Okan Bayülgen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okan Bayülgen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cem Gelinoğlu'nda, Okan Bayülgen havası mı var?

Aslı Şafak ile İşin Aslı programına Cem Gelinoğlu ve Doğu Demirkol konuk olmuş. Onu izledim.

Cem Gelinoğlu daha önce iki defa bu programa gelmiş.

Programın sunucusu Aslı Hanım, o iki programa gönderme yaparak, “Cem sana ne oldu? Sen çok konuşkan olmuşsun” dedi.

Program sunucularının en sevdiği konuk tarzı, konuşkan konuktur diye de ayrıca ekledi.

Cem Gelinoğlu ise bu durumu, moduna bağladı.

Bazı zamanlar çok içe kapanık olduğunu, bazı zamanlar da böyle olduğunu söyledi.

Bence moduyla ilgili değil. En azından bana öyle gelmedi.

Çünkü Doğu Demirkol’a sorulan sorulara da kendisi cevap verecekti neredeyse.

OKAN BAYÜLGEN DE KONUŞULDU PROGRAMDA…

Okan Bayülgen’in, konuklarından çok kendisinin konuşması hakkında.

Hatta Doğu onunla ilgili, “Okan Bayülgen konuşacak, onu dinleyecek konuklar aranıyor” diye de espri yaptı.

Cem Gelinoğlu’ndan, Okan Bayülgen havası aldım.

Hep o konuşmak istiyor sanki.

Konuşmaya başlayınca 3-4 dakika susmuyor. Devamlı anlatmak istiyor.

Okan Bayülgen kadar olmasa da.

Ama şunu da ekleyeyim: Konuşması da dinleniyor. Ben dinlerken zevk aldım. Ne diyecek diye bekledim.

Boş konuşmuyor yani. Hayata dair, filme dair, diziye dair, ilişkilere dair. Her ne konuda konuşursun kendisini dinletiyor.

Bu çok önemli bir özelliktir bak. Acun Ilıcalı da hep buna vurgu yapar. “Seyirci bu adam ne diyecek diye bekliyorsa o adam olmuştur” der Acun.

CEM GELİNOĞLU, STAND-UP YAPACAKMIŞ…

Bu arada Cem Gelinoğlu, stand-up şovlarına başlayacakmış.

Kendisini severim. Hem adaşım olduğu için, hem filmlerinden dolayı, hem de televizyondan gördüğüm kadarıyla iyi bir insan olmasından dolayı.

O yüzden başarısız olmasını istemem.

Çünkü stand-up farklı meziyetler gerektirir.

Tamam, hep kamera arkasında başarılı oldun. Ama sahne farklı bir yer.

Seyirciyle bire bir temas halindesin. Anlık tepki alıyorsun. Bunu yönetebilmek, senaryo içinde oynanan oyunculuktan çok daha zor.

Önce kendi arkadaşlarına yapacakmış gösterisini. Sonra da tüm seyircilere.

CEM GELİNOĞLU VE DOĞU DEMİRKOL İYİ BİR İKİLİ OLMUŞLAR…

Başka bir not daha. Cem Gelinoğlu ve Doğu Demirkol’un beraber konuk olduğu ve benim izlediğim ikinci programdı bu.

İlk program Kafa TV, YouTube kanalındaki Dolunay Soysert’in sunduğu Ne Münasebet programıydı.

İki programda da iyi bir ikili oldukları izlenimini aldım. İkisi de birbirine saygı duyuyor.

Doğu, Cem’i gerçekten bir abi gibi görüyor. Belki ileride başka işlerde yine beraber oynarlar.

Ama oynamasalar bile çok iyi dost olduklarını ve bu dostluğun yıllarca devam edeceğini düşünüyorum.

 

Okan Bayülgen televizyonu bırakmış...

Dondurmanın topu olmuş 25 lira. İki top söyledim. Biri vanilya, biri kakao. Dondurmamı yedikten sonra avmnin arka tarafında açılmış olan kitap fuarına gittim. Çok küçüktü. Şöyle baştan sona turladım ve çıktım. İki dakikada olup bitti her şey. Kitaplara bakıyorum. Hemen eleman geliyor. Ya bi gelme, bir sıkma beni. Ben ihtiyacım olursa seslenirim sana. Sırf bu sık boğazdan dolayı durmadım çıktım. Ülker Fırtınası kitabını sonunda bitirdim. Sonu beklediğim gibi değildi. Yine de sıradan bir sondu. Tam bu yazıyı yazarken Onedio’dan bildirim geldi. Okan Bayülgen televizyonu bırakmış. 30 yıl boyunca çok uzun programlar yaptığını ve artık buna gücünün olmadığını söylemiş. Televizyonsuz yapamaz o, yine döner bence.

Okan Bayülgen'in en çok kullandığı cümle...

