Sabah 07.00’deki Türkiye- Avustralya, Dünya Kupası maçına kalktık.
Hava
biraz yağmurlu gibiydi.
O
yüzden dev ekranda maçı izlemeye gitmedim.
Ama
bizim belediye de hava yağmurlu diye kapalı pazar yerine kurmuş dev ekranı.
Simit,
poğaça ve çay da ücretsiz dağıtılmış.
Maçı
TRT 1’de izledik. 2-0 yenildik. Ama iyi oldu. Böyle şok mağlubiyetler takımı
kendine getirir.
Bir
sonraki maç cumartesi günü, sabah 06.00’da, Paraguay ile. Bol gollü bir
galibiyet bekliyorum ben o maçta.
Akşam
kanal D’de, Daha 17 dizisini izledik. İlk bölümdeki o hızlı tempo yok.
Ama
yine de izliyoruz işte. Başka da doğru dürüst izlenecek bir şey yok.
Gezmekten
dönerken arabada satış yapan kirazcıya denk geldik.
Kilosu
100 liraymış.
Üç
arkadaşın hepsi aldı. Ben de aldım onlar almışken. Gruptaki herkes alıp da sen
almayınca olmuyor.
Arkadaşın
fındık dükkanına gitmiştim. Baktım kapalı. Aradım.
Köye
gitmiş. “Sonra görüşürüz o zaman” dedim.
Aslında
telefon açmayabilirdim.
Dükkan
kapalıysa çekip gidebilirdim.
Ama
aradım ki, geldiğimi bilsin.
“Bu
çocuk da ne zamandır beni ziyarete gelmiyor” demesin.
*Önceki
yazı: Kişisel Blog Yazıları #205