25 Kasım 2020 Çarşamba

Vaka sayısı 28 bin 351...

 

Türkiye'deki vaka sayıları
foto kaynak: unsplash.com

     Koronavirüs sürecinin başından beri ilk defa, pozitif olup semptom göstermeyenlerde vaka sayılarına dahil edildi. Ve rakamlar bir anda 28 bin 351 olarak açıklandı. Ve yine vaka sayılarına göre ülkemiz dünyada 5’inci sırada yer aldı. Kimileri 3’üncü sırada demiş. Babala Haber’de 5’inci sırada yazıyordu. Ben onu baz aldım.

24 Kasım 2020 Salı

Hayata dair notlar 1...

AŞI YEMEDE TEREDDÜT EDİLİR Mİ?   

     Aşı bulunduğu zaman aşı olup olmama muhabbetinin çıkacağını düşünmüştüm. Gönüllü 12 bin kişi aranırken 20 bin kişi başvurunca bu düşüncemin yersiz olduğunu gördüm. Millet resmen koşa koşa aşı olmaya gidiyor.

hayata dair yazılar
foto kaynak: unsplash.com


TAM KAPANMANIN ELİ KULAĞINDADIR…

     Tüm televizyonlarda uzmanlar tam bir kapanmadan bahsediyor. En az iki hafta. Şu anda hafta sonları uygulanan bir kapanma var. Ama vaka ve ölüm artışları o kadar hızlı ki. Sanki, ya bu hafta sonu,  ya da bir sonraki hafta sonu tam kapanma kararı gelebilir.


2021’DE ÜÇÜNCÜ DALGA GELİR Mİ?

     Haberlerde duyduğumuz şeylerden biri de bu. 2021’de de peşimizi bırakmayacakmış bu korona. Ama bazıları da- örnek olarak aşıyı bulan Türk doktor- “Gelecek yıl kış ayında bu iş biter” diyor. Bizde inşallah diyoruz doktorumuza.

22 Kasım 2020 Pazar

21 Kasım 2020 Cumartesi

Sevgili günlük 18...

     Çok halsizim, çok yorgunum ve kafamı kaldıramıyorum sevgili günlük. Biraz da mide bulantısı var. Sabahtan beri böyleyim. Gece yarısı oldu ama daha tam düzelemedim. Aferin, Minoset ve şimdi ismini hatırlayamadığım bir mide bulantısı hapı içtim.


YENİ KİTAPLAR ALMAK İSTİYORUM…

     Rahatsızlığımdan dolayı Öğrenilmiş Çaresizlik adlı kitabı da okumaya devam edemedim. Yarın onu bitirip, kütüphaneden yeni kitaplar almak istiyorum.


sevgili günlük
foto kaynak: unsplash.com


BU AKŞAM NE İZLEDİK?

     A2’de Çocuklar Duymasın’ın tekrar bölümünü izledik. Şimdi de Atv’de, Kenan İmirzalıoğlu’nun sunduğu Kim Milyoner Olmak İster’i izliyoruz.


OSMAN’IN YENİ ALIŞKANLIĞI…

     Kedimiz Osman, kucağımıza ya da ayaklarımıza yatmaya başladı. Daha önceleri böyle bir huyu yoktu. Biz memnunuz yatmasından. Çünkü kendisi pek sevmeye gelmez.

      

Sevgili günlük 17...

     Sevgili günlük, koronavirüs başladığından beri en fazla can kaybı bugün itibariyle yaşandı. 141 kişi vefat ederken, günlük hasta sayısı da en yükseğe, yani 5.103’e çıktı.


sevgili günlük
foto kaynak: unsplash.com


İNSANIN OLDUĞU YERDE…

     Doktorun odasına girerken montlarımızı dışarıda bıraktık kardeşimle. Doktor ise, "Kızım dışarda herhangi bir eşyanızı bırakmayın” dedi.

