Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Galatasaray, TRT 1 frekans sorunu...

Mehmet Ali Erbil’in sunduğu Turnike programında sorulardan biri: Fenerbahçe ve Galatasaray. Hangisinde harf sayısı daha fazladır? Bugüne kadar hiç dikkat etmemiştim. Galatasaray bir harf fazlaymış.

BU SICAKTA ARABADA BIRAKMAYIN…

Bu yaz, arabalarda plastik şişe vb. patlayıcı ve yanıcı şeyler bırakılmaması yönünde duyurular oluyor. Sanki geçen senelerde bu kadar üzerine düşülmüyordu bu işin. Bu sene niye böyle oldu ki?

TRT 1 FREKANS SORUNU…

Her futbol turnuvasında bu TRT 1’deki sorun nedir ya? Her turnuvada frekanslar değişiyor. Geçen Dünya Kupası’nda, TRT 1 HD bizde de gitti. Ama HD olmayan, normal TRT 1’den izlemiştik. Ama bu turnuvada normal TRT 1 de gitti. Arkadaşın evinde frekans ayarı yapmaya uğraştık, yapamadık.

Astrologların şampiyonu tahmin etme telaşı...

Şampiyon kim olacak? Galatasaray mı, Fenerbahçe mi? Dananın kuyruğu bugün kopacak? Sadece iki takım şampiyonluk için sahada olmayacak. Aynı zamanda astrologlar da karşı karşıya gelecek. Hangi astroloğun dediği çıkarsa Twitter’da zaferini ilan edecek

HEM SUÇLULAR, HEM DE KORKAK…

Kediler hem yaramazlık yapıyorlar, hem de korkuyorlar. Bir şeyin üzerine zıplarlar, devirirler ve en çok da kendileri korkarlar.

DEVAM ETTİRECEK SENARYO MU BIRAKTINIZ ORTADA?

Kardeşlerim dizisi gelecek yıl da devam edecekmiş. Ama sonra reytinglerde düşüş gösterince final yapılmasına karar verilmiş. Daha neyi devam ettirecektiniz arkadaş? Ortada hikaye mi bıraktınız? Tüm karakterleri öldüre öldüre çıkarttınız diziden. Adam kalmadı dizide adam.

SİNAN ERGİN’İN BAŞARI İÇİN ÖNERDİĞİ ŞEY…

Sinan Ergin videolarını izleyen var mı? Ben izliyorum ve beğeniyorum. Her söylediğine katılmasam da. Ama genelde üzerine durduğu şey: Başarı için asla vazgeçmemek.

İcardi'nin yeni şarkısı Başıma Belasın olur mu?

Galatasaray resmi hesabı İcardi’yi paylaşmış. İcardi’yi paylaşırken de müzik olarak, artık efsane olan Aşkın Olayım şarkısını değil Aleyna Tilki’nin, Başıma Belasın şarkısını kullanmış. Şarkıyı duyduğumda, “Aleyna’nın böyle bir şarkısı mı varmış” dedim. Şarkı hoşuma gitti ve YouTube’dan dinledim. Güzel bir şarkıymış. Hem de 2 dakika 26 saniyecik. Bu kadar kısa bir şarkı da olurmuş. Şimdi Galatasaray taraftarı arasında İcardi’nin şarkısı değişsin mi, Aleyna’nın Başıma Belasın şarkısı olsun mu tartışması var. Peki bu tartışmaya son nokta nasıl konacak? Bu akşam içerde Manchester United ile oynayacağız. Bu maçta İcardi gol attığında eğer Aleyna’nın şarkısı çalarsa resmi olarak İcardi şarkısı Başıma Belasın olmuş olur.

Galatasaray, Ömer dizisi ve bir kaç not daha...

*Galatasaray’lı olarak havalarda uçuyorum. Fenerbahçe’yi evinde 3-0 yendik.

*Star’da yeni başlayan Ömer dizisini izledik biraz. Pek sarmadı beni.

