hatıralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hatıralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bulutlara Esir Olduk şarkısına esir oldum...

     Abi bu adam nasıl bir şarkı yazıyor ya? Oğuzhan Koç’tan bahsediyorum. Şu anda Süper fmde dinliyorum. Bulutlara Esir Olduk şarkısı. Tamam, bu adam komedi oyuncusu. Ama aynı zamanda bir şarkıcı. Sadece söylemiyor, yazıyor da. Hem de iyi yazıyor. Gülben Ergen’le beraber düet yaptıkları şarkı, sonra bu şarkısı. Bu çocukta maya var. Mizahi tipte şarkılar da yazıyor. Ama şunu söyleyeyim: Bu adam yaptığı slov şarkılarla damga vuracak. Yaptığı bu slov şarkılar, unutulmayacak slov şarkıların habercisi bence. Zaten dışardan bakıldığında, adamın hassas bir ruhu olduğu belli. Her akşam, Bulutlara Esir Olduk şarkısı çıkınca, birden hüzün basıyor içimi. Kavuşamayan sevdalılar geliyor aklıma.

oğuzhan koç, bulutlara esir olduk, hatıralar, evinde ölü bulundu haberleri, güncel

                                         SADECE BENİM HATIRALARIMDAYIZ
     Senle biz bittik. Artık ikimizde hatıralarda kaldık. İkimizin ilişkisini bilen kişilerin hatıralarında. Kaç yıl oldu? Onlar da unutmuştur zaten. Sadece ikimizin hatıralarında kaldık artık. Bir senin kalbinde, bir benim kalbimde. Belki sen de çoktan çıkardın attın beni hatıralarından. İkimiz artık sadece benim hatıramda yaşıyoruzdur. Hep hatıramda mısın? Değilsin. Ama zaman geliyor, an geliyor, bir koku, bir yer, ya da bir şarkı gönül telimi titretiyor. İşte o zaman donuk olan hatıralarım canlanıveriyor bir anda. Sanki hatıralarımı buzluğa koymuşum da, seni hatırlatan bir şey olunca, sanki hatıralar buzluktan dışarıya çıkarmış gibi oluyorum. Yavaş yavaş çözülüp canlanıyorlar. Ama neyse ki hayat hatıralara takılı kalıp öylece durmamı bekletecek kadar izin vermiyor. Hatıralar buzluğa, ben hayata devam ediyorum.
                                     EVİNDE ÖLÜ BULUNDU KLASİK HABERİ
     Yine Amerika’lı ünlü bir sanatçı hayatını kaybetti. Bu tür bir haber okuyorsanız, devamı muhakkak şöyle geliyordur: “Evinde ölü bulundu” ya da başka bir versiyonu, “Otel odasında ölü bulundu”. Bu durum hiç sizin dikkatinizi çekti mi? Hani batı için, “Aile ilişkileri zayıf, aile kurumu yok” denir ya. Bu ölüm haberleri, bu söylenenleri haklı çıkartıyor. Adam ya da kadın, dünyanın bilmem sayılı filmci ya da şarkıcılarından biri, koskoca malikanesinde kendi kendine yaşıyor. Ve acı son. “Evinde ölü bulundu” haberi. Yani ne kadar para, ne kadar şöhret, o kadar yalnızlık diyebiliriz herhalde. 

Çocukluğum: Pamuk Dede hatırası...

     Ben çoğu zaman, çocukluğumu hatırlarım. Hem de büyük bir özlemle. Yine çocukluğuma dair bir anı geldi aklıma. Bizim bir Hacı Dedemiz vardı. Orta boylu, biraz göbeklice, sakalları uzun ve beyaz, başında da devamlı takkesi olurdu. Devamlı güler yüzlüydü. Çocuklar ona birde, “Pamuk Dede” derlerdi. Pamuk Dede denmesinin sebebi ise: O bembeyaz sakallarıydı. Bizim mahalleden ne zaman geçse, tüm çocuklar onun etrafına toplanırlardı. Sakallarını tutarlar, okşarlar ve hep bir ağızdan da, “Pamuk Dede, Pamuk Dede” diye bağırırlardı. Oda çocuklara gülümseyerek karşılık verirdi. “Yüzünde nur vardı” derler ya. Aynen, Hacı Dedenin de yüzünde nur vardı. Çocukları seven bir kişi zaten, nasıl kötü biri olabilir ki?

çocukluğum, hatıralar, yaşadıklarım

                                       
                                       ELİNİ ÖPERDİM HER ZAMAN
     Onunla ilgili başka bir anı daha hatırlıyorum. Sanırım bir Avrupa Şampiyonasıydı. Kahveye dedemle beraber gitmiştik. Normalde kahveyle hiç işim olmazdı. Gerçi şimdi de yok ya. Maç var diye gitmiştim bende. Hacı Dede de oradaydı. Hollanda’nın maçını izliyorduk. Rakip takımı hatırlamıyorum şu an. O zamanlar Hollanda futbol takımında Edgar Davids diye bir oyucu vardı. Saçları uzundu. Ve gözlüklüydü. Sonradan öğrendim ki, hastalık sebebiyle o gözlükleri takarmış. Hacı dede onun için, “Şu saçlı olan iyi oynuyor bak” derdi gülümseyerek. Hoş sohbet bir adamdı yani. Ne zaman denk gelsem, elini öperdim. Halimizi hatrımızı sorardı. “Annen-baban nasıl, iyiler mi?” sorusu, hemen ardından gelirdi.
                              NASREDDİN HOCAYA BENZETİRDİM ONU
     Annemi-babamı her zaman böyle sorması, hoşuma giderdi. Çünkü gerçekten bizi sevdiğinden sorardı. Hiçbir çıkarı olmadan. Samimiyeti hemen geçerdi insana. Onu gördüğüm zaman, moralim yerine gelirdi. “İşte böyle güzel insanlarda var” dedirtirdi. Fiziki yapısından davranışlarına kadar onu düşündüğümde, “Galiba bizim Nasreddin Hocamızda, Hacı Dedemiz gibi biri olsa gerek” derdim. Nasreddin Hocayı anlatan yazıları okuduğumda, gözümde Hacı Dede canlanırdı. Artık mahallede çocuklar, “Pamuk Dede, Pamuk Dede” diye bağırıp koşmuyorlar. Pamuk Dede bundan birkaç sene önce, hakkın rahmetine kavuştu. Cenazesine katılmak nasip olmadı. Ama katılanlar anlattılar. Cenazesi çok kalabalıkmış. Benim de beklentim bu yöndeydi zaten. Herkesin sevdiği Hacı Dede için, başka türlüsü düşünülemezdi.

Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com