Sezen Aksu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sezen Aksu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hayattan kısa kısa notlar #32

     Bazen kitap okumaya aylarca ara veririm. Ama bu ben de vicdan azabına sebebiyet veriyor. Çünkü okumazsam, yazmaya ihanet etmişim gibime geliyor.

OKUDUĞUM KİTAPTA, BLOG ÇIKTI KARŞIMA…

     Safran Sarı kitabını okurken bilin bakalım neye denk geldim. Bir bloğa. Kitaptaki karakterimizden biri, bloğuna yazı yazıyor ve Google’un uçsuz bucaksız evrenine bırakıyor.

NASIL YAZACAĞIM BEN?

     Nasıl yazacağıma bir türlü karar veremiyorum. Tek bir konu üzerine mi, bir yazıda- bu yazıda olduğu gibi- farklı farklı konulara değinen tarzda mı, tweet misali anlık duygularımı paylaştığım bir yazı tipi mi?

SEZEN AKSU KONUŞTU…

     Günlerdir, Sezen Aksu’nun 5 yıl önceki şarkısını konuştuğumuza inanamıyorum. Bu arada Sezen Aksu sonunda konuşmuş. Bu yaşananlar için şarkı yazmış ve 47 yıldır yazdığını ve yazmaya devam edeceğini söylemiş.

ELEŞTİRİN AMA HAKARET ETMEYİN…

     Gazeteci Sedef Kabaş, cumhurbaşkanına hakaretten tutuklanmış. Eleştiri ile hakareti ayırmak lazım. Sonuna kadar eleştirin ama hakaret etmeyin, o ince çizgiyi geçmeyin. Hep bunlar siyasi ortamın iyice gerilmesinden oluyor. Artık eleştirmek kesmiyor tarafları. Hakaret etmek istiyorlar. Haykırmak istiyorlar. Şu gerilimli ortamdan bir çıksak.

OKUMA ZEVKİ VEREN GAZETE SİTESİ…

     Elimden geldiğince ve sıkılmadığım zamanlarda, köşe yazarlarını takip ediyorum. Tüm kesimlerin köşe yazarlarını okumaya çalışıyorum. Mesela, Sözcü’den birkaç yazar okudum bugün. Telefon üzerinden okurken, o kadar rahat okudum ki. Sözcü’nün sitesi çok iyi gerçekten. Okuma zevki veriyor insana.

Hıncal Uluç'a göre Sezen Aksu kimdir?


     Hıncal Uluç’a göre Sezen Aksu kimdir? Çok güzel bir tanımlama yapmış kendisi. Bu tanımlamayı sizinle paylaşmamak olmazdı. 

     Diyor ki: “Sezen Aksu, Türk Pop Müziğinde, yorumcu, besteci, söz yazarı, keşfedici ve yaratıcı olarak bir muhteşem anıttır. Gurur anıtı… Sevgi anıtı… Sanat anıtı…

     Ölümsüz yeteneklerine ek olarak, Sezen bir de hocadır. Keşfeden, yetiştiren, tüm gücüyle destekleyen hoca… 

     Aşkın Nur Yengi, Sertab Erener, Harun Kolçak, Levent Yüksel, onun Türk sanatına kazandırdıklarını sadece bir kaçı. Sezen, İzmir’in muhteşem anıtıdır.”

     Sabah gazetesinde bugün çıkan yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Notlarım #4...

     Ekranlar boşboş. Yazmak gerek ama ne? Bembeyaz bir sayfa. Ben ona bakıyorum. O bana. Bizimkiler Star’daki Anne dizisine bakıyorlar. Şöyle bir göz gezdirdim. Bu diziye yürek mi dayanır be? Çocuğa yapmadık eziyeti bırakmıyorlar. Bizde millet olarak böyle şeyleri seviyoruz abi. Tabi daha fazla katlanamazdım bu diziye. O yüzden taktım kulaklığımı çekildim kendi dünyama. Şimdi bu satırları yazıyorum işte. Süper fm dinliyorum. Son bir aydır geceleri dinliyorum. Yazı yazarken iyi gidiyor. Ama son birkaç gündür işin suyunu çıkardı. Duyulmadık duyulmadık isimlerin şarkılarını çalıyor. Ya tamam bir zamanlar Aleyna Tilki’de duyulmamıştı. Ama sonra popüler oldu. Aldı yürüdü. Artık bunu çalmadan olmaz.

