Seyit Onbaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seyit Onbaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mustafa Uslu'ya önerimdir...


     Mustafa Uslu. Gişede çok iyi iş yapan Ayla ve Müslüm filminin yapımcısı. Kendisiyle beraber Türk sinema sektöründe yeni bir sayfa açıldı. Bu topluma mal olmuş insanların hayatlarını anlatmak. Bu anlatma işini de çok da iyi yapıyor. Sırada Naim Süleymanoğlu’nun hayatının anlatıldığı film varmış. 

     İşini bu kadar iyi yapan biri varken insan, “Keşke şunu da yapsa. Ne güzel anlatır” diyor. İşte o dediğim kişilerden biri de Seyit Onbaşı. 276 kg’lık top mermisini kaldırmasıyla tarihe geçmiştir. Normal şartlarda hiçbir insanın yapamayacağı bir şeydi bu. Bu nasıl imandır. Bu nasıl vatan sevdalısı olmaktır. Bu insanın çok güzel bir filmi olsa nasıl olur Mustafa Uslu.

Mustafa Uslu

GÜNE MESUT YAR İLE BAŞLAMAK
     Hafta içi her sabah Star’da sabah haberlerini sunuyor Mesut Yar. Çok da güzel sunuyor. Kendine has bir mizah anlayışı var. Haberleri o kadar esprili sunuyor ki. İnsan ister istemez gülümsüyor. Ağlanacak halimize gülüyoruz haberlerini bile esprili bir dille anlatıyor. 

     Hepsi iyi güzel de. Tek kötü yanı: Bu cinayet haberleri falan. Adam ne güzel haberleri sunuyor esprili bir dille. Güzel tatlı tatlı izliyorsun. Bakıyorsun cinayet haberi. Sabah sabah. Ağzının tadı kaçıyor. “Şimdi oldu mu bu?” diyorsun. Bence sabah haberlerini bu tip haberlere yer vermesin Mesut Yar. Birde gizemli haberleri var. Yok ufo görüntüleri. Yok deniz kızı görüntüleri. 

     Son izlediğimde deniz kızı görüntüleri vardı. Uzaktan deniz kenarını çekmişler. Bir tane deniz kızına benzeyen bir şey denize atlıyor. Çok enteresan. Tabi haberde fotomontaj olduğunu söyleyenler de var deniyor. Ama her şeye rağmen ilgi çekici. Eğer hafta içi bir sabah vaktiniz olursa bir göz atın derim.

MÜZİK DERSLERİ BÖYLE OLSA NASIL OLUR?
     Bizim için müzik dersleri boş geçen derslerden biriydi. Hala öyle mi bilmiyorum. Ama benim müzik dersleri konusunda bir önerim var. Müzik dersleri boş geçmesin. Gerçekten dolu dolu bir müzik dersi olsun. Mesela her derste tüm müzik türleri incelensin teker teker. Caz, rock gibi. Bu müzik türleri nasıl ortaya çıkmış? 

     İlk temsilcileri kim olmuş? Hatta ilk temsilcilerinin sınıfta şarkıları dinlenilsin. İşte müzik kültürü böyle oluşturulur. Siz ne dersiniz peki?

Foto kaynak: https://unsplash.com/photos/h484bQwgNFw

Yıkılan anıtlarımız ve Seyit Onbaşı...

                                                YIKILAN ANITLARIMIZ
     Bugün 18 Mart, Çanakkale zaferinin 102’inci yıldönümü. Her zaman olduğu gibi Gelibolu’da anma törenleri yapıldı. Törene Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere, Başbakan Binali Yıldırım ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’da katıldı. Töreni Trt’den takip ederken Çanakkale ile ilgili iki video izledim. Biri Seyit Onbaşı ile ilgiliydi. Diğeri de Çanakkale zaferinden sonra yapılan 6 anıtla ilgiliydi. Bu 6 anıttan sadece 2’si günümüze ulaşmış. Diğer 4 anıt ise Mondros Mütarekesiyle beraber Çanakkale’ye gelen işgalci devletler tarafından yıkılmış. O yıkılan 4 anıtın fotoğraflarını gördüm. O zamanki şartlar altında eldeki imkanlarla yapılmış o 4 anıt. Videonun sonunda yine orjinallerine göre, o 4 anıtın yapılmasının uygun olacağı söyleniyordu. Aynen katılıyorum. Bir dahaki 18 Mart’a, o yıkılan 4 anıt yapılmış olarak girilse güzel olmaz mı?

Çanakkale zaferi, Seyit Onbaşı, yıkılan Çanakkale anıtlarımız, güncel
                                            
                                                 NASIL ONBAŞI OLDU?
     Seyit Onbaşı’nın bulunduğu bölüme top atışı olmuş. Orada bulunan 10 askerimiz şehit olmuş. Seyit Onbaşı yarı beline kadar toprak altında kalmış. Toprağın altından sağ kalan başka bir vatan evladı çıkarmış Seyit Onbaşı’yı. Bakmışlar. Topları topa koyacak aksam bozulmuş. Topları kendi kaldırmaya yönelmiş. Yanındaki askerimiz, “Kaldırabileceğinden emin misin?” diye soruyor. “Anamın bana öğrettiği bir dua vardı. Onu okursam kaldırırım” diyor. İlk denemede başarısız oluyor. Çünkü top elinden kayıyor. Bunun üzerine iki elini toprağa vuruyor. Öyle kaldırmayı deniyor. Bu sefer başarıyor. İşte bu zaferden sonra kendisine Onbaşılık rütbesi veriliyor.
                                            SEYİT ONBAŞI HALA BİZİMLE
     O meşhur bildiğimiz top kaldırırken çekilen fotoğrafı zaferden sonra çekiliyor. Kendisinden tekrar topun kaldırılması istendiğinde kaldıramıyor. Topun içi boşaltılıyor. Öyle kaldırıp poz veriyor. Ve o poz, yurdun dört bir köşesine yayılıyor. Bu sayede tüm ülke Seyit Onbaşı’nın kahramanlığını öğreniyor. O tören alanında topu kaldıramadığında komutanına, “Şu an kaldıramadım ama, yine aynı durum olsa, yine kaldırırım komutanım” diyor. Seyit Onbaşı’nın asıl mesleği odunculukmuş. İki kere evlenmiş. İki çocuğu yanlış hatırlamıyorsam kızamıktan ölmüş. Durduğu ev yıkılmış. Ama odunculuk yaptığı dükkan hala duruyor. Ve torunu o dükkanda demircilik yapıyor. Ve iki torunu da astsubay olmuş. 

Foto kaynak: www.gazetevatan.com