siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Film, maç ve biraz da siyaset...

Evet, bir gecenin daha sonuna denk geldik. 

360 kanalında Oyun Bitti adında Türk filmi vardı. Cüneyt Arkın ve Filiz Akın’ın başrollerinde oynadığı. Ortasında denk gelmişiz. Onu izledik. 

O bitti. Tv100 kanalına geçtik. Galatasaray- Lazio, hazırlık maçı vardı. Onu izledik. 2-2 berabere kaldık. 

O bitti. Kanalları gezerken Cnn Türk’te Erhan Afyoncu’ya denk geldim. Ülkemizin savunma sanayi, Suriye, Azerbaycan, Amerika ile ilişkiler falan üzerine konuşuyordu. Biraz onu izledim. 

E bu kadar yeter deyip bu akşam ki televizyon izleme serüvenine bir son verdim. İşte şimdi burdayım. 

Bu arada kanallar, geçen seneki gibi bu sene de yaz dizileri yapmadılar. Türk filmleri ve yabancı filmlerle geçiriyorlar akşamlarını.

2024 yerel seçimlerine iki gün kala...

Yerel seçimlere kaldı 2 gün kaldı. Dananın kuyruğu sonunda kopacak. O kadar yapılan miting, o kadar yapılan reklam ve o kadar yapılan algı çalışmaları halkta nasıl bir karşılık bulacak göreceğiz. 

Tabi ki gözler İstanbul’da olacak. Ekrem İmamoğlu şu anda önde gözüküyor anketlerde. O da açık ara değil. Birkaç puan. Eğer İmamoğlu kaybederse siyasi kariyerinin sonu olabilir. 

Açık ara fark olan Ankara. Mansur Yavaş rakibi Turgut Altınok’un önünde. 

Bir de İzmir meselesi var. Ak Parti’nin adayı Hamza Dağ için çok iyi şeyler konuşuluyor. Tabi bu da bir algı olabilir. Artık her şey o kadar birbirine karıştı ki. Kim doğru, kim yalan söylüyor, anlaşılmıyor.

Turgut Altınok mal varlığı...

*Ak Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok malvarlığını açıkladı. Günlerdir bu konuşuluyor. X’te bununla ilgili esprili paylaşımlar dönüyor. “Ankara’nın yarısı zaten onunmuş. Seçimi kazanırsa tamamını alacakmış” gibi mesela.

*Fenerbahçe ligden çekilebilirmiş. Kararlarını 2 Nisan’da açıklayacaklarmış. Onlar da biliyor, bu ülkedeki herkes de biliyor ki çekilmezler. Kuru sıkı atmalar bunlar.

*Murat Kurum açıklama yapmış. Boğa burcu olduğunu ve bu burcun liderlik özelliğini taşıdığını söylemiş. Şimdi gel de inan buna.

*İnci Taneleri dizisini izlemekten sıkıldım. Benim de sorunum bu işte: Hemen sıkılmak.

*Herkes Poor Things filminden bahsediyor. Konusuna baktım beni sarmadı.

*Kedilerin şu meraklarına hastayım ya. Her şeyi merak ediyorlar. O burunlarını sokmadıkları yer yok.

Kemal Kılıçdaroğlu'na emeklilik önerisi...

Kemal Kılıçdaroğlu şimdi evde nasıl oturacak? Adam devamlı koşturmaya alışmış. Bence kitap yazsın. Siyasette yaptığım hatalar diye. 500-600 sayfalık bir kitap çıkar ortaya.

KÖTÜ YANI VE GÜZEL YANI…

Twitter ve İnstagram’ın güzel yanı, eğlenceli ve komik şeylere denk gelmek. Ondan sonra adaletsizliklere anında tepki vermek. Bazı durumlarda verdiğin bu tepkilerle adaleti sağlamak. Ama kötü yanı ise: Kötülüklere de şahit olmak.

