31 Mart 2020 Salı

Bencil bir çağ bizimkisi...

İnsanlık
foto kaynak: unsplash.com

     Hiç eğip bükmeden gerçeği konuşalım: Biz insanlar bencil yaratıklarız. Kendisinin bencil olmadığını düşünenlere sesleniyorum: Elinizi vicdanınıza koyun. Ve dürüstçe yaşadığınız olayları bir gözden geçirin. Muhakkak bu gerçekle yüzleşeceksiniz. Bencilliğimizi törpülemek veya minimuma düşürmek imkansız gibi bir şey. Çünkü bencil bir çağda yaşıyoruz.

Netflix, koronavirüse rağmen dizi çekimlerine devam ediyor mu?

Netflix
foto kaynak: youtube.com

     Merak ettiğim konulardan biri: Netflix hala dizi ve film çekimlerine devam ediyor mu? Koronavirüs nedeniyle dizi setleri ara vermeye başladı. Herkes eve kapanınca Netflix’den medet umar oldu. Şimdi elinde kalan bölümleri mi yayınlıyor yoksa hiç virüse falan aldırmadan yeni bölümler mi çektiriyor?

İnstagram'dan canlı yayın yapmaya heves ediyorum...

İnstagram canı yayın
foto kaynak: unsplash.com

     Koronavirüs nedeni ile her akşam İnstagram’da canlı yayın yapmak moda oldu. Bu canlı yayınları görünce bende heves ediyorum canlı yayın yapmak için. Herkes kendi canlı yayınında takılıyor. Yayın başlar başlamaz millet toplanmaya başlıyor ve sayı hemen artmaya başlıyor ya. O an çok güzel oluyor.

30 Mart 2020 Pazartesi

48 saat hiç çıkma talebine uydunuz mu?

evde kal Türkiye
foto kaynak: milliyet.com.tr

     48 saat hiç çıkma uyarısına uydunuz mu? İstanbul’lu geçen haftaya göre uyarılara kulak vermiş görünüyor. Gerçi bu hafta sonu geçen haftaki gibi güneşli değil, yağmurlu ve soğuktu. Bunun da etkisi olmuş olabilir mi? Kim söyledi hatırlamıyorum şimdi. “Yağmurlu diye çıkmamışlardır” diye. Bende bu iki gün boyunca evden çıkmadım. Benim gibi evcimen biri için çok da zor bir şey değildi.

Nekşfliş...

Nekşfliş
foto kaynak: hurriyet.com.tr

     Netflix Türkiye hesabını tebrik etmek lazım. Sosyal medyayı çok aktif bir şekilde takip ediyorlar ve gelişmelere göre hesaplarını yönlendiriyorlar. Bu şekilde hareket edilmesi benim sempatimi kazanmış durumda. Son olarak Murat Övüç’ün Netflix’e, “Nekşfliş” demesi üzerine hesaplarında Nekşfliş ifadesini kullandılar. Bir kurumun sosyal medya iletişimi nasıl olmalı sorusunun cevabıdır yaptıkları.

29 Mart 2020 Pazar

Çin'liler hala her şeyi yemeye devam ediyorlar mı sorusuna mantıklı bir cevap...

Çin'liler her şeyi yemeye devam ediyorlar mı?
foto kaynak: unsplash.com

     Daha önceki bir yazımda, bunca olaydan sonra hala Çin’liler yarasa vb. gibi her hayvanı yemeye devam ediyorlar mı diye sormuştum. İş yerindeki arkadaşlara sordum bu soruyu. Tuğba (Beyaz) bana göre çok mantıklı bir cevap verdi. “Mesela ineklerde böyle bir durum olmuş olsaydı. Bu hastalık geçince ben yine yemeye devam ederdim” dedi. Bu açıdan düşünürsek. Çin’liler yemeye devam edecek.

Evde kalınca şişmanlar mıyız?

Şişmanlamak
foto kaynak: unsplash.com

     Evde kalınca şişmanlar mıyız? Son günlerde konuştuğumuz konulardan biri de bu. Ben kendi açımdan cevaplarsam: Şişmanlarım gibi duruyor. Çünkü her an evdesin. Abur cubur şeylere birkaç adım uzaklıktasın. Çikolata, kek vs. bizim iş yerinde de bu soruyu bana Kubilay sormuştu. “Oturarak burada şişmanladığımıza göre evde kesin şişmanlarız” demiştim. Peki sizce?

28 Mart 2020 Cumartesi

Evde kalmaktan patladım diyenler de düşünülmeli...


     Evde kalanlar da düşünülmeli. Haberlerde bir adam gördüm. Evde kalmaktan patladığını, mecbur çıktığını söylüyordu. Demek ki böyle insanlarımız çok. Bu gibi insanlarımıza evde nasıl vakit geçirileceğine dair bir şeyler anlatılabilir belki. Her yaş grubuna özel bir kamu spotu yapılabilir mesela. Biraz onların açısından da bakmak lazım diye düşünüyorum.

