Felsefe öğretmeni vardı lise yıllarımızda.
Adı Dursun’du. Soy ismi gelmiyor şimdi aklıma. Geçmiş zaman. Ama müthiş
dersleri hep aklımdadır. Onun derslerini iple çekerdik. Felsefeye karşı zaten
bir ilgim vardı. Birde onun işini severek yapması, daha da sevdirdi bana
felsefeyi. Bir soru sorarak başlardı. Herkes aklından geçeni söylerdi. Sınıfın haylaz
takımı bile el kaldırıp cevapları o soruları. Bir takım cevaplardan sonra, “Demek
ki felsefe buymuş çocuklar” derdi. Bizim verdiğimiz cevaplardan yola çıkarak
tanımlardı neyi tanımlayacaksa. Tabi ki doğru cevaplarımızdan. Felsefe derslerimiz
salı günleri son saatler olurdu. İnanır mısınız, bir arkadaşım o gün okula
gelmemişti. Sırf o gün, o hocamızın dersine girebilmek için son derse gelmişti.
Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/man-in-black-and-white-polo-shirt-beside-writing-board-159844/
