Saat
19:00 bizim için, işin bittiğinin göstergesidir. Herkes kaçarcasına
bilgisayarını kapatıp, bazıları ise hiç kapatmadan çıkışa yönelirler. Bense aheste
aheste takılmaya devam ederim. Notlarımı toplarım. Masamı düzene koyarım. Bilgisayarımı
kapatırım. Bunları özellikle yaparım. Çünkü o çıkıştaki kalabalığa karışmak
istemiyorum. Merdivenlerde bir insan seli. Sıkış tepiş inersin aşağıya.
Ne gerek
var. 5 dakika geç çıkarım. Ama rahat rahat inerim merdivenlerden. Benim öyle
yavaş yavaş hareket ettiğimi görenlerde, “Hayırdır gececi misin?” diye
sorarlar. “Yoo. Sadece o insan kalabalığına girmek istemiyorum” derim. Böyle deyince
de sanki garipser bir şekilde bakarlar. Ve galiba içlerinden de, “Bu ne biçim
bir çocuk ya?” diye geçiriyorlar.