Kayıtlar

Featured Post

Kır düğünlerinde yeni moda: Palyaçolar...

      Özgür beni bugün, bir arkadaşının düğününe götürdü. Takı takacakmış. Evlenen arkadaşı ona çeyrek takmış. O’da çeyrek altının iade-i ziyaretini yaptı arkadaşına. Düğün sırasında iki tane palyaço gördüm. “Düğünde palyaço ne alaka?” dedim. “Ekmek parası işte. Çocuklarla vakit geçiriyorlar işte” dedi Özgür. Çocukların yüzlerine renkli kalemlerle şekiller yapıyorlar. Onlarla vakit geçiriyorlar. Akşam eve gelince kız kardeşime anlattım olayı. YENİ MODA, PALYAÇOYMUŞ…     “Ben de bir arkadaşımın düğününde gördüm. Yeni moda buymuş. Düğüne gelen çocuklar büyüklerin başında kalabalık etmesin diye palyaçolar onları oyalıyormuş. Daha neler göreceğiz bakalım. Böyle dedim ama. Bence iyi düşünmüşler. Hem büyükler düğün telaşesinde çocuklarla uğraşmaktan kurtulurlar hem de çocuklar güzel vakit geçirmiş olur.

Öz güvenle ilgili harika bir video...

      Haluk Tatar’ın, “Öz güveninizi sıfırlayan 11 şey” videosu harikaydı. Adam bu kişisel gelişim konularını harika anlatıyor. Hayran hayran dinliyorum. Adam kendi dünyasında çok şeyleri aşmış, belli. Muhakkak izlemelisiniz.   HİKAYELERİ GÖREMEME…        İnstagram’da nedense bazı arkadaşlarımın hikayelerini göremedim. Uygulamayı silip yeniden yükledim. Değişen bir şey olmadı. Google’dan arattım. İnstagram beni engellemiş olabilirmiş. Ben de olduğu gibi bıraktım. Birkaç saat sonra kendi kendine düzeldi. FAZLA EKMEK YEMENİN SONUCU…      Taze ekmek olunca biraz fazla kaçırmışım. Yemekten sonra bir titreme geldi. Onca ekmek ve yemeğe karşın hala aç gibiydim. O an canım tatlı şeyler istedi. Galiba günlük ekmek kotamın çok üstünde ekmek yememe vücudumun verdiği tepkiydi bu. Buradan şunu çıkardım ben: Ekmeği azaltma konusunda yol almışım.  

Vefat sayısına göre vaka sayısı az mı?

      Bu akşam açıklanan koronavirüs rakamlarına göre vaka sayısı 26 bini geçti. Can kaybı ise 221. Bazı uzmanlar ise vefat sayılarına göre vaka sayılarının az olduğu görüşündeler. KIRMIZI LİSTEDEN ÇIKTIK…      Vaka sayıları patlamışken İngiltere, ülkemizi kırmızı listeden çıkardı. Buradan oraya gidenler, belli bir süre karantinada kalmak zorunda değil artık. GÜNAYDIN AÇIKLAMASI…      Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş çok konuşulan Günaydın meselesi ile ilgili açıklama yapmış. “Günaydın demek cahiliye adetidir demedim” demiş. Sosyal medya kaç gündür bu açıklama üzerine çalkalanıyordu. KENDİMİ KABULLENMEK…      Kendini sevmek. Ne saçma bir şey. İnsan kendini sevmez mi? Sevmemek değil, belki de kabullenmemek. Kendim üzerine kafa yoruyorum. Her halimle kendimi kabullenmeye çalışıyorum.

Barbaroslar Akdeniz'in Kılıcı dizisinden ilk izlenimler...

      Barbaroslar Akdeniz’in Kılıcı dizisinin ilk bölümünün bi 10 dakikasını izledim. Beni sarmadı. Dizinin ismi uzun geldi. Sadece Barbaros ya da Barbaroslar olsaydı daha iyi olurdu. Engin Altan Düzyatan yine rolüne yakışmış. Bu adam dünyaya   sadece tarih dizilerinde oynamak için gelmiş olmasın sakın. LAFI EVELEYİP GEVELEME ACUN…      Acun’a, Beşiktaş- Borussia Dortmund maçını şifresiz kanaldan yayınlayıp yayınlamayacağı sorulmuş. Taraftarın öyle bir baskısı vardı çünkü. Hatta Sergen Yalçın bile Acun’dan bu istekte bulunmuştu. Acun’da kıvırıyor da kıvırıyor. Öyle diyor böyle diyor. Kardeşim lafı niye uzatıyorsun? “Ben bu işe para yatırdım. Ben nasıl tv8’den yayınlayayım şimdi bunu?” desene. Ama kendisine sorulan soruların genelinde böyle bir eveleme geveleme var. Acun, sen daha önce böyle değildin? Neyse açık açık söyle.

