Yetenek Sizsiniz Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yetenek Sizsiniz Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yetenek Sizsiniz de benim için sürpriz jüri üyesi Hande Yener oldu...

Now’da, Yetenek Sizsiniz Türkiye’nin ilk bölümü bu akşam yayınlanacak. İkinci bölümü de yarın akşam. Her pazartesi ve salı akşamı yeni bölümleri yayınlanacak. Acun olmadan Yetenek Sizsiniz Türkiye nasıl olacak bakalım? Bu arada yeni yayın dönemine sarkmaz herhalde. Yaz ayında final yaparlar diye düşünüyorum. Eğer tutarsa yeni sezonda yeniden başlatabilirler. Jüride 3 kadın ve 1 erkek var. Sanki 2 kadın, 2 erkek olsa daha iyi olurdu gibi. Jüride bana en fazla sürpriz olan isim Hande Yener’di. Onun da perfomansını ve yorumlarını merak ediyorum. Hande Yener için de farklı bir deneyim olacak. O zaman ilk bölümü izleyelim ve görelim. Program başlasın o zaman.

Ahmet Hakan, Yetenek Sizsiniz Türkiye'de jürilik yapabilir mi?


Acun’un yeni hedefi Ahmet Hakan’mış. Yetenek Sizsiniz Türkiye’de jürilik yapmasını istiyormuş. Çok iyi bir jüri olabilir. Sergen Yalçın gibi bir tarzı olabileceğini düşünüyorum. Ama program eskisi gibi izlenmiyor. Her yıl aynı yarışmacıların katılması ve artık yetenek olarak sergilenebilecek bir şeyin kalmaması yarışmayı ilgi çekicilikten çoktan çıkardı. Ama tüm bunlara rağmen Ahmet Hakan’ın jürilik performansını görmek için bile izlerim.

Ahmet Hakan
foto kaynak: haberaktuel.com

TRİLEÇE DENEN TATLININ HAYRANIYIM…
Bir tatlı bu kadar hafif olabilir mi? Ve yemesi bu kadar zevkli. Genelde tatlılarla pek aram yoktur. Ama trileçe başka. Sanki bir tepsi olsa yermişim gibime geliyor. İş yerinde yemek listesinde adını gördüğüm zaman ağzım kulaklarıma varıyor. Ve yerken, “Yok böyle bir tat” diyorum. Sadece Trileçe üzerine bir dükkan açıp bu tatlıdan herkesin haberi olsun istiyorum. Ve sanki çok da para kazanırmışım gibime geliyor. Ama sadece böyle zannetmekle kalırım herhalde. Çünkü bu tür dükkan açıp çok kazanırım diyenlerin beklediklerini alamadıkları da ortada.

HELVACI ŞARKISI…
Trileçe demişken aklıma helvacı şarkısı geldi. Hem de bugün cumartesi. Keyifli bir günde, bu keyifli şarkıyı dinleyelim istedim. Mavi Işıklar grubunun söylediği bir şarkı bu. Bu şarkıyı ilk duyduğumda çok garip gelmişti bana. “Helva üzerine şarkı mı yapılırmış?” demiştim. Ama gerçekten yapılırmış. Çok da güzel bir şarkı olmuş. Şarkının ilk başındaki, “Tanrı bize sıhhat vermiş biz ona şükredelim” sözü çok hoşuma gitti. Sağlık olmazsa şu dünyadaki her şey boş. Şükretmek için güne sağlıklı uyanmış olmak bile bir neden aslında. Şarkı hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum.


KENDİNİ KÖPEK SANAN KEDİ…
Beni takip edenler bilirler kedim Osman’ı. Kapımızın önünde Osman dışında daha bir çok kedi vardır. Onlardan biri de Hırsız adını verdiğimiz kedimiz. Neden Hırsız derseniz. Bu kedicik dışarıya koyduğumuz mamadan yemez, illa ki içeri girip mama torbasının içine atlar o şekilde yer. Hırsız adını tam olarak açıklamadı galiba bu anlattığım. Benim hatırladığım buydu. Bizimkilere sorsam belki onlar bile hatırlamaz. Çoktandır bizim dışardaki kedilerimizden biridir kendisi. İşte bu Hırsız’ın bir özelliği var. Bir yere giderken bizi takip eder. Tıpkı bir köpek gibi. Hani köpekler sahiplerinin peşinden giderler ya. Bu da onun gibi. Mesela geçen sabah işe giderken peşimden geldi. Dön derim dönmez. Durağa gelmeden döndü neyse ki. Dün de babamın peşinden sağlık ocağına kadar gitmiş. İşte böyle bir kedicik bizim Hırsız.