 

     “Daha önce de bıraktım hocam. Bir şey olmadı diye yine bırakmıştık” dedi kardeşim. Ve yaşlı doktorumuzdan da duyunca çok beğendiğim cevap geldi, “İnsanın olduğu yerde her şey olur kızım.”


SAHİ, KALBİMİZ TEMİZ Mİ GERÇEKTEN?

     Kitaplara bakarken gözüme, “Kalbin Temizse Hikayen Mutlu Biter” adında bir kitap ilişti. Bir kişisel gelişim kitabı. İşte o an düşündüm, “Gerçekten de kalplerimiz temiz mi?”

20 Kasım 2020 Cuma

Sevgili günlük 16...

     #sevgiligünlük, daha önce ismini duymadığım bu yazar- Funda Özsoy Erdoğan- ne de güzel yazmış. Okumaya devam ediyorum Öğrenilmiş Çaresizlik kitabını.


     Twitter’a da hikaye özelliği gelmiş. İyi güzel de sanki Twitter’ın ruhuna aykırı gibi hikaye özelliği. Zamanla göreceğiz bakalım benimsenecek mi? ilk hikayemde yeni blog yazımı paylaştım. Topu topu üç kişi görmüş. Birde hikayelerin açılmasında yavaşlık var gibi.


sevgili günlük
foto kaynak: unsplash.com


     Merkez Bankası, o çok beklenen toplantısını yaptı. Toplantıda politika faizi 475 baz puan arttırıldı. Böylece faiz yüzde 10.25’ten yüzde 15’e çıktı.


     Bir Zamanlar Çukurova dizisini izliyorlardı bizimkiler. “Koskoca Hünkar bile gitti” dedim. Kardeşim de, “Dünya Kanuni’ye kalmamış ona mı kalacaktı?” dedi.


     Ben, Esra ve Pınar hayat üzerine konuştuk. İstediğimiz hayatı yaşıyor muyuz? Hayatta yeteneklerimizi keşfede bildik mi? Nasıl bir hayat yaşamak isterdik? Bu sorular etrafında döndük durduk.

18 Kasım 2020 Çarşamba

Sevgili günlük 15...

     Öğrenilmiş Çaresizlik kitabından bi 15 sayfa okuyup bıraktım. Bu ara önemli olan okuduğum sayfa sayısı değil her gün düzenli okumak.


     Hem blogdan para kazanmak istiyorum hem de bu yazdığım yazılarla para kazanacağıma inanmıyorum. Bu ne yaman çelişkidir.


sevgili günlük
foto kaynak: unsplash.com

     Bu hafta sonu itibariyle sokağa çıkma yasakları başlıyor. Bugün açıklanan verilere göre ilk defa ölüm sayısı üç haneli rakamları gördü. Ölen kişi sayısı: 116


     Çekim yasası ile ilgili videolar izliyorum. “Kendini hedefe ulaşmış gibi hayal et” diyorlar. Ama bu bana pek inandırıcı gelmiyor.

Sevgili günlük 14...

     Öğrenilmiş Çaresizlik kitabını okumaya devam ettim. Canım pek kitap okumak istemiyordu aslında.


     Ama her gün okuma rutinimi bozmamak adına 15 sayfa okuyup bıraktım. Konuşanlar’ı izledim YouTube’da.

 

     İlyas Yalçıntaş’ın konuk olduğu. Hasan Can çok küfürlü konuşmuş bu bölümde. Önceki programlarında da küfürlü konuşuyordu.

 

Sevgili günlük
foto kaynak: unsplash.com


     Ama bu programda dozu biraz fazla kaçırmış. Şoray Uzun, A Spor’a konuk olmuş. 3 saatlik programın bir saatini izledim.


     Geri kalanını da yine boş bir vakitte izlemeyi planlıyorum. Hafta sonu itibariyle sokağa çıkma yasakları başlıyor tekrar. Bu akşam açıklandı.

 

     Ama kimse açıklamadan bir şey anlamadı. Twitter’da çok mavrası yapıldı. 10:00 ile 20:00 arası sokağa çıkılacak mı, çıkılmayacak mı?

