Yayınlar

Kasım, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Öğrenci yurdunda yangın ve ölümcül ihmal...

Resim
   Gün geçmesin ki, şu ülkede bir ihmal olayı duymayalım. İhmalden dolayı kaynaklanan bir yaralanma, bir ölüm duymayalım. Adana’da, öğrenci yurdunda yangın çıkmış. Bu yangında 12 öğrenci hayatını kaybetmiş. Peki, bu öğrencilerin cesetleri nerede bulunmuş. Yangın merdiveninin orada. Peki niye orda kalmışlar? Çünkü yangın merdiveninin kapısı kilitliymiş. Hiç şaşırmadım. Yangın merdivenlerinin genelde kapıları kilitli olur. Ve o merdivenler bakımsızlıktan paslanırlar. Ee neymiş, bu akşam bir yetkili açıklama yapıyor. Yarın soruşturma başlatılacakmış. Soruşturma başlatsan ne yazar. Ölenler geri gelecekler mi? Bu soruşturma lafları da boş laf. Bu soruşturmalardan bir şey çıktığını, bir sonuca ulaştığını sanmıyorum. Yani, yine ihmali olanın yanına kar kalacak.                                               DEĞİŞEN BİR ŞEY OLMAYACAK                               Bu yaşanan olay, hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Bir 15-20 gün, bu olayın sıcaklığı geçene kadar merdiven kapıları aç

Facebook ve İnstagram'da aynı gönderiyi paylaşmak...

Resim
     Hepimiz günlük olarak birkaç kere, bazılarımız yüzlerce kez, Facebook ya da İnstagram’da  ne var ne yok diye bakıyoruz. Mesela ilk Facebook’a bakıyorsun. Birkaç kişi fotoğraf paylaşmış. Sonra geçiyorsun İnstagram’a. Bakıyorsun aynı fotoğrafları İnstagram’da da görüyorsun. Daha az önce Facebook’da beğenmiştim. Aynı resimleri burada görüp beğenmek, rutine düşmüşüm gibi hissettiriyor bana. Böyle olunca da ha İnstagram’a bakmışssın, ha Facebook’a, hiçbir farkı olmuyor. Bu durumda ikisinden sadece birini aktif olarak kullanacağım gibi. Ama orda da şöyle bir sorun var. Her arkadaşımın İnstagram hesabı yok. Facebook’u kullanacağım ama fazla değil. Aslında ben şöyle bir ayrım yaptım. Blog arkadaşlarımın hepsi İnstagram’da.   SOSYAL PLATFORM AYRIMI      Bunun dışında, yeni arkadaşlarım da genelde İnstagram hesaplarını aktif kullanıyorlar. Onlarla da İnstagram üzerinden iletişim halindeyiz. Yani Facebook, uzun süreli arkadaşlarımla iletişim halinde olduğum sosyal platfor

EYFEL KULESİ'NİN MİLYONLUK 14 MERDİVENİ...

Resim
      Paris deyince aklınıza ne gelir? Benim aklımda hemen bir demir yığını belirir. O kocaman demir yığınının adı: Eyfel Kulesi. Daha önce Eyfel Kulesi ile ilgili bir belgeselde görmüştüm. Kule, ilk yapıldığında hiç istenmemiş. Ama kaderin cilvesine bakın ki, şimdi o kule Fransa’nın simgesi. Kule bu kadar önemli olunca, her parçası da değer kazanıyor tabi. O kadar ki, merdivenleri bile para ediyor. Merdivenler nasıl para ediyor peki? Takvim yaprakları 1983’ü göstermektedir. Kuleye o yıl asansör yapılacaktır. Asansör içinde yer gerekmektedir. Okuduğum haberde, asansörün neden yapıldığına dair ayrıntı bulunmuyordu. Herhalde ziyaretçi yoğunluğundan dolayı böyle bir şey düşündüler. Yoksa o kadar merdiveni kim çıkacak. Müzayedede merdivenlere milyonlar verildi                                         14 MERDİVEN İÇİN MİLYONLAR      İşte asansörü yapabilmek için, bazı merdivenleri sökmüşler. Haberde geçen bilgiye göre, bu merdivenler ikinci ve üçüncü katlar arasındaki 14

instagram, canlı yayın özelliğini başlatıyor...