Yılmaz Erdoğan, hem polis hem de katil...

      8 Ekim’de Netflix’te, başrolünde Yılmaz Erdoğan’ın oynadığı, “Kin” filmi yayınlanacakmış. Fragmanını izledim. İlgi çekici bir şeye benziyor. Filmde polisi oynayan Yılmaz Erdoğan birini öldürüyor ve sonra katili bulmaya çalışıyor. Yani kendini. Sırf bu durum bile filmi ilgi çekici yapıyor. İÇİMDEKİ BEN…      Bazı durumlarda içimdeki Cem, “Sana bu söylenene, bu yapılana karşı tepki göstermelisin. Sessiz kalma. İçinden geçeni söyle” diyor. 16’INCI SEZON BAŞLIYOR…     Arka Sokaklar 16’ıncı sezonu ile bu akşam kanal D’de yeniden başladı. Kadroya iki yeni oyuncu katılmış. Tanımıyorum. Bölümler ilerledikçe tanıyacağız. 2001 KRİZİ…      Bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntıların nedeni olarak 2001 yılındaki kriz gösterilebilir mi? Evet, bu olmuş. Peki gerçekçi bir tespit mi bu? Şöyle inandığımız, güvendiğimiz ekonomistler şu işin aslını astarını anlatsa da öğrensek.     

Edebiyat işçisi olarak tanımlanmak...

      Ahmet Ümit, şair Küçük İskender için, “Edebiyat işçisiydi” dedi. Bu tanımlamayı çok beğendim. Yıllarını edebiyata vermek ve sonra da böyle anılmak çok güzel. BU KADRO İLE ZOR…      Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi’nde grubundaki ilk maçında İstanbul’da, Borissia Dortmund’a 2-1 yenildi. Sergen Yalçın’ın yedek kulübesi çok zayıf. Devler liginde bu yedek kulübesi ile bir yerlere gelmek çok zor. ÇOK GÜZEL BİR SOHBETTİ…      Yekta Kopan’ın, Ahmet Ümit ile yaptığı edebiyat sohbeti harikaydı. Ahmet Ümit’in, “Aşkımız Eski Bir Roman” kitabı özelinde, edebiyata dair konuştular. Muhakkak izlemenizi öneririm. YouTube’a, “Yekta Kopan’la Yazar Söyleşileri” yazarak aratmanız yeterli. TAKSİ MESELESİ…      Son günlerde haberlerde devamlı taksi haberleri görüyoruz. Kısa mesafe için taksilerin yolcu almamaları. Müşteri olarak devamlı turist tercih etmeleri ve vatandaşları almamaları gibi şikayetler var.

Evde çalışmanın güzel yanlarından biri...

      Dışarıda yağan yağmuru gösterip, “Evde çalışmanın güzel yanı bu. Hiç ıslanmayacaksın” dedi kardeşim. Evet, bu yanı gerçekten güzel. Çünkü çamurdan hoşlanmıyorum. Hele pantolonun arkasının nokta nokta çamur olmasından ise hiç hoşlanmıyorum. HADİSE YOK, PEKİ KİM VAR?          Hadise, O Ses Türkiye’nin yeni sezonunda yokmuş. Ebru Gündeş, Murat Boz, Oğuzhan Koç olacakmış. Son isim ise ya Beyaz ya da başka biri olacakmış. BİLMİYORUM KOMPLEKSİ…      Eğer bir şeyi bilmiyorsam, “Bilmiyorum” derim. Hiç kompleksim yoktur. Böyle bir kompleksi olanlara da anlam veremem. Sıkıntı yapmayın kardeşim kendinize. YİNE SÜT İÇEMEDİM…      Annem süt kaynatıyormuş. “Bir bardak koyayım da iç” dedi. “Tamam” dedim. Yıllardır ağzıma süt koymamıştım. Ama içemedim. İki yudum aldım, bıraktım.