Bir arkadaşla okuyup anlayamadığımız kitaplar üzerine konuşuyorduk. Virginia Woolf’un, Kendine Ait Bir Oda kitabını okuyup anlamamış. Yarıda bırakmış. “İntihar etmiş o” dedim. Arkadaş da, “Bu yazarlar da hep intihar ediyorlar ya” dedi. Hemen Türk yazarlardan intihar eden var mı diye zihnimi yokladım. Aklıma Nilgün Marmara geldi.
HAYALİNE ULAŞMAK, SONUN BAŞLANGICI MI?
Hayalini kurduğun şeye ulaşınca her şey bitmiş oluyor mu? Hayat
bir anda anlamsızlaşıyor mu? Birkaç kişiyle konuştum. “Hayalimdeki şeyi oldum.
Şimdi ben ne yapacağım? Yeni bir hedef lazım bana” diyenler oldu. Hayallerine ulaşmak
pek de güzel bir şey değil mi yoksa?
YAZAR DEDİĞİN TOPLUMUN RUH HALİNİ BİLECEK…
Peyami Safa’nın Mahşer adlı kitabını okuyorum. Kitaptaki
yazar, “Toplumu analiz ederiz. İçinde bulunduğu ruh halini biliriz” diyor. Gerçek
bir yazar böyle olmalı işte. İçinde yaşadığı toplumu gözlemleyebilmeli.
Toplumun içinde bulunduğu psikolojik durumu eserlerine yansıtabilmeli.