*Okan Bayülgen’in programını izlerken fark ettim ki, devamlı tekrar ettiği cümle, “Çok acayip” Peki Beyaz’ın en çok tekrar ettiği cümleyi hatırlayanınız var mı? “Doğru mu?” cümlesini çok kullanırdı o da.

*Babam ki, dizilerle fazla işi olmaz. O bile söylüyor, “Fox’un dizileri tutmuyor” diye.

*Güldür Güldür Show’da, İbrahim’in, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı takliti çok güzel.

*Kardeşlerim dizisinden nedense soğudum.

*Okan Bayülgen programlarını seyircisiz yapıyor. İyi mi olmuş, kötü mü, bilemedim.

*Ne zaman Yıldızlararası filminin müziğine denk gelsem etkiler beni. Ne müzik yapmışlar öyle.

*Türkiye’de adım başı olan şeyler: Eczaneler, A101 ve BİM.

*Tatil günümde mekanlara akacağım diyorum. Tatil günü geliyor. Üstüme bir ağırlık çöküyor. Yerimden kalkamıyorum.

 

 

Okan Bayülgen'e göre Ay'a gidildi mi?

     Okan Bayülgen, Amerika’nın Ay’a gitmediğini söylemiş. Böyle düşünenlerin sayısı hiç de az değil. Bana gelince, ben de emin olamıyorum bu konuda. İnsanlara güvenim kalmadığı gibi devletlere de güvenim kalmadı. Gün gelip yalan olduğu ispatlanırsa da şaşırmam.

PARAYA PARA DEMEYECEK…

     Netflix, Squid Game dizisiyle beraber abone sayısını tüm dünyada patlatacaktır. Ne yana baksak bu diziyi görüyoruz çünkü. Ve son gelen habere göre Netflix’in, bu diziden tam 900 milyon dolar kazanç elde edeceği tahmin ediliyormuş. Biz de dizi işine mi girsek ne yapsak?

UZAYIN İNSANLARA ZARARI…

     Uzay yolculuğundan dönen kozmonotlarda, beyin hücresi hasarı tespit etmişler. Daha şuncacık görevlerin insanlara böyle bir hasarı olurken, insanlık nasıl olacak da Mars’a yerleşecek?

Okan Bayülgen'in yeni imajı itici geldi bana...


     Okan Bayülgen’in yeni imajını gördüğümde eski filmlerinden bir kare diye düşündüm. Böyle radikal bir değişikliğe gideceği hiç aklıma gelmezdi çünkü. Kafayı kazıtmış. Top sakal bırakmış. Yıllardan beri saçlı gördüğümüz için çok acayip ve itici geldi. Daha önce saçlarını çok kısa kestirdiğini hatırlıyorum. Ama ilk defa saçını kazıttığını gördüm. Zaten kendisinin belli bir imajı yok. Devamlı kendisiyle oynamayı seviyor. O anki ruh haline göre. Kimi zaman saçlarını uzatır. Jilet gibi tıraş olur. Kimi zaman saçlarıyla beraber sakallarını da uzatır. Ama kazıtma bugüne kadar yaptıklarının çok dışında.

Okan Bayülgen


Foto kaynak: Okan Bayülgen resmi İnstagram hesabı

Okan Bayülgen tv 100 kanalı ile tekrar ekranlara dönüyor...



     Okan Bayülgen tv 100 kanalı ile tekrar ekranlara dönüyormuş. Yine bir ara bilinmedik bir kanalda program yapmıştı. Sonradan o kanala ne oldu bilen yok. Bu sefer ki bir haber kanalı. İki program yapacakmış. Bir tane tartışma programı. Muhabbet Kralı. Bir tane kabare şov programı. Kendi açtığı mekandan yayınlanacakmış program. 

Okan Bayülgen tv 100

     Kendisine 2 sene önce önce haksızlık yapıldığını söylüyor. Hani şu Kelebek ödül töreninde. Hiç de haksızlık değildi. Bazen sınırları zorluyor. O dönemde kanal D’de başlayacaktı programa. Ama o yaptığı hareket programın başlamadan bitmesine neden oldu. Ben Okan Bayülgen’i izlemeyi seviyorum. Ama bazen dediğim gibi sınırlarını bilmiyor. Bunun da bedelini de ödemiş oldu. Artık yeni bir başlangıç zamanı. Bakalım yeni programları nasıl olacak?

Foto kaynak: https://unsplash.com/photos/FbEEWiED3wM

Altın Kelebelek ödül değil, skandal töreni oldu...

