Kayıtlar

2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Zeki Demirkubuz ile Nuri Bilge Ceylan arasındaki tartışma...

Zeki Demirkubuz ile Nuri Bilge Ceylan arasındaki tartışma gündemin ilk sıralarında. O, ona sallıyor. O da ona sallıyor. Ortalık toz duman. Twitter’da bir tane kullanıcı, bu tartışma için, “Cannes davası” demiş. Tartışma nedenleri ise Zeki Demirkubuz’un, Cannes Film Festivali’ni eleştirmesiymiş. Nuri Bilge Ceylan buna bozulmuş. Görünen bu ama başka tartışma nedenleri de var. Karışık yani. 2 LİRA İLE NELER YAPILIR? Asgari ücret 2024 yılı için 17.002 lira olarak açıklandı. Herkes o 2 liraya taktı. O 2 lira üzerine Twitter’da yani X’de ne komiklikler, ne espriler yapıldı. Yapın 17.000 bin gitsin. 2 lira nedir arkadaş? SÜPER KUPA MAÇI AMA RİYAD’DA… Evet, gelelim bir diğer konumuza. Yarın akşam Süper Kupa maçı var. Galatasaray- Fenerbahçe arasındaki maç Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da oynanacak. Arabistan hükümeti futbola çok yatırım yapıyor. Bu tür organizasyonları kendi ülkesinde oynatıyor. Tabi ki para karşılığı. O yüzden Riyad’da oynanacak maç. Birkaç gün önce ligde de karş

Herkesin bıkkın olmasının nedeni...

*Bazen dünyaya sadece çalışmak için geldiğimizi düşündüğüm oluyor. *Tiktok temsilcisi dinlenmiş TBMM’de. Ne diyecek temsilci? Millet erotik yayın yapıyorsa adamın suçu ne? *Rıfat Ilgaz’ın Alişim şiiri. Şiirin yazıldığı günden bugüne değişen bir şey yok. *Bazı günler sadece yatmak istiyorum. *Duyduk duymadık demeyin. Birçok hastalığın sebebi su içmemekmiş. Su içmeye zorlayalım millet kendimizi. *Mansur Yavaş’ın tekrar seçimi kazanacağı, Ekrem İmamoğlu’nun ise bu sefer seçimi kazanamayacağı kanısı var gibi. *Modern Türk şiirinin kurucuları olarak Yahya Kemal ve Ahmet Haşim kabul ediliyormuş. Bunu ilk defa duydum bak. *Herkeste bir bıkkınlık var. Bunun nedeni: Ya iş yerinde emeğinin karşılığını alamaması ya da sevdiği bir işte çalışmaması olabilir bence.

Tamam Selçuk Abi patron biziz ama...

Selçuk Tepeli, Fox haberlerinde her akşam seyirciye, “Bu haberlere bakın ve öyle karar verin. Her zaman dediğim gibi patron sizsiniz” diyor. Selçuk Abi, seni izleyen zaten muhalif kesim. Muhalif kesim de gitti oyunu Kemal Kılıçdaroğlu’na verdi. Ama yine yetmedi. Biliyorum sen farkındalık amacıyla bunu söylüyorsun ama bu söylediğini sadece muhalif olan izleyicilerin duyuyor. Asıl duyması gerekenler, iktidara oy verenler duymuyor. Boşuna söylemiş gibi oluyorsun yani. DEŞARJ OLMAYAYIM MI? “Aman olumsuz bir şey söyleme. Aman olumsuz bir şeyi yazma. Aman olumsuz bir şeyi düşünme” diye diye başımızın etini yiyorlar. Peki abi ben bunları içime ata ata ne yapacağım? Şişeyim mi, patlayayım mı? Ben nasıl deşarj olacağım?

Ttnet, YouTube Premium'u hediye veriyormuş...

Bir arkadaşımın internet aboneliği bitiyormuş. Firması ise yeni üyelik için 369 lira gibi bir fiyat söylemiş. Ben Ttnet kullanıyorum. Ttnet’in fiyatlarına baktım. Aşağı yukarı aynı. Ama dikkatimi çeken şey şu oldu: Ttnet, taahhüt yapanlara üç ay da YouTube Premium üyeliğini bedavaya veriyor. Böyle bir kampanyayı ilk defa duydum. Bu kampanyayı tuttum kardeşim. ŞEMS… TRT’nin platformu Tabii’de, Mevlana’nın hayatını anlatan bir dizi varmış. Bugün fragmanını gördüm. Orada Şems’e denk geldim. Mevlana, Şems olmadan olmaz tabi. Şems her zaman dikkatimi çekmiştir. Nereden gelmiştir, nereye gitmiştir, hepsi bir muammadır. FAVORİ FENER… Cumartesi günü Beşiktaş- Fenerbahçe maçı var. Beşiktaş çok kötü durumda. Fenerbahçe ağır favori.  

Mesut Yar'ın belediye başkanlığı adaylığı...

Mesut Yar, Sözcü TV’deki görevinden istifa edip Datça Belediye Başkan Adayı olmuş. Gözünün yağını yiyeyim Mesut Abi, senin ne işin var belediye başkanlığında? Aklını peynir ekmekle mi yedin? Gül gibi mesleğini niye bırakıyorsun? YİNE BİR DİZİYE DAHA YAZIK OLDU… TRT 1’deki Benim Güzel Ailem dizisi final yaptı. Zaten reytingler yerlerdeydi. Güzel başlamıştı ama devamını getiremediler. Sonuç da final oldu. ELON MUSK DÜZCE’YE GELİYOR MU? Elon Musk’ın, iş görüşmesi için bizim buraya yani Düzce’ye geleceğine dair bir haber çıktı. Bizim burada bir fabrika varmış. Onunla görüşecekmiş. Ama sonra o fabrika açıklama yapmış yalan haber diye. Şaka maka Elon, ta ayağımıza kadar gelecekti.

Kızıl Goncalar dizisi...

Fox TV’de yakında Kızıl Goncalar diye yeni bir dizi başlayacak. Dizinin başrollerini Özcan Deniz ve Özgü Namal oynuyor. Fragmanına denk geldim. Bir tarikat var. Özgü Namal kapalı bir karakteri oynuyor. Kardeşimle izledik fragmanı. “İyi bir diziye benziyor” dedi. Ne yalan söyleyeyim bana da ilginç geldi. Ama özellikle oturup da izlemem. Denk gelirsem izlerim. Bu dizinin yapılmasının tek amacı, Kızılcık Şerbeti’nin başarısıdır. Zaten bizim ülkede bir dizi tutunca benzerleri yapılır. Bu dizi birebir benzeri olmasa da elde tutmuş bir dizi var. O yüzden, kanal olsun, yapımcı olsun, oyuncular olsun, hepsi gözleri kapalı, “Tamam” demişlerdir. Bir başlasın da görelim bakalım. Reytingleri alt üst de edebilir. Birkaç bölüm sonra alt üst de olabilir.

Şahan Gökbakar çocukken Cem Yılmaz'dan imza almış...

Şahan Gökbakar çocukken Cem Yılmaz’dan imza almış. Boynuz kulağı geçti diyebilir miyiz? En azından sinemada. Bana göre Cem Yılmaz, stand-up dünyasında hala 1 numara. Çocukların hayallerini süslemek de başka bir şey olsa gerek. Çocuklara ilham olmak. MUHSİN BEY FİLMİ BAKALIM BENLİK Mİ? Muhsin Bey filmini çok övdü Hasan Can Kaya. İlk fırsatta izlemek istediğim filmlerden biri. Gerçi Hasan Can söylemeden önce de aklımdaydı. Ama hoşuma gider mi endişesi taşıyordum. Endişeyi bir kenara bırakıp izlemem lazım artık. 2024 YILI YAVAŞ YAVAŞ GELİRKEN… 2024 yaklaşıyor. Şimdiden yeni yıl heyecanı sarmaya başladı beni. Yeni yıla, yeni hedeflerle girmek, yeni yıldan güzellikler beklemek motive ediyor beni.  

Roman karakterine niye yabancı isim koyarsın ki?

Bir Türk yazarın, roman ya da hikayelerindeki karakterlere yabancı isim vermesini yanlış buluyorum. Ali koy, Ahmet koy, Ayşe, Fatma koy. Buranın, bu toprakların hikayesini yaz. İşte hep bu Batı hayranlığımızdan. GEZMELİ… Bizim burada Millet Bahçesi açılmış. Baya güzel olduğunu söylüyorlar. Hava güzel olunca şöyle bir gitmeli. DEĞİŞİK BİR DURUM… Tatil olduğunda dışarıya çıkmak istemem. Ama çalışırken de dışarıdaki güzel havayı görüp gezmek isterim. Bu ne perhiz ne lahana turşusu değil mi? AÇ KARNINA MEYVE YEMEK Mİ? Meyveleri aslında aç karnına yememiz lazımmış. Ben bunu ilk duyduğumda şaşırmıştım. Çayı da yemekten bir saat sonra içmemiz gerekiyormuş. Biz millet olarak hemen içiyoruz. Hep yanlış bilgilerle dolu hayatımız.  