*Yolcu Nereye Gidiyorsun kitabını okumaya devam ettim.

*Otobüste gelirken uykuya geçmişim. Çok iyi geldi.

*Burger King’de, Nescafe White içtim. Daha öncekilere göre içimi daha bir kolay geldi bana.

*Seçimlerin, erkene alınıp alınmayacağı belli değil.

*Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı şubat ayı ortalarına doğru belli olabilirmiş.

*Ne zaman Özge Özberk’i görsem aklıma hemen Çemberim Gül Oya dizisi geliyor.

*Bazı marketler, fiyatları bir ay sabitlemişler. Ee, bir aydan sonra ne olacak? Füze mi olacak?

*Her yeni yılın başında derler ya hani, “Bu yıl sizin yılınız olsun” diye. Ee, bu yıl benim yılım olsun da gelecek yıl benim yılım olmasın mı?

*Kutsal Damacana 4’ün fragmanını izledim. Komik geldi bana. Yani beğendim gibi.

*Kardeşlerim dizisinde Leyla da öldü. Sevdiğim bir karakterdi. Üzüldüm.

*Star’da, Fırıldak Ailesi’ne denk geldik. Komik yerleri vardı. Ama buna rağmen izlemeye devam edemedim. Sıkıldım.

 

 

Hayattan kısa kısa notlar #39

SEFA DOĞANAY ORTAYA ÇIKTI…

     Sefa Doğanay bayadır ortalıklarda gözükmüyordu. Dün akşam kanal D’deki, Şarkılar Bizi Söyler programında ortaya çıktı. Sibel Can takliti çok konuşuldu.

DÜŞME KORKUSU DEVAM EDİYOR…

     Galatasaray deplasmanda Alanyaspor ile 1-1 berabere kaldı. Hala düşme hattına çok yakın. Seri galibiyetler lazım.

ANA HABER SUNMAK MI?

     Hulki Cevizoğlu, ismini ilk defa duyduğum bir kanalda ana haber sunacakmış. Pek hayal edemedim haber sunarken.

FİLMSİZ BİR HAFTA SONU…

     Bu haftayı da film izlemeden geçirdim. Aslında izleyeceğim filmler de vardı. Artık önümüzdeki hafta sonuna.

CEZA YAĞMURU…

     RTÜK, Survivor’a da ceza vermiş. Bu aralar gelene geçene ceza veriyor. Her gün bir ceza haberi görüyorum.

    

 

Hayattan kısa kısa notlar #33

     Düzce’den kar durumunu bildiriyorum size. Yaklaşık bir metreye ulaştı kar. Bu kadar yağacağını beklemiyordum. Herkes karın içine kendisini attığı paylaşımlar yapmış. Bir tane arkadaşım elinde çay bardağı ile bırakmış kendini kara hatta. Hayatımın hiçbir döneminde kendimi karın içine atmadım. Böyle sulu şeyler bana göre değil. Ben daha çok pencereden bakıp, karın yağışını izlemeyi seviyorum.

KÜME DÜŞMEMEYE OYNUYORUZ…

     Galatasaray evinde Trabzonspor’a 2-1 yenildi. Maç sonunda taraftarlar yönetimi protesto etmiş. Stat içerisinde de, “Burak Elmas istifa” sesleri yükselmiş. Takım olarak çok kötü durumdayız. Ligden düşmemek için oynayacağız bundan sonraki haftaları. Resmen rezalet.

İZLANDA KIŞI MI?

     Meteoroloji, İstanbul’u, İzlanda kışı hakkında uyarmış. Üç gün boyunca etkili olabilirmiş. Neymiş bu İzlanda kışı? Niye ilk defa bugün duyduk. Google’da arama yaptım. Alçak basınç sistemiymiş. Anladığım bu. Gerisi teknik geldi bana.

