Ahmet Hakan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmet Hakan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ahmet Hakan'ın kedisi Sekter, kendisini ve Ahmet Hakan'ı nasıl anlatmış?

     Ayşen İnci’nin son kitabı, “Pisikolojik Öyküler- Kediler Sahiplendiklerini Anlatıyor” hakkında birkaç yazı görmüştüm. En son da dün Hıncal Uluç’un köşesinde denk geldim. Kedilerin ağzından yazılmış yazıları okuyoruz bu kitapta. Hıncal Uluç’ta bu yazılardan, Ahmet Hakan’ın kedisi Sekter’in yazısını yayınlamış köşesinde. Sekter, kendini ve Ahmet Hakan’ı anlatmış yazısında. Hıncal Uluç’un dünkü köşesinde okuyabilirsiniz yazıyı.

TANRI NEDEN ÖLDÜ DEDİ NİETZSCHE?  

     Pelin Dilara Koçak’ın, YouTube kanalı olan Dilozof’ta, Nietzsche hakkında yaptığı videoyu izledim. Videosunun başlığı, “Tanrı neden öldü? Nietzsche ne kastediyor.” 38 dakikalık bir video. Eğer bu konulara meraklıysanız bence izlemelisiniz. Bu videodan öğrendiklerimle, ilerleyen günlerde bir yazı da yazabilirim belki.

BİTCOİN 100 BİN DOLAR OLABİLİR…

     Apple’ın kurucu ortağı Steve Wozniak, Bitcoin hakkında bol dolarlı bir tahminde bulunmuş. “100 bin dolara ulaşacağını düşünüyorum” demiş. Bu iddiası ile ilgili herhangi bir kaynak gösteremeyeceğini sadece Bitcoin’e olan yoğun ilginin kendisine böyle bir his verdiğini söylemiş. Olabilir mi? Olabilir. Bitcoin’de bu potansiyel var. Bu arada Bitcoin şu aralar 39 bin dolardan işlem görüyor. Ve son bir bilgi: En yüksek 67 bin doları görmüş.

NASA, YARIŞMA DÜZENLİYOR…

     NASA, bir yarışma düzenliyormuş ve ödül 30 bin dolar yani 442,935 TL. NASA’yla beraber HeroX adlı internet sitesi ortaklaşa düzenliyorlarmış bu yarışmayı. Mars’tan gelen verilerin taranmasını kolaylaştıracak bir sistem hazırlanması isteniyormuş yarışmacılardan. Son başvuru tarihi 18 Nisan.

 

Ahmet Hakan'a göre Kürk Mantolu Madonna niye popüler?

     Ahmet Hakan, Kürk Mantolu Madonna kitabının neden bu kadar popüler olduğunu anlamak için yıllar sonra kitabı tekrar okumuş. Ve bu okumasından sonra üç madde ile bu kitabın hala neden popüler olduğunu açıklamış. Bu üç maddeden sadece birine katıldım ben. Bakalım siz hangi maddelere katılacaksınız?

EKMEK KUYRUKLARI...

     İstanbul Halk Ekmek, bugünlerde kuyruklarıyla konuşuluyor. Millet ucuz ekmek için sıraya giriyor. Bizim burada ise ekmek fiyatlarında bir değişiklik yok ama ekmekler küçüldü.

GÜZEL HABERLERE HINCINIZ MI VAR NEDİR?

     Kanal D’nin haberlerinde son 10-15 dakika güzel haberler olurdu. İnsanı gülümseten, moralini düzelten haberler. Ona bile dayanamamışlar. “Haber bülteninde hiç güzel haber bırakmamalıyız” demişler adeta. O dakikalara da cinayet, kavga ne varsa koymuşlar.

    

    


Ahmet Hakan'ın programında korona konuşulurken zeybek oynamaya başlayan profesör...


     Cüneyt Özdemir’in Youtube kanalında gördüm. Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programında neler yaşanmış öyle. 

     Amerika’dan bağlanan, gözlüklü Türk bir profesör var. Habertürk’teki yayını olay olmuştu. O olay sayesinde tanımıştık o profesörü. 

