mim yazısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim yazısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

En büyük hayalim...(MİM)

     En büyük hayalim, mimi ile sizlerleyim. Bu da sanki bir radyo ya da televizyon programının açılışı gibi oldu. Yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim. Girift beni mimlemiş. Akşam saatlerinde yazısını okurken gördüm. Mimlenenlere bir baktım. “Aaa ben” dedim. Bugün yazı da yazmamıştım. “En iyisi mi, mimi hemen yapayım. Sonra unutuyorum” dedim. 

     Şu anda saat 22:45 ve bu yazıyı kaleme alıyorum. Günlerden Pazar. Yarın iş var. Pazartesi sendromlu olarak yapıyorum bu mimi. Sevgili Girift’in yazısına şuradan bakabilirsiniz. Benim öyle koca koca hayallerim yok. Mesela bir Elon Musk gibi, marsa insan göndermeyi hayal etmiyorum. Ya da dünyanın en büyük blog yazarı olmayı da hayal etmiyorum. Aslında iyi bir hayalmiş. Dünyanın en büyük ve en tanınmış blog yazarı. Hakikaten şu an dünyada en büyük blog yazarı kim? Bilen varsa yorumlara yazsın. Merak ettim bak.

     Küçükken Cem Kazan polis yazarmışım evin duvarlarına. Büyüdüğümde hiç polislik hevesim olmadı. Nereden tutturduysam polis olacağım diye. Benim hayalim çok basit aslında. Beni takip edenler bilirler. Bunu da devamlı okumaktan sıkılmamış olmalarını umarak, yazarak geçinmek diyorum. Yani sadece blog yazarak para kazanmak. Blog yazarak geçimimi sağlamak. Ama bu şartlarda mümkün gözükmüyor. 

En büyük hayalim

     Pucca gibi ünlü olmayı kim istemez. Bu arada Pucca ile ilgili yazdığım yazıya da isterseniz şuradan bakabilirsiniz. Pucca’yı sevmeyenler olabilir. Bende pek hazzettiğimi söyleyemem. Ama bir gerçek var ki, blog yazarak ünlü olmuş. Bu arada Pucca’nın yazılarını okudum. Yazılarıyla ilgili sorunum yok. Karakter olarak pek sevmiyorum. 

     Çok merak ediyorum. Acaba şu andaki blog grubundan, ileride böyle meşhur olacaklar var mı aramızda? Günlük olarak şu şekilde bir hayatımın olacağını hayal ediyorum. Sabah 9-10 gibi uyanmak isterim. Sonra bir kahvaltı. Sonra bir haber kanalları turu. Sonra sosyal medya. Öğleden sonra otururum yazımın başına. Özene bezene yazarım yazımı. Sonra takip ettiğim blog yazarlarının yazılarını okurum. Sonra takip ettiğim ulusal köşe yazarlarının yazılarını. Sonra da kitap okumaya geçerim. Büyük bir gazetede yazmaya başladıktan sonra bloğum ne olacak peki? Onu da o zaman düşünürüz değil mi? En büyük hayalim bu benim dostlar.

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/man-sitting-on-dock-1060515/

Yalnızlık Meydanı beni mimlemiş...