JAMES WEBB’İN YERİNE ULAŞMASINA AZ KALMIŞ…

     NASA açıklama yapmış. Uzaya fırlatılan James Webb teleskopunun Güneş kalkanları tamamen açılmış ve kendisi için belirlenen konuma ulaşmasına çok az kalmış. Bu beni heyecanlandırıyor. Çünkü bu teleskop sayesinde Dünya’nın oluşumuna dair bilgiler elde edilmesi planlanıyor. Mesela büyük patlamaya dair. Dünya’mızın gizemini çözebiliriz bu teleskopla. Hadi hayırlısı.

VÜCUDUNA DÖVME KAPLATMAK…

     Neredeyse vücudunun tamamı dövme ile kaplı olanları görüyorum. Ya da kollarının tamamının dövme ile kaplı olanları. Bir insan niye bu kadar çok dövme yaptırır ki? Bu da öz güven ile ilgili mi acaba? Kendine öz güven göstergesi olarak mı görüyor insanlar dövme yaptırmayı? Yaptırmak da demeyelim. Vücudunu dövme ile kaplatmayı desek daha doğru olur. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

    

Galatasaray deplasmanda Sivasspor'u 2-1 yendi...

 

Galatasaray
foto kaynak: hurriyet.com.tr

     Galatasaray deplasmanda Sivasspor’u 2-1 yendi. Golleri Belhanda ve Arda Turan attı. Fatih Terim yine Belhanda’sından vazgeçmedi. Arda, 9 yıl aradan sonra Galatasaray formasıyla ilk golünü attı. Ve üst üste 3 galibiyetini aldı Galatasaray.


Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz acil olarak ameliyata alındı...


     Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz acil olarak yeniden ameliyata alınmış. Daha üç gün önce taburcu olmuştu. Mide kanaması nedeniyle tekrar alındı. Ameliyat devam ediyor.

20 yıl sonra Fenerbahçe'yi, Kadıköy'de yendik...


     20 yıl sonra Fenerbahçe’yi, Şükrü Saraçoğlu stadında yenmeyi başardık. En son yendiğimiz zaman da takımın başında Fatih Terim vardı. Bunca sene sonra yenmek yine Fatih Terim’e nasip oldu. Fenerbahçe’yi deplasmanda 3-1 yendik. 
     
     Donk, Falcao ve Onyekuru attı gollerimizi. Fenerbahçe’nin golünü ise Max Kruse attı. Bu maçla ilgili bir arkadaşım, “Top kaleye girmiyor, orada büyü var” demişti. Çok mavrası döndü bu konunun. Hakaret olmadıktan sonra böyle dokundurmalar güzel. Galatasaray taraftarı olarak bu akşam mutlu mesut uyuyacağız.

Ramazan reklamları da başladı - 2019...


     Dün sabah serviste işe giderken radyoda ilk Ramazan reklamları başlamış, onu duydum. İftarda şu kadar fiyat ve çeşitlerimiz şöyle şöyle diye. Adım adım Ramazan’a gidiyoruz. Yine saatler çok uzun. Zorlanacağız ama günler geçtikçe alışıyor insan. Matmazel Noraliya’nın Koltuğu kitabını okumaya devam ettim. 22 sayfa. Böyle azar azar okuma hoşuma gitti gibi. Ama hala kitabın adı niye böyle anlayabilmiş değilim. Sakın bilenler ipucu vermesin bak J 

Ramazan reklamları

     The İt Crowd 1.sezon 3.bölümü izledim. Hala dizi iyi mi kötü mü çözemedim. Bazen çok iyi espriler var. Bazen, “Ben bu diziyi nasıl izliyorum?” diye soruyorum kendime. Buket Aydın’ı sözde kanal D’den kovmuşlardı. Bu akşam yine geri dönmüş. Haberlere göre toprille geri dönmüş. Ne kadar doğru bilemem tabi. Galatasaray deplasmanda Konyaspor ile 0-0 berabere kaldı. Hak ettik ama. Kaleyi tutan şutumuz yokmuş. Şampiyonluk her an gidebilir.