Dağ gibi olmuş kitaplardan görünmeyen adam...

Masada oturan ama masanın üzerindeki dağ gibi olmuş kitaplardan dolayı görünmeyen adam. Filmlerde olsun, romanlarda ya da hikayelerde olsun, görmeyi ve okumayı sevdiğim bir sahne. Bugün okuduğum bir hikayede böyle bir sahne vardı. O sahnede adam, bir kitabı alıp bakıyor, not alıyor, sonra başka bir kitaba geçiyordu. İnsanın işi başından aşkın olacaksa böyle olmalı. Kitaplardan başını kaldıramamalı. Hatta bir ara masadan kalkıp, kütüphaneden kitap bakıyordu karakter. İşte böyle olmalı. Tabi böyle bir çalışma herkese nasip olmaz. Yani herkes böyle çalışarak para kazanamaz. Tam da burada şöyle bir şey geldi aklıma. Herkese bir imkan sunulsaydı ve hangi işte isterseniz onda çalışabileceksiniz denseydi, siz hangi işte çalışmak isterdiniz?

Elon Musk'tan yine küfür kıyamet...

Elon Musk bayadır açıklama yapmıyordu. Yeni bir açıklamayla gelmiş yine. Bu sefer X’e reklam vermemekle kendisini tehdit eden firmalara seslenmiş, “S*iktirin gidin” demiş. Bu adam Türk olabilir mi? HER ŞEY BİR ENERCİ DEMESİNE BAĞLIYMIŞ MEĞER… Dilan Polat davasına dahil olan 12 fenomenin mal varlıklarına el konulmuş. Şimdi hepsi bir ağızdan Dilan Polat’ın kulaklarını çınlatıyorlardır. YALNIZ İZLEMEM AMA… Sağ Salim filminin üçüncüsü çekilmiş ve fragmanı yayınlanmış. İlk iki filmini izlemiştim. Kendim olursam izlemem. Ama yanımda arkadaşlar falan varken gideri olan bir filmdi. BENİM BEKLENTİM… Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, tekrar belediye başkanlığı için aday olacakmış. Bu seçimde açık ara farkla kazanmasını beklerim.  

Akşam yemeklerinde hayatı paylaşmak...

Artık akşam değil gece oldu. Evlerin ışıkları yandı bir bir. İşte her bir evde geceyi yaşama zamanı. Geceler uzun. Uzun geceleri severim. Ailecek sohbet etmelere ve beraberce televizyon izlemelere imkan verdiği için. Aileyi daha da pekiştirdiği için. İşten ya da okuldan gelenlerle beraber, akşam sofrasında bulunmamıza fırsat verdiği için. O sofrada gün içinde yaşadıklarımızı anlatmamıza fırsat verdiği için. Çocuklar Duymasın’da çok olurdu bu söylediğim sahne. Daha ilk sezonlar. Çocuklar daha küçük o zamanlar. Haluk’la Meltem, çocuklara, “Ee anlatın bakalım. Bugün okulda neler yaptınız?” diye sorarlardı. Çocuklar da anlatırdı. Aile olmanın güzel yanı işte bu. Havuç da bir bölümde, “Matematik öğretmeni gelmedi. Ders boş geçti. Sevindik” demişti. Biz de öyleydik havuç biz de öyle.

Yine bir akşam olmakta...

*Akşam ezanı az önce okundu. Gökyüzü yine kızıla büründü. Yine bir akşam olmakta. *Avrupa maçlarında Beşiktaş 5, Fenerbahçe 6 tane gol yedi. Türk futbolu için kara bir geceydi. *Bugüne kadar bavulunuzda neler biriktirdiniz? Bir programda denk geldim bu soruya. Güzel bir soru ama değil mi? Kitap, film, hayat vb. *Osmanlı eğer Viyana’yı fethetseydi acaba neler değişirdi? *Kimin geçmişini eşelesen bir rezillik çıkıyor. *Ekonomik kriz ile toplumun ahlaki çöküntüsü arasındaki bağlantıyı sorgulayan bir video vardı. En iyisi onu izleyeyim ben. *Can Gürzap hayatını kaybetmiş. En son Kurtlar Vadisi’nden hatırlıyordum kendisini. *Nurseli İdiz vardı bir de. O ne yapıyor ki şu aralar? Bir ara tüm servetini kaybettiği falan söyleniyordu.

Ölüm de yaşamaya dahil...

Saat 19.04 geçiyor. Yine bir cuma gününden merhaba. Yine bir hafta sonuna giriş yapıyoruz. Hayat bir tekrardan ibaret değil mi zaten? Büyük bir laf etmiş olabilirim bak. Gerçi hayat üzerine herkes bir laf ediyor. Herkesi dinleyince kafa, karman çorman olabiliyor. Birinin iyi dediğine, diğeri kötü diyebiliyor. Herkesi dinliyorum ve bana güzel gelen ya da beni heyecanlandıran yerleri alıyorum. Onun üzerine düşünüyorum. Onları eyleme geçirmeye çalışıyorum. Sonuçta nasıl yaşarsan yaşa sonu hep ölüm. Hayatınızı planlarken bir gün öleceğinizi de planlarınıza dahil ediyor musunuz? Yoksa hayatınızda ölüm diye hiçbir şey yok mu? Sadece yaşamaktan mı ibaret hayatınız? Bir şey söyleyeyim mi size: Ölüm de yaşamaya dahil.

Hayattan kısa kısa notlar 62

*Küresel ısınma falan olmadığı zamanlar şimdiye kadar çoktan kar yağmıştı. Taa dizlere kadar. Okullar tatil olmuştu. Hey gidi günler. *Fatih Terim fonu ile ilgili hala Fatih Terim’den bir açıklama gelmedi. Bakalım bu işin sonunda ne çıkacak? *Kızılcık Şerbeti tuttu ya. Özgü Namal da türbanlı bir karakter ile dizi dünyasına dönecekmiş. Yeni tutan iş ne ise, hemen taklitleri geliyor. Ülkem beni şaşırtmıyor. *İyi bir ayakkabıya baktık netten. Blogda, baktığım ayakkabıların aynısı reklamlara boğuldum. *Poyraz Karayel de ne diziydi be. Sonradan cıvığını çıkardılar ama neyse. İlk sezon efsaneydi. *Asgari ücret tahminleri 16 bin ile 17 bin 500 lira arasında değişiyor. Aga küsuratlı yapmayın şunu. Tam rakam yapın, olsun bitsin.

Böyle bir kitap adını ilk defa duyacaksınız...

İlginç kitap isimleri, ilginç blog yazısı başlıkları hemen dikkatimi çeker.  Kimin çekmez ki?  Mesela bu ara okuduğum hikaye kitabını, kütüphaneden ismi ilginç geldiği için aldım.  Kitabın adını yazıyorum, hazır mısınız?  Öldüğünü Google’dan Öğrenen Adam.  Yazarı: Doğu Yücel.  Böyle ilgi çekici yazı başlıkları bulabilsem var ya.  Dünyada Elon Musk kadar söz sahibi biri olurum.  Bir sosyal medya alırım.  Kafama göre at oynatırım.  Şaka şaka.  Biliyorum komik değil.  En fazla bloğumdan birkaç kuruş daha fazla kazanırım.  Mesela günde 10 kuruş kazanıyorsam bu 15 kuruş olur, bilemedin 20 kuruş olur.  Yani demek istediğim: ilgi çekici yazı başlıkları bulmak için kafa patlatmak lazım.  Hem daha fazla okunur yazınız, hem de insanın kendisine güven gelir.

Roman ya da hikaye yazmanın inciği cıncığı çok...

Bu akşam bir tane yazarın yazma sürecine ilişkin anlattıklarını izledim. Dur bakayım, yazarın adı neydi aklıma gelecek mi? Hah, evet. Aslı Tohumcu. Yok yazarken ritüelleri varmış. Kitabın ismini bulmasa yazamazmış. Falan filan. Takıntı abi takıntı. Yani yazar olmak da kolay bir şey değil. İşte bunun gibi bir dünya inciği cıncığı oluyor. O yüzden ne varsa deneme yazmakta var. Roman ya da hikaye yazmak başka bir dünya, başka bir kafa. Benim için varsa yoksa deneme. Bir, iki, üç, deneme. Ses kontrol, deneme. Ama yine de yazarların dünyasından bir şeyleri dinlemek güzel. Kültür sanat haberlerini de dinlemeyi severim. Bir ara Ntv’de, Gece Gündüz diye bir program vardı. Denk gelince izlerdim. Şimdi devam ediyor mu bilmiyorum. İşte o programı izlerken de seretonin hormonu salgılardım. O hormonu yanlış mı yazdım? Yoksa başka bir hormon muydu? Neyse işte.