Evde kal Türkiye
foto kaynak: trtspor.com.tr

İLGİMİ ÇEKMEYEN HABER: TRASNFER HABERLERİ…
     Artık futbolda transfer haberleri hiç dikkatimi çekmiyor. Biliyorum ki bu koronavirüs muhabbeti bitmeden futbola dönmek çok zor. Bırak futbolu hayata dönmek çok zor.

İNTERNET ALMAK İÇİN SIRAYA MI GİRDİK?
     İnternet satışları patlamış diyorlar. Virüs nedeniyle tüm öğrenciler evden takip etme zorunda kaldı dersleri. Bu nedenle internete yoğun bir talep varmış. Gerçi televizyondan da yayınlanıyor ya. Öğrenciler dışında yetişkinlerinde evde vakit geçirmek için internet aboneliğim talebi bulunuyorlarmış. Sonuç: İnternet satışları patlamış.

BOŞA AKITILAN SU…
     Virüs nedeniyle ellerimizi 20 saniye boyunca, bol köpüklü bir şekilde yıkamamız tavsiye ediliyor. Bu tavsiyenin yanında da ayrıca elleri kuruladıktan sonra, o selpakla çeşmeyi kapatmamız isteniyor. 

     Ama elimi kurulayıp çeşmeyi kapatıncaya kadar akan suya acıyorum. Bu nedenle hemen selpağı koparıp çeşmeyi kapatıp, o selpağı çöpe atıp ayrıca kurulanmak için başka bir selpak daha alıyorum. Bu sayede çeşmeden daha fazla suyun boşa akmasını engellemeye çalışıyorum.

BANA TAKILAN LAKAPLAR…
     Hayatınızda size takılan lakapları düşündünüz mü? Mesela bana Cemşit diyorlar. Aslında lar kısmı fazlalık. Şu an için sadece Anıl söylüyor. Lise zamanlarımda da söylerlerdi. 

     Ondan sonra bana NT derlerdi. O zaman bir internet firmasının çağrı merkezinde çalışıyordum. Ve müşterilerin arızaları için gönderdiğimiz ekiplere NT derlerdi. Bende çokça gönderdiğim için bana NT dediler. 

     Ortaokulda dalga geçmek içinde Cemile derlerdi. Çok sinirlenirdim öyle dediklerinde. Çocukluk işte. Bku söylediklerim lakap sınıfına giriyor mu bilmiyorum. Açıkçası bu bana söylenenler için ne diyeceğimi de bulamadım.

VİRÜSE İYİ GELEN BİR İLAÇ VAR MI?
     Bazı ilaçların koronavirüse iyi geldiğine dair bir takım iddialar var. Bu iddialar ne kadar doğru? Sağlık Bakanlığı’nın buna bir el atması lazım. Mesela demesi lazım ki: “Şu an hiçbir ilacın bu virüse karşı etkili olduğu saptanmamıştır.” Sizce de iyi olmaz mı böyle bir açıklama?

27 Mart 2020 Cuma

26 Mart 2020 Perşembe

Konseri, sinemayı, tiyatroyu değil, asıl hayatı erteliyoruz...

koronavirüs
foto kaynak: unsplash.com

     Koronavirüs nedeniyle sinemayı erteliyoruz, tiyatroyu erteliyoruz, maçları erteliyoruz, arkadaşlarla güzel geçecek yemekleri erteliyoruz vb. aslında biz bu sosyal faaliyetleri değil, hayatı erteliyoruz. Artık şu virüs bitip gitse de bizde hayatlarımızı ertelemekten kurtulsak.

25 Mart 2020 Çarşamba

Ezel dizisini izlesem mi?

Ezel dizi
foto kaynak: televizyongazetesi.com

     Sosyal medyada Ezel dizisine çok atıf yapılıyor. Efsane diziler listesinde kendine yer buluyor. Acaba diyorum Ezel dizisini izlemeye başlasam mı? Çok mu şey kaybettim zamanında Ezel dizisini izlemeyerek? En azından sosyal medyada diziyle ilgili bir espri yapıldığında anlayayım diyorum.

Ördek beslemenin verdiği huzur...

ördekler
foto kaynak: unsplash.com

     Dün akşam Hekimoğlu dizisinde Hekimoğlu, hastane bahçesinde ördekleri besliyordu. Tek başına. “Huzur bu” dedim. Bu son günlerde o kadar huzursuzuz ki. Ördekleri beslemek çok basit bir şey olabilir. Ama yaşadığımız stresten olsa gerek bu bile çok huzur verdi bana.

24 Mart 2020 Salı

Kendi OHAL'ini ilan edebilir misin?


KORONALI, KİM MİLYONER OLMAK İSTER NASIL OLUR?
     Kim Milyoner Olmak İster’e baktık bu akşam. Daha hala seyircili ve Kenan İmirzalıoğlu hala konukların elini sıkıyor. Muhtemelen daha önce çekilmiş bölümlerden biri. Ama yeni çekilecek bölümlerde de problem yaşayacaklarını zannetmiyorum. 