Foto kaynak: https://unsplash.com/photos/SqYmTDQYMjo

HALA MALTEPE SAYIMI SÜRÜYOR...


     Yarın yerel seçimlerin üstünden iki hafta geçmiş olacak. Ama hala başkan kim belli değil. Maltepe’de kaç gündür sayımlar bitmedi. Yarın akşama kadar bitirilmesi planlanıyormuş. Ondan sonra Yüksek Seçim Kurulu, İstanbul için kararını açıklayacakmış. Yılan hikayesine döndü bu iş. Yeniden seçim yapılacaksa seçim, yok İmamoğlu kazandıysa o. Artık bir karar vermeli Yüksek Seçim Kurulu.

2019 İstanbul yerel seçim sonuçları

BEŞİKTAŞ KAZANDI, SIRA BİZDE…
     Beşiktaş sahasında lider Başakşehir’i 2-1 yendi. Galatasaray’ın tam istediği oldu. Ama yarın Şükrü Saraçoğlu’ndaki maçı kazanmamız halinde bir işe yarayacak bu galibiyet. 20 yıldır Fenerbahçe’yi o statta yenemiyoruz. Şimdi öyle bir noktadayız ki. Yarın akşam kaçarı yok yenmemiz lazım. Hem Başakşehir ile olan aradaki puan farkını 3’indirmek için hem de 20 yıllık galibiyet hasretine son vermek için. Haa, yarın ne olur maç? Ben yine yeneceğimizi düşünmüyorum. Beraberlik bekliyorum.

KIDEM TAZMİNATI TARTIŞMASI…
     Ekonomi ve Maliye Bakanı Albayrak, kıdem tazminatı ile ilgili yeni bir düzenlemenin yapılacağını söyledi. Kıdem tazminatları fona devredilecekmiş. Çalışan parasını 56 yaşından sonra alabilecekmiş. Konuşulan bu. Ama netleşen bir durum yok. Bakan Albayrak kıdem tazminatı konusundan İşçi ve İşveren sendikalarını bir masa etrafında toplayacakmış. Orta yolu bulsunlar diye. 

     Bende bir işçiyim. İnşallah bizim zararımıza olan bir şeyler çıkmaz. İşçi sendikaları, “Kala kala elimizde kıdem tazminatı kaldı. Onu da vermeyiz” diyorlar. Eski yöntemi bir abimiz anlatıyor. Kendisinin çalıştığı zamanlarda .İşçi bir yılı tamamladıktan sonra ne zaman çıkarsa çıksın kıdem tazminatını alırmış. Sonraları çıkarılan her yasa işvereni kollamış. Ve gele gele bu günlere gelmişiz işte.

YAZILARIMDA TEKRARA MI DÜŞÜYORUM?
     Dün yazıyı bitirdikten sonra okudum yazdıklarımı. “Ben şunu daha önce yazmamış mıydım?” dedim. İnsanın takık olduğu konular oluyor. Devamlı üzerinde düşündüğü konular. İşte devamlı o konuları yazılarımda ele almam acaba okuyanları sıkıyor mu? Beni sıkmıyor. Çünkü ben hissettiklerimi yazıyorum. 

     Her zaman aynı konuları da yazsam. Aynı konu hakkında ardı ardına yazı yazsanız ikisi birbirine benzemez. Farklı kelimelerle anlatırsınız ya da olayın farklı bir yönünü ele alırsınız. O yüzden dün yazı bittikten sonra bunu düşünerek rahatlatmaya çalıştım kendimi. Ama yine de tam rahatladım diyemem. Aynı konularla ilgili kısa aralıkla yazmamayı düşünüyorum. Ne kadar başarılı olacağımı hep beraber göreceğiz.

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/red-background-with-123-text-overlay-1314525/

Ali Koç, Fenerbahçe'de neler yapacak?