     İşte o profesör konuklardan biri olan Rus televizyoncuya zeybeğin nasıl bir oyun olduğunu gösteriyor. Zeybek oynadığı dakikalarda ekrandaki başlık ise koronaya aşının ne zaman bulunacağı. 

     Ahmet Hakan tebessüm ederek izliyor durumu. İşte o kadın, Rus televizyoncu Cüneyt Özdemir’in yayınına bağlandı. 

     “Ben korona hakkında konuşmak için programa katılmıştım. Ama konu ne anda dansa ve zeybeğe geldi anlayamadım” dedi. Kadın bunları söylerken gülmekten gözlerinden yaş geliyordu. 

     Cüneyt Özdemir de bu yazdıklarımı anlatırken gülmekten öldü. O an için moralim nedense bozuktu. O program sayesinde baya güldüm ve kendime geldim.

Hangi köşe yazarı gibi yazıyorum?


     Takip ettiğim köşe yazarları gibi yazmayı istemişimdir hep. Bu yazarların en başında Hıncal Uluç gelir. Sonradan buna Haşmet Babaoğlu’da eklenmiştir. Geçmişte hayata dair yazılar yazardı Babaoğlu. Şimdiki gibi siyaset yazmazdı. 

     Ve son yıllarda takip ettiğim köşe yazarları arasına Ahmet Hakan eklendi. Ve şimdi yazılarıma bakıyorum da. Galiba benim tarzım Ahmet Hakan’a benziyor. 

     Her konu hakkında kısa kısa yazıyor ya kendisi. Bende son günlerde öyle bir yol tutturdum. Hiç yazmamaktansa birkaç kelime yazayım da blog boş kalmasın diye bir iki paragraflık yazılar yazdım hep. 

     Ama son günlerde bu kısacık yazılarda istediğimi yansıtamadığımı düşünmeye başladım. O nedenle bir yazıda, o gün dikkatimi çeken konularda kısa kısa yazmaya başladım. 

     Gerçi benim ruh halim belli olmuyor. Şimdi böyle yazmaya karar veriyorum sonra tekrar bir paragraflık yazılarıma da dönebilirim. Şu an için son verdiği karar da her konudan kısa kısa yazmaya karar verim. 

     Ama yazılarım bir paragraflık olmayacak. Biraz olsun uzun olacak. Takip ettiğim tüm köşe yazarlarını karşılaştırdığımda şu an için Ahmet Hakan tarzı yazılar yazdığımı söyleyebilirim. Bakalım bu süreç ne kadar gidecek?

kim gibi yazıyorum?
foto kaynak: unsplash.com

KORONAVİRÜSÜ İYİLEŞTİREN İLAÇ DİYE REKLAM YAPARLAR MI?
     Türk filmleri yayınlayan uydu kanalları var ya. Hani yarım saat reklam yayınlayanlar. Sattıkları ürünlerin her türlü hastalığa iyi geldiğini söyleyenler. Ürünlerine o kadar güveniyorlar ki, başlarına bir iş gelmeyeceğini bilseler ölüme bile çare olacağını söyleyecekler. 

     Belki bunu da söyleyecekler ama zamanları var. Şimdi onlardan beklentim, sattıkları ürünlerin koronavirüse de iyi geldiğini söylemeleri. Sonuçta sattıkları ürünlerin iyi etmediği hastalık yok. Sizce de koronavirüsü geçirecek ilaç, krem vb. bulduk diye çıkarlar mı ortaya?

KORONAVİRÜS NASIL YAZILIR?
     Hakikaten soruyorum: “Koronavirüs nasıl yazılır?” Bitişik mi yazılır yoksa ayrı mı? Ben ilk başlarda ayrı yazıyordum. Sonra her yerde bitişik yazılmaya başlandığını görünce bende bitişik yazmaya karar verdim. 

     Ama medyaya da güvenmiyorum bu doğru yazım konusunda. Koca koca gazeteler de kelimeleri yanlış yazabiliyorlar. İnternette arattım bulamadım.  Hastalık yazımlarına baktım. Oradan da bir şey çıkaramadım. Siz biliyor musunuz peki?




Ahmet Hakan'ın Hürriyet'i nasıl olacak?


