Aşılarla ilgili bir çok şey söyleniyor. Aşı yanlılarını dinliyorum. “Aşı olmaktan başka çare yok. Millet koşa koşa aşı olmaya gitmeli” diyorum. Aşı karşıtlarını dinliyorum. “Aşı olarak yanlış mı yaptım yoksa?” diyorum. Kafam karma karışık. Neye inanacağımı şaşırdım.
HAŞMET’SİZ HINCAL…
Haşmet Babaoğlu
ile Hıncal Uluç’un arası bozukmuş. Yıllardır bu ikilinin programlarıyla büyümüş
biri olarak buna üzüldüm. İnsan işte. Durmadan değişiyor. Fikirleri farklılaşıyor.
Bugün çok sıkı fıkı olduğunuz biriyle, yarın Allah’ın bir selamını bile
kesebiliyorsunuz.
ASKERİMİZ DÖNÜYOR…
Türk askeri,
askerimiz Afganistan’dan geri dönüyormuş. Taliban ülkenin yönetimini tekrar ele
aldıktan sonra bizim orada kalmamızın bir anlamı da kalmamıştı zaten. Birinin
bile burnu kanamadan ülkemize dönsünler inşallah.
ARADA KAÇAKLIK YAPIYORUM…
Arada, çok taze
ekmeğe denk gelirsem ya da ekmek olmadan yiyemeyeceğim yemekler olursa kaçaklık
yapıyorum. Ekmek yiyorum. Daha tam olarak ekmeksiz yaşamın ne olduğunu
anlayabilmiş değilim.
BÖYLE İÇERİK DEĞİŞTİRMEK DE OLMAZ Kİ…
Bir tane YouTube
kanalı, yayın içeriğini değiştirmiş. Normalde kanalın içeriğinde uzay,
uzaylılar, eski medeniyetler vardı. Ama son birkaç içeriğine baktığımda
kanalımız kişisel gelişimci olmuş. Ne alaka? Kişisel gelişimle ilgili yaptığın
videolara itibar eder miyim ben şimdi.
FİLMİ ÇEKİLECEK OLMASI GÜZEL AMA…
Neşet Ertaş’ın
filmi çekilecekmiş. Bu güzel haber. Böyle değerli isimlerin filmleri hepimize
ilham olur. Ama gençlik ve olgunluk dönemlerini iki tane ozan canlandıracakmış.
Ozanlar ne kadar rol yapabilirler? Ne kadar oyunculuk sergileyebilirler? Orası soru
işareti bana göre.