     Hiç seyirci almazlar. Zaten Kenan İmirzalıoğlu ile yarışmacı arasında belli bir mesafe var. Tokalaşma işini de yapmadılar mı bu iş olmuştur. Yeni bir yarışma deneyimine hoş geldin demektir bu.

HALKIMIZ O İNSİYATİFİ GÖSTERECEK Mİ?
     Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, sokağa çıkma yasağı ile ilgili verdiği cevap: “Herkes kendi OHAL’i ilan edebilir. Bunu illa devletin ilan etmesi gerekmiyor” şeklinde olmuş. Peki bu denilen şeye halkımız ne kadar uyacak? Demek ki en son, son ve son çare olarak sokağa çıkma yasağı düşünülüyor.

korona nedeniyle sokağa çıkma yasağı
foto kaynak: haberturk.com

DARBENİN MİZAHI OLUR MU?
     Darbenin mizahı yapılabilir mi? Neresinden yakalayacaksın da mizahını yapacaksın. Ama öyle değil işte. Yapılabiliyormuş. Doğu Demirkol, TEDx konuşmasında ülke olarak hiçbir şeyi beğenmediğimizi ve buna örnek olarak darbeyi gösterdi. Bulup, izleyin bence.

HEM İNSANLARA SALLA, HEM DE PROGRAMINA ÇIKAR…
     Ahmet Hakan’ı anlamıyorum. Bugünkü yazısında Oytun Erbaş ve Canan Karatay’a sallamış. Peki kardeşim sana bir soru? Bu iki kişiye sallıyorsun da. O zaman niye programına çıkarıyorsun be mübarek adam?

CÜBBELİ AHMET, KORONADAN KORUNMASIN MI?
     Cübbeli Ahmet hoca eldivenle yayına çıkmış. Adama vermiş veriştirmişler. “Sen Allah’a güvenmiyor musun? Niye eldivenle çıkıyorsun?” diye. 

     Yahu arkadaşlar. Allah’a güvenmek demek, hastalıklara karşı kendini korumaya almayacaksın demek değil ki. Bunu bilmemenize imkan yok. Sevmediğiniz insanlara bir yerden vurmak için pusuda bekliyormuşsunuz hissi yaratıyor bu yorumlar.

ELİNİ, YÜZÜNE GÖTÜRMEDEN DURAMAYANLARA…
     Daha önceki bir yazımda elimi yüzüme sürmeden duramadığımı söylemiştim. Koronadan korunmak için en büyük tedbirlerden biri, elinizi yüzünüze götürmemek. Ama inadına değil mi. Gözüm kaşınıyor, burnum kaşınıyor, yanağım kaşınıyor. Hem de o kadar tatlı bir kaşıntı ki. 

     Bu akşam Habertürk’te, Didem Arslan Yılmaz’da bundan bahsetti. Oradaki doktorlardan biri, yapılan araştırmalarda bir insan günde ortalama 90 kere elini yüzüne götürürmüş diye açıklama yaptı. İlgilisine buraya not düşmek istedim.

İNSTAGRAM’DAN CANLI YAYINLAR PATLADI…
     Evde kalma muhabbeti nedeniyle akşamları İnstagram’dan canlı yayınlar patladı. Akşam sekizden sonra İnstagram’a bir giriyorum. Kişiler bölümünde neredeyse herkes canlı yayında. Hem tek başına da değil. İki kişi, ortak canlı yayın yapıyorlar. Çok enteresan bir şey ya. Ayrı bir dünya.


23 Mart 2020 Pazartesi

Haluk Bilginer ile hayat üzerine konuşulan bir program yapılsa mı?


FİLMİN FİNAL MÜZİĞİNİ DİNLEMEK…
     İnternette, izlediğim filmlerin sonundaki müzik ile beraber kimlerin oynadığını gösteren bölüm var ya. –O bölümün bir ismi vardır elbette ama ben bilmiyorum-  O bölüm en az 5 dakika oluyor. 

     Ben bu bölümü dinlemeyi seviyorum. O bölümü dinlerken kafamda filmi değerlendiriyorum. Tıpkı şu an da yaptığım gibi. Az önce Pi’nin Yaşamı filmini bitirdim. Şimdi o bahsettiğim müziğini dinliyorum.

HALUK BİLGİNER’İN HAYATA YÖNELİK SÖZLERİ…
     Haluk Bilginer ile haftada bir program mı yapılsa diyorum. Hayata yönelik çok değişik bir bakış açısı var. Mesela hani koronavirüs ile ilgili zenginlerin canı yandığı için bu kadar gündem oluyor diye yazmıştım ya bir önceki yazımda. İşte o sözün sahibi Haluk Bilginer’miş. 

Haluk Bilginer
foto kaynak: milliyet.com.tr
     Bu virüs muhabbeti ortaya çıkmadan önce, yine ona ait bir söz çok dönüyordu İnstagram’da. Hani insanlar öğlene kadar çalışmalı, öğleden sonra kendini sanata vermeli gibi bir sözdü. Sizce haftalık bir program yapılıp, hayat üzerine yorumları alınsa nasıl olur?

