En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. Bülent Arınç parti kurmaz. Böyle bir beklenti içinde olanlar boşuna beklerler. Evet, Ak Parti'yi eleştirmiştir. Kimilerine göre acımasız da olabilir. Ama bu kadar işte. Bundan ilerisine gitmez. Abdullah Gül de gitmez. Ama eleştirirler. Eleştirmek demek, Ak Parti düşmanı olmak değildir. İşte bunu anlamıyorlar. Ortam o kadar toz duman oldu ki. Kim eleştirse eleştirsin hemen vatan haini ilan ediliyor. Artık şunu bir ayırmamız lazım.
O ZAT
Şimdi her şey bir kenara. Ben olaya farklı bir açıdan bakmak istiyorum. O zat ifadesi üzerinden. Yıllar önce yola beraber çıkmışsınız. Bir dava uğruna. Yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmemiş. Aynı hayallerle sabahları etmişsiniz. Ve gün geliyor. O can dostunuza, "O zat" diyorsunuz. Bu ne kadar da acı bir ifade. Dostluk açısından. Aynı yola baş koymuş insanların buralara gelmesi ne kötü. Eminim o ifade Arınç'ı çok yaralamıştır. Duygulu da bir insan. Belki gözyaşlarına bile engel olamamıştır.
NE OLDU DA BÖYLE OLDU?
Şimdi muhasebe zamanı. İki yakın dost, ne oldu da böyle hale geldiler. Arınç bunu çokça düşünüyordur. Acaba Erdoğan düşünüyor mu? İfadesinden, konuşmasından düşünmüş. Çoktan kesip atmış gibi. İnsan böyle bir can yoldaşını, bir anda nasıl kesip atar ki? Merak ediyorum. Erdoğan şimdilerde bu konuları kimle müzakere ediyor? Partinin kuruluşunda Arınç'la beraber yola çıktıkları kişilerden, kaç kişi kaldı ki? Erdoğan'ın yanında gittikçe, eskilerden kimse kalmamaya başladı. Erdoğan neden böyle bir strateji izliyor, merak konusu.
Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com
Dava kardeşliği o zat nasıl oldu?
% 49, nefreti bitirir mi?
Ak Parti, % 49 aldı diye, bütün sorunlar bitecek mi? Yok. Yine bazilari, Ak Parti'ye oy atanlar için, "Koyun" diyecekler. Ak Parti'liler de buna karşılık, " Koyun dediniz, koyduk" diyecek. Yani, değişen hiç bir şey olmadı. Olmayacak.
Aradaki nefret bitmedikten sonra, hiç bir şey değişmez. E, nefret de bugünden yarina geçebilecek bir duygu değil. Zaten kimsenin de, nefreti sonlandırma gibi bir düşüncesi de yok.
Alınan % 49, nefreti bitirmeyecek evet. Peki neyi bitirecek? Belirsizliği bitirecek. Kim kimle koalisyon yapacak sorusunu bitirdi. E ekonomi kötüye gidecekti. Çalkantılı bir dönem olacaktı yani. Şimdi bunların önüne geçilmiş oldu.
Ülke, Ak Parti'yi sevenler ve Ak Parti'yi sevmeyenler olarak, ikiye ayrılmış durumda. Aslında ayrimin adı bu değil. Ayrimin adı: Erdoğan'ı sevenler ve Erdoğan'dan nefret edenler. Yoksa, Erdoğan'dan nefret edenler arasında bir anket yapılsa, "Aynı şekilde, Davutoğlu'dan da nefret ediyoruz" diyeceklerini sanmıyorum.
Alınan bu % 49, ekonomiyi kurtardı. Ama, ya bu nefret ortamı ne olacak? Her iki taraftandan da, hakaretler devam eder. Her iki taraf da, birbirinin yanlış yapmasını bekler. Yanlışı yakalayınca da, en ağır hakaretlere başvurur. Sonra Cumhurbaşkanı dava açar. Ötekiler, "Basın özgürlüğü" diye bağırır. Berikiler, "Cumhurbaşkanına hakaret edilemez" der. Bu böyle devam eder, durur.
Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com
TRT 1 parti reklami almamali...
Devlet kanali her partiye ayni mesafede durmalidir. Ak parti reklamini yayinladi diye Ak partili olmus degildir. Ama reklami yayinlamamasi daha guzel olurdu.
Zaten toplumda TRT 1 Ak partinin kanali diye bir algi var. Ak partinin TRT 1'e reklam vermesi, bu algiyi daha da guclendirir.
Bu algiyi guclendirecek baska bir olay da: CHP ve MHP'nin reklamlarinin yayinlanmamasi. "Niye sadece Ak parti?" diye akillara soru takiliyor.
Muhtemelen, CHP ve MHP reklam icin basvuruda bulunmamislardir.
Bu konuda TRT'den aciklama yapilmali. Eger reklam icin teklif gelmediyse, "Ak parti disinda diger partilerden reklam istegi gelmemistir" denilmeli.
Eminim bu tip bir aciklamayi bekleyen bir kesim var toplumda. Bu tip bir aciklamayi sorumlu yayincilik geregince yapmali TRT 1.
Basbakan Ahmet Davutoglu cok hassas bir insan. Bu tip konulara dikkat eder. Ama yogun tempoda gozden kacirmis olabilir.
Danismanlarinin bu noktada devreye girmesi gerekir. Eminim Ahmet Davutoglu toplumdaki hassasiyeti dusunerek, TRT reklamlarinin geri cekilmesi talimatini verecektir.
Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com