HADİ HAYIRLISI…

Bugün Şampiyonlar Ligi grup maçında Galatasaray deplasmanda Bayern Münih ile karşılaşacak. Umarım 4’lük, 5’lik olmayız.

ŞAŞIRDIM…

Habertürk Sunucusu Mehmet Akif Ersoy’un iki çocuğu varmış ya. Ben onun evli olduğunu bile bilmiyordum.

TANIDIK SUNUCU KALMAMIŞ…

Habertürk demişken. Ömrümde ilk defa gördüğüm sunucular var hep programlarda. Meğer ne çok kişi ayrılmış Habertürk’ten.

 

Bay bay Kemal...

Kemal Kılıçdaroğlu yine seçilir gözüyle bakarken Özgür Özel seçimi kazandı. Benim için sürprizdi. CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel artık. Kılıçdaroğlu hak etti. Nedir bu hırs? Git evinde torununu sev, emekliliğinin tadını çıkar artık.

İŞTE ALIN SİZE KANITI…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Bay Kemal” diye diye sonunda adamı siyasetten gönderdi. Demek ki neymiş? Bir şeyi kırk defa söylersen olurmuş. Alın size kişisel gelişim.

HER ŞEY KENDİNİ CUMHURBAŞKANI ADAYI GÖSTERMESİYLE BAŞLADI…

Cumhurbaşkanı adayı olarak kendini değil de Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterseydi bugün yine genel başkanlık seçimini kazanmıştı. Kendini aday göstererek kendi ayağına sıktı. Sonun başlangıcı oldu kendini cumhurbaşkanı adayı göstermesi yani.

 

Ali Babacan programcı mı olacak?

Ali Babacan program yapıyor YouTube kanalında. Konuklar ağırlıyor. Onlarla Türkiye hakkında konuşuyor. En son Besim Tibuk konuk olmuş. Ben anlamadım şimdi. Ali Babacan siyasetçi mi olmak istiyor programcı mı?

ÜÇ SEZON MU SÜRMÜŞ?

Galip Derviş dizisi vardı bir zamanlar kanal D’de. Engin Günaydın’ın başrolünü oynadığı. O üç sezon sürmüş ya. Ben bir sezon ya da en fazla iki sezon sürdü diye hatırlıyordum.

NE YANİ BİRİNCİ SINIFTA SINAV MI YAPILIYORDU?

İlkokullarda artık sınav yapılmayacakmış. 5. Sınıfta sınavlar başlayacakmış. E zaten sınavlar 4. Sınıfta başlamıyor muydu? 3. Sınıftaki çocuk ne anlasın sınavdan?

RAKI İÇERKEN FOTOĞRAF PAYLAŞMAK…

Kadınların rakı içerken fotoğraf paylaşmalarını anlamaya çalışıyorum. Sanki rakı içmek kendilerince hür ve bağımsız olduklarının göstergesi gibi. Bir şeyleri bazılarına ispatlama çabası gibi.

Mansur Yavaş, Ankara için yeniden aday...

Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yeniden aday olacağını açıklamış. Bu açıklamasıyla genel başkanlık için, ülkeyi yönetmek için hiç bir iddiasının olmadığını  da ortaya koymuş oldu. Gerçi seçim zamanı da görmüştük bu yanını. Bir bakıma da hoşuma gidiyor bu seçimi. Kendince hedefini belirlemiş ve kimsenin gazına gelmiyor. Seçilir veya seçilmez, orasını bilemem. Ama en azından hedefi açık ve net, ne istediği belli. Bu da bir şeydir bence.

Haftanın ilk gününü geride bıraktık, Kemal Kılıçdaroğlu Mevzular Açık Mikrofon'da, Sinan Oğan kararını açıkladı...

Haftanın ilk gününü geride bıraktığımıza göre biraz moralimiz yerine gelmiştir diye düşünüyorum. Önemli olan haftaya başlamak değil mi? Başlamak bitirmenin yarısıdır diye boşuna dememişler.