BARİ SİZLER VİRÜSTEN KONUŞMAYIN…
     Futbol programlarını açıyorsun. Onlar da virüsten bahsediyorlar. Arkadaşlar bari siz yapmayın. Tamam, o kadar zamanı dolduracak bir şeyler konuşmanız gerekiyor. Ama bu doldurmanız gereken zamanı niye virüsü konuşarak dolduruyorsunuz? 

     Ne bileyim eski maçlardan konuşun. Güzel gollerden. Her yerde bu virüs muhabbeti. Hiç olmazsa insancıklar futbol programında uzaklaşsınlar şu virüs muhabbetinden.

7-8 GÜN İÇİNDE HER ŞEY MEYDANA ÇIKAR…
     Geçtiğimiz hafta cumartesi ve Pazar günleri tüm uyarılara rağmen dışarı çıkanların halini önümüzdeki bir hafta belli edecek. Eğer virüsü kaptılarsa kuluçka süresi nedeniyle virüs kendini 7 ya da 8’inci günde belli ediyor. 

     Yani gelecek hafta büyük bir patlama yaşanabilir. Normalde kuluçka süresi 14 gündür. Ama virüs kendini genelde 7 veya 8’inci günde belli ediyor. Bunu da bir not olarak düşeyim istedim.

HOŞLANDIĞIN KİŞİNİN SANA MESAJ ATMASINI İSTİYORSAN…
     Youtube kanallarında böyle videolar çekiliyor. Hoşlandığın kişiyle telepati yapıyorsun ya da enerjini gönderiyorsun oda sana mesaj atıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Acaba bu enerji gönderme işlerine olduğundan çok mu önem veriyoruz?

22 Mart 2020 Pazar

Bunca yaşanandan sonra sokağa çıkılmaz zannediyordum...


BUNDAN SONRA VİRÜS İLE İLGİLİ DAHA AZ YAZI YAZMAYI PLANLIYORDUM AMA…   
     Daha önceki yazılarımdan birinde koronavirüs ile ilgili çok yazı yazdığımı ama bundan sonra dikkat edip daha az yazı yazmayı planladığımı yazmıştım. Maalesef bu gerçekleşemeyecekmiş gibi. 

     Çünkü bu virüs hayatımızın her alanına girdi. Ve her yerde istisnasız her yerde ondan bahsediliyor. Virüsten kaçma ihtimalimiz yok gibi. Daha uzun bir süre blog yazılarımızda kendine yer bulacak gibi.

BUNCA UYARIDAN SONRA SOKAĞA ÇIKILMAZ ZANNEDİYORDUM…
     Türkiye’de hem vaka sayısı hem de ölüm sayısı yükselmeye başladı. Bu yaşananlardan sonra tüm Türkiye’yi yetkililer evde kalmaya davet ettiler. 

     Dünyada da yükselen bir trendi var virüsün. İtalya’daki ölü sayısı Çin’i geçti. Tüm bu haberleri de duymuşken evde kalma konusunda büyük başarı göstereceğimizi düşünüyordum. 

sokağa çıkmaya hala devam edenler
foto kaynak: haberturk.com

     Ama hiç de öyle olmadı. Dün cumartesiydi. İstanbul’da sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi sokaktaydı millet. Özellikle yaşlılar. Milletin hiçbir şey olmamış gibi davranmasından sonra yeni bir karar daha alındı. 

     Buna göre cumartesi gece 24:00’den sonra 65 yaş üstü kişilerin evden çıkması yasaklandı. Bakalım bu yasak ne kadar etkili olacak göreceğiz. Ama bir söyleyeyim mi: Adım adım sokağa çıkma yasağına gidiyoruz gibi.

KORONAVİRÜS, ZENGİNLERİ ÖLDÜRDÜĞÜ İÇİN Mİ BU KADAR GÜNDEM OLUYOR?
     Yazının çoğunluğunu madem virüse ayırdım. Son konuyu da virüse ayırayım. Sosyal medyada paylaşılan bir şey var. Paylaşıma göre, virüsten ölen kadar her yıl gripten de insanlar ölüyor. Ama bu haber olmuyor. Ama koronavirüs zengin-fakir ayrımı yapmadığı için, yani zenginleri de etkilediği için bu kadar haber oluyor. 

     Yani zenginlerin canı yandığı için ortalık ayağa kaldırıldı. Bu bana mantıklı gelmiyor. Tamam, gripten bağışıklığı düşük olan yaşlılar yine de ölüyordur. Ama bu virüs kadar öldürmede etkili değildir diye düşünüyorum. 

     Sanki bu virüs yaşlıları yakaladığı zaman öldürmeden bırakmıyor. Sanki gribe yakalanan bir yaşlının kurtulma şansı daha yüksek gibi. Ki şu da var ki: Sadece yaşlılar ölmüyor. Bağışıklığı yerinde, genç insanlar da ölüyor. Bu da virüsü, gripten ayırıyor. Dünyada gündem olmaması gibi bir durum yok yani.