     Hürriyet gazetesinde genel yayın yönetmenliğine Ahmet Hakan getirilmiş. Yazarlık başkadır, genel yayın yönetmenliği başka. Yazılarındaki havayı gazetenin genel yayın anlayışına da getirebilecek mi bakalım? Sanki Ahmet Hakan böyle yönetici konumunda pek olmuyor gibi. Kanal D haberi sunmada başarılı olamamıştı. Daha çok köşe yazarlığına uygun gibi. Bakalım bu düşüncemde haklı çıkacak mıyım?

Ahmet Hakan
foto kaynak: haberglobal.com.tr
POLAT İLE ÇAKIR’IN DOSTLUĞU…
    Bu aralar Youtube’dan Kurtlar Vadisi’nin efsane olan ilk 94 bölümünü izliyorum. İzliyorum dediysem oturup bölüm bölüm değil, sahne sahne. Youtube’da parça parça var zaten. Polat’la Çakır’ın tanışma sahnesi gibi mesela. O sahneleri izledikçe: “Polat’la Çakır’ın dostluğu ne güzelmiş” diyorum.

HERKESTEN OPPO İSMİNİ DUYUYORUM…
     Millette bir Oppo çılgınlığıdır gidiyor. Sıla ile yapılan reklam etkili olmuş herhalde. Bir arkadaşım Oppo telefon almış. Bir başkası Oppo’nun hangi modelini alayım diye bir başkasına danışıyor. Bu markayı daha çok duyacağız gibi.

GRİPKEN RAHAT UYUMAK…
     Birkaç gündür grip olma yolunda ilerliyorum. Gribe yakalanmamak için ilaçlar içerek önünü kesmeye çalışıyorum. Bu ön kesme çalışmaları sırasında bir şey fark ettim. Rahat rahat uyuyorum. Çünkü kafamı kaldıramıyorum. Çok yorgun oluyorum. Böyle olunca da uykuya daha rahat geçiriyorum ve iyi uyuyorum. Keşke normal zamanlarda da böyle olsa.

MEVLİD KANDİLİ… 
      Şükürler olsun yine eriştik bir Mevlid kandiline. Yine içimiz huzur ile doldu. Her kandil olduğu gibi yine kanal 7’deydik. Ve her zamanki gibi Necmettin Nursaçan hocanın duasına amin dedik. Mevlid kandilimiz mübarek olsun.
    

Ahmet Hakan konuşmacıların sözlerini çok kesiyor...




     Bu akşam Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programını izledim. Şunu söyleyebilirim: Eskisi gibi programı izlerken zevk almıyorum. Ahmet Hakan konukların sözlerini çok kesiyor. “Yani şunu mu demek istiyorsunuz?” ya da “Şunu öğrenmek istiyorum” cümlelerini kaç defa kurdu. Hani futbol takımlarında futbolcular olur. Takım tam atağa kalkacakken topu ayağında ezer. O atağı yavaşlatır ve atak ölür. Ahmet Hakan da öyle olmuş. 

Tarafsız Bölge

Foto kaynak: medyaradar.com
     Tam konuklar tartışmaya girecekler, ortam alevlenecek, sorularıyla o tartışma ateşini düşürüyor. Habertürk’teki Didem Arslan Yılmaz’ın ve diğer sunucuların tartışma programlarını izlemeyi tercih ederim. Çok müdahaleci bir tavır sergiliyor konuklara karşı. Sal bi konukları. Bi konuşsunlar. Benim bu düşüncelerim için sizler ne dersiniz?


Ahmet Hakan, Yetenek Sizsiniz Türkiye'de jürilik yapabilir mi?


Acun’un yeni hedefi Ahmet Hakan’mış. Yetenek Sizsiniz Türkiye’de jürilik yapmasını istiyormuş. Çok iyi bir jüri olabilir. Sergen Yalçın gibi bir tarzı olabileceğini düşünüyorum. Ama program eskisi gibi izlenmiyor. Her yıl aynı yarışmacıların katılması ve artık yetenek olarak sergilenebilecek bir şeyin kalmaması yarışmayı ilgi çekicilikten çoktan çıkardı. Ama tüm bunlara rağmen Ahmet Hakan’ın jürilik performansını görmek için bile izlerim.