notlarım, cansu dere, sezen aksu, anne dizisi, güncel
                                     
                                     CANSU DERE BİR DERİ BİR KEMİK
                                                             OLMUŞ
     Ama daha hiç popüler olmamış şarkıları niye çalıyorsun ki? Süper fm devamlı hit şarkıları çaldığı için dinliyorum ben şahsen. İsmi duyulmadık şarkıları dinlemek için değil. Bu Cansu Dere en son hangi dizide meşhur olmuştu diye düşündüm. Atv’deydi herhalde. Bir ağa dizisi vardı yine. O tip diziler beni sarmadığı için izlememiştim. Bu akşam baktım da Cansu Dere’ye. Bir deri bir kemik kalmış. Aşırı kilo vermek de iyi değil. Bir zamanlar Özgü Namal da kilo alamıyordu. Doktorlara falan gitmişti. Sonra bir şekilde çözüm buldular. Bir zamanlar sıfır beden hastalığı vardı değil mi? Sıfır beden olacağım diye neler neler yapmamışlardı ki?
                                  SEZEN AKSU’NUN MANİFESTO ŞARKISI
     En korkunçlarından biri de. Yemek yedikten bir süre sonra yediklerini kusmalarıydı. Biz insanoğlu nasıl bir yaratığız. Bazen gözümüz hiçbir şeyi görmüyor. Ölümü bile göze alıp akıl almaz işler yapıyoruz. Şimdi Nazan Öncel’i dinliyorum da. Uzun zamandır ortalıklarda yoktu. Yine kendine has bir şarkı yapmış. İlk defa duyuyorum. Karnaval sitesinden dinliyorum. Baktım şarkının ismini yazmıyor. Bu arada bilmeyenler olabilir. Sezen Aksu ile Nazan Öncel pek birbirlerini sevmezlermiş. Nedenini bende bilmiyorum. Bu arada Sezen Aksu’nun yeni albümü için ne diyorsunuz? Manifesto şarkısını dinlediniz mi? Bana 90’lardaki Sezen Aksu şarkılarını anımsattı. Birde son günlerde yine aynı albümden slov bir şarkıyı da sıkça duyar oldum. Oda iyi bir Sezen Aksu slovu gibi duruyor.

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/apple-laptop-office-macbook-19043/

Gökyüzünde Sezen Aksu diye bir göktaşı var...

     Şu dünyada neler oluyor ya. Ntv’nin sitesinde gördüm. Bir tane Fransız gökbilimci, yeni bulduğu göktaşına, tutmuş Sezen Aksu’nun ismini vermiş. Dedim, “Ne alaka?”. Olay tamamen bir tesadüften ibaretmiş aslında. Bu bilim insanı, adamcağızın ismini de yazalım. Jean Claude Merlin. Adam gökyüzünde araştırma yaparken bir göktaşına rastlar. Bu daha önce keşfedilmemiş göktaşıdır. Hemen Uluslararası Astronomi Birliği’ne bu keşfi bildirmek ister. Ama buna isim vermesi gerekmektedir. Peki ne isim verecektir? Bizim yönetmenlerimizden Ferzan Özpetek’in, Serseri Mayınlar filmine bakıyormuş. Özpetek’in böyle bir filmi olduğunu ilk defa duyuyorum ben daha. Neyse konumuza dönelim. Filmde, Sezen Aksu’nun söylediği “Kutlama” şarkısını dinlemiş. Ve bizim Minik Serçe’nin sesi çarpmış adamı. “Tamam buldum. Göktaşının adı Sezen Aksu olacak” demiş. Ama merak etmeyin. Dışarıya çıplak bir şekilde çıkıp koşmamış 😂 Ve o göktaşına, “266854 Sezen Aksu” ismini vermiş. Yani anlayacağınız, Sezen Aksu sadece bizim Minik Serçe’miz değil, aynı zamanda o bir göktaşı 😄

Sezen Aksu, göktaşı, Jean Claude Merlin, güncel

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/black-and-white-music-headphones-life-3104/




Sezen Aksu belgeselini izledim...