21 Mart 2020 Cumartesi

Hangi köşe yazarı gibi yazıyorum?


     Takip ettiğim köşe yazarları gibi yazmayı istemişimdir hep. Bu yazarların en başında Hıncal Uluç gelir. Sonradan buna Haşmet Babaoğlu’da eklenmiştir. Geçmişte hayata dair yazılar yazardı Babaoğlu. Şimdiki gibi siyaset yazmazdı. 

     Ve son yıllarda takip ettiğim köşe yazarları arasına Ahmet Hakan eklendi. Ve şimdi yazılarıma bakıyorum da. Galiba benim tarzım Ahmet Hakan’a benziyor. 

     Her konu hakkında kısa kısa yazıyor ya kendisi. Bende son günlerde öyle bir yol tutturdum. Hiç yazmamaktansa birkaç kelime yazayım da blog boş kalmasın diye bir iki paragraflık yazılar yazdım hep. 

     Ama son günlerde bu kısacık yazılarda istediğimi yansıtamadığımı düşünmeye başladım. O nedenle bir yazıda, o gün dikkatimi çeken konularda kısa kısa yazmaya başladım. 

     Gerçi benim ruh halim belli olmuyor. Şimdi böyle yazmaya karar veriyorum sonra tekrar bir paragraflık yazılarıma da dönebilirim. Şu an için son verdiği karar da her konudan kısa kısa yazmaya karar verim. 

     Ama yazılarım bir paragraflık olmayacak. Biraz olsun uzun olacak. Takip ettiğim tüm köşe yazarlarını karşılaştırdığımda şu an için Ahmet Hakan tarzı yazılar yazdığımı söyleyebilirim. Bakalım bu süreç ne kadar gidecek?

kim gibi yazıyorum?
foto kaynak: unsplash.com

KORONAVİRÜSÜ İYİLEŞTİREN İLAÇ DİYE REKLAM YAPARLAR MI?
     Türk filmleri yayınlayan uydu kanalları var ya. Hani yarım saat reklam yayınlayanlar. Sattıkları ürünlerin her türlü hastalığa iyi geldiğini söyleyenler. Ürünlerine o kadar güveniyorlar ki, başlarına bir iş gelmeyeceğini bilseler ölüme bile çare olacağını söyleyecekler. 

     Belki bunu da söyleyecekler ama zamanları var. Şimdi onlardan beklentim, sattıkları ürünlerin koronavirüse de iyi geldiğini söylemeleri. Sonuçta sattıkları ürünlerin iyi etmediği hastalık yok. Sizce de koronavirüsü geçirecek ilaç, krem vb. bulduk diye çıkarlar mı ortaya?

KORONAVİRÜS NASIL YAZILIR?
     Hakikaten soruyorum: “Koronavirüs nasıl yazılır?” Bitişik mi yazılır yoksa ayrı mı? Ben ilk başlarda ayrı yazıyordum. Sonra her yerde bitişik yazılmaya başlandığını görünce bende bitişik yazmaya karar verdim. 

     Ama medyaya da güvenmiyorum bu doğru yazım konusunda. Koca koca gazeteler de kelimeleri yanlış yazabiliyorlar. İnternette arattım bulamadım.  Hastalık yazımlarına baktım. Oradan da bir şey çıkaramadım. Siz biliyor musunuz peki?




İnanamayıp, koronavirüs salgınını gerçekten yaşıyor muyuz diye soruyorum kendime.


TÜKENMEZ KALEMLER BİR ZAMANLAR SARIYDI…    
     Eskiden tükenmez kalemlerin dışı hep sarı olurdu. Ama son zamanlarda bu durum değişti. Tükenmez kalemlerin dışı artık mavi renkte. Bu durum hiç sizin dikkatinizi çekti mi peki?

SORUYORUM KENDİME…
     Bu koronavirüsten dolayı tadımız tuzumuz kalmadı. Hafta sonları maçlarla geçerdi. Şimdi maçlar da yok. Zaman zaman düşünüyorum ve kendime soruyorum, “Bu yaşadığımız virüs muhabbeti gerçek mi?” diye.

SEYİRCİSİZ KOMEDİ PROGRAMI OLMUŞ MU?
     Çok Güzel Hareketler Bunlar 2, bu hafta yayınlanacak yeni bölümünde seyircisiz olacak. Virüsten dolayı. Fragmanında seyircisiz halini gördükten sonra şunu söyledim: “Nasıl ki maçlar seyircisiz tatsız tuzsuz oluyorsa, seyircisiz komedi programları da o kadar tatsız”

ANLIK HANGİ DİZİYE BAKIYORUM?
     Bir Cuma gecesini yaşıyoruz. Virüs nedeniyle Cuma namazı kılınmadı bugün. Yarın Miraç kandili. Virüs nedeniyle kandil içinde camilerde toplanılmayacak. Arka Sokaklar’a bakıyoruz. 23:49 geçiyor saat.

koronavirüs
foto kaynak: hurriyet.com.tr

ELMALI BİLGİSAYAR İSTİYORUM…
     İzlediğim dizilerde, Youtube videolarında dizüstü bilgisayarların hepsi Apple bilgisayarlar. Bilgisayarın arkasında beyaz beyaz elması gözüküyor. Elma demek, kalite demek. O elmalı dizüstü bilgisayardan almak istiyorum.

