blogger anlatıyor. Dolma kalem almak istemiş. Ve internette dolma kalem üzerine araştırma yapmış. Ama önüne çıkan yazılar, hep İngilizce kaynakların Türkçe çevirileriymiş. DOLMA KALEM BLOĞU…      Sonra bir bloğa rastlamış. Bu blogda sadece dolma kalem üzerine yazıyorlarmış ekip olarak. Dolma kalemleri alıyorlar, kullanıyorlar ve daha sonra da tecrübelerini yazıyorlarmış. Bu şekilde yazıları çeşitlenmiş. En iyi dolma kalem markasından tutunda, kalem dünyasıyla ilgili her şeyi yazıyorlarmış. foto kaynak: unsplash.com DOLMA KALEMDEN ANLIYORSUNUZ…      Bizim blogger arkadaşımızın kaldığı kent olan Kocaeli’de istediği dolma kalemi bulamamış. İstanbul’a gittiği bir dönemde bir kırtasiyeye istediği dolma kalem markasını söylemiş. Adam şaşırmış, “Dolma kalemden anlıyorsunuz galiba” demiş. Çünkü istediği dolma kalem, en kaliteli olan dolma kalemlerdenmiş. BONUS YAZI: Yılmaz Erdoğan yazmaya nasıl başlamış? DOLMA KALEMLER ÜZERİENE YAZMAYA BAŞLAMIŞ…      Yani bu dünya