Kayıtlar

Mayıs, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mim - Ben Bunu Yazmam...

Resim
Mim – Ben Bunu Yazmam !!! Melokina’nın Dünyası beni mimlemiş. Kendisine buradan sevgi ve saygı. Ya bu mim olayı iyi oluyor. Şu aralar konu sıkıntısı çekiyordum. Bu mim, tam onun üzerine denk geldi. Bayadır bilgisayarın tuşlarına dokunmuyordum. Başlayalım o zaman. Neleri Severek Yazarım? Her konuda yazıyorum. Aslında bu durum blog dünyasının sevdiği bir şey değil. Niş blog diye bir kavram var. Niş blogların, kişisel bloglara göre okunma şansları daha yüksek. Çünkü tek bir konuda yazıyorlar. Benim gibi daldan dala yazmıyorlar. Bir ara belli konularda yazayım dedim olmadı. Bende akışına bıraktım.  Genelde güncel olaylar üzerine yazıyorum. Sosyal medya, hayatın içinden, kişisel, toplumsal olaylar vs. Mesela bir reklam hakkında da yazabiliyorum. Turkcell reklamını yazmıştım bir ara. Benim çok okunan yazılarımdan biridir. Çok okunan demişken. Ben size en çok okunan 5 yazımı söyleyeyim. Siz oradan neler hakkında yazdığımı çıkarın. Turkcell’i söyledik zaten.  En çok okuna

Fatih Terim hatalarından ders çıkardı...

Resim
     Fatih Terim’in son milli takım macerası hiç iyi geçmedi. Sadece futboldaki başarısızlık olsa, onda bir sorun yok. Asıl sorun saha dışında yaşananlardı. Tanıdığımız, bildiğimiz Fatih Terim’in yapmayacağı şeyler yaptı. Hala neden olduğu belli olmayan Arda Turan olayı. Hala bunca zaman oldu. Hala ikisi de kavgalarının nedenini açıklamadılar. Dışardan görünen prim olayı. Ama ben hala inanmıyorum olayın primden ibaret olduğuna.       Bu olaydan sonra hem Arda Turan hem de Fatih Terim’e karşı toplumda bir tepki oluştu. Toplumda oluşturdukları ve herkes tarafından sevilen profilleri bir anda tersine döndü. Her ikisi de toplumda antipatik karşılanmaya başladı. Bunun dışında kebapçı falan olayları bardağı taşıran son damla oldu.      Ve milli takımdan gönderildi. Bence çok yerinde bir karardı. Artık o saatten sonraki her gün, hem milli takıma hem de Terim’e zarar verecekti. Bu arada Galatasaray lige fırtına gibi girmişti. Tudor ile bu muhteşem başlangıcı kimse tahmin etmi

Nihat Hatipoğlu'na sorulan sorulardan insanlığımızın son hali...

Resim
     Nihat Hatipoğlu ’na sorulan bir soru ile canınız sıkılıyor bir diğer soru ile gülümsüyorsunuz, içiniz açılıyor. Ya şu ülkede neler yaşanıyor. Dün Nihat hocayı izlerken bunları düşündüm. Bir tane adam kalktı. Neyi var neyi yok karısının üstüne yapmış. Oda adamı evden atmış. Bir diğeri, babası ölünce amcası onları evden atmış. Bu nasıl bir dünya ya? Biz insanoğlu ne kötü, ne çıkarcı mahluklarız. O iftar saatinde bunları duyunca moralim bozuldu. “Bu ne ya?” dedim. Bu, işin bir tarafı. Birde diğer tarafı var. Güzel tarafı. İnsanın içini açan tarafı. Bir çocuk kalkıyor. “Hocam matematik dersinde zorlanıyorum. Matematik dersinde kopya çeksem günah olur mu?” diyor.      Oradakilerin hepsinin yüzünde bir gülümseme belirdi. Tabi Nihat hocanında. “Benden fetva almaya çalışıyor” dedi gülerek. İşte insanın içini ısıtan görüntü bu. Tabi ki kopya çekme dedi. Ama kırmayarak, terslemeyerek. Ondan sonra küçük bir çocuk kalktı. Dua okudu, öğrendiği kadarıyla. Yine herkeste bir gülüms

Wmaraci, niye üye olmayı zorunlu tutuyorsun?

