aşı olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşı olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Daha kaç doz aşı olmamız gerekecek?

     Korona için aşı olmada üçüncü doz aşıdan bahsedilirken şimdi de dördüncü doz aşı çıktı. Daha kaç aşı olmamız gerekecek?

CILKI ÇIKAN BİR DİZİ DAHA…

     Atv’deki Kalp Yarası dizisinin iyice cılkını çıkardılar. Artık sarmıyor bu dizi beni.

GÜNE, YAZMAK ÜZERİNE SOHBET İLE BAŞLAMAK…

     Sabah kahvaltıda, TRT 2’de Yılmaz Erdoğan’ın Öğrence programını izledim. Sabah sabah yazı üzerine bir şeyler dinlemek çok iyi geldi.

FIRLATACAKTIM KALEMİ…

     Kalemle acil bir not almak gerekti. Kalem de tam o sırada yazmadı. Kalemi fırlatasım geldi.

ÖLÜMCÜL HATA DEĞİL Mİ BU ŞİMDİ?

     Kardeşim pide almış ama yanına ayran almayı unutmuş. Ölümcül hata.

GICIK OLDUĞUM PROGRAMLAR…

     Yemekli sohbet programlarına biraz gıcık oluyorum. Adam muhabbet mi etsin yoksa yemeğini mi yesin bilemiyor.

 

    

İkinci aşımı oldum, "Üçüncü aşımı da Sinovac olabilecek miyim?" diye sordum...

     İkinci aşımı da bugün oldum. Ben Sinovac’ı tercih edenlerdenim. “Üçüncü aşımı da Sinovac olma şansım var mı?” diye sorduğumda, onu da Sinovac olabileceğimi söylediler. Bunun sormamın nedeni: Aşı tedariğinde sıkıntı olduğuna dair duyduğum haberlerdi. Neyse ki problem yokmuş.

PİP, BİR MUSİBET İLE DERSİNİ ALDI…   

     Büyük Umutlar kitabını bitirdim. Kitabın sonunda iki kere ters köşe oldum. Ve kitabın kahramanı Pip için çok üzüldüm ilk ters köşe oluşumda. Ama ikinci ters köşe oluşumda Pip için sevindim. İnsanlar olarak bazı şeyleri illaki yaşayacağız, tecrübe edeceğiz. Sonradan anlıyoruz elimizdekilerin kıymetini. Yine bir musibet, bin nasihatten iyidir durumu.

DAHA NELERE ALIŞMAK ZORUNDA KALACAĞIZ?

     Bir uzman, “Artık sellere alışmalıyız” dedi. Her yağmurda sel olmasına alıştık galiba. Artık bu seller sadece bizde de olmuyor. Almanya gibi gelişmiş dediğimiz ülkeler de selle uğraşıyorlar. İklim değişikliğinin sonuçları bunlar. Bakalım bu iklim değişikliği nedeni ile daha hayatımıza ne gibi olumsuzluklar dahil olacak?

BUNLAR DA KISA KISA NOTLARIM…

     Sezen Aksu’nun 90’larda çıktığını zannediyordum. Meğersem 70’lerde çıkmış müzik piyasasına.

     Blog yazmaya başladığımdan beri YouTube kanalıma da video yükleseydim acaba YouTube’da iyi yerlerde olur muydum?

     Güldür Güldür Show’da, Ramazan skeçi izledim. Sahurla ilgiliydi. İçimde Ramazan özlemi depreşti.

     Hüsnü Komiser, Arka Sokaklar’dan ayrılacak diye haberler çıktı. Ama bu haber hala teyit edilmedi.

     Dünya şimdi de Delta varyantının pençesinde. Avrupa’da %68’miş bu varyantın oranı.

     En azından otobüslerde hala maske yasağına uyulduğunu görmek sevindirici.

     Gün içerisinde evde yaptığımız çaylar nedense birbirini tutmuyor. Bazıları çok güzel olurken bazıları da, “İçmesek de olur” dedirtiyor.

     Kütüphaneden aldığım kitaplar bitti. Şimdi yeni kitaplar alacak olmanın heyecanı içindeyim.