Ahmet Hakan
foto kaynak: haberaktuel.com

TRİLEÇE DENEN TATLININ HAYRANIYIM…
Bir tatlı bu kadar hafif olabilir mi? Ve yemesi bu kadar zevkli. Genelde tatlılarla pek aram yoktur. Ama trileçe başka. Sanki bir tepsi olsa yermişim gibime geliyor. İş yerinde yemek listesinde adını gördüğüm zaman ağzım kulaklarıma varıyor. Ve yerken, “Yok böyle bir tat” diyorum. Sadece Trileçe üzerine bir dükkan açıp bu tatlıdan herkesin haberi olsun istiyorum. Ve sanki çok da para kazanırmışım gibime geliyor. Ama sadece böyle zannetmekle kalırım herhalde. Çünkü bu tür dükkan açıp çok kazanırım diyenlerin beklediklerini alamadıkları da ortada.

HELVACI ŞARKISI…
Trileçe demişken aklıma helvacı şarkısı geldi. Hem de bugün cumartesi. Keyifli bir günde, bu keyifli şarkıyı dinleyelim istedim. Mavi Işıklar grubunun söylediği bir şarkı bu. Bu şarkıyı ilk duyduğumda çok garip gelmişti bana. “Helva üzerine şarkı mı yapılırmış?” demiştim. Ama gerçekten yapılırmış. Çok da güzel bir şarkı olmuş. Şarkının ilk başındaki, “Tanrı bize sıhhat vermiş biz ona şükredelim” sözü çok hoşuma gitti. Sağlık olmazsa şu dünyadaki her şey boş. Şükretmek için güne sağlıklı uyanmış olmak bile bir neden aslında. Şarkı hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum.


KENDİNİ KÖPEK SANAN KEDİ…
Beni takip edenler bilirler kedim Osman’ı. Kapımızın önünde Osman dışında daha bir çok kedi vardır. Onlardan biri de Hırsız adını verdiğimiz kedimiz. Neden Hırsız derseniz. Bu kedicik dışarıya koyduğumuz mamadan yemez, illa ki içeri girip mama torbasının içine atlar o şekilde yer. Hırsız adını tam olarak açıklamadı galiba bu anlattığım. Benim hatırladığım buydu. Bizimkilere sorsam belki onlar bile hatırlamaz. Çoktandır bizim dışardaki kedilerimizden biridir kendisi. İşte bu Hırsız’ın bir özelliği var. Bir yere giderken bizi takip eder. Tıpkı bir köpek gibi. Hani köpekler sahiplerinin peşinden giderler ya. Bu da onun gibi. Mesela geçen sabah işe giderken peşimden geldi. Dön derim dönmez. Durağa gelmeden döndü neyse ki. Dün de babamın peşinden sağlık ocağına kadar gitmiş. İşte böyle bir kedicik bizim Hırsız.

Video kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=9aQs-Aaz2CE

Zeynep Bastık'ı fark etmekte geç kalmışsın Ahmet Hakan...




     Ahmet Hakan bugünkü yazısında Zeynep Bastık ve onu popüler hale getiren şarkısı Felaket’ten bahsetmiş.

     Yazıyı okuyunca, “Sen çok geç kalmışsın” dedim.

     Ben bu şarkı ile ilgili yazımı 17 Haziran’da yazmıştım. Bu arada küçük bir bilgi de vereyim. Belki bilmeyenleriniz olabilir.

     Felaket şarkısı Zeynep Bastık’a ait değil. Şarkısın asıl sahibi rapçi Ezhel.

     Youtube üzerinden böyle cover şarkıları dinlemeye başladığınızda ardı arkası gelmiyor.

     Zeynep Bastık gibi sesi çok güzel ve Youtube kanalı olan bir çok şarkı söyleyenler var.

Zeynep Bastık

     Ama bunların arasından sıyrılmayı Zeynep başarmış.

     Peki bu durum bize neyi gösteriyor? Ama artık popüler olanın yeni yeni şarkılar yapmak olmadığını.

     Artık popüler olan şeyin, bilinen şarkıları tekrar söylemek olduğunu. Yani cover’lamak.

     Bu durum daha ne kadar devam eder bilinmez. Ama gerçek olan bir şey var ki.