SİNAN OĞAN AÇIKLADI, GÖZLER ÜMİT ÖZDAĞ’DA…

Seçim gündemi kaldığı yerden olanca hızıyla devam ediyor. Sinan Oğan, Erdoğan’ı destekleyeceğini açıkladı. Ümit Özdağ’ın ise hala ne karar vereceği belli değil. O da yarın saat 11.00’de açıklama yapacakmış.

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN, MEVZULAR AÇIK MİKROFON PERFORMANSI…

Kemal Kılıçdaroğlu hiç miting yapmadı. Yapmayacak da. Kendisini halka anlatmaya çalışıyor programlarla. Bu programlardan birisi de Oğuzhan Uğur’un Babala TV Mevzular Açık Mikrofon programı. Dün akşam çekildi program. Burada sergileyeceği performans direk seçimi etkileyecek gibi. En azından bir kısım oyları. Programı merakla bekliyorum.

ANKARA’DA ŞAMPİYONLUK GÖREBİLİRİZ…

Diğer taraftan Galatasaray bir maç daha kazanması halinde şampiyon. Deplasmanda Ankaragücü ile oynuyoruz. Eğer kazanırsak başkent Ankara’da şampiyonluğumuzu ilan edeceğiz.

CAN DOSTUM FİLMİNİ İZLEDİM AMA 2011 TARİHİ OLANINI…

Bu ara hiç film izleyemedim. Zaten çok film izleyen biri de değilim. Ama tatil günlerimde izlemek istiyorum. En azından düşünce olarak. En son düşünceden eyleme geçerek Can Dostum filmini izledim. İki hafta önceydi galiba. 2011 yapımı filmdi benim izlediğim. Tekerlekli sandalyedeki adam ve bakıcısını konu alan filmdi izlediğim. İki tane Can Dostum adında film olduğu için bunu belirtmek istedim.

MEKTUPLAŞMALAR…

Yaşayan Ölü kitabına başladım. Şu ana kadar kitapta iki arkadaşın mektuplaşmasını okuyoruz. Mektup okumayı severim. O yüzden kitaba dahil olmada zorlanmadım. Şimdilik iyi gibi.

Özgür Demirtaş'ın aktif siyasete girmemesi ve Muharrem İnce gerektiğinde adaylıktan çekilir mi?

Ekonomist Özgür Demirtaş’ı siyasete aktif dahil olmamasından dolayı tebrik ediyorum. Mesela bir takipçisi Twitter’dan sormuş. Merkez Bankası Başkanı olmak için teklif gelse ne cevap vereceğini. O da cevap olarak, “Hayır” demiş. İşte bu tavrı hoşuma gidiyor. Muhalif konuşuyor diye hemen gidip bir partiye girmiyor. Sadece yorumunu yapıyor. Bunu bir beklenti amacıyla da yapmıyor. Güzel olan yanı bu.

GEREKTİĞİNDE BENCE ADAYLIKTAN ÇEKİLİR…

Muharrem İnce yarın cumhurbaşkanlığı adaylığı için başvuruda bulunacakmış. Son günlere doğru eğer fazla oy almıyorsa Kılıçdaroğlu lehine çekileceğini söylemişti. Ben güveniyorum. Oyları beklentilerin altında kalırsa bence çekilir.

BAZEN DİKKATLERDEN KAÇIYOR İŞTE…

A101’den alışveriş yaptım. Çalışan kıza, kasadan ürünleri geçirirken, “Sadece üç ekmek geçeceksiniz. Diğer üç ekmeği dışarıdan aldım” dedim. “Ben ekmeği eklemedim ya” dedi. O an kendimi düşündüm. Ben de bunun gibi hatalar yapabiliyorum. İnsanın algıları her zaman açık olmuyor. Akşam saatlerinde gitmiştim markete. Sanırım günün yorgunluğu vardı üzerinde, dikkatinden kaçtı.