Resim
     Üniversite öğrencileri arasında yapılan bir araştırmada, en çok kullanılan sosyal mecra İnstagram çıkmıştı. Bu araştırma aylar öncesine ait. O günden bugüne, kendini daha çok yeniledi ve kullanıcı sayısını arttırdı. Alın size yeni bir haber daha. Canlı yayın özelliği geliyor. Biliyorsunuz bu canlı yayın özelliği Facebook Live ve Periscope’da vardı. Artık bu ikili, canlı yayın konusunda yalnız değiller. Canlı yayın özelliği hikayeler bölümüne eklenmiş. Bu arada benim hiç hikayemin olmadığını farkettim. Hikayem olmayabilir ama aktif bir İnstagram kullanıcısı olduğumu söyleyebilirim. Dikkatimi çeken noktalardan biri, canlı yayın yaptıktan sonra video otomatik olarak siliniyor. İsterseniz kayıt edebiliyorsunuz tabi, o ayrı. İnstagram, kendini geliştirmeye devam ediyor                                       SİLİNEN FOTOĞRAF UYGULAMASI      Canlı yayın videosunu normal videodan ayırmak için, canlı yayın videosunda Live yazıyor. İnstagram, silinebilen fotoğraf olayına

Uzayda görülen cisim ufo muydu?

Resim
     NASA, uzay istasyonundan 24 saat canlı yayın yapıyor. Birkaç gün önce, yine bu canlı yayınlar sırasında ekranda aniden bir cisim beliriyor. Aniden hareket edip ortadan kayboluyor. Bu olaydan birkaç dakika sonra da canlı yayın kesiliyor. Bu olay bir anda dünyanın gündemine oturuyor. Uzay ve uzaylılarla ilgilenen biri olarak bu haber dikkatimi çekti. Haberi ayrıntısıyla inceledim. Çoğunluk, görünen bu nesnenin ufo olduğunda hem fikir. Tamam dünyada görmeye alıştık da, uzayda da ufoyu ilk defa görüyorum ben. Bu görüntü beni çok heyecanlandırdı. Tekrar tekrar izledim. Haberi pür dikkat okudum. Akıllara takılan bir başka soru da yayının neden kesildiği?  Dünyadan sonra uzayda da mı ufolar var      NASA yetkilileri teknik bir aksaklıktan kaynaklandığını belirtmişler. Yani olayı ufoya bağlamamışlar. Bu yaşanan olay tekrar uzaylılar var mı, varsa neden bir türlü o dairelerinden inip bizimle iletişime geçmiyorlar sorularını sormama neden oldu. “Bizden üstün akıllılar, onların

Yandex, en çok aranan kitapları listelemiş...

Resim
     Kitaplar üzerine yapılan araştırmaları her zaman sevmişimdir. Ne zaman kitaplar hakkında bir araştırmaya denk gelsem, kaçırmam hemen okurum. Yine böyle bir araştırmaya denk geldim. Bu araştırmanın sonuçlarını da sizlerle paylaşmak istedim. Araştırmayı yapan Yandex. İnternette en çok hangi kitapları aratıyoruz sorusunun peşine düşmüşler. İlk iki sıradaki isimler, beni hiç şaşırtmadı. Beklenilen bir sonuç. Ama üçüncü kitabı ben ilk defa duydum. Tabi sadece üç kitap hakkında bilgi vermemişler. Arka arkaya on kitabı sıralamışlar. Şimdi isterseniz, birinci sıradan başlamak üzere kitapları ve kitaplar hakkındaki yorumlarımı yazmaya başlayayım. Unutmadan, araştırmanın tarihini de söyleyeyim. Bu araştırma, 1-15 Kasım tarihleri arasındaki aramaları incelemiş.           1-     Kürk Mantolu Madonna/ Sabahattin Ali: Şu kitabı okuma fırsatını hala ve hala bulamadım. Ama bu kitabı okur okumaz, hemen hakkında bir inceleme yazısı yazacağım. Kitabı daha önceden duymuştum. Ama basından ilk def

iETT'den kadınlara özel uygulama...