     Yapılan yeni şarkılar geçmişte yapılan şarkıların yerini tutamıyor. Yaşanmışlıklar yok içlerinde.

     O yüzden dönüp dolaşıp hep o bilindik şarkıları dinliyoruz. Ve o bilindik şarkılar güzel söylenince de.

     Bir anda kendinizi en çok dinlenenler arasında buluyorsunuz. Ve ünlü oluyorsunuz.
    
 Foto kaynak: soundcloud.com


Ahmet Hakan, Cumhurbaşkanının uçağına niye davet edildi?


     Ahmet Hakan’ın iktidar tarafından pek sevilmediğini düşünürdüm. Çünkü her şartta hükümet yanlısı yazılar kaleme almıyordu. Yeri geldiğinde hükümeti de eleştiriyordu. Yani bir Cem Küçük değildi. Bir akşam Cumhurbaşkanı Erdoğan’a soru soranlar arasında onu da gördüm televizyonda. “Ne değişti de onu da davet ettiler?” dedim. Soru soran gazeteciler arasında yer alması başka şeylerde de onun yer alacağının göstergesiydi. Erdoğan’ın uçağındaki gazetecilerden biri olmak gibi. 

     Geçen haftanın en çok konuşulan konularından biriydi. Yıllar önce asla ne Başbakanın ne de Cumhurbaşkanının uçağına binmeyeceğini yazmış. Ama şimdi bindi diye yer yerinden oynadı. Yine dönek yakıştırması ağızlara sakız edildi. Ahmet Hakan ise köşesinden kendini savundu. O zamanki ortam için söylediğini şimdi ise her şeyin bambaşka olduğunu dile getirdi. Buna inanıp inanmamak size kalmış. 

     Ama ben olaya başka bir açıdan bakmak istiyorum. Acaba Erdoğan yanında devamlı yaptığı her şeyin doğru olduğunu söyleyen gazeteciler görmekten sıkıldı mı? Ya da bunun kendisine olan zararını mı gördü mü? Bu nedenle mi Ahmet Hakan gibi her yaptığı şeyi onaylamayan, kendine göre yanlış olanları dile getiren bir gazeteciyi yanında istedi? 

Ahmet Hakan

     Devamlı iktidarı öven yazılar yazan köşe yazarlarını okumaktansa Ahmet Hakan’ı okumayı tercih ederim. Hiç olmazsa iktidarın yanlışlarını dile getiriyor. Eğer bu açıdan düşünülüp uçağa davet edilmişse bence çok güzel bir adım. Çünkü insan etrafında her yaptığına, “Çok güzel yaptınız efendim” diyen bir grupla yanlış işler yapmaya devam eder. “Bu yaptığınız doğru değil, vicdan kabul etmez” diyecek kimseler de olmalı. Acaba danışmalarından biri bile olsa böyle bir şeyi dile getirebiliyor mı? 

     Bu durumla ilgili bir örnek vermek isterim. Hıncal Uluç zamanında bir dergide çalışıyormuş. Kendi odasında ayaklarını masaya uzatıp otururmuş. Dışarıdan bakan, “Bu adam da hiçbir şey yapmıyor. Yatarak para alıyor” derlermiş. Bir gün derginin patronuna bu işin aslını sormuş biri. Patron da, “Hıncal’ın görevi bana itiraz etmek. Yaptığım işlerin bana eksik yanlarını söylemesi” demiş. 

     Çünkü bizim ülkede kim patrona yanlış yapıyorsun diyebilir ki? Tabi bunun için patronun da bu yapıda olması gerekir. İnsanı doğru işler yapmaya götüren eleştirilmesi. İşte bu açıdansa uçağa davet çok güzel bir gelişme.

Foto kaynak: https://unsplash.com/photos/yXkKfvGaipw


Ahmet Hakan'ı çıldırttılar...


     Ahmet Hakan’ın programını seyrediyorum dün akşam. Konuklara bir şey soruyor. -Hem AKP’li hem de CHP’li olan konuklar için söylüyorum bunu ayrım yapmadan- o soruya cevap vereceklerine başka bir şeyin cevabını veriyorlar. Sonunda Ahmet Hakan çıldırdı. Nasıl çıldırmasın. Ekran başında ben bile çıldırdım. “Arkadaşlar. Sizden sadece bir cevap istiyorum. Evet ya da hayır”.