BİR KERE DE ÖLDÜRMEYİN DİZİDEN ÇIKANLARI…

Savcı Pars’ı oynayan Mehmet Yılmaz Ak, Yargı dizisinden ayrılmış. Adam diziden ayrılır ayrılmaz kesik el sahnesi geldi. Savcı Pars’ın elini kesmişler falan. Bir kere de şu karakterleri doğru dürüst diziden çıkartsanız ne olur? Çıkan karakterleri illa öldürmeniz mi gerekiyor?

EKREM AÇIKEL’E ŞAŞIRDIM…

Daha önce TGRT Haber’de, ana haberleri sunan Ekrem Açıkel, Halk TV’ye geçtiğini açıklamış. Benim için şok bir gelişmeydi. Bir uçtan bir uca geçiş. Beklenen nedir? Başka bir muhafazakar kanalda çalışmaya devam etmesi. Ama Halk Tv’ye geçeceğini kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.

BİRAZ SIKICI OLUYOR…

Samiha Ayverdi’nin ikinci kitabını okuyorum. İbrahim Efendi Konağı. Kitabın içinde zaman zaman hikayeyi bir kenara bırakıp kendi düşüncelerini anlatıyor. O dönemin koşullarını anlatıyor. Biraz sıkıcı olmuyor değil?

SADECE DEPREM BÖLGESİNDEN HABER VERMEK…

Fox ana haberi izledim bugün. Neredeyse ilk 20 dakika hiç siyasi haber vermedi. Sadece deprem bölgesinden haber verdi. Yine deprem bölgesinde yaşanan sel felaketinden haber verdi. Diğer kanalların bunu yaptığını zannetmiyorum. Hala Hatay’da hiç bakılmayan ve kaldırılmayan enkazlar varmış bu arada.

Mansur Yavaş'ın konuşması, Muharrem İnce'nin adaylık açıklamaları...

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Fatih Altaylı’nın programına konuk olmuş. Biraz izledim programı. Dikkatimi çeken iki şey oldu.

Birincisi: Siz de fark ediyor musunuz? Mansur Yavaş konuşurken zorlanıyor gibi. Rahatsızlığı falan mı var acaba yoksa konuşması genel olarak böyle mi?

İkincisi: Mansur Yavaş da liderlik vasfı yok. Liderlik vasfı olmadığı gibi liderlik hırsı da yok. Parti genel başkanı olayım, cumhurbaşkanı olayım gibi istekleri yok.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olmak yetiyor ona. Bence kötü bir şey değil. Kendini biliyor. İnsanın kendini bilmesi o insan açısından büyük bir olgunluktur.

“BEN OLMADAN OLMAZ”

Toplum tarafından Muharrem İnce’ye büyük bir baskı var. İstiyorlar ki Muharrem İnce cumhurbaşkanı adaylığından çekilsin, ona gidecek oylar da Kemal Kılıçdaroğlu’na gitsin.

Daha dün, “Seçim zamanı gelsin hele. Duruma göre çekilebilirim” diyordu. Bugün, “Bensiz olmaz” diyor.

Çekilme ya da adaylıkta diretme konusu, ince bir çizgi. Eğer iyi yönetilmezse şu anda pozitif olan hava bir anda negatife dönebilir Muharrem İnce için.

HER GÜN HABERLERİ İZLEMEYEN ÖĞRETMENİM…

Lisede bir öğretmenimiz vardı. “Ben haberleri her gün izlemem. İki-üç günde bir izlerim. Haberleri her gün izleyince sinirleniyorum” derdi.

İşte bugün, öğretmenimin ne dediğini anladım. Selle ilgili, depremle ilgili haberler izledim bugün. İşi bilmeyen insanlara verilmiş işler.

Berbat edilmiş işler. Neresinden tutsan elinde kalan işler. Gel de sinirlenme. O zamanlar sadece televizyon vardı. Şimdi sosyal medya var.

Haberlerden uzak kalmak neredeyse imkansız. Sosyal medyasız da yapamıyorum. Sinirlenmeye devam o zaman.

