Kişisel Blog Yazıları #273

*Bazen çalışırken gereğinden fazla ruhsuz oluyorum. Bazı durumlarda biraz daha empatiyi öne çıkarmam gerekiyor.

*Geçmişi unut, geleceği unut ve bugüne, ana odaklan. Evet, kulağa hoş geliyor ama biraz da olmayacak bir şeymiş gibime geliyor. İnsan geçmiş ve geleceği düşünmeden duramaz ki. Ne olabilir? Geçmişe takılı kalmamak olabilir. Gelecekte güzel günler beklentimiz olmasa zaten yaşanmaz bu hayat.

*Aslında hayır demek çok harika bir şey. İnsana deli gibi bir öz güven pompalıyor. Öyle çok büyük şeylere de hayır demekten bahsetmiyorum. Çok basit şeyler. Mesela kahveyi çok seviyorsun. Bir yerde kahve içer misin diye soruldu. O gün çok kahve içtin ve biliyorsun bu kahve fazla gelecek. Hayır diyorsun. İşte bu kadar.

Kişisel Blog Yazıları #272

*Israr eden insanlara dayanamıyorum. Bir kere teklif edersin tamam. Sık boğaz etmenin bir anlamı yok.

*Hemen sinirleniyorum ve kolay sakinleşemiyorum. Bunu daha önce de yazdım. Bu konu da kendimi eğitmem gerekiyor. Kendini eğitmek falan güzel laflar da o kadar kolay olmuyor işte.

*Marketten kuru fasulye aldık. 3 saatte anca pişti ve lezzetsizdi. Hiçbir şey eskisi gibi değil artık. Kuru fasulyeler bile. Kuru fasulye üzerinden bile eskiye özlemimi dile getirmek büyük başarı. Kendimi tebrik ediyorum.

*Bir şeye taktım mı takıyorum. O iş illa, o gün yapılacak. Eğer o gün yapmazsam, gün boyu moralsiz oluyorum. Aslında takılacak bir şey değil ama takıyorum işte.

 

Meğer Doktor Ela, Mucize Doktor dizisinde de oynamış

Tuzlu Kahve dizisinde, Doktorlar dizisinin iki efsane karakteri, Ela ve Levent’in tekrar karşılaşmasının ardından birçok paylaşım yapıldı. Bu paylaşımlardan birinde gördüm. Meğer Doktor Ela, daha önce Mucize Doktor dizisinde de oynamış. Bunu bilmiyordum. Bu paylaşımla haberim oldu. Zaten Google’a yazınca hemen çıkıyor. Mucize Doktor Ela diye aratmış bir sürü insan. Bu arada şunu fark ettim: Doktorlar dizisinde oynarken Yasemin Ergene’nin dudakları incecikmiş. Bir çizgi gibi. Şimdi ise dolgun. İşlem yaptırmış olabilir. Bir de şimdi yüzü çok şiş gibi. Botoks falan yaptırmış olabilir tabi de. Sanki rahatsızmış da yüzü o nedenle şişmiş gibi. Son olarak da. Dizinin üzerinden tam 18 yıl geçmiş. Ne ara 18 yıl olmuş. Keşke o günlere dönebilsek.

Yıllar sonra Ela ve Levent'in tekrar karşılaşması

Bu akşam Haysiyet, ABİ ve Tuzlu Kahve dizileri var. Hangisini izleyeceğiz? Resmen bereketli salı. Ama biz Haysiyet dizisini izleriz. Yeni favorimiz o. Tuzlu Kahve dizisini de yıllar sonra Doktorlar dizisindeki Levent ve Eda’nın yeniden karşılaşması için izlemek istiyorum. Gerçi fragmanda göreceğimizi gördük. Harika bir fragmandı. Doktorlar dizisine harika bir göndermeydi. Yıllar sonra Ela, Levent’ten intikamını aldı yorumları yapıldı. Ama ayrılırken Ela’nın gözünden yaşlar dökülüyordu yine. Ya bu işler böyle. Eğer bir şekilde kavuşamadıysan, o aşk yarım kaldıysa, içinde her zaman bir ukde kalıyor. Yıllar önce Zerda dizisi vardı. Orada deli mi veli mi olduğu belli olmayan bir adam var. Kavuşamazsan sevda olur derdi. Gerçekten öyle. İnsanın aklı her zaman kavuşamadığında kalıyor. Ona da sevda deniyor.

İçtiğim kahvenin parasını ödemeyi unuttum

Bugün bizim buradaki Şok markete alışverişe gittim. İçtiğim kahve ile yediğim patatesli böreğin parasını vermeyi unutmuşum. Markette kahve makinesi var. Sütlü çikolata yaptım ve bir tane patatesli börek aldım. Ama aldığın bu şeylerin kaydı kuydu olmuyor. Kasaya gidince söylüyorsun. Ama kasada söylemeyi unuttum. Elimde poşetlerle eve dönerken aklıma geldi. Tekrar geri dönmedim. Çünkü yorulmuştum. Neyse yarın akşam iş dönüşü hallederim.

Orhan Pamuk'un babası da yazar olmak istiyormuş

Orhan Pamuk bir gün ben yazar olacağım dediği zaman arkadaşları ve hatta annesi bile şüpheyle bakmışlar kendisine. Bir tek babası anlamış oğlunu. Çünkü o da bir yazar olmak istiyormuş ama olamamış. Bir bavul dolusu şiiri varmış. Onu Orhan’a vermiş, “Yazar ol ve bir gün bu bavuldaki şiirleri de yayınla” demiş. Hala yayınlamamış Orhan Pamuk bu şiirleri. “Benim sorumluluğumda babamın şiirleri” diyor. Yayınlayacakmış. Nobel’deki Babamın Bavulu konuşması da buradan çıkmış işte.

Kişisel Blog Yazıları #271

*Sıkıldım dediğin yer, tam da başaracağın yer olabilir. Buna benzer bir söz okudum. Bunun üzerine düşüneceğim.

*Birkaç gecedir iyi uyuyamıyorum yine. Şöyle deliksiz bir uykuya hasretim.

*Kendine verdiğin sözü tut diyordu bir yazıda. Evet, ben kendime verdiğim bazı sözleri tutamıyorum. Peki ya sen?

*İş arkadaşlarımdan Özlem’in, tam bir kitap kurdu olduğunu öğrendim ve çok sevindim. Kitaplar üzerine konuşabileceğim bir arkadaşım daha oldu. İş arkadaşımdı şimdi de kitap arkadaşım olacak.

*Evet, bu yılın kombi açılışını yaptık ve kombiyi açtık. İyi soğuk vardı bugün. Üşümeyi ve kapalı havaları özlemişim. Kombiyi erkenden açmak bizim işimiz.

*Borsada yine devre kesiciler devreye girmiş. Yatırım fonları ile ilgili alavere dalavere falan mı ne olmuş. Birkaç video izledim ama pek bir şey anlamadım.

*Kurtlar Vadisi hakkında da Fetö soruşturması başlatılmış. Büyük çaplı iddialar var. Bakalım sonu nereye varacak?