Ahmet Hakan

      Konuklardan birinden bu kadar zahmetten sonra evet cevabını aldı. Gerçekten niye bu kadar uzatıyoruz? Sadece evet veya hayır diyeceksin. Bitti, o kadar. Bu arada programdan eskisi gibi tat almıyorum. Saçma sapan şeylere takılıp programı bayıyor kendisi de. Dün akşam dediğim bu olay yaşandıktan sonra bende başka kanala geçtim.

Foto kaynak: https://unsplash.com/photos/ASKeuOZqhYU


Ahmet Hakan ne yapacak?

     Ahmet Hakan, Hürriyet’te yazmaya devam edecek mi? Kaç gündür bu soru merak ediliyor. Biliyorsunuz Doğan grubu, gazete-televizyon ne varsa Demirören grubuna satıyor. Gazetenin yeni sahiplerinin bu konu hakkındaki düşüncesi şimdiden merak ediliyor. Sadece Hürriyet’teki geleceği değil söz konusu olan. Ayrıca Cnn Türk’te Tarafsız Bölge adında da bir programı var. Peki o ne olacak? 

     Herhalde Hürriyet’ten gönderip Cnn Türk’te program yaptırmaya devam ettirecek halleri yok. –Birde kanal D haberi sunuyor tabi- Ben olsam hem kanalda hem de gazete devam etmesini isterdim. İktidarın yanlışlarını da yazıyor çünkü. Hem de hakaret etmeden. Eleştiren biri olması her zaman iyidir. Diyelim ki yeni yönetim kendisini hem gazeteden hem de televizyondan gönderdi. Ahmet Hakan o zaman ne yapacak?

Ahmet Hakan

     Ahmet Hakan, Sözcü’de olur mu sizce? Ya da Cumhuriyet’te. Kendisinin biraz muhalif olduğunu düşünürsek. E bu iki gazete de muhalif. Ama ne bu iki gazete, ne de kendisi böyle bir şeyi kabul etmezler diye düşünüyorum. O zaman bu adam işsiz kaldı demektir. Ben yazılarını takip ediyorum. Kendine has bir yazı üslubu var. 

     Kendisine ait kişisel şeyler de yazıyor. Tıpkı bizim kişisel bloglarda olduğu gibi. Hayatını çok güzel kelimelerle ifade ediyor. Ben kişilerin hayatlarını okumayı seviyorum. Eğer o kişi çok da güzel yazıyorsa. Evren Günlüğü’nü çok sevdim bu nedenle. Hayatını o kadar iyi anlatmış ki. Bakalım Ahmet Hakan nasıl bir tavır alacak?

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/action-adult-aperture-business-627602/

Notlarım #3...

     Şu anda Poyraz Karayel’i izliyorum. İzlediğim sahnede, Nevra ile hapisten kaçırılan Savaş, küçük bir çalışma odasında ,karşılıklı oturup konuşuyorlar. Kamera, Savaş’ı kestiğinde, karşıdaki camdan, karın pala pala yağdığı görülüyor. Burdan da anlaşılıyor ki, dizinin bu sahnesi, o İstanbul’un kardan felç olduğu günlerde çekilmiş. Odada, yerden tavana doğru bir kitaplık var. Tüm kitapseverlerin istediği bir oda tarzı, bu oda. Bende bir kitapsever olarak, böyle bir kitaplığımın olmasını isterim. Nevra’yı oynayan Ayda Aksel’den, ben böyle bir performans beklemezdim. Özellikle Zengin Kız Fakir Oğlan’daki o rolünden sonra. Orada, kendi halinde bir ev hanımıydı. Burada, hırsı uğruna her şeyi yapabilecek, psikopat bir kadın. “Oyunculuk, oyunculuk” diyorlar ya. Gerçekten, oyunculuk bu olsa gerek.

oyunculuk, ahmet hakan, hakan günday, yüksel aytuğ, gökçe bahadır, güncel, notlarım
                                                 
