*Deprem demişken. Bugün burada da deprem oldu. 4,8
büyükliğünde. Bayadır buralarda olmuyordu. Ama tetikte bekliyordum. Türkiye’nin
her yeri sallanırken burası da sallanmadan olmazdı tabi.
*Kahramanmaraş depremlerinden sonra gülümsemelerimizin
içinde bile bir acı var.
*Teyzeoğlu bile antidepresan kullanıyormuş. Aslında güçlü
bir kişiliğe sahiptir. Hayat onu bile sıkmış demek ki.
*Arkadaşlar konuşuyorlardı. Bir film varmış. Psikopat bir
doktor, insanları kırkayak yapmaya çalışıyormuş. Yorumlarında kusarsınız falan
yazıyormuş. İzlemeye hevesli arkadaşlar. Ama benlik değil. Filmin adını bile
sormadım. O kadar benlik değil yani.
*İbrahim Efendi Konağı kitabını okumaya devam ediyorum.
Bayrama kadar biter herhalde. Çünkü çok yavaş okuyorum.
*Yeşil Yol filmini bi baştan sona izleyemedim. Hep televizyonda
filmin ortalarına denk geldim. Dramı ağır bir film olduğu için de özellik açıp
izlemek istemiyorum bilgisayardan.
*Köpekler, kedi mamalarını acayip seviyorlar. Bir anda silip
süpürüyorlar.
*Starbucks’ı protesto edip, dükkanlarına gitmeyecektik hani.
Gerçekten gitmedik mi? Ben inanmıyorum böyle bir şeye. Yine dolup taşmaya devam
eder dükkanlar.
*Eğer bir filmde oynayan herkes ünlü birer oyuncuysa o filme
karşı antipatim oluyor. Seyirci olarak beni filmle değil, oyuncularla tavlamaya
çalışıyorlar çünkü.
*Bu ülkede sendikalaşma oranı hep az olur. Çünkü gruptan
illaki birileri, grubu satar.
*Herkes susuzluk kapımızda diyor. Daha da zor günler
bekliyor bizi. Susuzluk ülke olarak sadece bizim sorunumuz değil tabi. Tüm dünyanın
sorunu.
*Yok Rus uçağı, Amerikan insansız hava aracını düşürmüş
falan. Bir siz eksiktiniz. Dünyanın başında bir savaş eksikti. Bir o kaldı
zaten. Çıkarın üçüncü dünya savaşını da olsun bitsin. Ondan sonrası da dünya için
game over olur herhalde.
*Ekrem İmamoğlu ile Muharrem İnce Hatay’da karşılaşıp ayak
üstü konuşmuşlar.
*Muharrem İnce, ekonomist Özgür Demirtaş’ı arayıp, “Siyasetten
anlamıyorsun” demiş.
*Atv’de Aldatmak dizisini izliyordu evdekiler. Şöyle bir göz
ucuyla izledim. “Yok, bu dizi benim için bitmiş” deyip kalktım televizyonun
başından.
*Okan Bayülgen bıyık bırakmış. Okan’ın bu tarzını seviyorum.
Adamın canı o an ne istiyorsa onu yapıyor. Kimi zaman kel, kimi zaman sakallı,
kimi zaman da bıyıklı.