Kayıtlar

Şubat, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Çok Güzel Hareketler Bunlar 2 değerlendirmem...

Resim
      Çok Güzel Hareketler 2 ’nin değerlendirmesine geçmeden önce söylemek istediğim şeyler var. Bu söyleyeceklerim yine Çok Güzel Hareketlerle ilgili. Ama 1’inciysle ilgili.       İlk bölümün sonlarına doğruydu. Artık her izleyenler hem de oyuncular sıkılmıştı. Çünkü yapılacak her türlü skeci yapmışlardı. Artık ya program bitmeliydi ya da program başka bir şeye evrilmeliydi. Tercihlerini programın evrilmesinden yana kullandılar.      Yeni oyuncular alındı. Tıpkı şimdiki gibi. Eski oyuncularsa izleyici koltuğuna geçtiler. Ama birkaç tanesi skeçlerde yenilerle beraber oynuyorlardı herhalde. Ama bu yeni oluşum tutmadı. Yürümedi. Ve beklenen oldu. Program yayından kalktı.       Şimdiki yaptıklarını o zaman yapsalardı belki hala devam ediyor olabilirdi o program. Eski oyuncuların hepsini göndereceklerdi. Sıfırdan hepsi yeni oyuncular olacaktı. Tıpkı şimdiki gibi.      Olan, o zamanki yeni oyunculara oldu. Hala merak ederim. O zamanki oyunculara ne oldu? “Arkadaşlar m

Beyaz, Youtube'da başarılı olabilir mi?

Resim
      Beyaz , Youtube kanalı açmış. Böyle bir şey yapacağı aklımın ucundan geçmezdi. Şaşırdım. Kariyerinde niye böyle bir maceraya yelken açtı gerçekten öğrenmek isterim. Herhalde bununla ilgili kendisiyle röportaj yapılır. O zaman öğreniriz. Ama o zamana kadar tahminlerimi ve görüşlerimi yazayım.       Artık tamamen Beyaz Show bitti diyebilir miyiz? Olabilir mi? Olabilir. Sanki bana programdan sıkılmış gibi geliyor. Kanal D’nin el değiştirmesi, programın kaldıracağı gibi söylentiler de onun için fırsat oldu. Şimdilik bir yıl ara verdiği söylendi. Belki de program hiç başlamayacak. Başlarsa bile tekrar kanal D’de başlar mı? Orası da ayrı bir soru işareti. Yeni adres herkesin tahmin edebileceği gibi tv8 olabilir.       Beyaz , gelecek yıl O Ses Türkiye jüriliğine devam eder mi? Bence devam edecek. Ama etmesin. Beyaz’ın yeri orası değil. Ne kadar programa renk katsa da özünde bir sanatçı değil. Onun yerine Youtuberlık yapsın inanın daha iyi. Tam da kendi mecrası Youtube aslı

Yılmaz Erdoğan, Netflix ile hangi ara anlaştı?

Resim
      Yılmaz Erdoğan , Netflix ile ne ara anlaşmaya vardı? Hiç böyle bir anlaşmadan da bahsetmemişti. Sessiz sedasız bir anda Netflix’de gördü herkes filmi. Bir anda bomba patladı. Şu anda ortalık karışık. Bir dünya soru var herkesin kafasında. Sabahtan beri internet sitelerini takip ediyorum. En son bu konuda ne yaşandı kaçırmak istemiyorum çünkü. Olayın birkaç yönü var. Önce mısır tartışması.       Sinema işletmecileri ve yapımcılar arasındaki. Günlerce bu tartışıldı. Yapımcılar bir şey söyledi. Sinema işletmecileri bir şey söyledi. Ama değişen bir şey yoktu. Tıkandı kaldı. Neyse ki devlet araya girdi. Yeni bir düzenleme yapıldı. Yapımcılar bu düzenlemeden memnun kaldı. En azından Birol Güven öyle açıkladı. “Birol Güven’in ne alakası var?” diyenler olabilir. Kendisi Televizyon ve Sinema Film Yapımcıları Meslek Birliği Başkanı . Bu konularda en başta görüş bildirmesi gereken kişi.       Yılmaz Erdoğan da o düzenlemeye kadar bu konuda elinden geleni yaptı. Yapımcıların ha

Yılmaz Erdoğan yazmaya nasıl başlamış?