 

     Benim en son anladığım yasak 20:00 ile 10:00 arasını kapsıyor. Twitter’daki mavra çok iyiydi. Baya güldüm eğlendim.

16 Kasım 2020 Pazartesi

Soğuk havada maske takmak...

 

soğuk havada maske kullanmak
foto kaynak: unsplash.com

     Soğuk havada maske takmak daha kolay. En azından soğuk havada daha rahat nefes alabiliyor insan, sıcak havaya göre. Birde taktığımız bu maskeler yüzümüzü koruyor soğuktan. Maskeyi nefes almak için çıkardığımda yüzüme birden soğuk çarptı. Hemen maskeyi tekrar yüzüme çektim. Belli bir zamana kadar atkı yerine kullanabileceğiz gibi maskeleri.

15 Kasım 2020 Pazar

Bundan sonra bir kitaba 100 sayfadan fazla şans vermem...

 

Bir kitaba 100 sayfa şans vermek
foto kaynak: unsplash.com

     Bir daha, bir kitaba 50 sayfadan fazla şans vermem. 50 sayfa da az oldu be. 100 sayfa evet, 100 sayfa daha iyi. Bu yazıyı yazmadan dakikalar önce bir kitap bitirdim. Ama kitabı okumamış olanları etkilememek için kitap ismi vermiyorum. Boşa okuduğum bir kitap oldu. Birde çok methedilen bir kitaptı. Kitabı bitirdiğimde, “Bunu 100’üncü sayfada bırakmalıydım” diye kendime kızdım.

14 Kasım 2020 Cumartesi

Yetenek doğuştan mı gelir? Cem Yılmaz ve Can Yılmaz'ın çocukluğuna bakarak cevap veriyorum...

     Yetenek doğuştan mı gelir? Cem Yılmaz’ın kardeşi Can Yılmaz’ın anlattığına göre öyle. Çocukken Cem Yılmaz hep karikatür yaparmış.

 

     Ve eve gelem misafirlere gösterirmiş. Can Yılmaz ise hikayeler yazarmış. Ama o hikayeleri kimseye gösteremezmiş, çekinirmiş.


Yetenek doğuştan mı gelir?
foto kaynak: unsplash.com

     Cem Yılmaz karikatürden sahneye geçti. Can Yılmaz’ın kitapları var. Demek ki neymiş?

 

     Bir insanın yeteneği, daha çocukken ortaya çıkarmış. Ve yetenek doğuştan gelirmiş.

13 Kasım 2020 Cuma

Artık Google'ın istediği gibi değil, kendi istediğim şekilde yazıyorum...

 

seoya uymadan yazmak
foto kaynak: unsplash.com

     Daha önceleri Google’ın istediği tarzda yazıyordum, okunmak için. Ama artık kendi istediğim tarzda yazıyorum. Para kazanıp kazanamamama bakmadan. Seo falan takmadan. 300 kelime olacak diye kendimi zorlamadan. O an içimden kaç kelime yazmak geldiyse. Belki bu şekilde daha çok okunurum, kim bilir.

12 Kasım 2020 Perşembe

11 Kasım 2020 Çarşamba

Çekingenliğime bir örnek...

     2 tane papatya ekmeği aldım. Gözüme sandviçler takıldı. Yuvarlak olanlarından. “Bunlar ne kadar?” dedim.


     “6 lira dedi” kadın. “O zaman kalsın” dedim. Pahalı geldi bana. Kadın sanki bunu anlamış gibi, “3,5 lira olanlar da var” dedi.


Çekingenlik örneği
foto kaynak: unsplash.com


“3,5 LİRALIK SANDVİÇİ ALAYIM O ZAMAN” DİYEMEMEK…

     “Yok yok kalsın” dedim. Niye kalsın dediysem. Çekindim o an söylemeye. Belki de kadın benim hakkında, “Parası yok galiba çocuğun” diye düşünmesinden çekindim.


