Günlük örneklerini inceliyorum. Kısa kısa tutulmuş olan günlüklerin daha çok hoşuma gittiğini söylemeliyim. Hatta bu tarz blogları daha çok seviyorum. Zamanında takip ettiğim bloglar vardı. Şimdi pek rastlayamıyorum. Belki de ben denk gelmiyorum.
BLOĞA HER GÜN YAZMAN GEREKEN AKIM…
Bir zamanlar 365
gün akımı vardı. Bir yıl boyunca, 365 gün, her gün yazıyordun. Kısa da olsa bir
şeyler yazman gerekiyordu bloğa. Bu akımı çok iyi uygulayan bloglar vardı. Belki
bir gün yeniden böyle bir şey yapılır.
KISA YAZILAR ŞEKLİNDE YAZILAN GÜNLÜKLER…
Hayatlarında olan
gelişmeleri 50-100 kelime ile anlatan yazıları daha çok seviyorum. Hemen bir
sonraki güne geçiyorum böylece. Yazar ile aramda bir bağ kurabiliyorum. Ama
uzun uzun yazarsa o yazıda kayboluyorum. Olmuyor o zaman.
DETAYA GİRİLEN BİR GÜN…
İncelediğim
günlükte birkaç günü kısa kısa yazıp geçmişken, bazı günleri 1 ya da 2 sayfa
ile anlatmış. Çok detaya girilmiş oluyor ve bu beni sıkıyor. Günlerini kısa
kısa anlatan bildiğiniz günlükler ya da bloglar varsa yorumlarda
yazabilirsiniz.
GÜNLÜK ÖRNEKLERİ…
Necip Fazıl
Kısakürek’in, hapishane günlükleri varmış. Adalet Ağaoğlu’nun günlükleri var.
Andre Gide’nin günlükleri var. Tam 1500 sayfalık bir kitap. O kadar ne yazmış
olabilir ki insan. Bunu söylerken bile heyecanlanıyorum. Bu yazarların
günlüklerini incelemek istiyorum. Bu incelemelerim sonunda bakarsınız sadece
günlük olarak yaşadıklarımı yazarım bloğa.