Yüzyıllık Yalnızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yüzyıllık Yalnızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kırmızı Pazartesi kitabını duydum mu?

     Takip ettiğim hesaplardan biri, kitapçıda, Kırmızı Pazartesi kitabının fotoğrafını çekmiş ve paylaşmış. “Bu kitabı duymuş muydunuz?” diye de sormuş. Duymaz olur muyum. Duydum duydum. Marquez’in kitabı o. Diğer kitabını ve belki de en popüleri olan Yüzyıllık Yalnızlık kitabını okudum. Ama beğenmedim. Bana hitap etmedi. Ama buna fırsatım olmadı. Kütüphanede denk gelmedim bu kitaba. Ama denk gelirsem okuyacağım kitaplar arasında.

DABA DABA BURGER…

     Kardeşimle beraber Mc Donald’s’tan kahve almaya gittik. Kahvelerimizin hazırlanmasını beklerken yanımızdaki müşteri de hamburger seçmeye çalışıyordu. Çalışan kızla en sonunda daba daba burgerde karar kıldılar. Hamburgerin adına bak ya. Daba daba burger. Benim aklıma hemen Taş Devri adlı çizgi film geldi. Çocukluğumuzda çok izlerdik. Ve o çizgi filmdeki karakterlerden olan Fired Çakmaktaş, “Daba daba duuuu” diye bağırırdı.

İYİ Kİ İKİ KAZAK GİYMİŞİM…

     Bugün liseden arkadaşım Yaşar ile buluşmaya giderken, “Tek kazak mı giysem, çift kazak mı giysem?” ikileminde kaldım. Üstüme mont alacaktım. Bir kazak yeterli olur muydu? “Ne olur, ne olmaz. Ben iki kazak giyeyim” dedim. Çift kazak fazla gelirse montu çıkarırsın. Ama tek kazak az gelirse ne yaparsın? İyi ki de çift kazak giymişim. Dışarıda iyi soğuk vardı bugün.

SÖZLERİME TAKILMA ŞARKISI…

     Mesut Can Tomay ve Ali Biçim, yeni bir şarkı çıkarmışlar. Şarkının adı: Sözlerime takılma. Ama bu sefer ki şarkının bir farkı var diğerlerinden. Bu şarkının sözleri Oğuzhan Koç’a ait. Oğuzhan Koç’la beraber şarkıya söz bulmalarından, müziklerine ve şarkıyı seslendirmelerine kadar olan bölümleri YouTube kanalında yayınladılar. Bu söylediğim videoyu izledikten sonra şarkıyı dinledim. Şarkıyı beğendim ben. İsterseniz siz de bir dinleyin.

HALUK TATAR’IN YAPMAMASI GEREKEN ŞEY…

     Yaşar’la konuşurken bir ara konu Haluk Tatar’a geldi. “Sen eğitimci adamsın. Neden siyasete giriyorsun YouTube kanalında? Siyasete girdikten sonra ben takip etmeyi bıraktım” dedi. Ben de aynı fikirdeyim. Bırak, girme siyasete. Senin kişisel gelişim videoların çok güzel. Yine son zamanlarda kişisel gelişim üzerine videolar yapmaya başladı. Kişisel gelişim videoları çok iyidir. İlgisi olanlara izlemelerini öneririm.

KADİR DİZİDEN AYRILMIŞ…

     Kardeşlerim dizisinde Kadir’i öldürmüşler. Niye başrol oyuncusunu öldürüyorsunuz? Bundan birkaç yazı önce tam da bunu yazmıştım. Dizilerde en sevmediğim şey diyerek. Dizi güzel giderken dizinin başrol oyuncusunun diziden ayrılması. Kim bilir ne oldu da ayrıldı diziden? Bundan sonra diziyi nasıl etkileyecek bakalım? Diziyi nasıl devam ettirecekler çok merak ediyorum gerçekten.

Önüne gelen kitabı okuma, okutturma...

     Önümüze gelen her kitabı okumalı mıyız? Bence hayır. Beni bırakın. Girin Google’a aratın. Önünüze çıkacak olan herhangi bir yazıda da aynı bu dediğimi okuyacaksınız. Okunacak kitap var, okunmayacak kitap var. Bazı kitaplar Türkçe açısından bir çöplük. Okuma zevkinizi bozar. Kaliteli kitap anlayışınızı bozar. Devamlı kaliteli kitaplar okuyorsanız eğer, kalitesiz yazılmış bir kitabı hemen farkedersiniz zaten. “Bu ne böyle?” dersiniz. Tıpkı çok tuzlu bir yemeği yediğinizde hissettiğiniz tat gibi bir tat hissedersiniz. Böyle bir durumla karşılaştığınızda sevinmeniz lazım. Demek ki okumada belli bir noktaya gelmişsiniz demektir. İyi bir edebiyat okuru olmanın yolu: İyi kitaplar okumaktır. Olur olmaz kitapla kafayı bulandırmamaktır.

                                           ADI SANI OLMAYAN KİTAPLARI OKUMAM
     Ben duyulmadık bir kitabı okumam. Ama bu demek değildir ki her meşhur olan kitabı da okurum. Aradaki dengeyi bulmak lazım. Bu denge nasıl sağlanabilir? Güvendiğiniz kişilerin yorumları ön ayak olabilir bir kitabı seçmenizde. Benim etrafımda devamlı ya da düzenli bir şekilde kitap okuyan arkadaşlarım yok. O yüzden bu seçenekten yararlanamıyorum. Ama günümüzde arkadaşlarımızın sayısı bir elin parmaklarından bir hayli fazla. Facebook, Twitter sağolsun. Belki her an her dakika görüşmesenizde, kitap hakkında yorumlarını alabileceğiniz arkadaşlar var sosyal ortamlarda. Facebook’u bir açsam bilmem 400 küsür arkadaşım vardır. Tabi bir de Facebook’taki kitap grupları var. İşte bu tip gruplardan da yeni çıkan kitaplar hakkında yorumlar okuyabilirsiniz.
                                         YÜZYILLIK YALNIZLIK HAKKINDAKİ YORUM
     Adı sanı bilinen yazarların kitapları okunmalı bence. Sağlam bir yazım tekniği var onlarda çünkü. Zevkli bir okuma vaat ederler okuyucuya. Zira kötü yazılmış bir kitapla okumaya başlarsanız, bir daha okuma niyetiyle elinize kitap almaya bilirsiniz. Bir de köşe yazarlarının, eleştirmelerin önerilerine kulak verebilirsiniz. Gerçi ben zamanında tam tersini düşünmüştüm bunun. Haşmet Babaoğlu, bir yazısında Yüzyıllık Yalnızlık kitabını sevmediğini yazmıştı. O an için, aynı fikirde olmamıştım onunla. Yer gök bu kitapla inlerken, o yorumu pek objektif gelmemişti bana. O yazının üzerinden bi zaman sonra, Yüzyıllık Yalnızlık kitabını okudum. Meğer söylediğinde o kadar haklıymış ki.

FOTO KAYNAK:PİXABAY.COM

Blog linki: yasamdanyazilar.blogspot.com