BU SERİ DE BURAYA KADARMIŞ…

Galatasaray’ın 14 maçlık galibiyet serisi sona erdi. Konyaspor deplasmanında 2-1 yenildi. Bundan önceki maçta da doğru dürüst top oynamamıştık zaten. Genelde yorumcular böyle yorum yapmıştı. Elbette bir gün bu seri bitecekti. Böyle yenilmeler iyidir. Takımı kendine getirir.

ADALET İSTEYEN GENÇLER…

Okan Bayülgen’in programında konuşuluyordu. Gençlerin isteklerinin ne olduğuyla ilgili. Programa katılan iki konuk, bununla ilgili araştırmalar yapıldığını ve gençlerin öncelikle isteklerinin İphone telefon almak değil, adalet olduğunu söylediler. Okan Bayülgen de hayretle o gençlerin nerede olduğunu sordu.

Fatih Altaylı, adaylık için Mansur Yavaş ile görüşmüş...

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, cumhurbaşkanlığı adaylığı için Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’na çağrı yapmasından sonra gözler bu iki belediye başkanına çevrildi. Şu saate kadar iki başkan olumlu veya olumsuz bir açıklama yapmadı. Yalnız Fatih Altaylı, Mansur Yavaş ile görüşmüş. Altaylı, “Yavaş’ın adaylık ihtimali sıfırın da altında” diye bir açıklama yaptı.

Altılı masanın Cumhurbaşkanı adayı 6 Mart'ta açıklanıyor...

Altılı masa, Cumhurbaşkanı adayını belirlemek için bugün toplandı. Cumhurbaşkanı adayını belirlediler ama adayın açıklanmasını pazartesi günü saat 14.00’de yapılacak basın toplantısına bıraktılar.

Yapılan açıklamadan beri tüm Türkiye adayın kim olabileceğine dair tahminlerde bulunuyor. Çoğunluk adayın Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu söylüyor. Herkes de bu iddiasını kulis bilgilerine dayandırıyor.

“Ekrem İmamoğlu ya da Mansur Yavaş’tan birinde karar kılınsaydı bugün açıklanırdı. Demek ki Kılıçdaroğlu’nda karar kılındı” diyenler de var.

Habertürk ve Ntv, son dakika olarak haberi geçerken Cnn Türk, yapılan açıklamayı tamamen görmezden geldi. Bir alt yazı bile geçip, haberi duyurmadılar en azından. En azından benim kanalları gezdiğim dakikalarda öyleydi. Sonradan haberi girdiler mi bilmiyorum.

Mehmet Demirkol siyasete girecek mi?

Mehmet Demirkol, Karşı Karşıya programında siyasete girip girmeyeceğini açıkladı. Durup dururken nereden çıktı şimdi bu siyasete girme derseniz. Birkaç gün önce bir açıklaması olmuştu.

“Hükümet ve devlet aynı şey değildir” diye. Açıklamasının bir yeri vardı ki orası çok daha dikkate değerdi.

ATATÜRK ÖLDÜĞÜNDE TÜRKİYE YIKILMADIYSA…

“Hükümet yıkıldığında devlet yıkılsa Atatürk öldüğünde Türkiye yıkılırdı. İnsanlar devletinin yanında, hükümetin karşısında olabilir. Demokratik haktır” dedi.

KENDİSİ DE PARTİ KURABİLİRMİŞ…

Bu açıklamaları nedeniyle programda ne diyeceği merak konusuydu. İşte o konuşmadan siyaset çıktı. “Şu anda bana yakın bir parti yok. Belki birkaç yıla siyasete girebilirim. Belki de kendim bir parti kurarım, kim bilir” dedi.

6 başlı yönetim...

Millet İttifakı kazanırsa 6 başlı bir yönetim olacak falan. Kimsenin bunlara takılacağını düşünmüyorum. Çünkü o kadar kamplaşma var ki. Yeter ki biz kazanalım diye bakıyor herkes. Bu tartışmalar detay olarak kalır.

