İş dolayısıyla
blog dünyasından bir süredir uzaktım. Bu hafta sonu kim neler yazmış, neler
yapmış?” diye takip ettiğim bloglara bir bir baktım. Takip ettiğim bloglardan
biri de Ece Evren’in bloğu. Hayaller ve biz diye bir mim yazısını gördüm.
Yazısının sonunda baktım, beni de mimlemiş. Yazının yorum bölümüne de yazdığım
gibi. “İlk fırsat bulduğumda mimi cevaplayacağım” dedim. Sonunda bir boşluk
buldum ve mimini cevaplıyorum.
1)
Hayal kurmaktan hoşlandığınız bir yer ve zaman
dilimi var mı?
Şu dünyada en güzel şeylerden biridir hayal kurmak. İnsan hayal
kurmasa, umut etmese yaşayamaz ki. Ben hayallerimi ya yalnızken ya da akşam
yatağıma yattığımda kurarım. Benim için sessiz bir ortam olacak. Ses olunca
konsantre olamıyorum.
2)
En çok nelerin hayalini kurarsınız?
Yazarak para kazanmak istiyorum. Sadece kazanmakla da
kalmayıp, tüm geçimimi yazarak sağlamak istiyorum. Mimlerde buna yakın sorular
geliyor. Ve ben hep aynı cevabı yazıyorum. Diğer mimlerimi okuyanlardan
sıkılanlar olabilir. Ama ne yapayım? Hayalim bu.
![]() |
| Hayal kurmak gibisi var mı ya? |
3)
Şimdiye kadar çok hayalinizi gerçekleştirdiniz
mi?
Bir çok hayalimi gerçekleştirdim. Mesela kendi paramı
kazanmak. İlk maaşı bankadan çektiğim anı hatırlıyorum da. Ne mutluydum. “Sonunda
işte. Ben de çalışıyorum ve paramı kazanıyorum” demiştim. Sonra işten başımı
kaldıramamak ve tatil yapmak özlemi çekmek istiyordum. An geldi, yoğunluktan
başımı kaşıyacak vaktim olmadı. Yıllık izinlerimi iple çektim. O aralar kendi
kendime, “Ben de bu duyguları yaşayacak mıydım?” diye sevinçle sormuştum
kendime. Tabi bunlar öyle büyük büyük hayaller değil. Ama başkaları için.
İnsanlık için küçük, benim için büyük hayallerdi. Diğerlerini de
gerçekleştirdikçe, nasip olursa paylaşırım yine sizlerle.
4)
Henüz gerçekleşmemiş ama ille de gerçekleşecek
dediğiniz bir hayaliniz var mı? Sakıncası yoksa anlat çabuk!
Olmaz olur mu? Kimin yoktur ki? Ama hayat bana şunu öğretti
ki: Hayallerin için ölmeye, bitmeye, zorlamaya gerek yok. Elinden geleni
yaparsın. Ama olmazsa, gerçekleşmezse her şeyin sonu değil ya. Biraz bu konuda
rahat olmak, sıkmamak gerekiyor. Bir sürü insanın yazılarımı okumasını ve
yorumlar yapmasını isterim. Ayrıca yeni yazımı heyecanla beklemelerini.
Bir geleneği bozmuyorum ve Simurg’un Kalemi’ni
mimliyorum.
