Uykusuzluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uykusuzluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kişisel Blog Yazıları #99: Şarj olmam lazım

Uykum var. Dün akşam doğru dürüst uyuyamadım. Erken yatsam iyi olacak. Dün akşam TRT 1’de, Manchester City- Galatasaray maçını izledik. 2-0 yenildik. Uykusuz kaldığımıza değmedi. İş desen, bugün yoğundu yine. Uykusuzluğa, iş yorgunluğu da eklenince pilim bitti. Şarj etmem lazım kendimi. Biz insanların da şarj olma yöntemi: Uyumak. Bu arada uyumak niye var ki? Bunun hikmeti ne ola ki? Perşembe akşamları televizyonda bir şey yok zaten. Bir şey yok derken, dizi anlamında bir şey yok yani. Atv’de, Kim Milyoner Olmak İster’i izliyoruz biz de.  Altın ve gümüşten sonra şimdi de bakır popüler oldu. Millet neye yatırım yapacağını, neyden alacağını şaşırdı. Bir tanesi sosyal medyada, “Periyodik cetvelde ne varsa satıyorlar” demiş. Hakikaten doğru ha.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #98: Hafta sonunu bekleyerek ömür mü geçer?  

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #100: Yoğunluk, salata ve gidenler

Ramazan ayında en çok zorlayan şey...

     Bu Ramazan ayında sizi en çok zorlayan ne oldu? Beni en çok uykusuzluk zorladı. Uyudukça uyuyasım geliyor. Doyamıyorum uyumalara.

MUTLULUK ZAMANI…

     Star’da, Mutluluk Zaman filmi vardı. Başrollerini Barış Arduç, Elçin Sangu ve Cengiz Bozkurt’un oynadığı. Bir Zamanlar Çukurova’nın yeni bölümü başlayıncaya kadar onu izledik. Sonra Atv’ye geçtik. Güzel filmdir. İzlemeyen varsa öneririm.

BİTTER, BENİMLE DEĞİLSİN…

     Bitter çikolataya alışamadım bir türlü. Benim için varsa yoksa sütlü çikolata.

BAYRAM HEYECANI…

     Yavaş yavaş bayrama yaklaşıyoruz. Yavaş yavaş bayram heyecanı sarmaya başladı beni.

BİLİNDİK MARKA AL…

     Kardeşim bayram geliyor diye ismi fazla duyulmadık çikolata almış. Güzel değildi. Farklı markalar denemek istemiş. “Farklı marka dene ama bilindik olsun” dedim.

      

Uykusuzluk

     Uykusuzluk hakkında sanırım daha önce de yazmıştım. Ama baya olmuştu o yazı. Belki iki yıl önceydi. O kadar ki, yazının içeriğini bile tam hatırlayamıyorum. Biliyorsunuz ki uyku çok önemli. Yemek kadar su kadar, hayati derecede hem de. Yaşamımızın büyük bir bölümünde vücudumuza haksızlık yapıyoruz. Gece geç saatlere kadar oturuyoruz. Sabahın köründe ise kalkıyoruz. Ama öyle bir zor kalkıyoruz ki. Resmen dayak yemiş gibi oluyoruz. Şimdi gel de o günden hayır bekle. Son 2-3 haftadır ben de genelde yataktan bu şekilde kalkıyorum. Daha doğrusu kalkmaya çalışıyorum. Sanki hiç uyumamışım gibi kalkıyorum yataktan. “Daha işe gideceğim. Simit falan kahvaltı yapacağım. Sonra öğle olacak vs.”

Uykusuzluk

ERKEN YATACAĞIM DERKEN
     Uykusuzluk uyandığım ilk dakikalarda, bana böyle hesaplar yaptırıyor. “İşten bir geleyim. Erkenden yatacağım” diyorum. Ama bu dediğimi yapıyor muyum peki? Tabi ki hayır. Saat 22:00 oluyor. “Daha bu saatte yatılmaz. Saat bir 23:00 olsun” diyorum. Sonra 23:00 oluyor. Yok, yine işime gelmiyor. Bu sefer “24:00’de yatarım” diyorum. Saat 24:00 oluyor. Hala ayaktayım. Onu yapayım, bunu yapayım, yok saati kurayım derken, saat oluyor mu 24:30. Bazı insanlar vardır. Yastığa kafayı koyar koymaz, hemen uykuya geçerler. Bende nerde öyle durum. En az yarım saat dönerim yatakta uyumak için. Bir yarım saatte burdan geldi mi? Al sana saat 01:00 oldu. Sözde kaçta yatacaktım, kaçta yattım.
VERİMLİ BİR GÜN İÇİN
     Tabi birde sıcaklar var. Onu da unutmamak lazım. İnsan sıcaktan da uyuyamıyor. Normal uyku sorunun var zaten, birde sıcaklar üzerine tuz biber oluyor. Şöyle, “Deliksiz bir uyku uyudum” demeyeli baya oldu. İnsan uykusunu alınca doping almış gibi kalkıyor yataktan. Enerjik oluyor. İstediği her şeye çok daha çabuk ve verimli bir şekilde konsantre olabiliyor. Zinde kalkınca doğal olarak neşeli oluyor. Etrafına da neşe saçıyor. Güzel başlayan gün, böylece güzel bir şekilde devam ediyor. Bu aralar benim gibi uyku sorunu yaşayan arkadaşlar var mı? Varsa onlar bu gibi durumlarda ne yapıyorlar? Buyrun tecrübelerimizi paylaşalım. Yorum bölümü bu defa, uykusuzluk konusu için sizleri bekliyor.

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/apartment-bed-carpet-chair-269141/

Uykusuzluk pesimi biraksan...

     Ramazan ayi baslamadan önce gece iki üç gibi yatiyordum. O zaman fazla koymuyordu uykusuzluk. Ama ramazan başladıktan sonra sahurdan sonra dört bes gibi yatmaya başladım. Bir iki gün bi sey hissetmedim ama simdilerde gündüzleri hayalet gibiyim. Yatıyorum. Fazla uyuyamiyorum.
      "Bari sahura kadar uyuyayim" diyorum. O da olmuyor. Uyuyamiyorum. Iyice yorgun düştüm. Bana bir çözüm lazim. Bu böyle gitmez. Uykusuzluk sardi dört bir yanimi anlayacaginiz. Geçen senede böyle bir durum yasamistim diye hatırlıyorum. Ama nasil cozmustum orasi muamma. Orasi da silinmis bu güzel beynimden.
       Bu uykusuzluk durumuna daha fazla direnebilecegimi zannetmiyorum. Bi yerde vücut bırakacak kendini uykunun kollarina. Inanin kac gündür söyle deliksiz bir uykuya hasretim. Bak yine saat on iki oldu. Bu saatte de Burada Laf Cok var. Onu izlemeden de yapamıyorum. Yani bir kisir dongunun icindeyim. Bakalim ne yapacagim? Bir dahaki yaziya kadar sağlıcakla kalin.

        Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com