HAVAYA GİRME ASLANIM…

Fener’i yendik diye havaya girersek, ilk fırsatta havamızı indirirler. O yüzden havalanmamak lazım. Galatasaray olarak galibiyet serisine devam etmeliyiz.

YİNE Mİ DRAM…

Fox’ta yeni başlayan Taçsız Prenses dizisini izledik. Yine dram, yine dram. Artık yetti bu dramlar. Gözünüzü seveyim birileri de komedi yapsın, mahalle dizisi yapsın, yapsın yani bir şeyler. Gerçi dizisi yapılacak mahalle mi kaldı?

GÜLBİN TOSUN…

Fox’un hafta sonu haberlerini sunan Gülbin Tosun’u eskiden severdim. Nedense son zamanlarda antipati duymaya başladım.

 

 

Nureddin Nebati niye görevden alınsın ki?

     Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin görevden alınacağı söylentileri dolanıyor. Cumhurbaşkanı ile ters düştüğü bir konu yok ki görevden alınsın.  

YENİ ŞARKISINI BEĞENMEDİM… 

     Elanur yeni bir şarkı çıkarmış ama hiç beğenmedim. Eski şarkıları, Sakin ve Bela’yı tekrar dinledim.

KARARSIZLIK BENİM HEP HAYATIMDA…

     Hayatımı derinden etkileyecek konularla ilgili net bir karar veremiyorum. İkilemdeyim. Gerçi ben hayatımın her döneminde öyleyim ya.

SESSİZ GEMİ HALA FAVORİM…

     Yahya Kemal Beyatlı’nın şiirlerini okudum. Ve bana hitap etmediğini anladım. Bilindik şiiri Sessiz Gemi hala favori şiirim.

KENDİMİZE YETEN BİR ÜLKE MİYDİK?

     Bir zamanlar kendi kendimize yeten bir ülkeydik söylemi doğru mu? O yıllarla, bu yılları karşılaştıran yazı veya video olsa da okusak veya izlesek.

    

Muharrem İnce'nin, Erdoğan'ın fotoğrafına sorduğu soru...

Muharrem İnce

     Gençlerin sorularını yanıtlamak üzere gençlerle bir araya gelen Muharrem İnce, konuşmaya başlamadan önce Atatürk fotoğrafının önünde saygıyla eğildi. Bu hareketi sonunda salonda alkış tufanı koptu. Sonra da hemen Atatürk’ün fotoğrafının yanındaki Erdoğan’ın fotoğrafına bakarak, “Beraber çıkalım mı gençlerin karşısına” dedi. Hoş bir şey olmuş. Birbirlerine hakaret etmelerini duymaktansa, böyle şeylerin olması daha güzel.

Futbol ve siyasetten sıkıldım...

      Futbol dünyasında ve siyaset dünyasında hep aynı şeyleri konuşmaktan, hep aynı şeyleri tartışmaktan sıkıldım artık.

     Aynı işi yapmaktan da sıkıldım.

     Bana yeni şeyler lazım.

     Daralıyorum artık bu rutinlikten.

KADERDE KÜTÜPHANEYİ AÇIK YAKALAMAK DA VARMIŞ…

     Sonunda kütüphaneyi açık yakaladım. Yüzüme bir gülümseme yayıldı. Girer girmez kitaplara yöneldim.

     Ama doğru dürüst Türk yazarlara ait kitaplar yoktu, çeşit azdı. Yarım saat uğraştım kitap seçmek için.

     Sonunda üç tane kitap seçebildim.

     Peyami Safa’dan Bir Tereddüdün Romanı, İnci Aral’dan Safran Sarı, Haydar Ergülen’den de EskiYazı kitaplarını aldım.

     Haydar Ergülen ve İnci Aral’ın ilk defa kitaplarını okuyacağım.

     Kütüphaneye gençten bir çocuk koymuşlar. Çocuk patlamış artık beklemekten. Camdan dışarıyı bakıyor. Geliyor oturuyor.