     Dün gece kanallara baktık. Doğru dürüst bir şey yoktu. En sonunda Atv’de Kim Milyoner Olmak İster yarışması varmış. Onu bıraktık. O reklam arasına girince de tekrar kanalları zaplamaya başladım. Baktım Ntv’de Sezen Aksu belgeseli var. Ntv’nin bu sanatçılarla ilgili belgesellerini seviyorum. Güzel yapıyorlar. Kardeşimle beraber izlemeye başladık. Başladığı on dakika falan olmuş herhalde. Öyle çok bir şey kaçırmamışız yani. Sezen Aksu’yu, Sezen Aksu yapan şarkılar, Onno Tunç ve Aysel Gürel ile tanışmasından sonra yazılıyor. Sezen Aksu, Onno Tunç ve Aysel Gürel iyi bir üçlü oluyorlar. Bu üçlünün güzel enerjisinden unutulmayacak şarkılar doğuyor. Bir zaman sonra Sezen Aksu ile Onno Tunç arasında bir aşk başlıyor.
sezen aksu

                                       SEZEN AKSU’NUN AŞIK OLDUĞU ADAM                      
     İkisi arasındaki aşk filmlerde gördüğümüz gibi fırtınalı bir aşktır. Kavgaları çoktur. Ama o kavgalardan sonra, daha bir sevgiyle bir araya gelirler. Bu o kadar tutkulu bir aşktır ki. Bu kavgaları nedeniyle ayrı kaldıkları zamanlarda bile, özlemlerini dile getiren şarkılar yazarlar. Ve o şarkılar bugün bizi alıyor, özlediğimiz sevdiklerimize götürüyor. Ama bir an geliyor. Ne kadar da birbirlerini sevseler artık bu ilişki yürümüyor. Ve ayrılıyorlar. Sadece Onno Tunç ile değil Aysel Gürel ile de yolları ayrılır Sezen Aksu’nun. Artık o yalnızdır. Aysel Gürel ile unutulmayan şarkılara imza atmışlardır. Bunlardan biri de Firuze’dir. Normalde söz yazarı olarak ikisinin ismi geçer.
                                                 DOSTLARINI BİR BİR KAYBEDER
     Ama yıllar sonra Sezen Aksu gerçeği dile getirir. “Nezaketinden dolayı benim de ismi mi geçirdi. Yoksa tamamen sözler Aysel Gürel’e aittir” der. Sezen Aksu, Onno Tunç ve Aysel Gürel’den sonra Uzay Heparı ile çalışmaya başlar. Sezen Aksu, kaybettiği ışığı tekrar yakalamıştır. Yine çok güzel şarkılar çıkmaya başlar ortaya. İkisi çok iyi bir uyum yakalamıştır. Ama ne yazık ki bu uyum daha fazla devam etmez. Uzay Heparı geçirdiği motosiklet kazası sonrası hayatını kaybeder. Böylece ilk yıkımı yaşar Sezen Aksu. Uzay’dan birkaç yıl sonra bu defa aşık olduğu adam Onno Tunç, kullandığı tek kişilik uçakla geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybeder. Bu da ikinci darbe olur onun için. Ve en son da Aysel Gürel’i uğurlar bu dünyadan. Böylelikle Sezen Aksu’nun çok iyi anlaştığı ve çok iyi şarkı yazdıkları kimse kalmamıştır hayatta. Şunu söyleyebilirim: Sezen Aksu’nun en sevdiğimiz şarkıları bu insanlar varken yazılmış. Onlardan sonra da öyle çok patlayan, efsane olan bir şarkı çıkmamış ortaya.

Foto kaynak:Pixabay.com


Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com

Sıla, yeni Sezen Aksu mu?

      Tabi ki Sıla farklı, Sezen Aksu farklı. Burada anlatılmak istenen,  tarzları. Yoksa dünyada herkesten bir kişi var. En hazzetmediğim şeylerden biridir hatta, şu şunun veliahtı diye söylenmeler. Ama bu farklı.
       İkisi de çok şarkı yazıyorlar. Çoğunlukla duygusal şarkılarla damgalarını vuruyorlar. Ama hareketli şarkılarda da, bir o kadar maharetliler. Herkes onların şarkılarına kendilerini kaptırıp dans ediyor.
        İkisi de pek televizyonda, orda burda görünmeyi sevmiyorlar. Şarkılarını yapıyorlar. Ne kadar çok ortak yönleri var değil mi? Ekol olarak, tarz olarak. Ben bu nedenle başlıktaki soruya evet diyorum.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com


İrem Derici ile tanışmam...