     Sadece Fenerbahçe’lilerin değil neredeyse tüm Türkiye’nin istediği oldu ve Ali Koç başkan seçildi. İnsanoğlu her zaman değişim istiyor. Kendine yeni umutlar verenin peşinden gitmek istiyor. İşte Fenerbahçe’de bu kişinin adı Ali Koç’tu. Şimdi herkeste bir heyecan var. “Ali Koç ne yapacak?” diye. Ortaya çok büyük bir vizyon ile çıktı. 

     İsim yapmış teknik direktörler Fenerbahçe ile anılıyor. Öncelikle futbolda büyük işler yaparak başlayacağı düşünülüyor. Ama bunu nasıl yapacak orası muamma. Çünkü UEFA’nın şu mali kriterleri var. Futbolda yapacağı işler dışında birde kurumsallaşma adına ne gibi adımlar atacak bu da büyük bir merak konusu. Öyle bir sistem kurması bekleniyor ki. Futbol artık kendi kendine yetecek. Ve hatta artıya geçecek.

     Ben Ali Koç’un yerinde olsam hiç başkanlık falan ile uğraşmazdım. Abi bu başkanlık işlerinde adamı yiyip bitirirler. Hem maddi, hem de manevi olarak. İnsan sağlığından olur ya. Stres üstüne stres yapar. Ben olsam locamdan izlerdim maçları, gerisine karışmazdım. İş adamlarının kendi alanları dışında farklı bir mecrada pek de başarılı olamadıkları görülüyor. Mesela siyaset gibi. 

Ali Koç

     Ama ben Ali Koç’un başarılı olmasını isterim. Kendisinin ortamı gerginleştirecek bir yapısı yok. Her zaman aklı selimden yana bir tavır koyacak gibi. Bu da Türk futbolu için büyük şans olur. Aziz Yıldırım sayesinde kulüpler arasında düşmanlık peydah oldu.

     Futbola olan bakış açımızı değiştirmemiz lazım. Bu da başkanlardan başlıyor. Çünkü taraftarlar başkanlara bakıyor. Kamuoyu da başkanlara bakıyor. Aziz Yıldırım döneminde Fenerbahçe sevilmeyen bir kulüp oldu. Şahsen ben de sevmiyordum. Ama Ali Koç, Galatasaray taraftarında bile sempati ile karşılandı. Ben de bir Galatasaray taraftarıyım. İnsan ister istemez Ali Koç’a sempati duyuyor. 

     Ama kendisi için asıl olay şimdi başlıyor. Atacağı her adım kamuoyu tarafından pür dikkat takip edilecek. Bu çok büyük bir sorumluluk yüklüyor kendisine. Umarım bunun farkındadır. Yazıyı toparlarsak. 1) Futbolun başına kimi teknik direktör olarak getirecek? Ve hangi futbolcuları transfer edecek? Zira çok büyük isimler bekleniyor. 2) Kurumsallaşma adına ne gibi adımlar atacak? Dünya kulübü yapabilecek mi?

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/grass-sport-football-soccer-102448/

Fatih Terim hatalarından ders çıkardı...


     Fatih Terim’in son milli takım macerası hiç iyi geçmedi. Sadece futboldaki başarısızlık olsa, onda bir sorun yok. Asıl sorun saha dışında yaşananlardı. Tanıdığımız, bildiğimiz Fatih Terim’in yapmayacağı şeyler yaptı. Hala neden olduğu belli olmayan Arda Turan olayı. Hala bunca zaman oldu. Hala ikisi de kavgalarının nedenini açıklamadılar. Dışardan görünen prim olayı. Ama ben hala inanmıyorum olayın primden ibaret olduğuna. 

     Bu olaydan sonra hem Arda Turan hem de Fatih Terim’e karşı toplumda bir tepki oluştu. Toplumda oluşturdukları ve herkes tarafından sevilen profilleri bir anda tersine döndü. Her ikisi de toplumda antipatik karşılanmaya başladı. Bunun dışında kebapçı falan olayları bardağı taşıran son damla oldu.

