Nihat Hatipoglu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nihat Hatipoglu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Nihat Hatipoğlu ezan okunurken duaya devam etmezdi...

Dikkatimi çeken bir şeyi paylaşmak istiyorum sizinle: Daha önceleri Nihat Hatipoğlu, dualarını ezan başlayıncaya kadar yapardı.

Ezan başlayınca da duayı bitirirdi. Biz de ezanı dinlerdik. Ama bu Ramazan ayında artık duaları ezana denk getiriyor. Ezan başlasa da duayı bitirmiyor.

Bir yandan ezan okunurken bir yandan biz de dua etmeye devam ediyoruz. Ezan bitinceye kadar duayı devam ettiriyor. Ezan bitiyor, duayı bitiriyor.

Özellikle yapıyor bunu. Geçen senelerde böyle yapmıyordu da neden bu sene böyle yapmaya başladı? Programın sıkı takipçileri benim gibi bu durumu fark etmişlerdir.

Hocaya sorular soruyorlar ya. Ben de bu soruyu sormak isterdim kendisine. Bu tür farklılıklar dikkatimi çekiyor ister istemez.

Nihat Hatipoğlu'nu neden izliyorum?

     Bu Ramazan ayında da Nihat Hatipoğlu’nu izliyoruz. “Nasihat ettiği için seviyoruz biz bu adamı” dedim içinden programını izlerken. Biz böyle birini arıyoruz işte. Bize nasihat edecek. Nasihat ederken de insanları dışlamayacak.

TELEVİZYONU TERBİYE ETMEK…  

     Birol Güven’in şu sözünü çok beğendim: “Televizyonu düzeltmekle bizlerin düzeleceğini sanıyoruz” Yine bir başka ifadesi, “Televizyonu terbiye etmek”

TUZAK FİLMİNİ YILLAR SONRA YENİDEN İZLEMEK…

     Çarşamba akşamı Cüneyt Arkın’ın, “Tuzak” adlı filmini izledik. Daha önce izlemiştim aslında. Uzun zaman sonra tekrar izlemek güzeldi.

GÜN BOYU KİTAP MI OKUYORLAR?

     İnstagram’da ve YouTube’da kitap kanallarını her izlediğimde ben de şöyle bir izlenim oluşuyor: Bu insanların başka işleri güçleri yok. Gün boyunca sadece kitap okuyorlar. Eğer böyleyse onlardan mutlusu olmasa gerek.

    

    

Zoom üzerinden Nihat Hatipoğlu'na sorular...

     Nihat Hatipoğlu artık Zoom üzerinden programına soru alıyor. Hocanın arkasına dev bir ekran koymuşlar. Ekranda bir anda binlerce pencere açılıyor ve o pencerelerde de insanlar. Kendinizi bir anda teknolojik bir filmin içinde zannediyorsunuz. Nihat hocayı takdir ediyorum ama. Şu anda kullanılan, en güncel uygulama ne varsa onu programında kullanıyor. Ama ne olursa olsun Sultanahmet Meydanı’ndaki o kalabalık programların tadını asla vermiyor.

İLK PROGRAM REYTİNGLERDE NE YAPTI?

     Bu arada hoca, ilk sahur programıyla reytinglerde ilk 10’da kendine yer bulamamış. Ama günler geçtikte reyting listesinde zirvelerinde Nihat hocayı görürüz. Normalde Nihat Hatipoğlu’nun reyting listesindeki yeri, ilk 20’dir. Bazı özel gecelerde- mesela Kadir Gecesi- ilk 10’a, hatta ilk 5’e girdiği de olur.

Nihat Hatipoğlu, koronavirüse mi yakalandı?


     Nihat Hatipoğlu, koronavirüse mi yakalandı? Sitelerde Nihat Hatipoğlu’nun sakallı ve bitkin bir şekilde görünen fotoğrafı paylaşılıyor. Bu fotoğraf Facebook hesabından paylaşılmış ve herkesten dua istenmiş. Ama hastalığının ne olduğu yazılmamış.  

Nihat Hatipoğlu
foto kaynak: internethaber.com
     Sonradan asistanı açıklama yapmış. Koronavirüs nedeniyle değil ciğerlerindeki sorun nedeniyle evde dinleniyormuş. Tabi bu arada her ihtimale karşı test yapılmış ama negatif çıkmış. İlerleyen günlerde yeniden test yapılacakmış.

Ne blogda yazı yazmak istedim ne de YouTube'da video izemek...


     Serenay Sarıkaya’nın şampuan reklamı var. Böyle fısıltıyla konuştuğu. Fısıltıyla konuşması nedense sinirime dokunuyor.

     Nihat Hatipoğlu anladığım kadarıyla programında gelen telefonlardaki sorulardan rahatsız. Sanki devamlı telefonla soru sorulmasına gönlü yok gibi. 

     Sorulan sorular ruhani ortamı bozuyor resmen. Hocanın yapısına ters o sorular. Biz hocayı tatlı tatlı anlatımıyla sevdik. Anlatımı azalttırıp telefonla bolca soru aldırıyorlar hocaya. Bilmiyorum ki niye böyle oldu?