     Zaman geçmedi çocuk için. Kütüphanecinin yakını mıdır, tanıdığı mıdır nedir çocukcağız?

     Seçtiğim kitapları not etsin diye ona verdiğinde telefondan müzik dinliyordu en son.

ONLAR ANLATIYOR AMA…

     Murat ve Özgür ile buluştuk. Kahvede oturup çay içtik.

     Aga kimsede maske yok. O kahvede korona çoktan bitmiş.

     Bizimkiler bir şey anlatıyor ama. Dün akşamdan uykusuz olduğum için konuşmalarına bir türlü odaklanamadım.

     Özgür’ün de yarın işi varmış, “Yorgunum erken kalkacağım” dedi. Öylelikle ben de kalktım. Bazen böyle durumlarım oluyor.

     Karşımdakine tepki falan veremiyorum. Uykuyu hayatımdan çalma olarak görüyorum.

     Ama uykusuz da olmuyor be kardeşim. Ruh gibi oluyorum.

ESKİ DEFTERLER AÇILIRSA…

     Kardeşim de bizim kuzen ile oturmuş muhabbet etmiş. Eski defterler açılmış.

     Kuzen anlatmış kardeşim şaşırmış, kardeşim anlatmış kuzen şaşırmış. Meğer sülale içinde neler varmış neler.

     Can sıkıcı şeyler tabi. İnsanın duyduğunda içini acıtan şeyler.

     Akraba dediğin sırtını yaslayacağın birileri olması gerekmez mi? Ama öyle değil işte.

     Hep birilerinin ayaklarını kaydırmaca falan. Hayatları böyle geçip gitmiş.

AKŞAMIN BEŞİNDE, SICACIK POĞAÇA…

     Kütüphaneye gidip kitapları değiştirdikten sonra Murat’ı aradım. Müsait mi diye.

     Yukarıda anlattığım buluşma da bu konuşma ile oldu zaten. Müsaitmiş. Karnımın acıktığını hissettim.

     “Şimdi kahveye gittiğimizde devamlı çay içeceğiz. Aç karnına gitmez” dedim. Girdim pastaneye. Poğaça sordum. 2,5 lira dedi.

     Aldım bir tane. Akşam 17:00 gibi bu anlattığım. Ben soğuk beklerken, sıcacık bir poğaça dağıldı ağzımda.

     Öyle bir iyi gitti ki. “Keşke bir tane daha alsaymışım” dedim.

BU KADAR DA GÖZLERDEKİ IŞILTIYA ABANILMAZ Kİ…

     Fox haberlerini izliyorum.

     Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin, “Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır” lafına çok abandılar.

     Tamam, birkaç haberde vurgularsın ama her haberde de ona gönderme yapılmaz ki.

     Gönderme yapmanın da bir anlamı kalmıyor o zaman.

UYKUSUZLUK MU, PASLANMAK MI?

     Kütüphaneden aldığım kitaplardan, Haydar Ergülen’in, EskiYazı kitabını okumaya başladım.

     Daha önce bir dergide yazdığı denemelerinden oluşuyor kitap. İlk yazıyı zor bitirdim.

     Uzun zamandır okumamanın paslanmışlığı mı yoksa uykusuzluğun verdiği tahammül edememe mi anlayamadım.

     Ama muhtemelen uykusuzluktan.

KONUKLAR, USTALAR GEÇİDİ GİBİ…

     Çok Güzel Hareketler Bunlar 2’ye bu hafta konuk olan isim: Oya Başar.

     Geçen haftalarda Erdal Özyağcılar gelmişti şimdi de Oya Başar.

     Usta isimlerin geçidi gibi olmaya başladı programın konuk kısmı.

KİTAP OKUMANIN SEVDİĞİM FAYDALARINDAN BİRİ…

     Kitap okuyanlar, kitap okumayanlara göre, okuduklarını daha hızlı anlıyorlarmış.

     Kitap okumanın en hoşuma giden faydalarından biri, benim için bu.

YENİDEN TUTUNABİLİR MİYİM?