Resim
Sitem Google’da kaçıncı sırada öğrenmek için ben Wmaraci.com sitesini kullanıyordum. Daha önce sorgulama yapmak için iki hak veriyordu. Dün, “Tekrar sorgulama yapayım” dedim. “Sitem bakalım ne durumda?” diye. Baktım, sorgulama yapmaya izin vermiyor. Üyelik istiyor. Kardeşim niye illaki üyelik istiyorsun? Niye milleti üye olmak için zorluyorsun? Böyle yaparak antipatik olduğunun farkında değil misin? Bahsettiğim sorgulama ekranı burada . Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/marketing-desk-office-tablet-106341/

Mim- Blog Muhasebesi...

Resim
     Blog muhasebesi mimi ile karşınızdayım. Bu mim, bir fırtına gibi bu aralar. Bu mimi yapmayan bir blog yok gibi neredeyse. Beni de bu mime Sevimli Kitaplar bloğunun sahibi Sevkoz davet etti. Buradan kendisine sonsuz sevgiler. Soru: Blog alemine nasıl girdin? Cevap : Daha blog nedir bilmediğim zamanlarda da yazıyordum. Ama evde, kendi defterime. Yazma hevesimden bahsedince lise arkadaşım Yaşar(Arslaner), “Sana bir blog açalım” dedi. İşte o zamandan beri blog aleminde yazıp çiziktiriyorum. Soru: Hangi blog bana ilham oldu? Cevap: Blogger’dan haberim olur olmaz blog açtım zaten. Blog açar açmaz ne kadar blog bulduysam okudum. Herkesin olduğu gibi benim de devamlı takip ettiğim bloglar var. Soru: Bloğa yazdığım ilk yazım ile son yazım arasında fark var mı? Cevap: Tarz olarak aynı. Ama yazı hazırlamada çağ atlamışım resmen. İlk yazılarımda etiket koymuyormuşum. Resim kullanmıyormuşum. Paragraflar çok bitişikmiş. Okumayı zorlaştırıyor doğal olarak. S

Blogda yorum yapmak yerine sadece, "Okudum" yazsak?

Resim
     İlla her okuduğumuz yazıya yorum yapmak zorunda mıyız? Ben belki o okuduğum yazıya yorum yapmak istemiyorum. Belki yazı hakkında yorum yapacağım ama aklıma yazmak için bir şey gelmedi. Ama yazısını okuduğum blog arkadaşıma da siteye gelip yazıyı okuduğumu göstermek istiyorum. Bu gibi durumlar için yorum kısmına sadece, “Okudum” yazsam nasıl olur?       Hem ben sadece yorum yapmak için yorum yapmış olmayacağım, hem de yazısını okuduğum blog yazarına yazısını okuduğumu göstermiş olacağım. Şimdi isterseniz bu yazı ile ilk denememizi yapalım. İçinden yorum yapmak gelen yorum yapsın yine. Yorum yapmak istemiyorsa sadece, “Okudum” yazsın. “Okudum” yazısını sadece yorum yapmakta sıkıntı çekenler yapmasın. İstisnasız yazıyı okuyan herkes yazsın. Blog yazarı da kimler okumuş görür böylece. Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/black-laptop-computer-997723/

Kanal D ana haber izlenir mi bundan sonra?

Resim
     Bu akşam kanal D habere baktım. Berbattı. Aynı Show tv gibi olmuş. Hemen üç tane siyasi haber verdi. Gerisi bıçaklama, öldürme falan filan. Resmen ziyan etmişler haber bültenini. Biliyorsunuz Ahmet Hakan bıraktı kanal D ana haberi. Daha doğrusu bıraktırıldı. Artık ana haberi Buket Aydın sunacak. Ntv’de gece haberlerini sunan hani.       Ben kendisini beğeniyorum. Ama her gün böyle kan ve gözyaşı haberini sunmayı nasıl kaldıracak, merak ediyorum. Ntv’yi bırakıp buraya geldiğine pişman olmasa bari kızcağız. Eski kanal D’den eser yoktu aga bu akşam. Muharrem İnce’yi sadece bir dakika ya gösterdiler ya göstermediler. Diğerler partiler hiç yok zaten. Bundan sonra kanal D haber izlenir mi, bilmem artık. Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/administration-adult-anchor-anchorman-275496/

kanal D'nin logosu değişir mi?