     Yalnızlık Meydanı yani Uğur beni mimlemiş. Yine enteresan sorular var bu mimde. Uğur çok güzel cevaplamış. Biraz da mizah katmış. Bende soruları cevaplamak için sabırsızlanıyorum. Başlayalım o zaman. Ne dersiniz?
     1- Elinizde sihirli bir değneğiniz olsa neyi veya neleri değiştirmek isterdiniz?
Cevap: Belki bir ütopya olacak ama. Herkese, her ay belli miktarda para verirdin. Böylelikle kimse kimseye muhtaç olmaz. Sırf çıkar için, para için insanlar ezilmez, hor görülmezdi. Para sorunu ortadan kalkınca, belki dünya daha güzel bir yer olurdu.
2         2- Mesleğinizi değiştirseydiniz hangi meslek dalını seçerdiniz veya ne olmak isterdiniz?
Cevap: Bir mesleğim yok. Üniversiteyi bitirip ortada kaldık. Tabi ki yazar olmak isterdim. Öyle çok okunayım, Ahmet Ümit, Ayşe Kulin gibi popüler olayım gibi bir derdim olmazdı. Kendim yağımda kavrulsam yeter şeklinde bir yazarlık keserdi beni.
3         3- Bir gün boyunca aç kaldınız (Ramazanda olduğu gibi) ilk ne yemek isterdiniz?
Cevap: O noktaya geldikten sonra insan, “İlle de şunu yerim” gibi bir şey diyemiyor. Yani umduğumu değil bulduğumu yerim :)
4         4-  Bir dalga olsaydınız nereye vururdunuz?
Cevap: Denize bakıp sevgilisini düşünen bir sevdalının olduğu yere.
mim

5         5-  Issız bir adada yanınıza alacağınız 3 kişi?
Cevap: Bu sorunun aslının yanınıza alacağınız üç şey olması gerekmiyor mu? :) Hayat ne hızlı akıyor böyle. Sorular bile değişiyor. Issız bir adada sohbetin, muhabbetin dibine vurmalı diye düşünüyorum insanın. O yüzden bizim ekiple giderdim. Semih, Bilal ve Yaşar.
6         6- En çok görmek istediğiniz şehir veya ülke?
Cevap: Fransa. Çünkü orda şu anda Avrupa Futbol Şampiyonası, EURO 2016 var. Hem ziyaret, hem ticaret yani :)
7         7- Asla giymem dediğiniz renk hangisidir? Neden?
Cevap: Bu konuda aslalarım yoktur. Üstüme giydiğimde yakışıyorsa olay bitmiştir. Renk farketmez.
8         8- Bayramda ne yapacaksınız?
Cevap: Kapı kapı dolaşıp şeker toplama ve harçlık alma demeyi o kadar çok isterdim ki. Maalesef çocukluk çok gerilerde kaldı ve artık gelmeyecek. O yüzden büyüklerin ellerini öpüp arkadaşlarla buluşup sohbet, muhabbet etmece.
9         9 -Ölmeden önce yapılacaklar listesine ekleyeceğiniz 3 şey?
Cevap: 1000 kitap okumak. Tuğla gibi kalın bir kitap yazmak. Blogdan milyonlar kazanmak :)
1        10-  Bir uçurumun kenarındasınız tam atlayacaksınız. O an aklınıza bir şey geldi. O gelen şey nedir?
Cevap: Uçurumun kenarına hiç gidemem. Çünkü yükseklik korkum var :)
1        11-  Yerde 50 TL bulsanız ne yaparsınız?
Cevap: Direk cebe atarım gibi bir cevap bekliyorsanız, yanılıyorsunuz. O paradan hayır gelmez. Görmemiş gibi yapar yoluma devam ederim.

Kimi mimlesem diye düşündüm ama. Baktım ki sağım, solum, önüm, arkam herkes mimlenmiş. Uğur tekrar teşekkürler. Sayende zevkli bir yazı oldu.

Foto kaynak:Pixabay.com

Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com



MİM: KİMDİR BU YAŞAMDAN YAZILAR ?