YALAN OLAN ALEYNA TİLKİ…
     Bir tane internet sitesi bir başlık atmış: “Aleyna Tilki, yeni şarkısıyla yalan oldu” diye. Bu başlık çok hoşuma gitti. Durumu çok iyi özetlemiş. Şarkının çıktığı 20 gün oluyor. Ve bu zamana kadar sadece 11 milyon izlenmiş. Yani o başlıktaki gibi, gerçekten bu şarkısı yalan olmuş. Bu arada şarkının adı da Yalan.

ANLIK KORONAVİRÜS SAYACI…
     Ruhi Çenet, Youtube kanalında koronavirüs  sayacı yayınlıyor canlı olarak. Türkiye ve İtalya’daki vaka sayısı karşılaştırması. Tüm dünyadaki vaka ve ölüm sayıları. Sayaca göre bizdeki ölüm sayısı 9’a çıkmış.

DUYAR KASMALAR…
     Olur olmaz milletin duyar kasmasından sıkıldım. Artık her şey yapay geliyor, o duyar kasmalar bile. Sıkılıyorum böyle tiplerden.

NE ÇOK DA VİRÜS ÜZERİNE YAZMIŞIM…
     Bir ara blogda yazdığım yazıları baktım. Virüs yazılarıyla dolmuş. Virüs hakkında aşırı yazı yazmışım. O yüzden direk virüs üzerine bir yazı yazmayı biraz erteledim.

KORONA GÜNLERİNDE AŞK…
     Kolera Günlerinde Aşk diye bir kitap var. Bu virüs muhabbetinden sonra kitabın ilk kelimesini değiştirip, virüse uyarladılar. Oldu mu sana korona günlerinde aşk diye.

19 Mart 2020 Perşembe

Blogda başka şeyler yapma istiyorum ama o başka şeylerin ne olduğunu bilmiyorum...


     Koronavirüsten ölenlerin sayısı 3’e çıktı. Ölen üçüncü kişi ise eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman oldu. Virüsün 18 ile 24 ay boyunca devam edeceğine dair tahminler duydum. Umarım bu kadar uzun olmaz. Bizde ise daha virüs yeni başladı. Daha pik yapmadı. Daha pik yapacak, sonra düşüşe geçecek falan. Daha çok var yani. Avm’lerin tamamen kapatılması da gündemde. Kapatın gitsin. Elimizdeki her türlü fırsatı değerlendirmeliyiz. Toplumun bir araya gelmesini sağlayan tüm faaliyetleri askıya almamız lazım.

     Bu akşam kanal D’de Afili Aşk’ın final bölümü yayınlanıyor. İlk başlarda ilgiyle izlediğim bir dizinin böyle bir final yapmasını istemezdim. Ama gereksiz uzattılar ve bunu maalesef hak ettiler.

     Atv’de, Bir Zamanlar Çukurova dizisine bakıyoruz. 22:56 geçiyor saat. Bir Perşembe akşamındayız. Yarın Cuma. Yani hafta sonu geldi.

     Blogda farklı bir şeyler yapmam lazım ama ne? Bu biraz şeye benzedi. Hani canınız tatlı bir şey ister ama ne istediğini bilmezsiniz ya öyle. Gündemdeki haberlerden kısa kısa haberler mi versem. Yoksa kafama göre hayattan mı yazsam?

Blogda farklı şeyler yapmak
foto kaynak: unsplash.com
     Kısa yazmaktan sıkıldım. O yüzden bu yazımı uzun yazmak istiyorum. Aklıma gelen her konu hakkında yazarak bu yazıyı uzun tutmak istiyorum. Belki sizin hepsini okumaya tahammülünüz olmayabilir.

     Sonunda ligi ertelediler be. Tüm Avrupa ligleri ertelemişken bizimkiler inatla ertelememek için elinden geleni yaptılar. Sonunda başlarına taş mı düştü nedir. En sonunda ertelediler.

     Sagopa’nın şarkılarından Neyse adlı şarkısını yeni keşfettim. Her akşam dinlediğim şarkılar arasında kendine yer buluyor.

     Herkes koronavirüs günlükleri tutmaya başladı bloglarda. Bende tutmaya başladım. Ama her gün ölüm hakkında, vakalar hakkında yazmak zor oluyor be. İnsanın içi daralıyor.

     21 Mart’ta online şiir buluşması olacakmış. Bu virüs nedeniyle kurslar, dersler artık her şey online.

     Miraç kandiline çok az kaldı.  Bu cumartesi günü. Sağ olana her gün geliyor diye boşuna demiyorlar. İnşallah Ramazan ayına kadar şu virüs işi biter, bizde rahat rahat orucumuzu tutarız.

     Podcast olayına alışamadım ben ya. Youtube çağında artık bir şeyleri dinlemek zul geliyor bana.

