Her yazarın yazma
ortamı, çalışma şekli farklıdır. Ahmet Ümit’in, sabahtan akşama bir iş gibi
ofisinde çalıştığını duymuştum. Daha önce de yazdım. Kafka da geceleri
yazarmış. Muhtemelen hepsi de, en rahat nasıl yazdıklarını öğrenmek için,
çeşitli çalışma şekilleri denediler. Yani deneme-yanılma metodu. En sonunda en
verimli oldukları saatleri ve çalışma şekillerini buldular. Ve hayatlarını bu
en verimli saatlerine göre şekillendirdiler. Her yazar, farklı yazma şekilleri
demek. Kimisi sesli ortamlarda yazmayı sever. Kimisi çıt çıkmasın ister. Mesela
bir başka yazar, vapur yolculuklarında yazarmış. Konuyu Orhan Kemal’e
getireceğim. Onun yazma dünyasına girelim istiyorum. Zira Orhan Kemal, en
sevdiğim yazarların başında gelir.
BİR ROMANIN YAZILIŞ HİKAYESİ
Kahvelerin, Orhan
Kemal’in yazma dünyası üzerinde, büyük bir etkisi olduğunu bu akşam öğrendim. Halkın
nabzını tutmak için, halktan kopmamak için, kahvede zaman geçirirmiş. O zaman
için bence yerinde bir düşünce. Okuduğum yazıda, Bereketli Topraklar Üzerinde
romanı hakkında da bilgiler veriliyordu. Bu romanı yazmak için, işçilerle
konuşmuş. Gerekli notları almış. Oturup hemen yazmamış öyle. Romanı yazmaya da,
dışardan gelen işçileri görünce karar vermiş. Romanlarının hayatı yansıtmasına
çok dikkat edermiş. Birebir kopyalamazmış ama. Romanı yazdıktan sonra, yine
kahvede okumuşlar. Dinleyenler, “Anlattıklarımızdan daha sahici olmuş” diye
övgüde bulunmuşlar. O kadar yani. Zaten ben de Orhan Kemal’in, hayatı bu kadar
gerçek anlatmasına hayran olmuştum. Yazarların çalışma şekilleri hakkında ne
düşünüyorsunuz? Orhan Kemal’in roman tarzı hakkında ne dersiniz?
Foto kaynak: Pixabay.com
Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com