Resim
      Yılmaz Erdoğan , Beyaz’ın yeni Youtube kanalına konuk olmuş. Beyaz’la güzel bir sohbet ettiler. Bu arada Beyaz ’ın açtığı yeni Youtube kanalı ile ilgili de bir şeyler yazmak düşüncesindeyim. İlerleyen günlerde yazı gelebilir. Onu izledikten sonra önerilen videolar arasında Eser Yenenler Show’a konuk olduğu program vardı. Aslında televizyonda denk gelmiştim. “İnternetten rahat rahat izlerim sonra” demiştim. Ama aklımdan çıkmış. Tam da denk geldi yani.       Bu arada birkaç gün önce Eser Yenenler Show ’u değerlendirmiştim bir yazımda. O yazıma buradan bakabilirsiniz. Program çok keyifliydi. Programda gözüme çarpanları yazmakla başlayayım. Programdaki o kare biçiminde, süngerden yapılmış mikrofon çok hoşuna gitti. Onunla ilgili yaptığı şakalar çok iyiydi.       Yılmaz Erdoğan insanın devamlı değişmesi ve gelişmesi gerektiği düşüncesinde. Bir ara vejeteryanmış. Tam üç yıl ağzına bir lokma et sürmemiş. Ama sonra vejeteryanlıktan vazgeçmiş. Şimdi de çok dozunda et yiyormuş

Kaya Çilingiroğlu futbol yorumculuğu yapabiliyor mu?

Resim
      Kaya Çilingiroğlu ’nu Hülya Avşar’ın kocası olarak tanıdım. Çoğumuz da öyle tanımıştır herhalde. Başka ne iş yapar eder bilmiyorum. Sonra baktım futbol yorumculuğuna başlamış. “Futbolla ilgili ne geçmişi var ki futbol yorumculuğu yaptırıyorlar bu adama?” dedim. Bu devirde de elini sallayan futbol yorumcusu oluyor zaten. Artık kanallar bir değil, iki değil bilmem kaç tane. Hepsine futbol yorumcusunu nereden bulacaksın. O yüzden kanallar kimi bulurlarsa oturtuyorlar hemen yorumcu koltuğuna. Herhalde buda bu gibi bir durum diye düşündüm. “Bakalım ne anlatıyor bu adam?” deyip dedim. Bak bu huyumu seviyorum. Hemen tu kaka demektense bi dinlemeli, bi okumalı, bi izlemeli. Benim prensibim budur.       Kaya Çilingiroğlu harbi harbi iyi yorum yapıyor. Bilgisi var, o kesin. Yani boşuna o koltuğa oturmamışlar. Teknik taktik baya iyi. Bunca yıldır futbol programlarını izleme tecrübemiz var. Artık dünyada izlemediğimiz lig kalmadı. Futbolu takip edenler için her türlü kaynak var

Cem Yılmaz, yeni gösterisinde daha ne anlatabilir ki?

Resim
      Cem Yılmaz yeni gösteri 2019 mart ayında başlıyormuş. Aslında daha önce başlayacaktı. Ocak gibi. Sonra ne olduysa oldu marta ertelendi. Cem Yılmaz yeni gösterisinin adı: CMYLMZ Diamond Elite Platinum Plus. Geçen gün serviste giderken de konuştuk.       “Merak ediyorum. Bu sefer ne anlatacak? Sosyal medyayla ilgili ne varsa hepsini anlattı. Daha ne anlatabilir ki? Ama işte Cem Yılmaz olmak farklı bir şey. Onun yaşadığı şeyleri bizde yaşıyoruz. Ama adam onları bize mizaha çevirerek anlatıyor. Ondan sonra, ‘Cem Yılmaz gülüyor. Millet de o güldü diye gülüyor’ diye eleştiriyorlar. Tamam, o zaman çık sahneye sen de gül” dedim.       Bu arada ne anlatacağına dair Twitter’dan da ipucu vermiş aslında. Twitter’da gösteri ismini yazdıktan sonra, “İsmi duyan pahalı mı? diyor. Zaten konumuz da bu” demiş. Yani yine telefonlara ona buna yaptığımız harcamaları anlatacak galiba. Göreceğiz. İlk gösterim için ise İngiltere seçilmiş. Neden İngiltere seçildiğini anlamadım. Genelde y

Eser Yenenler Show değerlendirmesi...

Resim
      EserYenenler Show başladığından beri bir kere izledim. Zaten programın başlayacağı haberini duyduğumda, “Yine tv8 ve yine Show programı mı?” dedim. Ama bu sefer tek başınaydı. Bu çocuk Beyaz gibi olmak istiyor. Gönlü show programından yana. Programına 10 dakika baktım. Sonra başka kanala zapladım. Esprileri çok berbattı. Birde gülme efekti yapmışlar. Daha da kötü olmuş. İşte o zamandan beri bakmıyordum. Taa ki geçtiğimiz cuma akşamına kadar.       Cumartesi günü tatil olduğum için rahat rahat kanalları dolaşıyordum. Baktım tv8’de bu var. “Bi izleyeyim” dedim. Konuk, Aşkım Kapışmak’tı. O programdan bu programa o kadar çok şey değişmiş ki. Bir kere en başta gülme efekti yok. Eser’in esprileri çok yerinde. Aşkım Kapışmak zaten iyi bir konuk. Bunlara rağmen alması gereken çok yol var. Ama ışık var. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Cuma akşamları show   programı izlemeyi özlediğimi fark ettim.       Güzel bir uygulamada var programda. Gelen her konuk Eser’e bir hediye

Ayşe Özyılmazel'i Posta gazetesi okudu diye eleştirmek...