     Galatasaray, üç tane futbolcu transfer etmiş. İsterse 100 tane transfer yap. PSV hezimetini silebilir mi?

     Bir siyasetçi çıksa dese ki, “Artık her iş yerinde sadece 8 saat çalışacak. Geri kalan zaman işçinin olacak” O günleri görür müyüz?

    

 

Aşı manyağı olacağız...

     Koronavirüsten korunmak için aşı olmamız gerektiğimizi öğrendiğimde bir aşı olacağız ve bu iş bitecek diye düşünmüştüm. Ama bir tane yetmiyormuş. En az iki tane aşı olmamız gerekiyormuş. Sonra bu iki aşının da yetmediğini öğrendik. Üçüncü bir aşı daha olmamız gerekiyormuş. Ona da hatırlatma aşısı diyorlar. Bununla da bitmedi. Bir de her yıl aşı olmamız gerekiyormuş. Virüs bitene kadar. Şimdi aşı manyağı olacağız demekte haksız mıyım?

AŞI DEĞİL, BİLDİĞİN TUZLU SU…

     Bundan birkaç gün önce arkadaşım ile aramda geçen bir diyaloğu yazmıştım. “Aşı yerine tuzlu su enjekte ederler” diye söylemişti kendisi. İşte bu olay gerçek olmuş. Arkadaşım bu haberi gördükten sonra mı benle konuştu bilemiyorum. Hindistan’da sahte bir aşılama merkezinde insanlara tuzlu su enjekte etmişler. İnsanlık, kayda geçirilmemiş bir kötülük bırakmamak için canla başla uğraşıyor resmen.

Aşı hakkında böyle düşündüğü için arkadaşımı yargılayamam ki...

     “Bizimkilerin yapacağı Turkovac aşısı çıkmadan ikinci aşımı da olmam lazım” dedi arkadaşım. “Neden ki?” dedim. Çünkü kendisinden bomba bir cevap alacağımı biliyordum. “Aşı diye tuzlu suyu bize verirler” dedi. Ben de bunun üzerine, “Ona bakarsan müsilaj ne güne duruyor” dedim. “Yani, o kadar müsilajı ne yapacaklar?” dedi. İşin makarası bizimki tabi. Salgın bitecek bizim aşı daha ortalarda yok. En son ekim ayı verildi tarih olarak. O tarihe de yetişirse.

KAPATILAN O KURUMUN YENİDEN AÇILMASINA VESİLE OLUR UMARIM…

     Böylelikle aşının önemi anlaşılmış oldu. Bir tane aşı üreten kurumumuz varmış, onu kapatmışız. Umarım bu yaşadıklarımız tekrar o kurumu açtırır bize. Arkadaşımın aksine ben gönül rahatlığıyla bizim aşıdan olabilirim düşüncesindeydim. Ama bugünkü konuşmamızdan sonra aklımda soru işaretleri de oluşmadı değil. Maalesef kimseye güvenimiz kalmadı. O nedenle böyle düşündüğü için arkadaşımı asla yargılayamam.

Aşını ol, maskeni çıkar...

     

aşılama hızımız
foto kaynak: unsplash.com

     Amerika’da aşısını olan maskesini çıkarabiliyormuş. Ama biz ümitlenmeyelim. Çünkü biz de aşılama çok yavaş ilerliyor. Çünkü biz de yeteri derecede aşı yok. Çin bize yan çizdi. Daha doğrusu Çinli firma yan çizdi. Sinovac aşıları gelmedi. Aşılama durdu. Sonra Rusya ile Sputnik aşısı konusunda anlaştık. Biontech ile anlaştık. İyi güzel. Hepsi ile anlaştık. Ama daha aşılar gelecek. Aşılar gelecek de. Aşılama hızlandırılacak da. Falan filan. Bu gidişle dünyada maskeden kurtulan ülkeler sıralamasında sonlarda yer alabiliriz.

 

Aşı olacak mıyım?

     Neden aşı olmak konusunda tereddüt eder olduk. Benim ilkokul zamanlarımda aşı olurduk hep.


