kahvehane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahvehane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

O mekanda huzur duyacağım aklıma gelmezdi...

            Saatine baktı. Saat 20:30’du. Saat 21:00’da otobüsü vardı. ”Saat 21:00’e kadar ne yapsam?” diye sordu kendine. Hava da soğuktu. O kadar soğuktu ki, telefonla konuşurken eli donmuştu da telefonu diğer eline almak zorunda kalmıştı. Arkadaşı ile her zaman gittiği bir kahve vardı. ”Oraya gideyim en iyisi. Orası sıcaktır hem” dedi. Yürümeye başladı. Her dükkanın tabelalarının ışığı ortalığı aydınlatıyordu.

            Kahvenin önüne geldi. İçeri hemen girmedi. Zaten hemen öyle dangul dungul bir yere girmezdi. İlk önce dışarıdan bir kolaçan ederdi içeriyi. Yine öyle yaptı. Normal olarak kahvenin kapısı kapalıydı. Ve içerideki sıcaktan camları buğulanmıştı. Ve kahve şimdiye kadar görmediği bir şekilde kalabalıktı. Neredeyse oturacak yer yok gibiydi. ”Olsun. Elbet bir kenar köşe bulurum” diyerek girdi kahveye. Tam girerken kahveci çırağının dışarıdaki masalardan birinde oturan bir adama çay getirdiğini gördü.
            “Bu soğuk havada bu adamın dışarıda ne işi var. Deli mi nedir?”dedi içinden. Adama bakarak kahve kapısına yöneldi. Kapıyı açıp içeri girdi. Direk ocağa yöneldi. Deminki çırakla beraber iki kişi vardı ocakta. Devamlı gördüğü kahveci yoktu nedense. ”Selamün Aleyküm” dedi. ”Bana bir çay verir misin kardeşim?” dedi. Ve hemen ortama göz gezdirdi. Tam önünde boş bir masa vardı. Hemen gitti oturdu.
            Yine gözlüklerinin camları buğulanmıştı. Gözlüklerini çıkardı ve masanın üstüne koydu. Yan masalarda üç kişi telefonları ile uğraşıyorlardı. O da hemen telefonunu çıkardı. Ve hemen bloğuna girdi. ”Bakalım okuyan var mı?” dedi. Baktı ki öğlenden beri bir kişi daha okumuştu. Morali bozuldu. ”Neden okunmuyor?” diye sordu kendine. Bu duruma fazla kafa yormayarak hemen takip ettiği bloglara baktı. ”Yeni paylaşımlar olmuş mu?” diye.
            Ortam güzeldi. Telefonla oynayanların dışındaki masalarda sohbet muhabbet almış yürüyordu. Hemen yanındaki masada üç yaşlı amca oturmuş sohbeti iyice koyulaştırmışlardı. Dünyadan kopmuş gibi bir halleri vardı. Huzurlu bir ortamdı burası. İçinde o huzuru bir an duyumsar gibi oldu. Daha 10 dakika vardı otobüsün gelmesine. ”Bir yazı daha okurum” dedi. Son yazısını da okudu. Artık gitme vakti gelmişti. İçtiği çayın parasını verdi. Kapıya yöneldi. Kahvenin kapısını kapatıp durdu. Havayı içine çekti. Otobüs durağına doğru yürümeye başladı. Ve o karanlıkta , o da diğer insanların arasına karıştı.

Foto kaynak:http://www.sitebuilderreport.com/stock-up#q=cafe&page=4

            
Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com.tr