Resim
Böyle güzel haberlerin sayısı artar umarım      Bu akşam, haberlerde gördüm. İETT yeni bir karar almış. Gece 22:00’den sonra, şoförlere söylemeleri durumunda kadınlar, durakların dışında, istedikleri yerde de inebilecekler. Bu şekilde kadınların, evlerine daha yakın yerlerde inmeleri sağlanacak. Yani olabildiğince, tehlikelerden onları daha uzak tutmaya çalışılacak bu şekilde. Haberi ilk duyduğumda, “İyimiş” dedim ve gururlandım. Ülkemde böylesi güzel gelişmeler de olabiliyor diye. Dilerim, bu uygulama kısa bir süre sonra son bulmaz, uzun soluklu olur. Hatta genel bir kural haline gelir. O kadar kötü haberler duyuyoruz ki haberlerde. Şu küçücük bir haber bile, insanın yüreğini ferahlandırıyor. 

Kalben, Haydi Söyle şarkısı ile patladı...

Resim
     Kalben ismini ilk duyduğumda enteresan gelmişti bana. “Ne biçim bir isim bu?” demiştim. İlk Kral tvde, Saçlar şarkısının klibini izlemiştim. O koca gözlükleri falan, bana doksanlı yıllardaki giyim tarzını hatırlatmıştı. Şarkısını da beğendim. Kendine has bir tarzı, bir kişiliği olduğu belliydi. Sonra Okan Bayülgen’in programına konuk olmuştu. Orada birkaç şarkı daha söylemişti. O şarkılarını da beğenmiştim. Konuşmasını falan dinledim de, bana biraz kendini beğenmiş gibi geldi. En son o programdan sonra kendisinden ses seda çıkmamıştı. Ta ki reklamlarda seslendirdiği şarkılara kadar. Son reklam filminde Haydi Söyle şarkısını söylüyor. Bu reklamdan önce kısa bir şarkı söylediği bir reklam daha vardı. Kalben'in sesinden Haydi Söyle bir başka                                               HAYDİ SÖYLE ŞARKISI      Ama Kalben asıl patlamasını, Allianz reklamlarında söylediği Haydi Söyle şarkısı ile yaptı. Haydi Söyle, bilmeyenler için söyleyeyim İbrahim Tatlıses’in şa

Altın Kelebelek ödül değil, skandal töreni oldu...

Resim
     Altın Kelebek ödül törenine baktınız mı? Ben yarısından itibaren bakmaya başladım. Verilen ödüllerden biri de en iyi komedi dizisiydi. Ödülün açıklanacağı sırada kardeşimle göz göze geldik. “Şu anda komedi dizisi mi var ki ödül verecekler” dedim. Yine de, “Belki benim takip etmediğim bir dizi vardır” dedim ve sonucun açıklanmasını bekledim. Bir de ne göreyim. En iyi komedi dizisi diye Kiralık Aşk’ı seçmişler. “Yazıklar olsun” dedim. Buna kargalar güler ya. Romantik komedi olabilecek bir dizi, nasıl olur da komedi dizisi olur arkadaşlar, sorarım size. Bilmeyenlere örnek vereyim. Özellikle o Kelebek jürisine. Avrupa Yakası bir komedi dizisidir. Ya da ben pek sevmesem de Yalan Dünya bir komedi dizisidir. Bir ödül töreni böyle berbat edildi                            DİRİLİŞ ERTUĞRUL EKİBİNİN KONUŞTURULMAMASI      Altın Kelebek ödül töreninde yaşanan skandallardan biriydi bu. Birde Diriliş Ertuğrul ekibinin konuşturulmaması muhabbeti var ki o ayrı bir konu. Birde Cengiz

Ata Demirer'den yeni film...

