vaka sayıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vaka sayıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tiyatroya gitmek istiyorum ama tırsıyorum...

      Salı akşamı için kardeşim tiyatroya gidelim diyor. Ama bu sıra vakalar çok arttı. Gitmeye tırsıyorum.

KİTABI BİTİRDİM AMA…   

     Bir Tereddüdün Romanı kitabını bitirdim. Bir şey anlamadım.

     Yok ya, bundan sonra 5o’inci sayfaya kadar okuyup bir kitabı beğenmediysem devam etmeyeceğim.

     Güzel bir kitap çıkar umuduyla okuyup durdum. 200 sayfalık kitabı.

SİYAH ELDİVEN…

   YouTube’da yemek videoları yapılırken kullanılan siyah eldivenlere içim ısınmadı nedense. Beyaz eldivenler daha iyiydi.

FATİH TERİM İSTİFA…

     Galatasaray evinde Giresunspor’a 1-0 yenildi. Maçın ardından, tarihte ilk defa taraftarlar, “Fatih Terim istifa” tezahüratları yaptılar.

ÇOK SU İÇENLER MUTLU MU?

     İnstagram’da bir paylaşımda, çok su içenlerin mutlu olacağı yazıyordu. Bilmem ne kadar doğru?

BOJİ BELGESELİ…

     Boji’nin kısacık bir belgeseli vardı. Onu tekrar izledim bugün.

EMEKLİ MAAŞI, ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA KALDI…

     “ilk defa emekli maaşım, asgari ücretin altında kaldı” diyen emekliler var. Meğer daha öncesinden emekli maaşı, asgari ücretin üzerinde olan emekliler varmış.

ÜNİVERSİTELİNİN EV BULMA SORUNU SKEÇİ…

     Çok Güzel Hareketler Bunlar 2’de, üniversite öğrencilerinin bulabildikleri evlerin şartlarıyla ilgili harika bir skeç yapılmış. “Ev Kira” yazarak aratırsanız, izleyebilirsiniz.

KELOĞLAN FİLMİ YAYINLANMAZ OLDU…

     Eskiden kanallar, Rüştü Asyalı’nın oynadığı Keloğlan filmini yayınlarlardı. Şimdi bir tanesi bile yayınlamıyor.

TÜRKOVAC, AŞI DEĞİL Mİ?

     Bizim ürettiğimiz aşı olan Türkovac için Türk Tabipler Birliği, “Aşı değil, solüsyon” dedi. Çünkü, Faz 1, Faz 2 ve Faz 3 çalışmalarının sonuçları paylaşılmamış toplumla.

 

Hayattan kısa kısa notlar 3...

     Dışarıda yağmur yağıyor ve biraz da rüzgar var. Camın kenarında olup yağmurun ve rüzgarın sesini duymak çok güzel. 23:53 oldu saat.


KAPANMALI BİR PAZAR GÜNÜ…


     Cumartesi akşamındayız. Yarın Pazar. Türkiye yarın evde geçirecek Pazar gününü. Çünkü virüs nedeniyle sokağa çıkma yasağı var.


ÇOK SOHBET EDİYOR YARIŞMACILARLA…


     Atv’de Kim Milyoner Olmak İster’i izliyoruz. Bu akşam şunu fark ettim: Kenan İmirzalıoğlu yarışmacılarla çok muhabbet ediyor.


     Sanki yarışmaya gelmemiş, hayatını anlatmaya gelmiş yarışmacı. Aslında böyle bir program fikri aklıma gelmiyor da değil.


     İnsanların başarılarını ve hayat zorluklarını anlattıkları bir program. Ama tutar mı onu bilmiyorum. İnsanların neyi beğeneceği belli olmuyor. Bir denemek lazım.


hayata dair notlar
foto kaynak: https://unsplash.com/


OTOMATİK OYNAT DEVRE DIŞI…


     YouTube’da otomatik oynat özelliğini devre dışı bıraktım. Hemen başka bir videoya geçmesi sinir ediyordu beni. Şimdi daha güzel. İzlediğim şey bittikten sonra ekranda benzer şeyler çıkıyor. O daha pratik oluyor.


ŞİMDİ DE ÖLÜM SAYILARI TARTIŞILIYOR…


     Vaka sayıları ile ilgili tartışmalar hala sürüyor. Vaka sayılarının ve ölüm sayılarının hala tam olarak açıklanmadığı öne sürülüyor.