     Ekmekleri alıp çıktıktan sonra kendimle savaşım devam etti. Geri döndüm tekrar. Bu sefer adam vardı.


ÇEKİNGENLİĞİMİ YENDİM, GERİ DÖNÜP ALDIM…

     “3,5’luk sandviçlerden istiyorum” dedim. Uzunca olanlarıymış onlar. Sandviçi alıp dışarıya çıktığımda rahat ve kendine güvenen bir nefes aldım.

10 Kasım 2020 Salı

Hünkar Yaman'sız, Bir Zamanlar Çukurova olur mu?

      Dizilerde en sevmediğim şey bu: Dizinin başrollerinden birinin diziden ayrılması.


     Dizi o başrollerle var olmuş. Diziden bir tane başrolün ayrılması demek, dizinin kanadının kolunun kırılması demek.


     Hünkar Yaman, Bir Zamanlar Çukurova dizisinde ölerek ayrılmış. Başka başrollerde ayrılacakmış bu arada.


Hünkar Yaman öldü
foto kaynak: hurriyet.com.tr


BENİM HAYAL ETTİĞİM FİNALDE…

     Benim aklımdaki finalde Hünkar Yaman ile Fekeli evleniyordu. Onların ki büyük aşktı.


     Bir şekilde kavuşamamışlardı. Ama şimdi kavuşacaklar ve büyük aşklarını yaşayacaklardı.


     Dizi ne kadar uzarsa, böyle ayrılmaların yaşanması da kaçınılmaz oluyor. Bu dizi geçen sene bitecekti belki de.


KORONAVİRÜS OLMASAYDI…

     Ama araya koronavirüs girdi. Araya sokağa çıkma yasakları girdi. Dizi mecburen 3.sezona başladı.


     Keşke Hünkar Yaman’lı bir şekilde final yapılabilseydi.

9 Kasım 2020 Pazartesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Berat Albayrak'ın istifasını kabul etti, belirsizlik son buldu...

      Dün akşam Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak istifasını İnstagram’dan duyurmuştu.


     Ama bu açıklamadan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bununla ilgili bir açıklama gelmemişti.


Berat Albayrak'ın istifası
foto kaynak: internethaber.com


ERDOĞAN İSTİFA İLE İLGİLİ BİR ŞEY DEMEDİ…

     Bugün gün içerisindeki konuşmasında istifaya değinmedi Cumhurbaşkanı. Belirsizlik sürmeye devam etti.


SÖZCÜ ÇELİK İSE CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I İŞARET ETTİ…

     Akşam AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’e soruldu. “İstifayı kabul edip etmemek Cumhurbaşkanının takdiridir” dedi.


İLETİŞİM BAŞKANLIĞI SON NOKTAYI KOYDU…

     Yine bir şey belli olmadı. En son akşam saatlerinde İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Berat Albayrak’ın istifasını kabul ettiği duyuruldu.


     Böylece dün geceden beri süren bu muamma da ortadan kalkmış oldu.


İLGİNÇ BİR GECEYDİ…

     Dün gece gerçekten ilginç bir geceydi. Türk siyaset tarihinde unutulmayacak gecelerden biri oldu.

 

    

Polisiye okumak isteyenlere önerim: Ahmet Ümit'in Kavim kitabı...

 

Ahmet Ümit Kavim
foto kaynak: unsplash.com

     Sonunda Ahmet Ümit’in Kavim kitabını bitirdim. Zevk alarak okuduğum bir kitap oldu. Polisiye okumak isteyenlere önerimdir. Kitabı okurken, “Katil o mu, bu mu?” diye hiç kafa yormadım. Akışa bıraktım kendimi. Ama katili öğrendiğimde, “Yok artık” dedim. Beni ters köşe yapan kitapları seviyorum.

8 Kasım 2020 Pazar

Öyle bir otobüs şoförümüz var ki...

Otobüs şoförü böyle olmalı
foto kaynak: milligazete.com.tr

     Bizim bir otobüs şoförümüz var. Otoriter mi otoriter. Otobüsün arkasına seslenir, “Gençler ayakta durmayalım, oturalım” der.