     Altın Kelebek ödül törenine baktınız mı? Ben yarısından itibaren bakmaya başladım. Verilen ödüllerden biri de en iyi komedi dizisiydi. Ödülün açıklanacağı sırada kardeşimle göz göze geldik. “Şu anda komedi dizisi mi var ki ödül verecekler” dedim. Yine de, “Belki benim takip etmediğim bir dizi vardır” dedim ve sonucun açıklanmasını bekledim. Bir de ne göreyim. En iyi komedi dizisi diye Kiralık Aşk’ı seçmişler. “Yazıklar olsun” dedim. Buna kargalar güler ya. Romantik komedi olabilecek bir dizi, nasıl olur da komedi dizisi olur arkadaşlar, sorarım size. Bilmeyenlere örnek vereyim. Özellikle o Kelebek jürisine. Avrupa Yakası bir komedi dizisidir. Ya da ben pek sevmesem de Yalan Dünya bir komedi dizisidir.

Altın Kelebek ödül töreni, Okan Bayülgen, güncel
Bir ödül töreni böyle berbat edildi

                          DİRİLİŞ ERTUĞRUL EKİBİNİN KONUŞTURULMAMASI
     Altın Kelebek ödül töreninde yaşanan skandallardan biriydi bu. Birde Diriliş Ertuğrul ekibinin konuşturulmaması muhabbeti var ki o ayrı bir konu. Birde Cengiz Semercioğlu’nun çıkıp, “Diriliş Ertuğrul ekibi fazla alınganlık gösterdi” demesi yok mu? Tam bir pişkinlik. Adamları iki dakika konuşturmuyorsun. Daha ne alınganlığı olacak? Kasıtlı yapıldı ya da o an bir karışıklık yaşandı bilmiyorum. Ama gerçek olan bir şey varsa oda ayıp edildiğidir. Okan Bayülgen ayrı bir rezaletti. Okan Bayülgen’in sunacağını duyduğumda, “Bu adamla tören iyi mi geçer kötü mü geçer bilmiyorum. Hadi bakalım hayırlısı” demiştim. Tam bir rezalete imza attı.
                                  OKAN BAYÜLGEN ÖDÜL TÖRENİYDİ SANKİ
     Diriliş Ertuğrul ekibinin yaşananlara tepki göstermesinden dolayı birde çıkıp alaya almaz mı onları. Herhalde töreni kendi programı sandı. Kendi programında ne halt yersen ye, ne söylersen söyle. Ama böyle bir törende sana sunuculuk verilmişse, onun ağırlığında davran. Sonra tutmuş programında yaptığı medya arkası gibi bir şeyi törende yapmaya kalktı. Çok çok saçma bir fikirdi. İnsanlar oraya ödül almaya gelmişler. İnsanların yüzlerine karşı onlarla alay geçti. Tören sanki Okan Bayülgen Kelebek ödül töreniydi. Programı sunan kız ise hiç hareket etmeden öylece durdu. Okan Bayülgen kızcağızı yalnız bıraktı. O tek başına ne yapacağını bilemedi. Şu tören işlerinin hakkından bir türlü gelemiyoruz ya. Yine gelemedik. 


Okan Bayülgen, seslendirme yapmak için yaratılmış...

     Shrek serisini izleyen herkes, bu yargıya varır diye düşünüyorum. Tabi Okan Bayülgen on parmağında on marifet bir kişilik. Ama bugün ben, seslendirme sanatçısı kimliğine odaklanmak istiyorum. Sadece film seslendirmekle kalmıyor. Ayrıca, reklam seslendiren ünlüler arasında da kendine yer buluyor. Onun seslendirdiği reklam filmlerini izlemek çok keyifli. Özellikle Domestos mikrop reklamları bir harikaydı. Hala denk geldiğimde zevkle izlerim.
        SHREK'LE ÖLÜMSÜZLEŞTİ
     Shrek'te öyle bir seslendirme yapıyor ki. Adeta ölümsüzleşiyor. Bazen düşünüyorum da. Shrek'i, Okan Bayülgen değilde bir başkası seslendirseydi, yine bu kadar sever miydim? Severdim ama şimdiki kadar olmazdı diye düşünüyorum. Reklam filmleri, animasyon filmleri. Bunların hepsini sesiyle bir yerden alıp, bir yerlere getirdi. Bu nedenle diyorum ki; o, seslendirme sanatçısı olmak için yaratılmış.
       BU YAZIYI YAZMAMA SEBEP
     Ne zamandır böyle bir yazıyı yazmayı planlıyordum. Ama bir türlü fırsat olmamıştı. Ama bugün sabah kahvaltı yaparken kanalları zaplıyordum. Baktım Fox'ta Shrek 3 var. "Tamam, işte bugün sırası" dedim. Animasyonda seslendirme işin yarısı. Karakterlere ruh verme. Dışardan da seslendirmede ki başarımız takdir ediliyor. Shrek'teki seslendirmeyle ilgili olarak ödül aldığımızı duymuştum. Şaşırmadım. Çünkü biz bu işte iyiyiz. Hakkını vererek yapıyoruz.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com