Şu anda çok sinirliyim belki de Hulk'a bile dönüşebilirim...

Akşam yatmak bilmez, sabah da kalkmak bilmez denir ya. Galiba birkaç gündür ben böyleyim. Ama kendime haksızlık da etmeyeyim. Sabah birazcık zorlanarak kalkıyorum. Galatasaray içeride Manchester United ile 3-3 berabere kaldı. Bir Galatasaray taraftarı olarak bu akşam galibiyet bekliyordum ben. Bu nedenle biraz sinirliyim. YouTube’da, Olacak O Kadar’ın 1998 yılında, Ramazan ayında yayınlanmış bir programına denk geldim. Hemen daha sonra izleye kaydettim. İlk fırsatta izleyeceğim. Bu ilk fırsat dediğim galiba hafta sonu olur. Bu ara bir hikaye kitabını okuyorum. Doğu Yücel diye bir yazar. İlk defa duydum adını. Hikayeleri iyi gibi. YouTube’da tek sunuculu ve tek konuklu programlardan gına geldi artık.

Neden Fatih Terim fonu deniliyor?

Seçil Erzan’ın futbolcuları dolandırma olayı ortaya çıktığından beri ortada bir Fatih Terim fonu söylenip duruyor. Peki nedir bu Fatih Terim fonu? O kadar haber yapılıyor da, o haberlerin içinde şuna değinilmiyor. Böyle duyunca da insan bir merak etmiyor değil hani. “Ne varmış ki bu fonun içinde?” diye. Böyle bir fon falan yok tabi. Seçil Erzan denen dolandırıcı, Fatih Terim’in adını kullanarak milletten para toplamış. Bu nedenle Fatih Terim fonu denilmiş. Bunu bir örnek ile de açıklamak gerekirse. Futbolcular dışında dolandırılanlardan biri olan İnci Çeviker’e, “Fatih Hoca’nın fonu var. Bu fona gireceksiniz” demiş. Hocanın adını kullanarak, kendisine güven duyulmasını sağlamış. İşin aslı böyleymiş yani.

İcardi'nin yeni şarkısı Başıma Belasın olur mu?

Galatasaray resmi hesabı İcardi’yi paylaşmış. İcardi’yi paylaşırken de müzik olarak, artık efsane olan Aşkın Olayım şarkısını değil Aleyna Tilki’nin, Başıma Belasın şarkısını kullanmış. Şarkıyı duyduğumda, “Aleyna’nın böyle bir şarkısı mı varmış” dedim. Şarkı hoşuma gitti ve YouTube’dan dinledim. Güzel bir şarkıymış. Hem de 2 dakika 26 saniyecik. Bu kadar kısa bir şarkı da olurmuş. Şimdi Galatasaray taraftarı arasında İcardi’nin şarkısı değişsin mi, Aleyna’nın Başıma Belasın şarkısı olsun mu tartışması var. Peki bu tartışmaya son nokta nasıl konacak? Bu akşam içerde Manchester United ile oynayacağız. Bu maçta İcardi gol attığında eğer Aleyna’nın şarkısı çalarsa resmi olarak İcardi şarkısı Başıma Belasın olmuş olur.

Pazartesiyi üç evetle uğurladım...

Pazartesi sendromu yaşayarak işe başladım ve ancak öğlene doğru sendromunun etkisinden çıkabildim. Galiba bu sendromdan kurtulmanın tek şartı, hiç çalışmamak. Hayaller ve hayatlar işte. Kardeşim, A101’den bir çikolata almış ama pek beğenmedim. Kahvenin yanında da pek iyi gitmedi. Kahve olmadan da tek başına da iyi gidebilecek bir hali yok gibiydi. Kardeşime hemen uyarıda bulunmalıyım. Bu çikolatayı bir daha almamalı. Hikaye kitabı okumaya başladım. Konuları işleyiş tarzı bana pek hitap etmiyor. Ama okunmayacak gibi de değil. Zaman zaman sevdiğim tarzın da dışına çıkmalıyım diye düşünüyorum. O yüzden okumaya devam edeceğim. Pazartesiye de üç evetle uğurlarken sizlere de güzel bir hafta dilerim millet.

Hayattan soğutan düşünce...

Zaman zaman rüzgarlı geçen bir pazar günüydü. Daha karla tanışamadık. Tirende Bir Keman kitabını bitirdim. Yeşilçamvari bir son ile bitti kitap. Acının dibine vurduk. İç açıcı ve güzel bir son bekliyordum oysa ki. Yarın yeni bir hafta ve yine işe başlayacağım düşüncesi ara ara geldi aklıma ve hayattan soğudum. Akşam, Kim Milyoner Olmak İster’i izledik. Kitapla ilgili sorular gelince seviniyorum. Hele de sorunun cevabını bilirsem değmeyin keyfime. Okumadığım Ayşe Kulin kitaplarını okumak istiyorum. Ama önce Orhan Pamuk’un Sessiz Ev’ini bulursam onu okuyacağım. Bu Pazar gününde de zamanı iyi yönetemedim. Sözde film izlemeyi düşünüyordum. Hasan Can Kaya, Onedio’nun YouTube kanalına konuk olmuştu. Onu izledim. Adam tam bir film hayranı çıktı. O kadar heveslendirdi ki beni. O hevesle izleyecektim bugün filmi. Artık gelecek hafta sonuna.

Tuna Kiremitçi'ye haksızlık ettim...

Tuna Kiremitçi’ye, Mezun Cinayetleri kitabı nedeniyle haksızlık ettim. ilk başta kitabı beğenmedim. “Bu karakter burada bunu demez ki. Çok acemice falan” dedim. Gerçi bazı yerlerde hala öyle düşünüyorum. Ama genele bakarsak Tuna Kiremitçi, polisiye yazarlığını da yapmış. Mezun Cinayetleri kitabını bitirdim. Katili tahmin edemedim. Gerçi bir polisiye romanda katili bulduğumu tarih yazmaz. Perihan Başkomiser, gerçekten bir ev hanımıymış izlenimi veriyor. Kitabı okuyanlar bunu biliyorlardır. Konumuz ise şöyle: Lisenin birinde aşure günü yapılıyor. O gün çatıdan, eski mezunlardan biri düşüp, ölüyor. Fakat ölüm şüphelidir. Sonra cinayetler seriye bağlanır. Bu cinayeti tabi ki de Perihan Uygur Başkomiser ve ekibi çözecektir. Yeni bir polisiye daha yazmış Tuna Kiremitçi. Onu da okumak lazım.

Kışın bana hatırlattığı tek şey 6 Şubat...

*Kahramanmaraş depremlerinde bir kolunu kaybeden @Eminekuss1 adlı kullanıcı attığı tivitte, “Soğuk havaları ve karı sevmiyorum artık, kışın bana hatırlattığı tek şey 6 Şubat” demiş. İnsanın okurken yüreği dağlanıyor. *Celal Şengör, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan hayranıymış. İktidar partisinden birine hayranlık duyması şaşırtıcı geliyor insana değil mi? *Fatih Altaylı’nın, YouTube kanalının konuğu Reynmen olmuş. *Dün, Erkekler Günü’ymüş. Biz erkeklerin günü mü varmış arkadaş. *Yapılan araştırmalara göre kediler, kendilerini sevmeyen insanları daha çok seviyormuş. Neden böylesiniz kedicikler? *Deli bir değil ki bağlayasın, ölü bir değil ki ağlayasın. Twitter’da okuduğum bir söz. *Artık bir klasik haline geldi. Nygma, Ekonomist dergisinin 2024 kapağının şifrelerini çözmüş YouTube kanalında. Meraklısına duyurulur.

Para Avcısı filmindeki rezil yaşam...

*Leonardo DiCaprio’nun, Para Avcısı filmini izledim. O kadar boş bir yaşamdı ki filmdeki. Seksten ve uyuşturucudan ibaret. *Dün gece deplasmanda, hazırlık maçında Türkiye, Almanya’yı 3-2 yendi. Hem de güzel bir oyunla. *Dizilerde dikkat ediyor musunuz? Özellikle de kadınların dişleri bembeyaz. Gören hiç yemek yemiyor, çay içmiyor zannederler. O kadar beyaz. *Cüneyt Özdemir, GAİN ile anlaşma yapmış. Belgesel hazırlayacakmış. Şu ara belgesel yapmak heyecanlandırıyormuş onu. Peki belgesel izlenir mi? *Dün geceden beri aralıksız yağmur yağıyor. Arada karla karışık yağdı ama bir türlü kara çevirmedi. *Ayda iki kitap okumak galiba benim için makul bir hedef gibi görünüyor. *Mezun Cinayetleri kitabında son 50 sayfam. Bakalım katil kim çıkacak?  