     Ve milli takımdan gönderildi. Bence çok yerinde bir karardı. Artık o saatten sonraki her gün, hem milli takıma hem de Terim’e zarar verecekti. Bu arada Galatasaray lige fırtına gibi girmişti. Tudor ile bu muhteşem başlangıcı kimse tahmin etmiyordu. Gelene geçene 3 atıyordu. Ta ki büyük maçlar başlayana kadar. Hiçbir büyük maçı kazanamadı. Buna rağmen küçük maçları kazanıp lige tutunmayı başardı. 

     Büyük maçlardaki bu sorun görmezden gelinip belki Tudor’a bir şans daha verilecekti ikinci yarı için. Ama kendini kaybeden açıklamaları, şımarıklığı Galatasaray’a yakışmayacak tarzdaydı. Deplasmanda Evkur Malatyaspor’a yenilmesi sabırları taşırdı ve takımdan gönderildi. Peki takımın başına kim gelecekti?

Fatih Terim

     Hemen akla boşta olan Fatih Terim geldi. Galatasaray taraftarı ikiye bölündü. Kimisi gelsin istiyordu kimisi de milli takımda yaşananlardan dolayı Terim’in gelmesini istemiyordu. Ben bile ikilemde kaldım, “Gelsin mi gelmesin mi?” diye. Ama her şeye rağmen Fatih Terim boşken de takımın başına başkası da getirilemezdi ki. İmza töreninde gördüğüm Terim, hatalarından ders aldığının ilk işaretlerini verdi. 

     Sanki birkaç ay önce olayların içindeki kişi o değildi. Son derece pozitifti. Basına karşı en başta. Arda sorusunda hiç onun hakkında kötü bir şey söylemedi. Anlaşılan o defteri çoktan kapatmıştı. Hayallerini açıkladı. Yapmak istediklerini. Karşımızda pamuk gibi bir Fatih Terim vardı. Ve o her zamanki bildiğimiz heyecanı geri gelmişti.

     “İşte bu” dedim. Beklediğimiz Terim buydu. İmza törenini neredeyse baştan sonuna izledim. Törenden sonra pozitif duygular içindeydim. Ha birde, “Nerede kalmıştık?” tiviti var. Bu Terim’in başka bir Terim olduğunun ilk kanıtıydı. Normalde sosyal medya ile fazla ilgisi olmazdı. Bunu toplantıda da dile getirdi. Ve bundan sonra daha aktif kullanacağını söyledi. Daha o törende Fatih Terim, son olaylardan sonra toplumdaki kendisine olan negatif düşünceyi bir anda değiştirdi. 

     Sezon boyunca da hiçbir tartışmaya müdahil olmadı. Sadece işine baktı. Eski asabiliğinden hiçbir eser yoktu. Bahsettiğim bu asabilik saha dışı olaylar içindi. Ama saha içindeki asabiliği, hırsından hiçbir eksik değildi. Ve bu şampiyonlukla beraber Fatih Terim toplumdaki saygınlığını yeniden kazanmıştır. Hatalarından ders alarak büyük bir hoca olduğunu yeniden göstermiştir.

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/ball-blur-championship-close-up-209841/

Prandelli gitti.Sıra yönetimde...