     O zamanlar böyle tereddütlerimiz yoktu. Açın bakın kollarınıza. Hep aşı izlerimiz vardır. Bugüne gelirsek.


     Koronavirüse karşı aşı yaptıracak mıyız? Aşı ile beraber bizlere çip mi takacaklar?


Aşı olmalı mıyım?
foto kaynak: unsplash.com


AŞI SORUNU DEĞİL, GÜVEN SORUNU…


     Belki çok fantastik bir durum ama konuşuluyor işte. Dünyada kimsenin kimseye güveni kalmadı. İnsanoğlu birbirinden her şeyi bekliyor.


     Aşı olsan bi türlü, olmasan bi türlü. Neyse ki ilk etapta aşı olmak zorunlu tutulmayacak. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca öyle söyledi.


AŞI KONUSUNDA HALA KARARSIZIM…


     İkna etme yoluna gideceklermiş. Ben hala kararsızım. Aşı olsam mı, olmasam mı kararsızlığı içindeyim.


     Aşı olma konusunda medyada gördüğüm şeylere kulak veriyorum. Çin aşısı konusunda hemen karamsar olmamamız gerektiği vurgulanıyor.


ÇİN’İN AŞISI DANDİK Mİ?


     Aldığımız Çin malı elektronik malzemeler gibi dandik değildir Çin’in aşısı diyorlar. Ama burada bir de ama var işte.


     Faz 3 çalışmalarının sonuçları açıklanmamış. Eğer Faz 3 çalışmalarının sonuçları da olumlu sonuçlanırsa, gönül rahatlığıyla Çin aşısını olabilirsiniz diyorlar.


ÇİN AŞISINI ALAN SADECE 5 ÜLKE…


     Yine medya gördüğüm haberlerden. Çin aşısının dünyada sadece 5 ülke alıyormuş. O ülkelerden biri de biziz.


     Diğerleri de Bangladeş, Endonezya, Şili ve Brezilya. Niye büyük devletler Çin aşısını almıyor?


     Ya da biz niye büyük devletlerin aldıkları aşıları almıyoruz? Sağlık Bakanı bu konuya da cevap verdi.


NEDEN ÇİN AŞISI ALIYORUZ?


     Bunun nedeninin para kaynaklı olmadığını, geleneksel metot ile yapıldığı için Çin aşısını tercih ettiğimizi söyledi.


     Bakanın verdiği bu cevap sizi tatmin etti mi? Etmediyse bu konuda uzman herkese kulak verin derim.


     Aşı bizim sağlık ocağına ne zaman gelir belli değil. O zamana kadar medyadan aşı ile ilgili son gelişmeleri takip edeceğim.


     Ülkemizdeki salgının son durumuna ve aşı ile ilgili edindiğim bilgilere bakarak bir karar vereceğim.


AŞI KONUSUNDA AİLECEK BİR KARAR ALIRIZ…


     Bu vereceğimiz karar, ailecek bir karar olur tabi. Aşı bizim buralara geldiğinde.


     Ailecek oturup konuşuruz ve aşı olup olmama konusunda bir karar veririz.  

Aşı zorunlu olacak mı?

     Aşı bulma çalışmalarından olumlu sinyaller gelmeye başladığında aklıma gelen şey şuydu: Aşı bulunduktan sonra bu sefer de aşı olma/olmama tartışmasının yaşanacağıydı.


     İşte şimdi dediğim bu noktaya geldik. Aşı bulundu. Ve yakında herkes aşılanmaya başlayacak. Peki aşı olmak istemeyenlere ne yapılacak? Aşı olmak zorunlu tutulacak mı?


aşı zorunlu mu?
foto kaynak: unsplash.com


     Bu soruyu bu akşam Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yanıtladı. Bilim Kurulu’nda bunun tartışıldığını ama şu anda zorunlu tutulması gibi bir düşüncenin olmadığını, daha çok ikna yoluyla sürecin ilerletileceğini söyledi.


     Bence de olması gereken bu. En azından ilk başta. Umarım koronavirüs süreci daha da kötüleşmez ve aşı olmanın zorunlu tutulacağı bir aşamaya gelmeyiz.