Cüneyt Özdemir'in, enercii belgeseli olmamış...

*Haluk Bilginer’in korona olduğuna dair haberler vardı. Yokmuş öyle bir şey, yalanmış. *Cem Gelinoğlu, Eser Yenenler’in Linç Et programın katılmış. Onu izledim YouTube’da. *Cüneyt Özdemir de Adem Metan’ın YouTube kanalına konuk olmuş. Onu da izledim. *Twitter’da bazı kişiler Metin Uca’nın ölümünü korona aşılarına bağlıyorlar. *Mezun Cinayetleri kitabına devam ediyorum. Sonunda katille tanıştık kitapta. Neden cinayetleri işlediğine dair kendi ağzından anlattı. *Cüneyt Özdemir’in, Dilan Polat’ı anlattığı Enercii adlı belgeselinin 10 dakikasını izleyip kapattım, sarmadı beni. *Galatasaray, Süper Kupa maçının Arabistan’da değil de Türkiye’de oynanması için TFF’ye başvuruda bulunmuş. *YouTube’da bence içerik sıkıntısı var. Şimdiye kadar denenmemiş bir içerik bulunması lazım. Bir anda patlayacak olan.

Metin Uca, benim için Passaparola'ydı...

Daha bir gün önce Metin Uca entübe edildi diye yazı girmiştim. Gecenin bir saati telefona baktığımda ise ölüm haberiyle karşılaştım. Çok üzüldüm. Metin Uca, benim için Passaparola’ydı. Yıllardı takip ettiğim bir bilgi yarışmasıydı. Bilmediğim soruları yazardım defterime. Sabah haberleri yaptığı dönemleri de hatırlıyorum pek net olmamakla birlikte. Hatta bir gece şovu da yapmıştı Atv’de. Siyasi mizah peşindeydi o programda da. Siyasi mizahı biliyordu ve hakkını vererek yapıyordu. Hayatımdan bir sayfa daha koptu.

Bihter filmini yerden yere vurdular...

Bihter filmi yayına girdi ve yer yerinden oynadı. Zaten her halükarda yer yerinden oynayacaktı. Film iyi olsa da kötü olsa da. Fakat film, kötü olması nedeniyle yer yerinden oynattı. Hatta Başak Kablan filmi izledikten sonra sinirli bir şekilde video çekmiş. Kitabın sonunu değiştirmişler. “Ne hakkınız var kitabın sonunu değiştirmeye?” diye sinirden deliye dönmüştü. Efsane olmuş film ya da dizilerin yeniden çekilmesine her zaman karşıyımdır. Bu filmin yapılacağını ilk duyduğumda, “Gereksiz bir çaba” demiştim. Film hakkında duyduğum yorumlar haklılığımı gösterir nitelikte. Ha birde sevişme sahnesi var tabi. O gündeme düşmeden olmazdı. Baya cesur bir sevişme sahnesi çekmişler. Twitter’da millet Boran Kuzum’un kıçını konuşuyordu en son. O kadar netti yani.

Hakan Fidan, mülakata katıldı...

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bakanlığa girmek için mülakata alınan adaylardan bazılarının mülakatına kendisi de katılmış. Ben bu tür hareketleri severim. Ben bakan olsam ben de böyle bir şey yapardım. İşiyle yaşayan insanların yapacağı türden bir hareket bu. Benim için bu haber pozitif bir haberdir. O yüzden sizinle paylaşmak istedim. Böyle bir şeyi Elon Musk yapıyordur birde. Kendisi birebir görüşmeden işe almaz adamı. En azından ben öyle düşünüyorum.

Metin Uca, entübe edildi...

Metin Uca, entübe edilmiş. Açıklamayı sosyal medyadan menajeri Kübra Kalem Baykara duyurdu. Yapılan operasyondan sonra tedbir amaçlı entübe edilmiş. Önümüzdeki 72 saat çok önemliymiş. Metin Uca, Kocaeli’de arabasıyla yolda giderken rahatsızlanarak kaza yapmış. Kaza sonucunda da boyun şah damarlarının tıkalı olduğu tespit edilmiş. İşte o günden beri hastanede. Aslında kendisine gelip sosyal medyadan paylaşım da yapmıştı ama. İşte son durum bu.

Buket Aydın da güzellik merkezi açacakmış...

Buket Aydın da güzellik merkezi açacağını açıklamış. Güzellik merkezleri kara para aklama yerleri olmuşken, güzellik merkezi açması hiç de doğru bir zamanlama olmamış. KARDEŞLERE TUTUKLAMA… Kara para aklamakla suçlanan Bahar Candan ve Nihal Candan kardeşler tutuklanmış. Ben bunları sadece İnstagram’dan falan para kazanıyorlar sanıyordum. Meğer işin aslı öyle değilmiş. YURTTAN KAR HABERLERİ… Bursa Uludağ’da kar yağışı başlamış. Bolu’dan da kar yağışı haberi geldi. Bakalım bizim buralara ne zaman gelecek? FATİH PORTAKAL AÇIKLADI… Fatih Portakal, edindiği bilgilere göre asgari ücretin 16 bin 500 lira olacağını söylemiş. Her zaman yazdığım gibi yine yazıyorum. Enflasyon düşmedikten sonra ne kadar yaparsanız yapın, yine bir şey değişmeyecek.  

Nebahat Çehre'nin reddettiği milyonluk inşaat firması reklam teklifi...

Şu anda Twitter’da en çok konuşulan konuların başında Nebahat Çehre geliyor. Kendisine bir inşaat firması reklamda oynaması için 10 milyon TL ve bir de daire teklif etmiş. Ama Nebahat Çehre bunu, “Son depremde yüzlerce ev insanlara mezar oldu. Ya benim reklamını yaptığım evler de yıkılırsa. Kahrolurum. Her şey para değil” diyerek reddetmiş. Bu şekilde davranışı herkesin takdirini topladı. Ben de çok beğendim bu davranışını. Kendisine olan saygım da bir kat daha arttı. GİBİ’NİN DEVAMINI GETİRMEDİM HALA… Gibi dizisinin ilk bölümünün birazını izleyip, beğenmemiş kapatmıştım. Sonra bir arkadaşımla konuştum, “İlerleyen bölümler, asıl bu diziyi fenomen yapan bölümler abi ” demişti. Hala bir oturup da ikinci bölümünü izleyemedim. Bazen çok kızıyorum kendime.

Starbucks protestoları...

Ülkenin gündeminde Burger King ve Starbucks protestoları var. İsrail markası ya da İsrail’i desteklemelerinden dolayı protesto ediliyorlar. Şu anda devam eden İsrail- Gazze savaşı var. Ama bu protestolar Starbucks’da kahve içenlerin kahvelerini dökmek veya onlara “İçmeyin bu kahveleri” demek. Ya da Burger King mağazalarını kırıp dökmek. Bir başka gündem maddesi de Yargıtay’ın, Anayasa Mahkemesi’ni takmaması. Yargıda yetki krizi diyorlar. Aslında yetkiler çok açık. Bu nedenle AKP, yeni anayasa çalışması yapılması gerektiğini savunuyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel destek vermiyor buna. Sosyal medya fenomenleri Bahar Candan ve Nihal Candan kardeşler, dolandırıcılık iddiasıyla gözaltına alındılar. Bu işin ucu tüm fenomenlere gidecek herhalde.

Voldemort'a burun estetiği lazım...

Harry Potter’daki, Voldemort’a burun estetiği şart. Yaşadığı yerlerde yaptıramıyorsa ülkemize gelsin. Euro ile burada paşalar gibi ameliyatını olur. PLANIMIN BOZULMASI HAYATTAN SOĞUTUR… Yaptığım planın bozulmasından nefret ediyorum. Evet, insan planının gerçekleşmeme olasılığını da göz önünde bulundurmalı ama her zaman öyle olmuyor işte. İnsanın sinirden eli ayağı titriyor. ELBET BİR GÜN O KAHVE İÇİLECEK… Bazı arkadaşlarınız vardır. Onlarla kahve içip, sohbet etmek için devamlı sözleşirsiniz ama bir türlü buluşamazsınız. Ben de de bu aralar böyle bir durum var. NET VE KARARLI BİR ŞEKİLDE, ŞAK DİYE SÖYLE… Bazı şeyleri çekinmeden karşı tarafa söylersen, genelde beklediğin gibi tepki almayabiliyorsun. Önemli olan kendinden emin bir şekilde söylemek, ne söyleyeceksen.

Tuna Kiremitçi, polisiyeyi yapamamış...