        Çocukluğum kitabını bitirdim.Çocukluğum kitabının yazarı Tolstoy.Kütüphanede kitabı gördüğüm zaman heyecanlanarak almıştım.”Yazarlık döneminin başlangıç aşamalarını anlatır.Bende bir şeyler öğrenirim”diyerek bir heves aldım kitabı.Ama boşa almışım.Hiç öyle beklediğim gibi yazarlığa nasıl merak saldığını falan anlatmıyordu.Normal çocukluk dönemini anlatmış.Böyle kitap yazarsan ben bu kitabı ne yapayım?Normal sokaktaki insandan farklı bir şeyler yazacaksın ki bi farkın olsun.Öylesine,sıradan bir kitap.Okumak için harcadığım zamana yazık.
        Bu arada arkadaşlar.Bu tür kitaplar bilen varsa lütfen benimle paylaşın.Bir yazarın yazarlık serüvenini anlatan kitaplar okumak isterim.Az çok bir şeyler karalayan biri olarak.Ustalar nasıl yazmaya başlamışlar?Nasıl bir ortam onları yazmaya itmiş?Bunu gibi şeyler.Kitap önerilerinizi bekliyorum.
        Dün akşam ki Yetenek Sizsiniz Türkiye çok güzeldi.Murat Boz geldiğinden beri tutuk bir tavır sergiliyordu.Ama dün akşam gördüm ki bu tavrı artık atmış.Eser ile birbirlerine takılmaları da ayrı bir renk katıyor programa.Eser ile Acun’un zaman zaman oyunlara dahil olmaları ve rekabetçi tavır sergilemeleri de ayrı güzel.Özgü programda gerçekçiliğin sesi olarak duruyor.Gerçekçi insanları her zaman sevmişimdir.Hayatında da gerçekçi bakıyordur Özgü.Bu gerçekçilik yararlanmasını bilene çok şeyler kazandırıyor.Yere daha sağlam basıyorsunuz.Olmayacak hayaller kurup,vaktinizi boşa harcamıyorsunuz.
        Eser iyice sazı eline almış.İlk zamanlar olmadık yerlerde,olmadık espriler yapıyordu.Tam bir hayal kırıklığıydı yani.Ama geçen zaman içinde olayı çözmüş.Ortama ısınmış.Artık nerede,hangi esprinin yapılması gerektiğini çok iyi seziyor.Programa çok artı katıyor.İlk başlarda Eser gitse program hiçbir şey kaybetmezdi.Hatta kazanırdı.Ama şimdi durum çok farklı noktalara gelmiş.Artık,”Eser gitse çok büyük bir kayıp olur program için”noktasına gelindi.
        Galip Derviş bazı zaman gerçekten çok sıkıyor insanı.Dizi saatini doldurmak içi yapıyorlar heralde.Galip Derviş’in takıntılarına,bazen çok takıyorlar.Bu da insanı sıkıyor.Bu bir,polisiye dizisi.Gizem,cinayet,katil…Daha çok bunlara yoğunlaşmak gerek.Her şey dozunda olmalı yani.Dün akşamki bölümde,daha çok takıntıları üzerine eğinilmiş.Sıkım sıkım sıkıldım.Zaten bu zamanda,bir diziyi izleyiciye beğendirmek çok zor.Beğenilmiş bir diziyi böyle yaparak heba edecekler farkında değiller.Bir zaplık ömrü olan diziler sınıfına girmesin Galip Derviş.

        GS yönetimi hangi akla hizmet Hamza Hamzaoğlu’nu getirdi?İnanamıyorum.Sanki bu yönetim GS’ın daha da kötüye gitmesi için elinden geleni yapıyor.Prandelli’ye bunca zaman katlanmak başka hangi şekilde izah edilebilir ki.Prandelli’yi,GS Avrupa’dan elendikten sonra gönderdiler.Bunu bekliyorlarmış demek ki.Bu başka bir manaya gelmez.”Başka bir teknik direktör getirirsek Avrupa’da GS yoluna devam eder”diye düşündüler herhalde.Hemen tazminatı öne sürmeyin.”GS’ın,Şampiyonlar Ligi’nden kazanacağı para ne oldu?”derim o zaman.Ya da,”GS,grupta sonuncu oldu.Gelenden gidenden dört yedi.Peki GS markasının itibarı ne oldu?”Bir GS’lı olarak  takımımı bu halde görmek beni son derece üzüyor.