Video kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=9aQs-Aaz2CE

Prandelli gitti.Sıra yönetimde...

        Çocukluğum kitabını bitirdim.Çocukluğum kitabının yazarı Tolstoy.Kütüphanede kitabı gördüğüm zaman heyecanlanarak almıştım.”Yazarlık döneminin başlangıç aşamalarını anlatır.Bende bir şeyler öğrenirim”diyerek bir heves aldım kitabı.Ama boşa almışım.Hiç öyle beklediğim gibi yazarlığa nasıl merak saldığını falan anlatmıyordu.Normal çocukluk dönemini anlatmış.Böyle kitap yazarsan ben bu kitabı ne yapayım?Normal sokaktaki insandan farklı bir şeyler yazacaksın ki bi farkın olsun.Öylesine,sıradan bir kitap.Okumak için harcadığım zamana yazık.
        Bu arada arkadaşlar.Bu tür kitaplar bilen varsa lütfen benimle paylaşın.Bir yazarın yazarlık serüvenini anlatan kitaplar okumak isterim.Az çok bir şeyler karalayan biri olarak.Ustalar nasıl yazmaya başlamışlar?Nasıl bir ortam onları yazmaya itmiş?Bunu gibi şeyler.Kitap önerilerinizi bekliyorum.
        Dün akşam ki Yetenek Sizsiniz Türkiye çok güzeldi.Murat Boz geldiğinden beri tutuk bir tavır sergiliyordu.Ama dün akşam gördüm ki bu tavrı artık atmış.Eser ile birbirlerine takılmaları da ayrı bir renk katıyor programa.Eser ile Acun’un zaman zaman oyunlara dahil olmaları ve rekabetçi tavır sergilemeleri de ayrı güzel.Özgü programda gerçekçiliğin sesi olarak duruyor.Gerçekçi insanları her zaman sevmişimdir.Hayatında da gerçekçi bakıyordur Özgü.Bu gerçekçilik yararlanmasını bilene çok şeyler kazandırıyor.Yere daha sağlam basıyorsunuz.Olmayacak hayaller kurup,vaktinizi boşa harcamıyorsunuz.
        Eser iyice sazı eline almış.İlk zamanlar olmadık yerlerde,olmadık espriler yapıyordu.Tam bir hayal kırıklığıydı yani.Ama geçen zaman içinde olayı çözmüş.Ortama ısınmış.Artık nerede,hangi esprinin yapılması gerektiğini çok iyi seziyor.Programa çok artı katıyor.İlk başlarda Eser gitse program hiçbir şey kaybetmezdi.Hatta kazanırdı.Ama şimdi durum çok farklı noktalara gelmiş.Artık,”Eser gitse çok büyük bir kayıp olur program için”noktasına gelindi.
        Galip Derviş bazı zaman gerçekten çok sıkıyor insanı.Dizi saatini doldurmak içi yapıyorlar heralde.Galip Derviş’in takıntılarına,bazen çok takıyorlar.Bu da insanı sıkıyor.Bu bir,polisiye dizisi.Gizem,cinayet,katil…Daha çok bunlara yoğunlaşmak gerek.Her şey dozunda olmalı yani.Dün akşamki bölümde,daha çok takıntıları üzerine eğinilmiş.Sıkım sıkım sıkıldım.Zaten bu zamanda,bir diziyi izleyiciye beğendirmek çok zor.Beğenilmiş bir diziyi böyle yaparak heba edecekler farkında değiller.Bir zaplık ömrü olan diziler sınıfına girmesin Galip Derviş.

        GS yönetimi hangi akla hizmet Hamza Hamzaoğlu’nu getirdi?İnanamıyorum.Sanki bu yönetim GS’ın daha da kötüye gitmesi için elinden geleni yapıyor.Prandelli’ye bunca zaman katlanmak başka hangi şekilde izah edilebilir ki.Prandelli’yi,GS Avrupa’dan elendikten sonra gönderdiler.Bunu bekliyorlarmış demek ki.Bu başka bir manaya gelmez.”Başka bir teknik direktör getirirsek Avrupa’da GS yoluna devam eder”diye düşündüler herhalde.Hemen tazminatı öne sürmeyin.”GS’ın,Şampiyonlar Ligi’nden kazanacağı para ne oldu?”derim o zaman.Ya da,”GS,grupta sonuncu oldu.Gelenden gidenden dört yedi.Peki GS markasının itibarı ne oldu?”Bir GS’lı olarak  takımımı bu halde görmek beni son derece üzüyor.