Kahvaltıda baktık Arka Sokaklar’ın son bölümünü yayınlıyorlar. Onu izledik. İş olmasaydı oturup tamamını izlemek vardı rahat rahat. İşin olmadığı bir hayat sipariş verebiliyor muyuz? Tuna Kiremitçi’nin, Mezun Cinayetleri kitabına başladım. Benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Tuna Kiremitçi’nin polisiye roman yazmada alması gereken daha çok yol var. Roman hoşuma gitmedi ama bir röportajında Ahmet Ümit için, “Ustam” demesi hoşuma gitti. Deep, blog yazısında kitap önerisi olarak Hakan Günday’ın bir kitabını da yazmış. Yorum olarak da yazdım ona zaten. Hakan Günday benlik değil. Daha adlı kitabını okumuştum. İçim kararmıştı. Eski Blogger Nurcan Tokaç ile Oppenheimer üzerine bir röportaj yapmıştım onu yayınladım. Başka röportajlar da gelebilir.

Nurcan Tokaç ile Oppenheimer filmi üzerine röportaj...

Sevgili Nurcan Tokaç ile Oppenheimer üzerine bir röportaj yaptık. Keyifli okumalar. Nurcan aslında bir Blogger. Ama bloğunu kapattı. Blog dünyasına geri dönecek mi sorusuna, “Şu an düşünmüyorum ama ilerleyen dönemde belki” dedi. SORU: Niye film ilk çıktığında yer gök bununla inlerken izlemedin de şimdi izledin? CEVAP: Sinemaya gitmeyi seven biri değilim pek. Bu yüzden filmi vizyondayken izlemeyi tercih etmedim. Bir de garip bir huyum var ki, filmleri zamanı geçince izlemeyi seviyorum.                                                                       * SORU: Film çok uzun diyorlar? CEVAP: Evet, 3 saat sürüyor. Filmde bir sorgu-yargı süreci var. Bu süreç geniş kadrajla anlatılmış. Ama merak ediyor ve izlemeye devam ediyorsunuz?                                                                       * SORU: Film nasıldı peki? CEVAP: Tarih ve bilim severler için iyi bir yapım olmuş bence. Ben merak üzerine izledim. Süreki sosyal medyada ve arkadaşlarım arasında filmin ism

Fatih Altaylı'nın başarısı olan şey ne?

İlber Ortaylı bir yere gitmiş. “Yanında niye Celal Şengör yok?” demişler. Gerçekten de ikisi birbirinden ayrı düşünülemez oldu. Biri eksikken gözler hemen bir diğerini arıyor. Bu da Fatih Altaylı’nın başarısıdır. CİNAYET ÇÖZMEYE BAŞLAYAMADIM BUGÜN… Bugün, Tuna Kiremitçi’nin Mezun Cinayetleri adlı kitabına başlayacaktım başlayamadım ya. Yarına kaldı artık. Bekle beni Perihan Başkomiser. HER HABERDE DİLAN POLAT… Kanal D haberlerinde Dilan Polat, Fox haberlerinde Dilan Polat. Millet olarak nasıl da öğrendik bir anda bu kadının adını. ROMAN VE MÜZİK HAKKINDA BİR RÖPORTAJ… Tuna Kiremitçi demişken unutmadan. Oksijen TV’de Gülay Afşar’ın konuğu olmuş. Tehlikeli Şarkılar romanı ve müziği hakkında konuştular. Ben izledim. Çok güzeldi. Öneririm sizlere de.

A101'den neler aldım?

Akşam olmaya yüz tutmuşken ben yola koyulmuştum. Amacım: Hem hava almaktı hem de marketten bir şeyler almak. Bizimkiler A101’den mandalina istediler. Çok az kalmış mandalina. Kalanlar da ezilmiş ve çürümüş olanlardı. İçlerinden 7-8 tane sağlamlarından buldum. Ruffles mangalda et tadında vardı. Ondan da aldım. Çitos alınca kola almadan olmazdı tabi. Kola da aldım. Birkaç tane de tek içimlik kahve aldım. Bunların hepsi yaptı mı sana 85 lira. Kartı okuttum, okumadı. Kasadaki çocuk, “Biraz esnet abi kartı. Bende de oluyor öyle” dedi. “Nasıl bir şeymiş göster” dedim. Kartı evirdi çevirdi, bu sefer okudu. Tüm evlerin ve iş yerlerinin ışıkları, sokakları aydınlatırken evin yolunu tuttum.

En çok kitabını okuduğum yazar Peyami Safa...

Akşam ezanı okuyor. Saat 17.52 geçiyor. Dışarısı soğuk ve hafiften rüzgarlı. Yine akşam olmakta. Tek tük yağmur attı ama sonradan durdu. İstanbul’da kuvvetli yağış bekleniyormuş. Bu havada en güzeli, vurup kafayı yatmak. Bu havalarda yatak çekiyor insanı. Ama ben bunu yapmadım. Bunun yerine kitap okudum. Peyami Safa’nın Mahşer kitabını sonunda bitirdim. Bu kitabı okuduğum için mutluyum. Bazı yerleri sıksa da. Okuma listeme baktım da. Bu zamana kadar en çok Peyami Safa kitaplarını okumuşum. Bu akşam Atv’de, Kardeşlerim var, onu izleriz. Bir yandan da Galatasaray deplasmanda Hatayspor ile oynayacak. Onu takip edeceğiz. Böyle de bir akşam olacak işte. İyi akşamlar millet. Güzel bir akşam olsun.

Peyami Safa'nın, bunalımları çok etkileyici yazması...

Peyami Safa, Mahşer kitabında ruhi bunalımları o kadar gerçekçi anlatıyor ki. Sanki yaşamış da anlatıyor. Belki de yaşamıştır kim bilir. SANSÜRE UĞRAYAN HEYKELİN SKECİ… Güldür Güldür Show’da, bereket heykeli adlı skeç yapılmış. Geçen aylarda Göbeklitepe’de bulunan ve sansüre uğrayan heykele müthiş bir gönderme olmuş. FRAGMANI İLGİMİ ÇEKTİ… Kanal D’de, Bir Derdim Var adında yeni bir dizi başladı. Başrollerinde Birce Akalay ve Mert Fırat oynuyor. İlk bölümü yayınlandı. Benim daha izleme fırsatım olmadı. Ama fragmanını beğenmiştim. BİLGİ YARIŞMASI BİLE BENİ SIKTI… Çok çabuk sıkılan bir yapım var. Mesela 360’daki Ben Bilirim bilgi yarışmasını çok sevdim ilk başta. Ama izledikçe sıkılmaya başladım. TOPTAN FİNAL OLABİLİR… Arka Sokaklar reytinglerde ilk 10’a giremiyor. Böyle giderse dizi bu sefer gerçekten final yapabilir.  

Google'da aratılmayan bir şey kalmadı herhalde...

Konuşkan olmak, ağzın laf yapması ile ilgili bir söze denk geldim. Google’dan arattım. Ağzım nasıl laf yapar diye. Meğer benim gibi kaç kişi aratmış. Google’da aratılmayan bir şey yok herhalde. DOLAPDERE CANAVARI MI? Çok Güzel Hareketler Bunlar skecinde, Dolapdere Canavarı’nı duydum. Van Gölü Canavarı’nı biliyordum ama bu canavarı ilk defa duydum. Siz biliyor muydunuz millet? DÜŞÜNMESİ GÜZEL AMA YAPAMAYINCA… Bir haftada bir kitap bitirme düşüncesi çık aklımdan. Böyle hedef koymak iyi güzel de. Hedefi tutturamazsam moral yerlerde oluyor sonra. Orası sakat. DİLAN POLAT SEVDALILARI… Bir tane kadın ameliyattan çıkmış ve sorduğu ilk soru: “Dilan Polat içeriden çıktı mı?” Bu ülkede ne olursan ol, bir kere ünlü oldun mu elbet seni seven birileri de çıkıyor.

Her yer Dilan Polat gibilerle dolmuş...

Akşam yemeğini yerken televizyonda bir son dakika haberi görüyorum. Yargıtay, Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Can Atalay kararı nedeniyle suç duyurusunda bulunmuş. Bu haberi görünce moralim bozuluyor. Ülkem için üzülüyorum. YER GÖK ENERCİ OLMUŞ… Twitter’da dolaşıyorum sonra. Dilan Polat gibi bilmem kaç kişi varmış. Kazançları şüpheli olan. Meğer sosyal medya Dilan Polat gibilerden geçilmiyormuş. Bunların hangi birine yetişeceksin. BİR PUAN DA OLSA YETERDİ.. Maç heyecanı yaşıyorum. Deplasmanda Bayern Münih ile oynuyor Galatasaray, Şampiyonlar Ligi grup maçında. Ama 2-1 yeniliyoruz. Üzülüyorum tabi. Bari berabere kalsaydık. OKUMAK İÇİN HEYECANLADIĞIM KİTAP… Tuna Kiremitçi’nin polisiye kitabını aldım. Mezun Cinayetleri adı. Bakalım polisiyesi nasıl Tuna Kiremitçi’nin?