     Serhat Ocak kardeşim, “Kim bu Cem?” diyerek mimlemiş beni. Sağolsun. Hemen, “Kim bu Cem?” diyenlere kendimi tanıtmaya başlayayım. 1987 yılında Düzce’de doğdum. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimimi Düzce’de tamamladım. “Nasıl yani? Üniversiteyi farklı bir ilde okumadın mı?” diyenler olabilir. Onlar için diyorum ki, “Okumak isterdim. Ama olmadı”. Nedenine gelince. Yanlış lise seçimi. İnsan, ortaokuldan mezun olup liseyi seçeceği zaman, bir karmaşıklaşıyor. Her kafaden bir ses çıkıyor, “Onu seç, yok bunu seç” diye. E yönlendiren de olmayınca. Kendin bilgisizce seçim yapıyorsun. Aklımca meslek lisesine girip, çabuk meslek edinip, hayat dediğimiz bu yolculuğa atılmak istedim. O yüzden elektrik bölümünü seçtim.
                                                     DÜZENLİ BİR OKUR DEĞİLİM
     Gün geldi. Lise bitti. Anladım ki. Üniversite okumam gerekiyormuş. Katsayı falan, istediğim bölüme giremedim. Açıktan  4 yıllık, Kamu Yönetimi okuyup bitirdim. Okurken de 3 yıl çağrı merkezinde, müşteri temsilcisi olarak, “İyi günler ben Cem. Size nasıl yardımcı olabilirim?” dedim. Askerlik nedeniyle ayrıldım. Askerliğimi Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde, kısa dönem olarak tamamladım. En son KPSS’ye girdim. Sonuçları beklemeye başladım. Nelerden hoşlandığım konusuna gelirsek de. En başta, elbette ki yazmak ve okumak. Düzenli bir okuyucu olduğumu söyleyemem. Ama okuyorum. Yazmaksa, şu anda bu yazıyı okuduğunuz bloğumda yazıyorum. Bu bloğumda sadece edebiyat işliyorum. Bu blog işine ilk başladığım zamanlarda, bloglarla ilgili çok yazı okumuştum.
yaşamdan yazılar
Bir kaç gün önce çekilmiş fotoğrafım

                                                   UZAY VE UZAYLI İLGİ ALANIMDIR
     Hala da okuyorum ya gerçi. İyi bir blog olmak için, sadece bir tema üzerine yoğunlaşılması öğüdü veriliyordu devamlı. Ben de edebiyatı seçtim tema olarak. Yazarların hayatlarına da meraklı olduğumdan, genelde onların hayatları ve yazın dünyaları hakkında, bu bloğumda yazıyorum. Haber izlemeyi severim. Akşam haberlerini kaçırmamaya çalışırım. Haber kanallarından da haberleri takip ederim ayrıca. Tartışma programlarını severim. Ama sıkı bir takipçi olduğum söylenemez. Denk geldiğimde izlerim. Eğer arkadaş ortamındaysak, beraber maç izlemekten ve yorum yapmaktan büyük bir haz alırım. Genelde güler yüzlü bir insanımdır. Kolay kolay sinirlenmem. Sinirlenmem de saman alevi gibidir. Yanar geçer yani. Uzaya ve uzaylılara merakım vardır. Haktan Akdoğan’ın katıldığı programlara bakarım.
                                                           CEM YILMAZ’CIYIMDIR
     Haber sitelerini takip ederim. Çok sesliliğe inanırım. Bu nedenle iktidar yanlısı, karşıtı, ortada olanı kim olursa olsun herkes ne yazmış, ne söylemiş dinlerim. Önyargı sevmem. Hayatımda da önyargılı olmamaya çalışırım. İnsanları dış görünüşüne göre değerlendirmenin yanlış olduğuna inanırım. Bir insanla ancak konuştuktan, bir şeyler paylaştıktan sonra notunu veririm. Dirayetli, sabırlı, inatçı ve hayatta başarılı olmuş insanları severim. Onları dinler. Kendi hayatıma dair paylar çıkarmaya çalışırım. Biyografi okumayı seviyorum bu nedenle. Mizahı severim. Cem Yılmaz gösterilerini tek geçerim. Kemal Sunal filmlerinde anlatılan Türkiye’nin hala değişmediğine inanırım. Bu yönden tekrar tekrar Kemal Sunal filmlerini izlerim. Kemal Sunal ile Recep İvedik’in aynı kefeye konmasına acayip tav olurum. Bir ara sevgilim vardı. Şimdi boştayım. Kendimi yazmaya verdim J Bu kadar yeterli herhalde. Ne diyorsunuz bu kısa biyografim hakkında.


Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com