     Özellikle dikkat çekilen şu: Vaka sayısı 30 binlerdeyken ölüm sayıları nasıl 200’lerde kalıyor? Bir tane doktor, “Yakında ölüm sayılarını da açıklamaya başlayacaklar” dedi.


     İster istemez açıklanan bu rakamlara bir güvensizlik oluştu tabi. Bakalım ilerleyen günler neler getirecek?


YOUTUBE VE İNSTAGRAM KAPANABİLİR…


     Sosyal medya platformları Türkiye’de bir ofis açmaya yanaşmıyorlarmış. Eğer hala açmama inatlarını devam ettirirlerse bu işin sonu kapanmaya kadar gidebilirmiş. YouTube ve İnstagram olmadan bir hayatı düşünsenize.


YERLİ AŞI…


     Bu arada bizim yerli aşımız nisan ayında kullanımda olabilirmiş. Yani hiçbir ülkeye muhtaç olmadan aşı işini çözebileceğiz.


2020’DE SİNEMAYA GİDEBİLDİK…


     2020’nin en iyi 10 filmi diye bir yazı gördüm. Bu sene sinemadan bir şey anlamadık ki. Virüs nedeniyle sinema salonları dolmadı. Sinemacılar kan ağlıyor. Eski günlerine dönmeleri zaman alacak. Daha virüsün ne zaman biteceği belli değil.


BİZ NE ZAMAN AY’A GİDECEĞİZ?


     Merak ediyorum: Biz ülke olarak Ay’a gitmeyi ne zaman deneyeceğiz? Aslında bizde uzaya meraklı genç bir kitle var. Bunları o alana yönlendirmek mesele.


KATLANAN TELEFON ÇIKMIŞ…


     Samsung katlanan telefonu çıkarmış. Az önce reklamlarda gördüm. Bakalım tutacak mı?


     Kaç yaşında adam oldum. Hala oyunda geçemeyince telefonu fırlatmak geliyor içimden.


MOTİVASYON KONUŞMALARI...


     Başarı hikayelerini seviyorum. Motivasyon veren yazıları seviyorum. Ama benimki sadece sevmek. O hikayelerdeki gibi benim azmim yok. O nedenle benim bir başarı hikayem yok. Ama başarı hikayeleri ya da motivasyon konuşmaları yine de moralimi düzeltiyor.


HEVESİM YOK HİÇ BİR ŞEYE…


     Şu aralar hiçbir şeye hevesim yok. Ne kitap okumaya, ne de film izlemeye. Günlerim öyle boş boş geçiyor. Hiç olmazsa köşe yazısı okuyorum. Kendimi böyle avutuyorum.


DAHA SONRA İZLE DEYİP İZLEMEMEK…


     Daha sonra izle diye bir çok videoyu işaretliyorum YouTube’da. Ama sonra bir daha dönüp izlemek istemiyorum onları. Galiba benim ilgimi çeken videoyu o anda izlemem lazım. Yoksa bir daha izleme hevesim kalmıyor.


BİR KONUYU UZUN UZUN YAZMAK…


     Bunu daha önce yazdım galiba ama yine yazmak istiyorum: Bir konu üzerine şöyle bin kelimelik yazıları yazmak isterdim. Ama o kadar yazamıyorum. Hadi bini geçtim, üç yüz kelime de yeter.


     Ama oda olmuyor. En fazla yüz kelime. Sonra tıkanıyorum. O yüzden her konudan kısa kısa görüşlerimi belirttiğim yazılarımın sayısı giderek artıyor.


DEVAMLI İÇERİK GİREN BLOGGER…


     İnsanları yazılarınıza bağlamak ve devamlı takip edilen bir Blogger olmak önemli. Devamlı takip edilen bir Blogger mıyım bilmiyorum ama devamlı yazı giren bir Blogger olmak için çaba gösteriyorum. Şu an yağmur ve rüzgar durdu. Geceye bir sessizlik hakim oldu.


İLK DEFA MI KONUK OLDU?


     Siyasi tartışma programlarını izlerken sinirleniyorum ve kapatıyorum. Bu akşam Ahmet Davutoğlu, Habertürk’teydi. Galiba parti kurduktan sonra ilk defa konuk oldu.


HABER SUNUMUNU BEĞENMİYORUM…


     Az önce Fox’ta İlker Karagöz’ün sunduğu sabah haberlerini izledik. Haber sunumunu pek beğenmiyorum. Direk, Fox’a karşı değilim yanlış anlaşılmasın. Mesela İsmail Küçükkaya’yı severim. İyi bir haber sunucusudur. Bunu da not düşmek istedim.