Kemal Kılıçdaroğlu'na emeklilik önerisi...

Kemal Kılıçdaroğlu şimdi evde nasıl oturacak? Adam devamlı koşturmaya alışmış. Bence kitap yazsın. Siyasette yaptığım hatalar diye. 500-600 sayfalık bir kitap çıkar ortaya. KÖTÜ YANI VE GÜZEL YANI… Twitter ve İnstagram’ın güzel yanı, eğlenceli ve komik şeylere denk gelmek. Ondan sonra adaletsizliklere anında tepki vermek. Bazı durumlarda verdiğin bu tepkilerle adaleti sağlamak. Ama kötü yanı ise: Kötülüklere de şahit olmak. HADİ HAYIRLISI… Bugün Şampiyonlar Ligi grup maçında Galatasaray deplasmanda Bayern Münih ile karşılaşacak. Umarım 4’lük, 5’lik olmayız. ŞAŞIRDIM… Habertürk Sunucusu Mehmet Akif Ersoy’un iki çocuğu varmış ya. Ben onun evli olduğunu bile bilmiyordum. TANIDIK SUNUCU KALMAMIŞ… Habertürk demişken. Ömrümde ilk defa gördüğüm sunucular var hep programlarda. Meğer ne çok kişi ayrılmış Habertürk’ten.  

Biz şarkız, biz de demokrasi olmaz...

Murat Bardakçı’nın, “Biz şarkız, biz de demokrasi olmaz” sözü kafamda dönüp duruyor. Yaşadığımız olaylara bu söz üzerinden bakıyorum. O zaman taşlar yerine oturuyor gibi. BU FİLM BİTER Mİ? Blogdan arkadaşım Nurcan, Oppenheimer’ı izlemiş. Bana da izle diyor da. 3 saatlik süresi korkutuyor beni. Biter mi o ya? ÖZGÜRLÜK… Dilan Polat ve Engin Polat’ın tutuklanma haberinden sonra Whatsapp grubunda yazışırken arkadaşlarla, “Engin bana özgürlük al” diye yazdım millet koptu. KARSIZ, KIŞLAR… El Nino kışı gelecekmiş. Ama ben pek inanmıyorum artık kışlara. Artık kar olmadan kışlar geçireceğiz. Ne acı değil mi? ATATÜRK MAVİSİ… Müjdat Gezen anlattı. Bir arkadaşıyla konuşurken konu renklere gelmiş. Arkadaşı rengi anlatmak için, “Atatürk mavisi” demiş.

20 kiloluk Polat Alemdar...

Kurtlar Vadisi’nin ilk bölümlerinde Polat Alemdar o kadar zayıf ki. Bir tanesi yorum yapmış: “Polat’ın 20 kilo olduğu zamanlar” diye. BİREY OLAMADIK… Ahmet Ümit, “Biz hala birey olamadık. O yüzden arabaların arkasında babam sağolsun yazıyor” diyor. Sonuna kadar katılıyorum. YOK SAYILMANIN ÖFKESİ… Doğan Cüceloğlu, “İnsan yok sayıldığı zaman öfkelenir” demiş. Hem de nasıl? Öfkelenmeyi bırak çıldırıyor insan. OĞULLAR SEVİLMİYOR MU? Çok Güzel Hareketler’de her zaman oğullar, babaları tarafından sevilmiyor. Ama kızlar seviliyor. Devamlı böyle gösteriliyor. Gerçekte de böyle mi? İNSAN ÜZÜLÜYOR AMA… Dilan Polat hapise girdikten sonra bazıları, “Çocuklarına yazık” diyor. Evet, yazık. Ama bu işlere kalkışırken çocuklarını da düşünmeleri de gerekmez miydi?  

Bay bay Kemal...

Kemal Kılıçdaroğlu yine seçilir gözüyle bakarken Özgür Özel seçimi kazandı. Benim için sürprizdi. CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel artık. Kılıçdaroğlu hak etti. Nedir bu hırs? Git evinde torununu sev, emekliliğinin tadını çıkar artık. İŞTE ALIN SİZE KANITI… Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Bay Kemal” diye diye sonunda adamı siyasetten gönderdi. Demek ki neymiş? Bir şeyi kırk defa söylersen olurmuş. Alın size kişisel gelişim. HER ŞEY KENDİNİ CUMHURBAŞKANI ADAYI GÖSTERMESİYLE BAŞLADI… Cumhurbaşkanı adayı olarak kendini değil de Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterseydi bugün yine genel başkanlık seçimini kazanmıştı. Kendini aday göstererek kendi ayağına sıktı. Sonun başlangıcı oldu kendini cumhurbaşkanı adayı göstermesi yani.  

Twitter'a, X demeye alıştınız mı?

*Hala Twitter’a, X demeye alışamadım. *Kaç gündür Elon Musk bir açıklama yapmıyor. Elon hayırdır, iyi misin? Bir şeyin yok ya? *Meğer yurtlarda asansör olmak üzere ne sorunlar varmış. *5 lira bozuk para basılacağını biliyoruz. Şimdi de 2,5 lira bozuk para basılacağına dair iddialar var. *Hayatla yarışılır mı? Yarışılırla, kazanılır mı? *Meğer ne çok Atatürk’e benzeyen varmış. *Miden bulanıncaya kadar sakız çiğnemek. Bu kişi siz misiniz? Bu arada sakızla ilgili de Momentos’un bir podcasti vardı. *Çocuğun biri her gün, soğan ve sarımsak yiyormuş. Anormallik olduğu açık. Bir doktora götürün çocuğu. *Dünkü çocukların, çocukları olmuş. Yaşlanmak buna mı deniyor? Ya da yaş almak.  

Bu yazarlar da hep intihar ediyor...

Bir arkadaşla okuyup anlayamadığımız kitaplar üzerine konuşuyorduk. Virginia Woolf’un, Kendine Ait Bir Oda kitabını okuyup anlamamış. Yarıda bırakmış. “İntihar etmiş o” dedim. Arkadaş da, “Bu yazarlar da hep intihar ediyorlar ya” dedi. Hemen Türk yazarlardan intihar eden var mı diye zihnimi yokladım. Aklıma Nilgün Marmara geldi. HAYALİNE ULAŞMAK, SONUN BAŞLANGICI MI? Hayalini kurduğun şeye ulaşınca her şey bitmiş oluyor mu? Hayat bir anda anlamsızlaşıyor mu? Birkaç kişiyle konuştum. “Hayalimdeki şeyi oldum. Şimdi ben ne yapacağım? Yeni bir hedef lazım bana” diyenler oldu. Hayallerine ulaşmak pek de güzel bir şey değil mi yoksa? YAZAR DEDİĞİN TOPLUMUN RUH HALİNİ BİLECEK… Peyami Safa’nın Mahşer adlı kitabını okuyorum. Kitaptaki yazar, “Toplumu analiz ederiz. İçinde bulunduğu ruh halini biliriz” diyor. Gerçek bir yazar böyle olmalı işte. İçinde yaşadığı toplumu gözlemleyebilmeli. Toplumun içinde bulunduğu psikolojik durumu eserlerine yansıtabilmeli.  

Matthew Perry ile Julia Roberts bir ara sevgililermiş...

Friends dizisinde oynayan ve geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Matthew Perry, bir zamanlar Julia Roberts ile sevgiliymiş. İlişkileri sadece üç ay sürmüş ve ilişkiyi bitiren de Matthew olmuş. Bitirmesinin nedeni de: Yetersizlik hissi. “Yeterli değildim, asla olamazdım” demiş. Yani gün gelip Julia’nın ondan ayrılmasındansa kendisi ayrılmış ve bu azaba son noktayı koymuş. CADILAR BAYRAMI’NDA JOE BİDEN OLMAK… Amerika’da bir genç Cadılar Bayramı’nda Joe Biden olmuş. Maske olarak Joe Biden maskesini takmış. Onun gibi takım elbisesini giymiş. Basamakları çıkarken düşüyor. Yanındaki elemanlar onu düşmeden tutuyorlar. Çok komik olmuş. Harika. Muhakkak izlemelisiniz. NE KADAR REZALET, O KADAR HABERİ DEĞERİ… Star’da, Zahide Yetiş yeni bir programa başlamış. Bir sen eksiktin Zahide. Sen niye böyle programlara bulaşırsın? Yap normal programını, girme böyle şeylere. Neyse işte o programda 11 kocası olan İlknur diye bir kadın varmış. Yani ne kadar rezalet olursan o kadar haber değerin olu

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına Darth Vader kostümüyle katılmak...