Resim
     Biliyorsunuz ki kanal D , el değiştirdi. Bu aralar kanalda büyük değişiklikler oluyor. Baştan aşağıya yenileniyor diyebiliriz. Peki kanal D’nin logosu, bu değişimden payını düşeni alır mı? Kanal D’nin logosu ben bildim bileli aynı. Ben bu istikrar işlerine çok önem veriyorum. Bir kanal logosunu zırt pırt değiştirmemeli. Logoyu herkes görünce tanımalı. O kanal ile o logo özdeşleşmeli.       Kanal D’nin logosu böyle bir logo. Bir zamanlar Star’ın logosu da öyleydi. Yeni gelen yönetim canım yılların logosunu değiştirdi. Yerine abidik gubidik bir logo yaptılar. Abi yenilik kanalın logosunu değiştirmekle olmaz. Yönetim anlayışında olur. Sen logoya ne dokunuyorsun.       Bırak aynı kalsın. Kanal D’de bir logo değişimi olabilir gibime geliyor. Çünkü bizde şekilcilik çok önemlidir. İçimizi değil, önce dışımızı yenileriz. Böylece bir yerlere mesaj verdiğimizi sanırız. Burada da aynısı olabilir. “Bakın biz geldik. Logomuzu bile değiştirdik” diyebilirler. Foto kaynak: ht

Murat Yıldırım niye gitsin ki abi?

Resim
      Kim Milyoner Olmak İster’de yine sunucu değişikliğine gidilecekmiş. Murat Yıldırım’ın nesi var abi? Kendisinden pek hazzetmem. Ama Sezar’ın hakkı Sezar’a. Adam güzel güzel programını sunuyor. Neyini beğenmiyorsunuz ki? Aslına bakarsanız bundan önceki sunucu Selçuk Yöntem’in de bir sorunu yoktu. Adam bu işi çok da severek yapıyordu.       Ne olduysa oldu cumburlop Selçuk Yöntem gitti, Murat Yıldırım geldi. O zaman da ben bu duruma karşı çıkmıştım. “Acaba Selçuk Yöntem bu program sunma işinden sıkıldı mı?” dedim. Yoo adam buradan ayrıldıktan sonra gidip Fox’da başka bir bilgi yarışmasına başladı. Yani bu ayrılma işinin adamın isteğiyle olmadığı aşikar. Murat Yıldırım da ayrılırsa bu ayrılmanın da kendi isteğiyle olmayacak gibi. Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/midsection-of-man-holding-hands-over-white-background-256307/

Tosun Paşa filmini yeniden çekmeyin sizde kardeşim...

Resim
       Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar , Kemal Sunal’ın Tosun Paşa filmini yeniden çekmek istemişler. Ertem Eğilmez’in oğlu Ferdi Eğilmez’den buna izin çıkmamış. Valla çok iyi yapmış izin vermemekle. Ben bu tarz filmlerin yeniden çekilmesine karşıyım. Ya zaten o efsane olmuş. Gönüllerde taht kurmuş. Kemal Sunal ile özdeşleşmiş. Varın siz yeni filmlerinizle isim yapın.       Zaten yapıyorsunuz da. Cem Yılmaz’ın Arif Işık’ı var. Şahan Gökbakar’ın ise Recep İvedik’i. Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz. Bu karakterler sinema sektöründe var. Ben bu iki karakterin de başkaları tarafından yeniden çekilmesini istemem mesela. Her şey zamanında güzeldir ve onu ilk ortaya koyanla beraber kıymetlidir. Ben böyle düşünüyorum aga. Ya siz? Foto kaynak: https://pixabay.com/tr/g%C3%BCn-bat%C4%B1m%C4%B1-sinema-g%C3%B6steri-filmi-3189813/

İşçi bayramı, gerçekten nasıl bayram olur?

Resim
     Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı . Herkes- ben de dahil tabi- sosyal medyadan işçi bayramını kutlayan paylaşımlar yaptık. Ne de olsa bu bizim bayramımız. Ben, asgari ücretle çalışan bir işçiyim. Bu bayram daha mutlu olmamız sağlanabilirdi. İşçi olarak ne kadar rahat bir yaşam sürersem, bu bayramı o kadar zevkle kutlarım. Peki benim gibi asgari ücretli olanlar bu bayramı zevkle kutlayabiliyorlar mı? Hayır. Nedeni ne peki?        Asgari ücretten kesilen vergiler . Bakın daha dün emeklilere, iki bayram öncesi 1000 lira ikramiye vereceği açıklandı. Bu olması gereken bir şeydi. Geç bile kalındı. Tabi bu ikramiyenin seçime iki aydan az kala açıklanması, seçim yatırımı olduğunu düşündürüyor. Öyle de olsa yine bizim milletin yararına. İşte asgari ücretliden kesilen verginin kaldırılması da bizi böylesine mutlu edecek.       Buna da el atmaları gerekiyor ülkeyi yönetenlerin. Asgari ücretten normal maaşımızdan kesinti oluyor. Oda yetmiyor. Eğer o ay mesai yaparsak ya da prim alırsak