 

     Ya da, “Gençler maskeleri yukarı çekin” der. Adam da yapılı, şişman ve sesi de kalın. Kimse de ses çıkaramaz ona.

 

     Bunu şuna benzetiyorum: Hani okulda bazı sert öğretmenler olurdu. Onların derslerinde çıt çıkmazdı sınıfta. Aynı o şekil işte.

7 Kasım 2020 Cumartesi

Eyvah!!! Maskeyi evde unutmuşum...

     Otobüs durağına geldiğim anda fark ettim ki maskeyi unutmuşum. Eyvah! Şimdi otobüs şoförü de almaz beni.

 

     Eve dönüp maskeyi alsam bu sefer de otobüsü kaçırırım. Hemen yanımdaki lokantaya sordum.

 

sokağa çıkarken maskeyi unutmak
foto kaynak: unsplash.com*** not: fotoğraftaki ben değilim


     Normalde maske lokantada ne arar. Ama herkes maske sattığı için yine de sordum. Neyse ki varmış.

 

     Üstelik adam para da almadı, sağ olsun. İlk defa siyah bir maske takmış oldum böylece. Küçük bir not: Ben normalde hep beyaz maske takarım.

Amerika başkanlık seçimleri, bizim seçimlere benzedi...

 

Amerika başkanlık seçimleri
foto kaynak: unsplash.com

     “Oylar yeniden sayılsın” ve “Biz kazandık” açıklamaları bizim seçimlerimizde olmuştu. Kim derdi ki Amerikan seçimlerinde de aynı açıklamalar yapılacak diye. Sosyal medyada bir tanesi de, “Amerika bizi takip ediyor” demiş. Cüneyt Özdemir’de “Amerika, büyük Türkiye oluyor” dedi.

6 Kasım 2020 Cuma

Whatsapp süreli mesaj özelliği ne işe yarıyor?

     Whatsapp’a süreli mesaj özelliği geldi. Eğer mesajınızın belli bir süre sonra silinmesini istiyorsanız bu özelliği aktif hale getirmeniz gerekiyor.


MESAJLAR KAÇ GÜN SONRA KAYBOLUYOR?

     Bu sayede 7 gün sonra mesajlarınız kayboluyor. Sohbet ettiğiniz kişi veya siz, süreli mesaj özelliğini istediğiniz gibi aktif ve pasif hale getirebiliyorsunuz.


Whatsapp süreli mesaj özelliği ne işe yarıyor?
foto kaynak: unsplash.com


WHATSAPP GRUPLARINDA NASIL OLACAK PEKİ?

     Whatsapp gruplarında ise bunu aktif hale getirme grup yöneticisinde oluyor.


WHATSAPP’A BU ÖZELLİĞİ GETİRMEK NEREDEN AKILLARINA GELDİ?

     Facebook zamanında Snapchat’i satın almak istemiş alamayınca da ondaki özellikleri kendi uygulamalarına eklemeye başlatmıştı. Bu da onlardan biri işte.


PEKİ YA SİZİN DÜŞÜNCENİZ NE?

     Whatsapp her geçen gün yeni yeni eklemeler yapıyor. Peki bu yeni ekleme, süreli mesaj için ne düşünüyorsunuz?  

Putin bırakıyor mu?

     Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Parkinson hastasıymış. Bu nedenle ocak ayı sonunda devlet başkanlığını bırakacakmış.


PARKİNSON İDDİASINI HANGİ GAZETE YAZMIŞ?

     İngiliz Daily Mail yapmış bu haberi. Habere göre 2012 yılından beri varmış bu hastalık kendisinde.


Putin istifa edecek mi?
foto kaynak: milliyet.com.tr


     Ben ilk defa duydum Parkinson hastası olduğunu. Siz daha önce duymuş muydunuz? Daha önce de Parkinson hastası olduğuna dair yine iddialar ortaya atılmış.