KIYAMET ÇAĞIRIYORUZ KIYAMETİ…


     Gelecek nesillere bozulmuş bir gezegen mi bırakıyoruz? Bu gidişle bozulmuşu bırak gezegen falan bırakmayacağız ortada. Biz gezegeni bozmuyoruz, kıyameti çağırıyoruz. Farkında değil miyiz? Biz kendi kendimizi yok ediyoruz.


KORONAVİRÜS KOMPLO TEORİSİ…


     Koronavirüs ile ilgili komplo teorileri de devam ediyor. Bunlardan biri de, Çin’in bilerek bu virüsü dünyaya yaydığı ondan sonra da aşı satarak bunu paraya çevirdiği. İnsanın aklına bin türlü şey geliyor. Ama şimdilik buna doğrudur diyemiyoruz. Bir gün elbet bu işin aslı astarı ortaya çıkacaktır.


ADSENSE DEĞİŞİKLİKLERİ…


     Google Adsense’de devamlı değişiklikler oluyor. Devamlı mail atıyor Google. “Şu reklam türünü kaldırıyoruz. Ama şunu yapabilirsin” gibilerinden. Artık eskisi gibi dikkat etmiyorum bu mesajlara. Zamanında çok uğraştım blog için. Reklam da gösteriliyor blogda. Daha fazla yapacak bir şeyim yok.


O YOUTUBE KANALI BIRAKTIM…


     Burada Olan Burada Kalır diye bir YouTube kanalı var. Can Yılmaz ve Zafer Algöz’ün ortak sundukları bir program. İkisi muhabbet ediyorlar. Gündemden, oradan buradan konular hakkında. Aslında güzel bir format. Muhabbet edenlerin muhabbeti güzelse, izlemeye doyulmaz.


     Zafer Algöz muhabbet adamı, belli. Ama Can Yılmaz için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bu programa kaç kere şans verdim. Ama bir türlü Can Yılmaz’ın muhabbeti sarmıyor beni. Bende bu nedenle bu programı izlemekten vazgeçtim artık.


ASIL MESELE YOUTUBE KANALI AÇMAK DEĞİL…


     YouTube kanalı açmak değil mesele. Asıl mesele: Kanalı açtıktan sonra kanalda ne yapacağın. Nasıl bir içerik üreteceğin. İşte konu tam da buraya geldiğinde içerik üretmenin, bir YouTube kanalını devam ettirmenin zorluğunu anlıyorsun.


     Başka bir şey daha anlıyorsun: Şu anda popüler kanallara bakıp, “Bunlar ne yapıyor ki? Bunu bende yapıp para kazanırım” lafının ne kadar boş olduğunu. Ne kadar saçma videolar da yapsalar sonuçta nasıl içerik üreteceklerini bulmuşlar. İşte önemli olan da bu.


ÇİN AŞISI İÇİN NE DEDİ?


     Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Çin aşıları ile ilgili konuşmuş. “Zaman kaybetmeden elimize geçen aşıları kullanmalıyız. Çok az etkili aşı olsa bile hastalıktan iyidir” demiş. Ben Mehmet Ceyhan hocayı seviyorum ya. Bana söyledikleri hep mantıklı gelmiştir. Peki sizin bu pandemi döneminde söylemlerine güvendiğiniz doktor veya doktorlar kimler?


KARANTİNADA KAHVE İÇİMİMİZ AZALDI MI?


     Pandemi döneminde kahve tüketimi üzerine bir yazı okudum. Türkiye’de pandemi döneminde hem kahve tüketimi hem de kahve makinesi tüketimi artmış. Türkiye’de hiç kahve üretilmiyormuş.


     Bu nedenle devamlı dışardan ithal ediyoruz. İşte o ithal rakamlarına bakıldığında 2019’a göre bu yıl hem kahve, hem de kahve makinesi ithali bir önceki yıla göre artmış. Yani pandemi kahve keyfimizden alıkoyamamış bizi.


İŞÇİLER NİYE HAKLARINI KAYBEDİYOR?


     Şimdilerde emekli olmuş bir abimiz var. “Zamanında işten kendin çıksan bile tazminatı alırdın” diyor. Şimdi nerde o günler. Peki niye böyle kötüye gitmiş bu durum? Niye hep işçilerin haklarından ödün veriliyor?