Yazmak için okumak eylemini şu aralar
yaptığımı hiç söyleyemem. Okumadan yazınca da kendimi suçlu gibi hissediyorum. Çünkü
Feridun Andaç şuradaki yazısında okumadan yazmanın olamayacağını söylüyor. Bende
kendi çapımda bir blog yazarıyım. Ortaya güzel yazılar çıkarmak istiyorum. Ama okumayınca
da, “Bugün de okumadık. Yazı yazacağım ama yine eksik olacak” diyorum. Ama belli
bir yazı temposu yakalamışken de bu istikrarı bozmak istemiyorum. Onun için
yazıyorum. Ama yine de düşünmeden edemiyorum. “Okumadan yazınca boşa mı kürek
çekiyorum” diye soruyorum kendime. Gazetelerdeki günlük köşe yazılarını, bog
yazılarını okuyorum. Tabi bunlar bir kitap okumanın yerini tutmaz. Bu arada
arkadaşım Ezgi’den kitap almıştım. 15 gün oldu. En kısa sürede okuyup
getireceğim arkadaşım.