Resim
     Ayşe Özyılmazel , Posta gazetesini okurken çekilen fotoğrafını hikaye yapmış. Kendisini takip ettiğim için o hikayesini bende görmüştüm. O an aklıma gelmedi de değil. “Bundan bir şey çıkartırlar” diye.   O fotoğrafla ilgili bir sürü abuk sabuk yorum yapılmış. Kendisi de aynı fotoğrafı paylaşıp bu yorumlara cevap vermiş. İşin özü: Posta gazetesi okuyor diye kendisini eleştirmişler. Galiba biraz da ileri gitmişler yorum yaparken. Her zamanki haddini bilmez yorumlar işte.      Niye bir türlü bu durumları aşamıyoruz? Hangi çağda yaşıyoruz. -Bu sözü de hep kullanırız. Ama değişen bir şey de olmaz- Bir insan bir gazeteyi okuyor diye hakkında olur olmaz yorumlar yapılabilir mi? Bırak ne okuyorsa okusun. Bir de şu var: Madem kadından hoşlanmıyorsun o zaman niye takip ediyorsun? Çünkü kendine göre böyle ufacık bir şey gördüğünde yorumu hemen yapıştırmak için. Ya bizim insanımız nasıl düzelecek? Ne zaman fikirlere saygı duymayı öğreneceğiz? Benim umudum yok artık ya. #ayşeöz

Duo Diyet'ten merdiven şekilli mim soruları...

Resim
     Bu okuyacağınız yine bir mim yazısıdır. Bu sefer mimleyen Duo Diyet . Merdiven şeklinde dizayn etmiş soruları. O amaçla mı yola çıktı yoksa soruların sonunda merdiven şekli mi ortaya çıktı bilmiyorum. Çerezlik bir mim yapmış kendisi. Hadi bu çerez sorulara geçelim. 1-Diyet mi egzersiz mi? Egzersiz 2-Sevmek mi sevilmek mi? Sevilmek 3-Türk kahvesi mi nescafe mi? Nescafe 4-Kebap olarak Adana mı Urfa mı? Adana 5-Erkekte uzun saçı mı kısa saçı mı? Kısa saç 6-Kadında spor giyimi mi, klasik tarzı mı? Klasik 7-Kahverengi gözlü mü, renkli gözlü olmayı mı? Kahverengi göz 8-Saat ya da bilekliğini sağa mı ya da sola mı takmayı mı istersin? Sola 9-Son model telefon tercihin İphone mu yoksa Samsung mu olurdu? İphone 10-Balık&ekmek yemeyi, lüks bir mekan da mı yoksa salaş bir yerde mi? Salaş bir yer Foto kaynak: https://unsplash.com/photos/oBT4lJvNMQg

Tigris beni mimlemiş...(Kendi kendimle mim)

Resim
Bu aralar mimlerden başımızı kaldıramıyoruz bloglar olarak. Neredeyse kendi yazılarımızı bıraktık, mim yazılarını yetiştirmeye çalışır olduk. Bu dediğim sitem olarak algılanmasın. Bu çok güzel bir şey. Blogların hareketlendiği manasına gelir mimler. Bu sefer beni Tigris mimlemiş. Kendisinin yazısına buradan ulaşabilirsiniz. *Bilgisayarın masa üstü görüntüsü ne? Klasik Windows görüntüsü. Nedense başka bir ekran görüntüsü kullanmayı tercih etmedim. *Bir kafeye gittiğinde genellikle ne siparişi verirsin? Genellikle çay. *Google’da en son ne aradın? Sitem Google’da kaçıncı sırada. Arada bakıyorum blog sıralamama. *Mesajlaştığın veya konuştuğun en son insan kim? Beni mimleyen Tigris ile. *Tiyatroya en son ne zaman gittin? 4-5 yılı var. Tiyatro kültürümüz yok maalesef. *Sinemaya en son en zaman gittin? Bir yıl oldu herhalde. *Hangi diziyi herkes izlemeli? Yedi Numara, Avrupa Yakası, En Son Babalar Duyar. *En son ne tür bir müzik dinledin?

Organize İşler Sazan Sarmalı, ilk üç günde ne kadar izlendi?