Bağdat Caddesi’nde bir tane vatandaş Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına Darth Vader kostümüyle katılmış. Nerden geldi aklına be mübarek insan? BİRİ BUNUN CEVABINI VEREBİLİR Mİ? Haftanın ilk günü iş yoğundu. Haftanın ilk günleri hep böyle yoğun olmak zorunda mı? SORULARI BİLMEK GÜZEL ŞEY… 360 kanalında Ben Bilirim yarışmasını izledik. Soruları bildikçe insanın bir hoşuna gitmiyor değil hani. CUMHURİYET BAYRAMI ESİNTİSİ… Blogları okuyup, yorum bıraktım. Hala Cumhuriyet Bayramının esintileri sürüyor bloglarda. Bu arada İzmir, bayram kutlamalarında sınıfta kalmış. BENZEMİYOR, ANDIRIYOR… Herkes yapay zeka sayesinde Atatürk ile çekilmiş fotoğrafını paylaşıyor. Ama dikkatimi çeken şey şu oldu: O fotoğraflardaki kişi pek de Atatürk’e benzemiyor gibi. Sadece andırıyor.    

Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutladık...

Türkiye Cumhuriyeti’nin, Cumhuriyet’imizin 100. Yılı kutlu olsun. Nice 100 senelere. Ben ne kadar beğenmesem de bu bayramda yapılan marşlardan Norm Ender’in yaptığı Parla adlı marş çok tuttu. Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının sönük geçtiğine dair eleştiriler oldu. Bunu ilber Ortaylı bile söyledi. Halkta bir sönüklük olduğunu söyleyemem. Halk, coşkuyla kutladı bayramı. Çocukları olan arkadaşlarımın gün boyu bayram kutlamalarından hikayelerini gördüm İnstagram’da. Fox’ta canlı yayınla Anıtkabir’e bağlandılar. Gecenin 19.30’u olmuş hala kalabalıktı Anıtkabir. Selçuk Tepeli de her zamankinden farklı olarak papyon takmıştı. Kanal D Haber açıktı ilk olarak. Başlamışlar hemen üçüncü sayfa haberlerine. Bayram günü olsun şu haberleri yayınlamayın be. “Fox’u açın da bayramı izleyelim” dedim. Cumhuriyet özel yayını vardı Fox’ta. Doya doya bayramla ilgili haberleri izledik. İşte bu ya.

Hasan Can Kaya'nın yazmaya olan tutkusunu dinlemek...

Hasan Can Kaya başarıya giden yolda neler yaşadığını anlatırken ve yazma işine olan tutkusunu anlatırken hayran hayran dinliyorum her zaman. SONUNDA BİTİREBİLDİĞİM KİTAP… Aydaki Kadın kitabını sonunda bitirdim. 5 üzerinden 3 verebilirim bu kitaba. Yaklaşık bir ayda anca bitirdim. Şimdi gelsin yeni kitap. EFSANE OLACAK BİR MARŞ BEKLEDİM HEP… Cumhuriyet’in 100. Yılı için yapılan marşlardan hiç birini beğenmedim. 10. Yıl marşı gibi unutulmaz marşlar bekliyorum ben. GÜZEL BİR YARIŞMA… 360 kanalında Ben Bilirim adındaki bilgi yarışmasını izledik. Bence güzel bir yarışma. Ama sadece birazcık uzun gibi. BÖYLE OLSA ÇALIŞMAK YİNE DE KOYAR MI BİZE? Niye çalışmaktan bıkıyoruz? Neden çalışmak canımıza yetiyor? Günde 8 saat çalışıyor olsak ve hafta sonlarımız da tatil olsa, yine de çalışmaktan dert yanar mıyız böyle?

Norm Ender'in, Parla'sı çok sıradan...

Norm Ender, Cumhuriyet’in 100. Yılı için marş yapmış. Adı: Parla. Çok sıradan ve basit geldi bana. Ben çok daha ses getirecek ve yıllarca dinlenecek bir marş beklerdim. TARİH BİLGİSİNE GÜVENMEM… Emrah Safa Gürkan, Candaş Tolga Işık’ın programına konuk olmuş. Biraz onu izledim. Konuşurken kelimeleri yutuyor. Söylediklerinden emin değil. Bana hiç güven vermedi tarih bilgisi. BU GAZETEYİ ALMAK İSTEYEBİLİRSİNİZ… Oksijen gazetesi Cumhuriyet’in 100. Yılına özel 4 gazeteyle çıkacakmış bugün. Bir de kitap hediye ediyormuş. “Acaba alsam mı ki?” diye kendime sormadım değil. SOMUT OLARAK ANLATAMAMIŞ… Hikmet Anıl Öztekin, her gün %1 daha iyi olmak üzerine video yapmış. Video başlığı güzel evet. Ama %1 ile her gün nasıl daha iyi olacağız videoda bunu güzelce anlatamamış.  

En sevmediğim şeylerden birini ifşa ediyorum...

En sevmediğim şeylerden biri: İnstagram ya da Twitter’da çok merak ettiğim bir videoya denk gelip, içinde bulunduğum ortamdan dolayı o videoyu sesli izleyememek. BORCUNA SADIK BİRİ… Kardeşim pazar yaparken mahalleden bir abimiz para istemiş kendisinden. 10 lira. Kardeşimin yanında da bozuk yokmuş. Tutmuş 100 lira vermiş. Adam bir gün sonra parayı getirdi. Helal olsun adama. SEVİLMEYEN KEREM… Kardeşimin iş yerinde Galatasaray- Bayern Münih maçı hakkında konuşulmuş. Tüm suçu Kerem Aktürkoğlu’na atmışlar. “Bomboş kaleye golü atamadı. Atsaydı her şey farklı olurdu” demişler. “Kerem’i hiç sevmiyorlar” diyor kardeşim. Bir Galatasaraylı olarak yanlış yaptıklarını düşünüyorum. Kaçıracak adam tabi. Böyle giderse bu çocuğu takımdan kaçırırlar. KEDİLER VE KIL/TÜY MESELESİ… Bir arkadaşıma telefonda kedimi gösterdim. “Çok güzel ya. Benim yerime de sev. Kızım görmesin hemen ister” dedi. Ben de, “Kedi sahibi ol sen de” dediğimde, kedilerin sağa sola çok kıl dökmelerinden bahsetti. Bu nede

Roman okumaktan başkası sarmıyor beni...

Kafka’nın günlüklerinden okudum birkaç sayfa. Sarmadı beni. Okuyup da beğendiğim bir günlük olmadı şimdiye kadar. Ama yine de okumaya devam. Tarihe düşülen notlar sonuçta, okunmalı. Bir tane deneme yazarının kitabını okuyorum. Aynı şeyleri evirip çevirip anlatmış. Sen yazarken sıkılmadın mı ya da millet okurken fenalık geçirmedi mi? Aydaki Kadın kitabına devam ediyorum Bahçede bir davet var. Davette konuşulanları okuyorum kaç sayfadır. Ama okunuyor. İlgimi çeken yerleri vardı. Artık bu hafta bitirmeyi düşünüyorum. Galiba benim kitap okumaktan anladığım roman okumak. Deneme okuyup da, günlük okuyup da beğendim bir kitap olmadı bugüne kadar. Kurgu dışı denen dünya bana hitap etmiyor galiba, herhalde, sanırsam.          

Black Books dizisine başladım...

Ali Rıza’nın önerdiği Black Books komedi dizisinin ilk bölümünü izledim. Hoşuma gitti. 20 dakikalık bölümleri. Bakalım diğer bölümleri nasıl olacak? Aydaki Kadın kitabını okumaya devam ediyorum. Günde 5-10 sayfa anca okuyorum. Kasımın ortası gibi biter herhalde. Atv’de Kardeşlerim dizisini izledim biraz. Reklam arasında da Galatasaray- Beşiktaş maçının özetini izledik TRT 1’de. Galatasaray, İcardi’nin golleriyle 2-1 yendi. Haftayı mutlu kapatıyoruz yine. Televizyonda bir şey bulamayınca uydu kanallarına baktık gündüz. Antin kuntin, Türk filmlerini yayınlıyorlar. Bu arada uydu için adam geldi. Uyduya bir alet takıp, sinyal ayarlaması yaptı. Bir de uydunun ucuna plastik su şişesi takmıştık. Adam, çıkarıp attı onu. “Faydası değil, zararı olur” dedi. Bakalım bir daha yağmurlarda yayınlar gidecek mi?

Matt Haig de intihar etmeyi düşünmüş...