     Blogda seo falan artık benim için anlamsız. Yine okurum ama orada yazılanları uygulayacak bir bloğum yok benim. Kimi zaman kısacık yazıyorum- gerçi çoğu zaman kısa yazıyorum- kimi zaman da şimdiki gibi uzun.

     İlkbahar geldi ama geldiğine sevinemedik şu virüs muhabbetine. Sıcaklar çıkmaya başladığı zaman virüsün etkisini kaybedeceğine dair tahminler var. Hadi hayırlısı.

     Yalın, İnstagram’dan konser vermiş. Kimsenin sokağa çıkamadığı günlerde oda böyle bir yöntem geliştirmiş.
    


Koronavirüsten ölmüş birinden yine de virüs bulaşır mı?

Koronavirüs
foto kaynak: haberler.com

     Akşamları servisle eve gelirken koronavirüs üzerine konuşuyoruz. Konuşurken aklımıza şu soru geldi: Mesela koronavirüs kapmış biri ölürse, yine de ondan virüs geçme ihtimali olur mu? Sonuçta öldü artık ve nefes almıyor. Ve bunun gibi bir dünya enteresan soru. Sizin de aklınıza böyle enteresan sorular geliyor mu? Böyle enteresan sorular olursa yazarım yine.

Limon kolonyasına niyet çimen kolonyasına kısmet...

limon kolonyası
foto kaynak: enucuztoptan.com

     İş yerinden arkadaşım Süleyman tam dört tane markete gitmiş ama limon kolonyası bulamamış. Bir markette çimen kolonyası bulmuş, onu almış. Serviste elimize sıktı sanki çamaşır suyu gibi bir kokusu vardı. Milletimiz bir şekilde kendini dezenfekte etmeye çalışıyor işte. Ya bu arada o çam kolonyası mıydı yoksa çimen kolonyası mıydı? Neyse işte hatırlayamadım.

18 Mart 2020 Çarşamba

Starbucks kapandı mı?

Starbucks kapandı mı?
foto kaynak: hurriyet.com.tr

     Starbucks kapandı mı? Koronavirüs nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nın tedbirleri doğrultusunda sinemalar, tiyatrolar vb. yerlerin kapanmasına karar verilmişti. Bu kararın ardından dünyaca ünlü Starbucks’da geçici olarak mağazalarını kapattığını duyurdu. Virüsün ilk başladığı yer olan Çin’de de şubelerini kapatma kararı almış sonradan tekrar açmıştı. Türkiye’de ne zaman tekrar şubelerini açacaklarını ise zaman gösterecek.

17 Mart 2020 Salı

Sevgili günlük -13...


     Sevgili günlük. Tüm Türkiye yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacağı açıklamaya kitlenmiş durumda. Koronavirüs nedeniyle sokağa çıkma yasağı ilan edilecek mi? Kafeler, sinemalar, tiyatrolar her yer kapalı. Böyle olması ister istemez sokağa çıkma yasağını gündeme getiriyor. Bizim iş yerindeki kafeler bile kapandı. Sabahları kahvaltıyı nerede yapacağız bilmiyorum.

sevgili günlük
foto kaynak: milliyet.com.tr
     Hekimoğlu dizisini izliyoruz şu anda kanal D’de. Saat 23:49 gösteriyor. Son bir yeri kaldı onu da reklama soktular. Aslında bitti sayılır. Aynı yeri gösterip bitirecekler.
    

İran'da patlıcan yağdı haberi gerçek mi?

İran'da patlıcan haberi
foto kaynak: hurriyet.com.tr

     İran’da patlıcan yağdı haberi gerçek mi? Sosyal medyaya konulan bir video ortalığı karıştırdı. Videoda arabalar yolda giderken birden havadan patlıcanlar yağmaya başlıyor. Görüntülerin kaynağının ise İran olduğu öğrenildi. Tahmin edeceğiniz gibi video gerçek değil, kurgu. Bu kurguyu ise Kanada’da yaşayan İran asıllı dijital sanatçı Amin Taghipour yapmış.

Sevgili günlük -12...

Koronavirüs
Foto kaynak: hurriyet.com.tr

     Sevgili günlük, koronavirüs nedeniyle yaşadığımız dünya koca bir hapishaneye döndü. Eğer vakalarda artışlar devam ederse sokağa çıkma yasağı da ilan edilebilirmiş. Bu sokağa çıkma yasağını ise sadece darbe dönemlerinden hatırlarım ben. Askere sokağa iner ve kimsenin dışarısı çıkmasına müsaade etmez. Şimdi ilk defa, eğer olursa darbe dışı bir nedenle sokağa çıkamayacağız.

16 Mart 2020 Pazartesi

Karınca istilası nerede oldu?