Resim
      Organize İşler Sazan Sarmalı , ilk üç günde tam 923 bin kişi tarafından izlenmiş. Bu çok iyi bir rakam. Neden derseniz? Yılmaz Erdoğan ’ın kendisi söyledi. “Yeni nesilin çoğu ilk filmi hatırlamıyor” diye. Ama buna rağmen film çok iyi bir açılış rakamıyla başladı. Demek ki yeni nesilin ilk filmi bilmemesi hiç de dezavantaj olmamış.     Organize İşler serisinde hep yıldızlar geçidi olması hep antipatik gelmiştir bana. Şimdiki film içinde aynısı. Film dediğinde bir olur, iki olur hadi üç olur. Filmin baştan aşağı yıldızlarla dolu olması nedense benim için hoş bir durum değil. Hissiyatım bu. Bu filme gitmeyi düşünenler var mı? İzlediyseniz görüşünüz ne birkaç kelimeyle? Foto kaynak:  https://unsplash.com/photos/oIf4VCDztZY

İzlediklerim #22- Youtube videoları...

Resim
     İzlediklerim kategorisine bayadan beri bir şeyler yazmadığımı gördüm. Bu kadar boş bırakmaya gelmez. Hem aklıma yazacak bir konu da gelmedi. İmdadıma yetişti diyebilirim. Youtube’dan iki video izledim bu akşam. Bir tanesi, Engin Deniz Videoları ’ndan. Amişler tarikatını anlatmış. Engin bu tür anlatma işlerini iyi yapıyor. Bir tane de Küba hakkında yaptığı video var. Harikaydı. Ona da bir bakın isterseniz. Bu arada Amişler bir arada Türkiye ’ye de gelmiş. Ama uzun süre kalamamışlar.      İkinci video yeni takip etmeye başladığım kanallardan biri olan Zehirli Mikrofon’ dan. Adını niye zehirli koymuşlar orasını çözemedim. Videoların seslendirmesi yapan kişi bana tanıdık geldi. Ama çıkaramadım. Benzetmiş de olabilirim. Roswell olayı nda düşen ufonun içinde olan uzaylılara otopsi yapılmasını anlatıyor. Hatta otopsinin görüntüleri varmış. Ama görüntüler şimdi nerede onun hakkında bir şey söylemediler. Ama enteresandı. Foto kaynak: https://unsplash.com/photos/plrlb68XPqI

Yaz ayındaymışım hissi...

Resim
     Dışarda hava çok güzel. İnsanın içini açan türden. Dışarı çıktım. Şöyle bir hava aldım. Millet sokaklarda. Gençler bir halka yapmışlar. Sohbetin en koyu yerindeydiler. Herkes pazar gününün tadını çıkarmakla meşguldü. Geçtiğimiz hafta gececi olduğum için doğru dürüst blogları okuyup yorumlayamamıştım. Bloglar arasında dolaştım. Yine aklıma konu gelmemesi krizim tuttu. Biraz onunla uğraştım. Yarın pazartesi. Yine iş başlıyor. Bu hafta tatilimde bir gün üstelik. Oda yetmezmiş gibi bu hafta cumartesi tatil yapıp pazar çalışacağım.       Yazıyı yazarken akşam ezanı okunuyordu. Sanki yaz ayındaymışım gibi hissettim. Ya da ramazan ayında sofra başında ezanın okunmasını beklermiş gibi. Özlemişim yaz ayını ya. Tv8’de Düğün Dernek 2 ’ye denk geldim. “Hazır denk gelmişken bakayım” dedim. Reklam giresiye kadar baktım. İlk filmin çok uzağındaydı. Reklama girdikten sonra da izlemeyi bıraktım. Bu arada yine Survivor başlamış. Şu Survivor’ı hiç sevemedim yahu. Foto kaynak: https:/

Rehitu abimden hangisini tercih edersin mimi...

Resim
     Rehitu abim bir mim başlatmış. Ortalık bu mim ile yıkılıyor. Hangisini tercih edersin mimi. Rehitu abim ve Almanyalı Gelin beni mimlemiş. Blog isimlerinin üstüne tıklayarak onların mim yazılarına bakabilirsiniz. Her ikisine de buradan teşekkürler. *Hangisini tercih edersin? Uçmak mı su altında nefes almak mı? Neden? Uçmayı isterim. Zaman zaman da düşünmüşümdür, “Süpermen gibi uçsam nasıl olurdu acaba?” diye.                                                                                                                    *  *Hangisini tercih edersin? Büyük eller mi yoksa büyük ayaklar mı? Neden? Şu andaki mevcut hallerinden memnunum. *Hangisini tercih edersin? Saçsız, tüysüz  olmayı mı yoksa çok kıllı olmayı mı? Neden? Hiç tüyün olmaması pek ilgi çekici gelmiyor bana. Biz erkeklerin tüylüsü makbul galiba.                                                            * *Hangisini tercih edersin? Ölüm saatini bilmeyi mi yoksa nasıl öleceğini bilme