Bu aralar bloglarda olsun, İnstagram kitap hesaplarında olsun çok popüler olan bir kitap var. Gece Yarısı Kütüphanesi. Yazarı: Matt Haig. Bir podcastte onunla ilgili bir yayına denk geldim. Bu yazar da zamanında intihar etmeyi düşünmüş. Ama etmemiş, yaşama tutunmuş. Bunu da kitaplaştırmış. Yaşama Tutunmak İçin Nedenler kitabın adı. Yazarlar, yazar oldukları için böyle bunalım yaşadıkları anları kaleme alıyorlar. Peki ya işi gücü yazarlık olmayanlar? Sen, ben, o? Biz böyle bir şey düşündüğümüzde bunu nasıl ifade ediyoruz? Yoksa ifade edemiyoruz da içimizde kalıp, yine bize sıkıntı mı oluyor? Çoğunlukla sıkıntı oluyor. Kim en yakın arkadaşına, “Ya kanka ben intihar etmek istiyorum” diyebilir ki? Eğer varsa böyle bir arkadaşınız süper. Ama ya bunu itiraf edince arkadaşınız sizi yargılarsa? İşte bu yüzden içte kalıyordur. Bir soru daha: Şu dünyada her insanın aklından bir kere de olsun intihar etme düşüncesi geçmiş midir?

Susan Sontag'ın, günlüklerinde yüzleştiği iki şey...

Yazar Susan Sontag’ın günlüklerin birkaç sayfa okudum. Çok gençken yazdığı günlükler. O günlüklerde tanrının olmadığını ve lezbiyen olduğunu yazıyor. Şimdilerde böyle bir şeyi kim günlüklerine yazabilir ki? Şimdinin günlükleri Twitter ve İnstagram denebilir. Peki bunlara yazabilir mi? Yazamaz. Ama yine de günlüğe ya da bir deftere yazabilirdi. Yaşasın, hiçbir zaman ölmeyecek olan kalem ve kağıt. Bu iki konuda gün gelip fikirleri değişti mi bilmiyorum. Önemli olan hayatta yönünü bulmaya çalışan bir genç kızın hissettikleri. O isyan dönemlerinde hiçbir kurala bağlı kalmayı istemiyorlar. Ve her şeyi yok sayıyorlar. Kendisi çok günlük tutmuş. Günlük tutan bir diğer yazar Andre Gide’nin yeni çıkan günlük kitabını alıp, 5-6 saat içinde kitabı bitirmiş. Benim için hayranlık verici, bir oturuşta kitabı bitirmesi.

Ali Rıza'ya önerdiğim iki harika dizi...

Ali Rıza ile dizilerden bahsettik. Bu aralar izlediği bir diziden bahsetti. Succession dizisini izliyormuş. Son sezonu kalmış. “Çok sıkılıyorum. Ama bitirmek de istiyorum” dedi. “Abi izleme o zaman, bırak. Kendini sıkmaya değer mi?” dedim. Dedim ama beni pek dinleyecek gibi değil. Bir şekilde o son sezonu da bitirir o. Kendisine iki dizi önerdim. Bir tanesi Karanlıkta Koşanlar. Polisiye bir dizi. TRT 1’de yayınlanmıştı bir zamanlar. Haluk Bilginer ve Uğur Yücel başrollerde. 10 bölümlük bir dizi zaten. Diğeri ise Yedi Numara. Bu dizi zaten bir klasiktir. Yine TRT 1’de yayınlanmıştı. Bir zamanlar TRT 1’de ne harika diziler oluyormuş be. Bakalım bu iki dizi hakkında ne diyecek merakla bekliyorum.

Momentos'tan film önerisi...

Momentos , blog yazısında bahsetmiş. Flora and Son filminden. Flora, oğlu için çöpten   bir gitar bulur ve bu gitar, bir ailenin kurtuluşunun başlangıcı olur. Momentos’tan da bir not: “Filmin müzikleri çok güzeldir ve dinlendiricidir” Filmin IMDB puanı 7.1 gözüküyor. İlk fırsatta izlemeyi düşünüyorum. KAFAYI YEMEYELİM DE NE YAPALIM? Doktorun biri, “Şişeden su içmeyin, camdan için” diyor. Artık kafayı yemelik bu bilgiler. Onu yapmayın, bunu yapmayın. Aga biz ne yapalım ya? Nasıl yaşayalım? Teknolojinin olmadığı, sanayileşmenin olmadığı devirlere mi ışınlanalım? ŞABAN İLE ŞİRİN DİZİSİ… Şaban ile Şirin dizisinin ilk bölümünü izledim. Bazı yerleri çekilmezdi, bazı yerleri güzeldi. Sadece 13 bölüm çekilmiş. Kemal Sunal dizide başrolü oynamanın dışında aynı zamanda dizinin yapımcısıymış da. Mehtap Bayrı da, Şaban’ın sevdiği kızı oynuyordu. Onun için büyük bir deneyim olmuştur muhakkak.  

Kendini arayan insan hikayeleri tam benliktir...

Kendini arayan insanların hikayelerini severim ben. Aydaki Kadın kitabında da böyle bir adam var. Şimdilik iyi gidiyor kitap. Daha Aydaki Kadın ile tanışamadık ama. KAR KOKUSU… Dışarıda yağmur yağıyordu. Kar kokuyordu dışarısı. Yağmurlar kara dönerler ya hani. İşte tam o zamanın kokusu. İçim sevinçle doldu. Kar yağmasını severim. Kar falan yağmadı tabi. Daha zamanı var. BAZI KİŞİSEL GELİŞİMCİLER ATEŞLE OYNUYOR… Bazı kişisel gelişimciler kendilerini peygamber olarak görüyor olabilirler mi? Çok takipçileri olanlar ve bu popülerliği yönetememiş olanlar. O çizgi aşıldı mı geçmiş olsun. KANGURULAR… Bu kangurular nasıl hayvanlar yahu? İnsanlarla boks eder gibi kavga ediyorlar. Bazıları kaslı falan. Tedirgin edici hayvanlar.

Ercan Kesal'ın, yazar tıkanması yaşadığında yaptığı şey...

Whatsapp’da artık kendimize de mesaj atabiliyoruz ya. Onu kullanmaya başladım ben. Hemen not almam gereken şeyler olunca hemen kendime mesaj gönderiyorum. Teşekkürler Mark Zuckerberg. Daha İphone 15 yeni çıkmışken şimdiden İphone 16’nın özellikleri hakkında haberler çıkmaya başladı. Yahu bir dursaydınız da önce İphone 15’i bi hazmetseydik. Deep’in önerdiği kitaplardan polisiye olanları arkadaşıma gönderdim. “Bunlar benim tarzım değil. Klasikler candır” dedi. Böyle söyleyince kendimi düşündüm. Klasikler hakkında benim böyle bir düşüncem yok. Ercan Kesal yazarken tıkanma yaşadığında tekrar klasikleri okurmuş. Bu açıdan klasikleri ara ara tekrar okumak istiyorum. A Milli futbol takımımız Konya’da, Letonya’yı 4-0 yenip EURO 2024 Almanya’ya gitmeyi garantiledi.

Güldür Güldür'de, CHP için yapılan Yenileniyoruz adlı skeci...

İki üç gündür kitap okuyamıyordum. Sonunda bugün bir 10 sayfa olsa da okudum. Aydaki Kadın kitabına devam ediyorum. Daha anca 100’üncü sayfaya geldim. Güldür Güldür Show, CHP’nin skecini yapmış. “Yenileniyoruz”adında. Kemal Kılıçdaroğlu’nun koltuğu bırakmamak için yaptıkları harikaydı. İzlemelisiniz. Güldür Güldür, artık siyaset işine tamamen girmiştir. Kırmadan, incitmeden, hakaret etmeden komedi yapıyorlar. Galatasaray’ın 100’üncü yıla özel hazırladığı forma çok hoşuma gitti. Beşiktaş maçına da bu forma ile çıkacaklarmış. Twitter yavaş yavaş YouTube’a dönüyor. Galatasaray’ın geçen sezon attığı tüm gollerin olduğu video atmışla mesela. Tam 52 dakika. Bu demek oluyor ki yakında her tür video ile dolup taşacak Twitter. Bu arada ben hala X demeye alışamadım.

Röportaj Adam'dan, Black Mirror teaser...

Mahsun Karaca yine trendlerde. Herkesin bildiği adıyla Röportaj Adam yani. Bu sefer yaptığı video: Black Mirror yeni sezon teaser başlıklı. Sokakta yürürken robot bunun önünü kesiyor, “Powerbankin var mı lan?” diye soruyor. O da, “Yok” diyor. Sonra robotla kavga etmeye başlıyorlar. Pazar günü için insanı keyiflendiren bir video. Eğer izlemediyseniz hemen izlemelisiniz. Mahsun Karaca geçen sezon Çok Güzel Hareketler’e katılmıştı. Ama ne olduysa oldu orada devam edemedi. Tekrar döndü kendi dünyasına. Belki de kendisi için hayırlı olanı buydu. Hala trendlere videoları giriyorsa ve o video bana bu yazıyı yazdırıyorsa yanlış yolda olduğunu söyleyemeyiz herhalde. Bu adam gerçekten bu mizah işini biliyor abi.