Karınca istilası nerede oldu?
foto kaynak: sozcu.com.tr

     Karınca istilası nerede oldu? Twitter üzerinden paylaşılmıştı video. “Koronavirüs, çekirge istilası derken birde karınca çıktı. Sırada uzaylılarda mı?” diye paylaşımlar olmuştu. “Galiba sırada zombiler var” diyenler de az değildi. Bu tür videoların gerçek olup olmadığı her zaman sorgulanıyor. Bu videonun da doğru olup olmadığı bilinmiyor. Görüntülerin çekim yeri olarak ise Umman gösteriliyor.

15 Mart 2020 Pazar

Korona günleri -3... Vaka sayısı 6 oldu...


     Sağlık Bakanı Fahrettin Koca bu sefer Twitter’dan açıklama yaptı. “Umreden yurda dönen bir kişide test maalesef pozitif çıktı” dedi. Böylece Türkiye’de görülen vaka sayısı 6’ya çıkmış oldu. Sosyal medyada umreden dönenlerin ziyaretçi kabul ettiğine dair fotoğraflar çıktı. Bakan Koca yine yaptığı açıklamada özellikle ziyaretçi kabul edilmemesini istedi. 

Vaka sayısı 6 oldu
foto kaynak: sozcu.com.tr
     Yani kişinin sorumluluk alarak kendi kendini karantinaya alması gerekiyor. Sosyal medyada vakalardan birinin öldüğünün, oğlunun ise entübe olduğuna dair paylaşımlar yapılmış. Bu paylaşım ne kadar gerçeği yansıtıyor bilinmiyor tabi. Ama şu açık: Sanki vaka sayısı bir anda patlayacak gibi. Artık ölümlere de hazırlıklı olmalıyız. Ama yine de tedbiri elden bırakmadan, panik olmadan yola devam etmeliyiz.

Korona günleri -2...(Kolonya satışları patladı)


     Kolonyacılar parayı vurdu. Koronavirüsten korunmak için dezenfekte olayı çıktığından beri marketlerdeki kolonya rafları boşaldı. Marketler bitti. Kolonyacıların önünde kuyruğa girdi millet. Sanırsın ki tüp kuyruğu, yağ kuyruğu. Eskiler çok beklermiş hani bir zamanlar. Kemal Sunal filmlerinde görürüz ya. Onun gibi. 

Kolonya satışları patladı
foto kaynak: haberler.com
     Kolonyacılar yetişebilmek için mesai yapmaya başladılar. Ülkede olmadığı kadar kolonya üretiliyor herhalde. Bu dezenfekte işini çok abarttık. Fazlaca kullananların ellerinde yaralar çıkıyormuş. Her şeyin azı karar, çoğu zarar yani.

14 Mart 2020 Cumartesi

Covid-19 ne demek, anlamı ne?


     Covid-19 ne manaya geliyor? Google’a yazdım. Kelimeyi kendisi tamamlamadı. Yani bu aranmamış. Yani hiç kimse Covid-19 ne demek, açılımı nedir diye hiç aratmamış. Ben merak ettim. Öğrendim ve sizin için yazıyorum. 
Covid-19 anlamı ne?
foto kaynak: pixabay.com
     Ne manaya geldiğini WHO (Dünya Sağlık Örgütü) Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus açıklamış. İlk baştaki “Co” koronanın co’su, sonra gelen vi, virüsün vi’si, sondaki d ise İngilizce hastalık kelimesi olan “disease”nin. 19 ise 2019’un.

Korona dolandırıcıları...

     Dolandırıcılar korona falan dinlemiyor. Evlere gidip, “Sağlık Bakanlığı’ndan geliyoruz. Korona taraması için geldik” deyip, evlere girip, bir şekilde dolandırıcılık yapma peşindelermiş. Bununla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü bir açıklama yapmış.

Korona dolandırıcıları
foto kaynak: posta.com.tr
     “Bahsedilen tarama için ALO 184’ün önceden sizi arayıp bilgilendirilmesi sonucu yapılmaktadır. Eğer habersiz eve gelip tarama için geldik derlerse kolluk kuvvetlerini arayın” demiş açıklamada. Bu açıklama haberini görmeden İnstagram’da bir paylaşımda görmüştüm bunu. Sosyal medya ayağa kalkmış olacak ki bu şekilde açıklama yapıldı. Sosyal medyanın güzel yanlarından biri işte.

Süper lig neden ertelenmiyor?


     Tüm dünyada ligler erteleniyor da bizde niye hala devam ediyor? Trabzonspor’lu Obi Mikel açıklama yapmış: “Bu ortamda futbol oynamak istemiyorum. Ailemle olmak istiyorum” diye. Der tabi adam. Ligleri ertelemek için daha neyi bekliyorlar, anlamıyorum. 

Süper lig ertelenecek mi?
foto kaynak: milliyet.com.tr
     Sözde bu haftaki maçlar seyircili oynanacaktı. Sonra seyircisiz oynanmasına karar verildi. Sonra birer birer tüm liglerden erteleme kararları geldi. Seyircisiz oynanmasına karar vermişsin. Bu kararları gördükten sonra sende ertelesene. Daha ne olacak da erteleyeceksiniz? Ya da daha ne olmasını bekliyorsunuz?

Blogger tarafından desteklenmektedir.