Yayınlar

Mayıs, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ramazan ayı geldi, hoş geldi...

Resim
      Ramazan ayı geldi. Dün ilk sahurumuzu yaptık. Bugün de nasipse, ilk iftarımızı yapacağız. Özlemişiz. Özlenmeyecek gibi değil ki? Boşuna on bir ayın sultanı denilmiyor. Bir kere herkes iftarda ve sahurda sofrada oluyor. Yani hep beraber, ailecek yemekler yeniliyor. Ailenin bir araya gelmesi ayrı bir güzellik zaten. Bu güzelliği bize sağlayan da, bu güzel oruç ayı. Ondan sonra bu aya özel pideler. Bu ay dışında da fırınlarda görüyorum. Satılıyor pideler. Ama bu ay dışında almanın bir tadı yok. Yorgun argın sahura kalkmalar. Gözünü açamadan bir şeyler yemeye çalışmalar. Dakikalar ilerledikçe uykunun açılması. Susuzluğu hissetmemek için çay içmeler. “OKU HOCA ARTIK” DERSİN      Ramazan ayı, sofrada ezanın okunmasını beklemek, ayrı bir güzel. Artık açlık ve susuzluk had safhaya gelmiştir. Sofra da kurulmuştur. Yemekler sana, sen yemeklere bakıyorsundur. “Oku hoca, oku hoca” dersin. O kadar açsın ve susuzsundur ki. Ezan okunduktan sonra, sanki bir damacana suyu içsen, an

Okuma günlüğüm #1...

Resim
     Okuma günlüğüm ile karşınızdayım. Bir haftadan beri çalışıyorum. Bugün tatildim. Rahat rahat kitabımı okudum. Jean-Christophe Grange’ın, Lontano kitabını okumaya devam ediyorum. Daha ancak 200’lü sayfalara gelebildim. Bugün bi 50 sayfa kadar okumuşumdur. Kahramanımız Erwan, bakalım katili bulabilecek mi? Buradan kitabın ön sözüne ve satış fiyatına bakabilirsiniz. Sonra takip ettiğim bloglara bir göz attım. Evren Günlüğü’nün, “Bloglar adına asıl şimdi endişelenmeye başlayabiliriz” yazısını okudum. Sonra köşe yazarlarına geçtim. Haşmet Babaoğlu’nu okudum. Onun Pazar sözlüğü bölümü var. Dostluk, anlaşmak ve gece’yi anlattığı bölümler benim dikkatimi çekti. Pazar günlerini ayrı seviyorum. Çünkü bugün genelde hayatın içinden, mizah dolu yazılar oluyor.       DM’DEN YÜRÜME  KURALLARI      Okuma Günlüğüm Pucca ile devam ediyor. Pucca’da , Arda Turan’dan yola çıkarak, 10 adımda dm’den yürümeyi yazmış. Biz Türk erkekleri böyleyiz. Nerede olursak olalım yürüyoruz. İster İspan

Okuduğum kitaplar, bu hafta #1...

Resim
      Okuduğum kitaplar hakkında, bayadır bir şeyler yazmıyordum. Artık bir şeyler karalamanın vakti geldiğini düşünüyorum. Kitaplar hakkında yazmadığım bu süre içerisinde, normal okuma hızımda okumaya devam ettim. Ve birkaç kitap bitirdim. Bu hafta başı da bir kitap bitirdim ve yeni bir kitaba başladım. Yoğun bir okuma içerisinde olduğumu söyleyemem. Sabahları işe giderken işte, okuyabildiğim kadar okuyorum. Böyle az sayfa okuyunca da, 5 günde bitirebileceğim kitabı, 10 günde ya da daha fazla sürede bitirebiliyorum. İşten gelince yorgunluktan okumaya vakit ayıramıyorum. Akşamlarımı dinlenme ile geçiriyorum. İşte böylece hayat akıp giderken, okuma ile ilgili neler yapıyorum, bunları sizinle paylaşmak istedim.                                        KELEBEKLERGAMSIZUÇAR                                              KİTABINI BİTİRDİM      Okuduğum kitaplar listemde ilk sırayı, Kelebekler Gamsız Uçar alıyor. Haftaya onu okuyarak girmiştim. Yazarı Ahmet Günbay Yıldız. Kendisinin

Güldür Güldür Show tat vermiyor...

Resim
      Güldür Güldür Show, son bölümleriyle bende hayal kırıklığı yaşattı. O eski tadı bulamıyorum. Bir programda 4-5 tane skeç varsa, en azından ikisi çok iyi olurdu. Diğerleri de ortalamanın birazcık altında olurlardı. Ama yine de gideri vardı. Yani izlenirlerdi. Şimdi son bölümlerde şöyle,  “On numara olmuş” diyebileceğimiz bir tane skeç bile yok be kardeşim. Artık düşüşe mi geçtiler nedir? Gerçi bir zamanlar yine böyle hissettiğim, skeçlerine hiç gülmediğim zamanlar olmuştu. Ama o girdaptan da çıkmayı bildiler. Senaristler, şimdi de konu sıkıntısı çekmeye başladılar. Bakalım bu sefer de, bu girdaptan çıkmayı becerebilecekler mi?                                                                                                  KONU SIKINTISI VAR      Güldür Güldür Show, Çok Güzel Hareketler Bunlar’dan farklılık gösteriyor. Burada oyuna masasında müdahale eden Ali Sunal var. Orada ise Yılmaz Erdoğan skeçten sonra fikirlerini dile getirirdi. Ayrıca orada skeçleri oynayanlar