     Nihat Hoca yazacağım zaman hocadaki h büyük harf olarak mı yazılmalı? Aklıma takıldı. Bu gibi durumlarda aklıma devamlı takılır zaten. H, büyük yazılmalıymış.

     Bugün bir ara ne yapacağımı bilemedim. Blogda yazı yazmak istemedim. Film izlemek istemedim. YouTube’da video izlemek istemedim. Hiçbir şey yapmak istemeyerek kaldım öyle.

"Hocam bende korona var oruç tutabilir miyim?"

Nihat Hatipoğlu korona sorusu
foto kaynak: internethaber.com

     Ramazan ayına az kaldı. Yine hocalara acayip acayip soru dönemleri geldi. Seyircilerin çoğu sadece soru sormak için soruyorlar bunu biliyoruz artık. Peki bu ramazanda neler sorulabilir sizce? Mesela şu sorulabilir mi: “Hocam bende korona var. Yine de oruç tutabilir miyim?” Nihat Hatipoğlu’na bu soru sorulursa şaşırmayacağım. Sorularda sınır tanımayan halkımız bunu da sorabilir.

Yapımcılar ve sinemacılar tartışmasında somut rakamlar niye yok?


Günlerdir sinemacılar ile yapımcılar arasında bir tartışmadır gidiyor. Parada anlaşamıyorlar orasını anladık. Ama kaç parada anlaşamıyorlar. Ortaya somut rakamlar koymuyorlar. Yok mısır parası, yok şu, yok bu parası. “Yapımcılar olarak biz bir biletten şu kadar lira almamızın hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Ama sinemacılar bize şu kadar veriyor. Burada anlaşamıyoruz” demiyor kimse. Ve görünen o ki, iki taraf da istedikleri olmadıktan sonra anlaşmayacaklarını gösteriyorlar. Bakalım ilk kim pes edecek?

yapımcılar ve sinemacılar

“LİKE’LARINIZIN DA HESABINI VERECEKSİNİZ “
Bu söz sosyal medyada baya gündem oldu. Nihat Hatipoğlu söylemiş bunu. Mizahı muhakkak yapılacaktır. İlk duyduğumda bende de bir gülümseme belirdi. Ama muzipliği bir kenara bırakıp düşünürsek. Nihat Hoca haklı. Bir kişi hakkında yalan yanlış bir tiviti sende paylaşırsan, senin takipçilerin de bunu görecek. Sende milletin bu yalan yanlış haberden, haberdar olmasına vesile olacaksın. Çok saçma gibi ama değil. Şimdi sosyal medyadaki paylaşımları bir göz önüne getirin. Bu dediğime uyan kaç paylaşım hatırlayacaksınız hemen. Sizi kastetmiyorum. Başkalarının bu konudaki paylaşımlarını.

Foto kaynak: https://unsplash.com/photos/mm5rABWXNDg

Mars ve Nihat Hatipoglu nasil bir araya gelir?

    Sosyal medya, biz blogcular icin bulunmaz bi nimet. Konu sikintisi cektigimiz zamanlar, hemen sosyal medyaya basvuruyoruz. En fazla yararlandigimiz sosyal medya ise: twitter. Twitter'da ister siyaset, ister hayata dair, isterse de esprili paylasimlar bulabiliyorsunuz. E biz de buralardan, bloggerlar olarak ekmek cikariyoruz. Bu ekmeklerden biri de, Mars oldu. Mars ile Nihat Hatipoglu bir araya gelir mi? Turkiye'de yasiyorsak gelir.
      HOCAM MARSTAKi SU iLE...
   Nihat Hoca'ma, yine gundem yaratan bi soru sormus gencler. Demisler ki, "Hocam, marstaki su ile abdest alinir mi?". Bizim ulkemizde, inkar edilemez bir mizah yatkinligi var. Adamlar, nerelerden ne cikariyorlar. Sahsen, boyle bir soru, benim aklima gelmezdi. Belki de, yasadigimiz zorluklar bizi mizaha itiyordur. Ne dersiniz? Ben bu tur mizahi seviyorum. Cunku bu mizahta asagilama yok. Twitter'da, maalesef bu tur paylasimlarda var. Tek kelime ile igrenc buluyorum.
        MARSTA KiBLE MEVZU
    ikinci bir bomba soru daha sormuslar Nihat Hatipoglu'na, "Hocam, Marsta kibleyi nasil bulacagiz?". Tek kelimeyle harika. Hocam da, bu isin espri oldugunu anlamis tabi. Gencleri de kirmadan, "Mars' ta eger su varsa, abdest alinir" demis. Videosu var. izleyin derim. Kible konusuna gelince de, "Kible dunyada olur. Marsa cikta,  ondan sonra dusunuruz" demis. Nihat Hoca'yi bu yuzden seviyorum iste. Kimseyi kirmiyor abi. Devamli guler yuzlu. Su stresli ortamda, bi anlik gulumsememize neden oldu bu haber.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com