PARKİNSON DİYE HANGİ DERGİ SÖYLEMİŞ?

     Bu iddialar nedeniyle Britanya Tıp Dergisi bir inceleme yapmış. Sağ kolunda asimetrik olarak azaltılmış  bir kol salınımı olduğu  ve bunun Parkinson hastalığının bir belirtisi olduğunu söylemiş.


GÖREVİ NE ZAMAN BİTİYOR?

     Son bir not: Putin’in başkanlık görevi 2024 yılında bitiyor.

5 Kasım 2020 Perşembe

Ne olursa bu ülke gelişmiş demektir?

 

Bu ülke ne zaman gelişmiş olur?
foto kaynak: unsplash.com

     Gün gelip başka bir ülkeye imrenmediğimiz zaman. “Japonlar depreme dayanıklı evler yapıyorlar” deyip onlara imrenmediğimizde. “Amerika bilime önem veriyor abi. O yüzden dünyanın en büyük ülkesi” deyip imrenmediğimizde. “Adamlar yayalara yol veriyormuş abi ya Avrupa’da” deyip imrenmediğimizde bu ülke gelişmiş demektir.

4 Kasım 2020 Çarşamba

Cüneyt Özdemir'in gülüşü hakkında bir yazı...

       Cüneyt Özdemir’in gülüşü hakkında bir yazı olacak bu. Adam gülüyor diye söylemediklerini bırakmadılar.


     “Yok adam deli, yok psikolojisi bozuk.”


     Ne adam deli, ne de psikolojisi bozuk. Adamın tarzı bu şekilde.


     Benim asıl takıldığım nokta: Bunca yıl televizyon ekranlarında gülmeden nasıl dayanmış?


Cüneyt Özdemir gülüşü hakkında bir yazı
foto kaynak: onedio.com


TELEVİZYONDA DA İZLERDİM AMA…

     YouTube videolarında bunca yılın acısını çıkarıyor herhalde. Ben televizyonda denk geldiğimde de izlerdim. İşlediği konuya ve ağırladığı konuğa göre tabi.


     Ama YouTube’daki kadar zevk aldığımı hatırlamıyorum. İstediği gibi konuşuyor ya. Gülüyor ya. Vakit akıp gidiyor.


     1 saat içerisinde hem güzel vakit geçirmiş oluyorsunuz hem de gündemden haberiniz oluyor.


     YouTube’dan önce Cüneyt Özdemir benim için sıradan ya da herhangi bir sunucudan farksızdı.


     Kendisini izlemeye başlamam daha doğrusu takip etmeye başlamam YouTube kanalından sonra oldu.


ÇOK GÜLÜYOR DİYE HABER OLUNCA…

     Kanal açtığından haberim yoktu. Bu gülme mevzu nedeniyle sosyal medyada karşıma çıktı.


     O haberleri gördükten sonra izlemeye başladım.


     Ve tabi birde videolarında kullandığı o harika müzik. O müzik de popüler olup gitti.


     Ondan sonra bir çok YouTube kanalı o müziği kullandı.


VİDEOSUNDA POPÜLER ETTİĞİ ŞARKI…

     Ben sonradan o şarkıya ulaştım. Hatta onunla ilgili birde yazı yazdım.


     İsterseniz o şarkının tamamını dinlemek isterseniz o yazıma buradan ulaşabilirsin.


     Sosyal medyada gülmesiyle ilgili olarak deli midir nedir tarzı paylaşımlar yapılıyordu.


     Ön yargısız bir şekilde oturdum izledim videolarını.


ÇOK GÜLMESİ PSİKOLOJİK DEĞİL…

     Deli olduğunu ya da psikolojisinin bozuk olduğunu gösterecek bir emare ile karşılaşmadım.


     Adam sadece ve sadece eğleniyordu.


     Kendisiyle eğlenmeyle kalmayıp izleyenleri de eğlendiriyordu.


     Bu kadar yadırganmasının nedeni, daha önce böyle bir tarzın olmamasıydı muhtemelen.