                                                AHMET HAKAN NEDEN ASABİ?
     Poyraz Karayel reklama girdi. Bende Cnn Türk’teki Tarafsız Bölge programına geçtim. İlk defa, Ahmet Hakan’ın bir konuğunun söylediklerine aşırı tepki gösterdiğini gördüm. Bu akşam, biraz asabi gibi Ahmet Hakan. Acaba asabi olmasında, kanal D haber reytinglerinin düşük olması olabilir mi? Bununla ilgili Sabah gazetesinde Yüksel Aytuğ’da yazmış. Oda benim görüşlerime yakın yazmış. Bende bir iki gün önce yazmıştım. “İlk akşam için, Ahmet Hakan olmamış” diye. Oda bu dediğimi yazmış. Ama o biraz taraflı yazmış. Son zamanlarda Yüksel Aytuğ yazılarında sıkça buna rastlar oldum. Eskiden böyle yazmazdı. Hangi kanal ya da kurum ile ilgili olsun, sadece görüşünü yazardı. Şimdi biraz kendini Doğan Grubu ile Turkuvaz Medya arasındaki gerginliğe kaptırmış gibi. Hep Doğan Grubu gazete ve televizyonlarını eleştirirken taraflı yazıyor. Ondan hiç böyle bir tavır beklemezdim.
                                             KİNYAS İSMİNİ NEREDEN DUYDUM?
     Kinyas ismini daha önce duydunuz mu? Ben duydum. Bir kitabın isminde okumuştum. Kitabın ismi: Kayra ile Kinyas’tı. Yazarı Hakan Günday. Bu kitabı okumadım. Ama askerde bir diğer kitabını okumuştum. Okuduğum kitabının ismi: Daha’ydı. İnsan kaçakçısı bir baba ile oğlunu anlatıyordu. Ben kitabı beğenmedim. Bu kitaptan sonra da başka bir kitabını okumadım. Ama kemik bir kitlesinin olduğunu söyleyebilirim.
                                                   DİZİLERİ NİYE TUTMUYOR?
     Yakında kanal D’de, Adı Efsane diye bir dizi başlıyor. Başrollerinde Erdal Beşikçioğlu ile Gökçe Bahadır var. Bu Gökçe Bahadır’ın da Yaprak Dökümü’nden sonra, çok çok popüler olan bir dizisi olmadı. Kadında oyunculuk potansiyeli var. Ama bu potansiyeli ortaya çıkaracağı iyi bir senaryo gelmedi kadına. Bakalım bu projede bu sefer şeytanın bacağını kırabilecek mi?

Ahmet Hakan, haber sunuculuğunda başarılı olabilir mi?


      AhmetHakan, kanal D ana haberi sunmaya başladı bugün. Açıkçası, Ahmet Hakan doğru seçim mi, kafamda soru işaretleri var. Bunu zaman gösterecek tabi. Birde bu akşam, haber sitelerini gezerken haberim oldu. Ahmet Hakan, “Haberleri sunarken kravat takayım mı, takmayım mı?” diye sormuş. Sonuç: Kravat takması yönünde çıkmış. Başka bir sunucu olsa, kravat takıp takmaması, sorun olabilir. Ama Ahmet Hakan’da olmaması lazımdı. Yahu, bu adam yıllardır, Tarafsız Bölge programını kravatsız sunuyor. Artık onu kravatsız görmeye alışmışız. Artık adamın tarzı bu olmuş. Bu nedenle, ana haberi kravatsız sunması, bence seyirciye bir saygısızlık olmazdı. Bence insan tavrından, tarzından ödün vermemeli. Ahmet Hakan’ı, Ahmet Hakan yapan faktörlerden biri de, kravat takmamasıdır. Bence haberleri kravatlı sunarak, tarzından ödün vermiştir. En başta, “Kravat takayım mı, takmayım mı?” diye anket yapması hata zaten. Neden anket yapıyorsun? Sen yine kravatsız çık. Bunca yıldır adamı kravatlı görmeye alışmışız ya. Bu akşam haberleri izlerken, adamı kravatlı görmek, bana bir garip geldi.