      Askere gidenler bilirler. Çarşıya çıktığınızda. Zamanınızın büyük bölümünü internet kafelerde geçirirsiniz. Birde askerlik yaptığınız yer. Küçük bir yerse. Örnek olarak. Benim askerlik yaptığım yer olan Gelibolu’yu verebilirim. Daha da internete mahkumsunuz demektir. Resmen vakit öldürürsünüz. Yaptığınız başka bir şey değildir. Facebook’da sohbetler. Klipler falan. Vaktiniz öyle geçer. Bende o haftaki Beyaz Show’a baktım. İrem diye bir kız konuktu. Adını ilk defa duymuştum. Daha sonraları daha çok duyacak mışım meğer ismini. Tüm Türkiye ile beraber.

                                          İSMİNİ İLK DEFA DUYDUĞUM BİR KIZ
      Programda şarkı sırası ona gelmişti. Normalde ismini ilk duyduğum şarkıcıların şarkılarını dinlemem. Evde hemen zap yapardım. Böyle bir durumda. Ama o psikolojide bunu düşünecek haliniz olmuyor. Şarkıyı da atlayabilirdim. Ama o duruma çok sinir oluyorum. Şarkının bittiği yeri yakalamaya çalışıyorsun falan. Hiç oynama. Şarkıyı dinle daha iyi. Bende öyle yaptım. Şarkıyı dinledim. İyi ki dinlemişim. Süper bir şarkıydı. Şarkının adı da bir enteresandı. Düşler ülkesinin gelgit akıllısıyım diye. Bu şarkıyı dinlemeden önce. Biri bana bu sözün bir şarkı ismi olduğunu söyleseydi. İnandırıcı gelmezdi. Zira bu söz, şarkı içinde nasıl ve hangi amaçla kullanılabilirdi ki.

                                             ANCAK SEZEN AKSU YAPABİLİRDİ
        Sonradan öğrendim ki. Şarkıyı yazan Minik Serçe. Yani Sezen Aksu imiş. ”O zaman tamam” dedim. Bu sözü şarkı içinde kullanabilecek tek kişi Sezen Aksu olabilirdi. Müzik de harikaydı. Bu kadar dinlendirici bir müzik olabilir mi? İnsan dinlerken huzur buluyor. Muhakkak şarkıyı dinlemişsinizdir. Ama dinlemediyseniz. ”Hemen dinleyin” derim. Eminim siz de benim görüşüme katılacaksınız. Zaten tutmuş. Artık klasik haline gelmiş slov şarkıların bi sözlerini dinlerseniz. Hepsinde. İnsana huzur veren bir yan var. Müziği dinlerken dinlendiğinizi hissediyorsunuz.
                                                   
                                                            YA SESE NE DEMELİ
         Zaten bir şarkının tutabilmesi için. Sadece müzik yetmiyor. Aynı zamanda birden çok kriterin bir araya gelmesi gerekiyor. Şarkının sözleri de dinleyeni alıp götürmeli. Zaten şarkı sözü de Sezen Aksu’dan sorulur. Bu şarkıyı başka biri söyleseydi. Bu şarkı heba olabilirdi. Bu şarkıyı gerçekten hisseden birinin söylemesi gerekirdi. Aynı zamanda sesi güzel olan birinin. İşte bunların hepsi İrem Derici’de mevcuttu. Bu nedenle bu şarkı çok sevildi. Ve klasik şarkılar arasındaki yerini aldı. İrem’in gerçekten duru bir sesi var. Pürüzsüz. Dinlerken bunu hemen fark edebiliyorsunuz. Şunu da belirteyim. İrem o akşam. O şarkıyı. Canlı okumuştu. Play back değil. Ama ona rağmen. Bir şarkı bu kadar hissederek okunabilir mi?

                                     MEĞER İREM DENİLEN KIZ,İREM DERİCİ’YMİŞ
          O gün sadece güzel bir şarkı yapmış biri olarak kaldı aklımda İrem. Ve birde benim için bir hatıra olmuştu. O programı her izlediğimde. ”Ben o zamanlar askerdim” diyecektim. Gün oldu askerden geldik. İrem şarkılarına devam etti. Zorun ne sevgilim şarkısı ile çıtayı biraz daha yükseltti. Daha fazla kitlelere ulaştı. Ama gün gelecek patlamayı. Kalbimin tek sahibine şarkısı ile yapacaktı. İşte işin özü. O gün dinlediğim İrem. Bugün şarkısını milyonların söylediği. 40 milyondan fazla izlenme ile rekor kırmış şarkısı ile. İrem Derici’ymiş.