     Kütüphanede, “Hangi kitapları alsam?” diye inceleme yaparken Oğuz Atay’ın, Tutunamayanlar kitabını gördüm.

     Daha önce iki kere okuyup yarıda bırakmıştım. “Tekrar okumayı denesem mi?” dedim.

     “Yok, yok. Şimdi hiç yeniden okuma havamda değilim” diyerek diğer kitaplara bakmaya devam ettim.

          

Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır...

      Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin, “Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır” sözü gündem oldu.

     Her yerde bununla ilgili paylaşımlar yapılıyor. Bakanımız gördüğüm kadarıyla esprili biri.

     Daha önce yorumlar görmüştüm. “Yeni bakan esprili değil” diye. Ama bu röportajdan da anlıyoruz ki, hiç de öyle değilmiş.

     Bu arada Nevşin Mengü, TRT’deki meslektaşını tebrik etti.

     Bakandan özellikle rakam olarak bilgi istemesini, son dönemde TRT’de görmeye alışık olmadığımız bir gazetecilik olarak niteledi.

     Özellikle bakanın, “Gözlerimde ne görüyorsunuz?” sorusuna takıldım ben. Bir sunucu o anda ne diyebilir ki?

     Ben sunucunun yerine koydum kendimi. Öylece kalırdım.

     Ama neyse ki sunucu, “Gözlerinizde sevinç görünüyor” dedi ve bir anlık sessizlikten çıkıldı.

Bu aralar her muhabbetin sonu siyasete mi çıkıyor?

     Duygu Emanet, yazılarımdan birine yaptığı bir yorumda, “Alakasız kişilerin her konuşmasını siyasete bağlamasını hoş bulmuyorum” demiş. Bu yorumu hoşuma gitti. Her şeyi siyasete bağlama olayı gerçekten çok can sıkıcı bir hal aldı. Şimdi her konuşma siyasete çıkıyor. Siyasetse insanlar arasında huzursuzluk yaratıyor. Arkadaşlıkları bozuyor. İnatla siyasete girmemeye çalışmalı bu aralar.    

ZORAKİ DİPLOMAT…

     Deep’in, haftanın kitapları serisinin dokuzuncu bölümünde bahsettiği kitaplardan biri, Yakup Kadri’nin, Zoraki Diplomat kitabıydı. Kitaptan, Deep’in bu yazısı ile haberdar oldum. “Cumhuriyetimizin ilk yıllarını merak edenler için keyifli anılar” diye bahsetmiş kitaptan. Evet, o yılları merak ediyorum ben de. Kütüphanede denk gelirsem alacağım kitaplardan biri oldu bu da.

    

Muhalefetin her konuşmada erken seçim isteği sizi de sıkmadı mı?

     Muhalefetin erken seçim isteği sıktı artık. Tamam, erken seçim talebiniz vardı. Bunu dile getirdiniz. Hem de baya bir dile getirdiniz. Ama iktidar bunu kabul etmedi. Zaten erken seçim teklifi yaparken iktidarın bunu kabul edeceğini zannetmiyordunuz herhalde. Artık başka konulardan bahsetme zamanı geldi. İnsanlara gelecek güzel günlerden bahsetme zamanı. İktidara gelince yapacaklarınızdan bahsetme zamanı.

muhalefetin erken seçim isteği
foto kaynak: unsplash.com

PARLEMENTER SİSTEME GERİ DÖNME NASIL OLACAK?

     Eğer kazanırsanız, parlementer sisteme tekrar geri nasıl döneceksiniz? Güçlü bir parlementer sistemi nasıl kuracaksınız, bunları anlatma zamanı. Hani bazı şeylerin tadını kaçırmamak lazım. Nerede duracağını bilmek lazım. Buradan şimdilik başka ekmek çıkmaz. Gündemdeki başka konular için çözüm önerilerinizi halka anlatma zamanı. Mesela deniz salyasına çözüm öneriniz ne? Buradan başlanabilir mesela.