ahmet hakan, kanal d ana haber, güncel

                                                              KENDİ TARZI OLMALI
     Haberleri baştan sona izleyemedim. Son yarım saatini falan izledim. İlk izlenimlerim şöyle: ilk akşam olduğu için, ister istemez bir acemilik var. Bu acemilik, hangi haberde, hangi kameraya dönecek falan gibi. Birde yıllardır tartışma programı sunuyordu. Oradaki moderatörlük ayrı. Haber sunmak ise, apayrı. Gerçi bir zamanlar, yine haber sunuyordu kanal 7’de. O zamanlar için, haber sunumunu pek beğendiğimi söyleyemem. Ama, o zamanki Ahmet Hakan ile, şimdiki Ahmet Hakan arasında çok fark var. Bir kere, yılların getirdiği, Tarafsız Bölge sunuculuğu var. Onun dışında, şu anda Türkiye’de, en çok okunan köşe yazarları arasında. Ama tüm bunlara rağmen, yine de haber sunumunda başarılı olamayabilir. Ahmet Hakan, Mehmet Ali Birand’ın bıraktığı haber sunum tarzından devam edebilir. Mehmet Ali Birand’da, program sunucusuydu. Oda çok okunan köşe yazarları arasındaydı. Ve o haberi, kendi kelimeleriyle sunardı. Bu akşam anladığım kadarıyla Ahmet Hakan’da kendi kelimeleriyle sunuyor haberleri. Sonra Birand yorum yapardı. Yani sadece haberi sunmakla kalmazdı. Ahmet Hakan’da yorum yapacak tarzda biri. Oda haberleri yorumlayabilir. Benim Ahmet Hakan’dan beklediğim haber sunma tarzı da bu yönde zaten. Tıpkı Mehmet Ali Birand gibi.  Haberi kağıda ya da karşıdaki ekrana bakıp okumayacak. Ve gündemle ilgili haberlerden sonra yorum yapacak. Bunu yaparsa, başarılı olacağını düşünüyorum. Ama yine de şimdiden, başarılı ya da başarısız olacak demek, haksızlık olur. Şöyle bir ay geçsin bakalım. Yavaş yavaş, her şey yerine otursun. Zaten belli olur, bu işin altından kalkıp kalkamayacağı.

Cnn Türk tartışma programlarında lider...

    Haber kanallarının tartışma programlarına baktığınızda Cnn Türk öne çıkıyor. Bi zamanlar durum böyle değildi. Ntv daha öndeydi. Gerçi o zamanlar Ntv her şeyiyle öndeydi. İlk haber kanalı olmasının sorumluluğunun bilincinde yeniliklere imza atıyordu. Ama sonra ne olduysa, o performansını kaybetti. Tartışma programlarında liderliği ele Habertürk aldı. Tartışma programları Habertürk'ten sorulur oldu. Didem Arslan Yılmaz ve Ece Üner gibi çok iyi, iki moderatöre de sahipti. Kısa sürede kanal çok yol aldı. Onları yönlendirdiği tartışmaları izlemek gerçekten keyif verici. Eğer onlar da değil de o koltukta sen, ben otursak konuklara tam da o soracağı soruyu sorardık. İşlerini çok iyi yapıyorlar gerçekten.
      Sonra Cnn Türk'te adından bahsettirecek tartışma programları yapmaya başladı. Özellikle de Ahmet Hakan'ın sunduğu Tarafsız Bölge'den çok manşet çıkmaya başladı. Ve de Şirin Payzın. O da çok iyi bir moderatör. Konunun içinde, biliyor. Bazen o kadar tartışılan konudan bi haber moderatörler oluyor ki. Ekran başında asabınızı bozuyorlar. Ama saydığım bu isimler müstesna. Ahmet Hakan'ı seven vardır, sevmeyen vardır. Ben programını seviyorum. Programında gerçekten programın ismi gibi,  tarafsız davrandığını düşünüyorum. O da konuklara çok basitçe sorular sorarak, konunun daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Bir de direkt konuğa, "Şimdi ne anlatmak istiyorsunuz bununla" sorularıyla, anlamsız konuşmaların önüne geçiyor. Gündem belirleyen tartışmaların hep Cnn Türk'ten çıkması nedeniyle, Cnn Türk haber kanalları arasında tartışma programlarında lider durumdadır.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com