Resim
     Ata Demirer bu aralar ne yapıyordur diye merak ediyordum. Gerçi İnstagramdan’dan paylaşımlarda bulunuyordu ama ben sanat açısından ne yaptığını merak ediyordum. boxofficeturkiye.com’da yeni filmiyle ilgi bir haber gördüm. Yeni filminin vizyon tarihi belli olmuş. “Ata Demirer yeni filme mi başlamış?” dedim kendi kendime. Yeni filminin adı: Olanlar Oldu. Film ismini pek anlamlı bulmadım. Yani sıradan bir isim gibi geldi bana. Bu arada film 20 Ocak 2017’de vizyonda olacakmış. Bir şey kalmamış şurda. 2 ay gibi bir süre var. Ha para verip gider miyim? Gitmem. Çünkü son filmi Niyazi Gül Dörtnala’da beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Hayal kırıklığı ile ilgili yazıma buradan bakabilirsin. Ata Demirer üretmeye devam ediyor                          TUVANA TÜRKAY EŞLİK EDECEK BAŞROLDE      Ama olsun Ata Demirer’in yeni film haberini duymak beni heyecanlandırdı. Her zaman yaptığı filmler dört dörtlük olacak diye bir kanun yok. Elbette arada kötü işler de yapılabilir. Bu sef

Huzursuz Bacak kitabını okudum...

Resim
     Mustafa Kutlu diye bir yazar duymuş muydunuz? Şahsen ben ilk defa duydum. Arkadaşım Nagehan’ın sayesinde. Bana iki kitabını getirmiş okumam için. Çalışmaya başladığımdan beri doğru dürüst kitap okuyamamıştım. Hafta sonu hemen bana verdiği kitaplardan Huzursuz Bacak’ı okumaya başladım. Kitabın ismi bana acayip geldi. “Huzursuz Bacak ile ne anlatmak istemiştir?” diye sordum kendime. Huzursuz Bacak ifadesini duyuşum ilk değil gerçi. Haberlerde böyle bir hastalık olduğunu duymuştum. Geçen hafta başladığım kitabı bu hafta bitirdim. Kitabın çok sayfalı olmasından değil. Okuma fırsatını ancak hafta sonları bulduğum için ancak bu hafta sonu bitirebildim. Kitap 163 sayfa. Bir günde de çok rahatlıkla bitirilebilir.  Mustafa Kutlu ile tanıştığım kitap                                       HİKAYE DEĞİL, UZUN HİKAYE              Ama ben bir günde bitirmeyi tercih etmedim. Hemen bir günde her şey yaşanıp bitsin istemiyorum. O yüzden arkası yarın yapıyorum. Merak etmek istiyorum

ÜTOPYA'DAN MİMLİYORUZ...

Resim
      Hikaye Kalpli Kadın beni günler öncesinden mimlemişti. Ama ben mimine ancak cevap verebiliyorum. Beni davet ettiği mim yazısına buradan bir göz atabilirsiniz isterseniz. Bu mimin ana konusu mucize. Sorulan üç soru da mucize ile ilgili. O zaman mim sorularını cevaplamaya başlayalım. Bakalım ne cevaplar vereceğim.           1)     Mucizelere inanır mısınız? Neden? Bu hangi açıdan baktığınıza göre değişir. Bir an düşünüyorum o kadar çok mucize var ki. Bir anda geliyor düşündüğümde dünyada mucize namına hiçbir şey görmüyorum. Mucize olarak neler görüyorum dünyada? Verdiğim cevaplar çok klasik olacak biliyorum. Aslına bakarsanız ben, bu yazıyı okuyan, dünyadaki her insan bir mucizedir. Dünya desen başlı başına bir mucize. Düşünebiliyor musunuz? Kapkaranlık bir ortamdayız. Buna uzay diyoruz. Bunda da dokuz tane gezegen var. Bunlardan birinde adına dünya dediğimiz topun içinde bizler yaşıyoruz. Ve uzay dediğim bu ortam uçsuz bucaksız bir karanlıktan oluşuyor. İşte dibine k