Çok önerilen şeylerden biridir: Moralinizin çok bozuk olduğu anlarda yazmanız. Ben bir blog yazarı olarak bunu hiç denemedim biliyor musunuz? Moralimin çok bozuk olduğu anlarda ya da kendimi iyi hissetmediğim zamanlar da yazmadım. Niye yazmadım? Böyle bir alışkanlığım hiç olmadı. Birkaç kere deneyeceğim bunu. Bakalım nasıl bir etki yapacak ben de.
SABIRSIZLIĞIN GÜZELİ OLUR MU?
Bundan önceki son
yazımda BİM’den yeni defterler aldığımı yazmıştım. Günlük için yeni bir defter
aldım. Bir an önce şu anki günlük tuttuğum defter bitse de yenisine geçsem diye
sabırsızlanıyorum. Bu sabırsızlığı çok seviyorum. Bunlar güzel sabırsızlıklar. Sabırsızlığın
güzeli olur mu? Olur. Böyle güzel şeyler olmasa günün yorgunluğu, hayatın
yorgunluğu nasıl geçer sorarım size.
ESKİ İNSANLARIN NAZİK KONUŞMALARI…
Size demişken. Çok
güzel bir saygı ifadesidir. Eski insanlar birbirleriyle konuşurken böyle
nazikçe konuşurlarmış. Naziklik artık popüler değil. Bunun yerine hayvanca
davranmak, kaba saba olmak revaçta.
KADINLAR KABA SABA ERKEKLERİ Mİ TERCİH EDERLER?
Kadınların,
erkeklerden bekledikleri de böyle bir erkek tipi. Kaba saba olacak. Bu tip
erkekler daha tercih ediliyor kadınlar tarafından. Bir kadın neden bu tarz
erkek ister ki? Evlendiğinde hem kendisini hem de ailesini koruyabilsin diye. Ben
böyle düşünüyorum. Belki de yanlış düşünüyorumdur.
ANNE-BABA OLABİLMEK İÇİN TESTTEN GEÇMELİ…
Baba olup babalık
yapmayan erkekler var mesela. Hayatta sinirimi bozan şeylerden biridir bu tip
insanlar. Madem babalık yapmayacaktın niye baba oldun? Hiç yapmasaydın daha
iyiydi. O yüzden herkes anne-baba olmamalı. Anne-baba olmak için belli testlere
tabi tutulmalı herkes. Testleri geçerse anne-baba olmalılar. Sadece test
yapmakla bitmiyor iş. Kaliteli insan yetiştirmek lazım. Kaliteli yetişen
insanlar çocuk yapmıyorlar. Yapmasınlar. Sevgisiz çocuk büyüyeceğine hiç
yapmasınlar.
EVET YA DA HAYIR İRADESİNİ ORTAYA KOYABİLMEK…
Hayatta belli
şeyler yapmak ya da yapmamak. Bu iradeyi ortaya koyabilmek çok önemli. Önünüze gelen
seçenekleri ne kadar çok kendiniz cevaplarsanız evet-hayır diye, iradeniz o
kadar kuvvetli olur. Kuvvet sadece fiziksel olarak olmamalı. Ruhsal olarak da,
bilgi birikimi olarak da kuvvetli olmalı bir insan. Bunlar hep olgun insana
erişmede insanların kullandığı merdivenin basamaklarıdır.
KAMİL İNSAN…
Olgun insan ya da
kamil insan. Daha önce bu ifadeleri duyduğumda anlamlandıramazdım. Yaş aldıkça
ve hayata katıldıkça anlamaya başladım. Duygusal, fiziksel ve ruhsal yönden
insanın ulaşabileceği maksimum seviye. Gelebileceği en son nokta olarak
değerlendiriyorum.
KENDİNİ DEĞERLENDİRME…
Değerlendirme. Gün
içerisinde kendinizi ne kadar da sıklıkta değerlendiriyorsunuz? Öğlen olduğunda
mesela, “Öğlene kadar berbat bir gündü. Niye böyle oldu?” gibi. Ya da, “Ne
cevap verdim ya. Herkes beni konuşuyor” gibi.
İNSANLARIN GÖZÜNE GİRMEK İSTİYOR MUSUNUZ?
İnsanlardan takdir
toplamak için kendinizi hırpalıyor musunuz? Anne ya da babanız, sevgiliniz ya
da eşiniz? Ya da en yakın arkadaşınız? Onların gözüne girmek gibi bir niyetiniz
var mı?
İYİ NİYETLİ OLMALI İNSAN…
Niyet demişken. İnsanın
her işte niyetinin temiz olması gerektiğini düşünürüm. İyi niyetlisiniz diye her
işinizin güzel gideceğinin de garantisi de yok elbette. Ama vicdanınız rahat
olur en azından. Bu da şu fani dünyada çok büyük bir iç huzur demektir. Daha önce
de yazdım. Huzur olursa bir insanın yaşamında, mutluluk da onu takip eder.
HERKESİN AÇIKLARINI ARAYAN İNSANLAR…
Diğer insanların
açıklarını, zaaflarını takip eden ve bunları ortaya döken insanları hiç sevmem.
İnsan nasıl zamanla böyle fesat bir kişiliğe dönüşebiliyor anlamıyorum.
ANLAMLANDIRMAYA ÇALIŞMAK…
İnsanları,
dünyayı, yaşamı anlamlandırmaya çalışmak. Anlam verdiğimiz oranda da
yaşadığımız andan zevk almak. Zevk almak demeyelim de huzurlu olmak diyelim. Maneviyatsız
olmaz. Yaşadığımız çağ ise bizden maneviyatı almak istiyor. Anlık zevkler
peşinde koşmamızı istiyor. Bunun peşinde koşan bir insan gün gelir tükenir. Maneviyat
olmadan olmaz.