Günün son otobüsü de geçip, gitti işte. Bizim son otobüs, gece 23.00 otobüsüdür. Ben genelde bu saate kalmam. Ama yaz geceleri istisna.
Bazen
konserler olur, bazen arkadaşlarla bir kafede oturulur, çay kahve içilir,
sohbet muhabbet edilir. İşte öyle durumlarda gecenin son otobüsü olan 23 otobüsüne
binerim.
Otobüs
dolu olmaz genelde, kimse ayakta kalmaz. Herkes oturacak bir yer bulur kendine.
Sonra herkes kendi dünyasına dalar.
Çoğunluk
camdan dışarıyı izler. Ama kim bilir akıllarında neler vardır bu çoğunluğun.
Bir
an önce eve gidip yatmak istiyordur belki de içlerinden biri. Çok yorulmuştur
gün içinde.
Kimisinin
kulaklarında kocaman kulaklık, telefonuna bakar. Bir yandan müzik dinler, bir
yandan video izler. Ya da arkadaşıyla, sevgilisiyle yazışır. Otobüste bu
şekilde izole etmiştir kendini.
Camdan
dışarıyı izlemeyi tercih edenlerden biri de benimdir.
Bazı
zamanlar gerçekten dışarıyı izlerim. Yanımızdan geçen araçları, evleri,
fabrikaları falan filan.
Bazı
zamanlar ise, camdan dışarıyı izler görünürüm ama aslında kafamın içindeki
düşüncelerle meşgulümdür.
*Önceki
yazı: Kişisel Blog Yazıları #111: Uyku öncesi düşünceler