     Hele ki kendini haber kanalı olarak tanımlayan bir kanalda, devamlı gülen bir adamın olması çok aykırı bir durumdu.


     Bu aykırılık kendisine hüsran da yaşatabilirdi. Belki de kumar oynadı ve tuttu da denebilir.


     Haber ile devamlı gülen bir sunucuyu yan yana düşünemeyiz biz.


     Çünkü haber sunanlarda devamlı ciddiyet görmeye alışkınızdır.


     Bu nedenle devamlı gülen bir sunucu izleyenleri şoke uğratmış olabilir.

 

     Yine o dönemde videosunda anlattığı bir anısı ile de çok konuşulmuştu.


AHU’NUN HİKAYESİ HERKESİ ÇOK ETKİLEMİŞTİ…

     Ahu’nun hikayesini anlatmıştı. Başrolünde kendisi ve Ahu’nun olduğu.


     Ertelemeyin diyordu videosunda.


     Gerçekten de çok dokunan bir yaşanmışlıktı. Ne zaman izlesem etkiler beni.


     İşte o zamanlar Tepkikolik, YouTube kanalı da tepki vermişti o videoya.


     O ana kadar sadece gülüşleriyle gündeme gelmiş olan Cüneyt Özdemir’in farklı bir yanını görüyordu kanaldakiler.


     Etkilendiler hepsi. “Hemen üye olacağım kanalına” demişti bir tanesi. Öyle alıp yürüdü işte YouTube kanalı.


     O video sosyal medyada çok paylaşılmıştı. Oda çok paylaşım olunca görmüş videonun alıp yürüdüğünü.


HALA GÜLÜŞÜNÜ YADIRGIYORLAR…

     Geçen gün YouTube kanalını izlerken hala gülüşüne gelen eleştiriler vardı.


     Artık o mevzuyu geride bırakmadık mı sizce de güzel kardeşim.


     Eğer adamın gülüşü seni rahatsız ediyorsa izlemezsin bir daha, olur biter.


     Bizim millette de böyle bir huy var: Sevmediği insanları takip edip onları eleştirmek.


     Kendinizi niye bu kadar kasıyorsunuz ki, anlamıyorum. İzlersin, “Bu bana göre değil, hoşuma gitmedi” der, bir daha izlemezsin.


     Bu kadar yani. Diyeceğin iki kelime. Bir ara YouTube kanalını izlemeyi bırakmıştım.


     Takipten çıkmadım, sadece videoları izlemiyordum. Bazen izleyecek havam da olmuyorum.


Sizin de öyle oluyordur muhtemelen. Her zaman modumuz aynı değil ki.


UZUN BİR ARADAN SONRA İZLEYİNCE…

     Geçen bir izleyeyim dedim. O videoda espriler harikaydı. Her zaman aynı olmuyor tabi. Gündemde bizi üzen olaylar da oluyor.


     O zaman böyle esprili yayınlar bekleyemeyiz tabi. Yayınlarında bence objektif yorumlar yapıyor. Kimine göre yanlı olabilir tabi.


     Cüneyt Özdemir’i YouTube’dan takip etme nedenlerinden biri de bu objektif yorumlarıdır. Sadece gülmekle iş yapılmaz yani.


     Onun dışında genelde bir habere bağlı kalmadan, gündemde ne varsa hepsini ele alıyor. Siyasetten magazine her konuda.


NE KONUŞUYORSAK YOUTUBE VİDEOLARINDA O VAR…

     Daha doğrusu sosyal medyada ne konuşuyorsak, onun videolarında o konuları görüyoruz.


     Zaten videolarında kendisi de devamlı söyler.


     Özellikle Şeyma Subaşı hakkında konuştuğu dönemde çok dile getirmişti.


     “Siz orada burada her yerde konuşuyorsunuz. Ama ben konuşunca mı sorun oluyor?” diyordu.


     Yani hayatta ne varsa, biz ne konuşuyorsak, oda YouTube kanalında onları konuşuyor.


YAPTIĞI İŞ ÇOK BASİTMİŞ GİBİ…

     YouTube yayınları ile ilgili dikkatimi çeken başka bir nokta da: Öylesine basitmiş gibi yapıyor ki.


     Sanki bende telefonu alıp, hemen video çekebilirmişim gibi geliyor. Ama hiç de öyle değil tabi.


     Arka tarafta bir gazetece birikimi var, bir yaşanmışlık var. Bunu, videosunu izlediğinizde anlıyorsunuz zaten.


YAPTIĞI İŞİ SEVİYOR…

     Adam yaptığı işi seviyor birde. Bunu her halinden anlıyorsunuz. Zaten biri işini bu kadar sevmese, bu kadar gülebilir mi?


     En son izlediğim videosunda Konya’dan yayın yapmıştı. Konya’nın tarihi çarşılarından birinden.


     Öğlen güneşi altında, bol esprili bir yayındı. Konya’nın gezilecek her yerini gezip, onu da kanalda yayınlayacağını söylemişti.


     Yayınladı mı bilmiyorum. Belki de İzmir depreminden dolayı yayınlamamış olabilir.


ORTASINDAN MEHTER GEÇEN PROGRAM…

     İşte o yayını yaparken bir yandan da mehter takımının sesleri geliyordu. “Mehter takımı şuradan geçse de görsek” dedi.


     Hakikaten beş ya da on dakika sonra o sokaktan mehter takımı geçti. Gülmekten öldü tabi.


     “Keşke başka bir şey isteseymişim” dedi. İlerleyen dakikalarda da yine mehter ile ilgili espri yapmayı da ihmal etmedi.


     “İçinden mehter geçen YouTube yayını” gibisinden.


     Ekşi Sözlük’te ne demişler diye baktım.


İKTİDARI DOĞRU DÜRÜST ELEŞTİRMİYOR MU?

     Cüneyt Özdemir’in iktidarı doğru dürüst eleştirmiyor, üstün körü geçiyor diye yazmışlar.


     İstiyorlar ki Fatih Portakal gibi eleştirsin. O zaman Fatih Portakal’ı izleyeceksin abi.


     Cüneyt Özdemir’de bunu bulamazsın. Baştan kabul edeceksin bunu.

     

     Ben zaten Cüneyt Özdemir’i sırf bunun için izliyorum işte. Fatih Portakal gibi olmadığı için.


     İktidarın sadece kötü yanlarına odaklanmış bir tarz bu. Ben bu tarzı sevmiyorum.


İZLENME SAYILARI DÜŞTÜ MÜ?

     Yine Ekşi Sözlük’teki eleştirilerde izlenme sayılarının düştüğü ve bu nedenle YouTube kanalı açan Fatih Portakal’a salladığı yazıyordu.


     İzlenme sayılarına şöyle bir baktım. İzlenme sayıları standart gözüküyor.


     Aşırı bir düşüş gözükmüyor izlenmelerinde genel olarak.


ESKİSİ GİBİ FİLM VE DİZİ ÖNERİSİ YAPMIYOR…

     Benim katıldığım yorumlardan birinde, “40-50 dakikalık videoları baymadan, sıkmadan izlettirmeyi başarıyor.


     Sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp, dünyadaki güncel olaylara değinmesine de bayılıyorum” diyor.


     “Film, dizi ve kitap önerisi verse yine harika olur” diye de ekliyor.


     Bunu bir yazımda bende yazmıştım. İzlediği film ve dizilerle ilgili, Amerika’dan yaptığı videolarda bilgi veriyordu.


     Türkiye’ye döndükten sonra o konulara girmez oldu sanırım.


     Yurt dışında yapacak bir şey olmadığı için dizilere sarıyordu muhtemelen.


     Ama burada elbet yapılacak bir şeyler çıkıyordur. Belki de eskisi gibi dizi ve film izlemeye vakti kalmıyordur.

 

Blogger tarafından desteklenmektedir.