Kayıtlar

Nureddin Nebati skecin neresini beğenmemiş?

      Güldür Güldür Show’daki, Bakan Nureddin Nebati skecini o kadar da büyütmeye gerek varmış mı? Bakan da izlemiş. “Yalnız gözlerindeki ışığı göremedim” diye yazmış sosyal medyadan. Bu kadar işte. DAHA NE KADAR HAYIR DİYEBİLİRİZ?      Türkiye olarak İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya girmesine şu an için, “Hayır” diyoruz. Bu tutumu daha ne kadar gösterebiliriz bilmiyorum. Tutumumuz yerindedir. Ama sanmayın ki bu ülkeler NATO’ya girince PKK’ya yardımı kesecek. “Bir daha yardım etmeyiz” deyip, oyalayacaklar sadece bizi. SEÇİLSİN ARTIK ŞU BAŞKAN…      Galatasaray’da artık şu başkanlık seçimi olsun. Galatasaray’lılar olarak bir önümüzü görelim arkadaş ya. Burak Elmas, “Seçimde aday olmayacağım” demiş. Olsaydın bir de kardeşim. Galatasaray’ı bu hale sen getirdin. Daha ne başkanlığı?

Hangi filmi izlesem derken...

*Bugün, “Hangi filmi izlesem acaba?” derken film falan izleyemedim. *Bazen günlerce uyumak istiyorum. *Bir şey alırken veya sipariş ederken fiyatına bakmamaktır zenginlik. *Bu yılın ilk taze fasulyesini yedik. *Yargı dizisindeki Yekta, Joker’i oynamalı. Gülmesi tam jokerlik. *Sivrisineklere hazır mısınız? *İnstagram’da izledim. Joker ve Batman, oyun havasında oynuyorlardı. *Finlandiya ve İsveç’in, NATO’ya katılma isteği nereden çıktı birden? *Şarkıcıların yıllar önce meşhur oldukları şarkıları tekrar söylemeleri bence boş iş. Bırak eskileri, ortaya yeni eserler koy. *Oktay Kaynarca yine bir mafya dizisinde oynayacakmış. Kardeşim sal artık kendini. Başka şeyler dene. *Güldür Güldür Show, muhalif bir yapıya büründü. Bir zamanların Olacak O Kadar’ı gibi olmasa da bu bile bir şeydir.

Whatsapp grubunun simgesi olarak koyduğum yiyecek...

      Whatsapp gruplarının resimsiz olmasına dayanamıyorum. En son kurduğum grupta simge olarak hamburger koydum. Bir arkadaşım, “En sevdiğim şey hamburger” dedi. Ben de, “Bayadır whopper menü yemedim. O yüzden hamburger fotoğrafı koydum” dedim. SAKIZ ÇİĞNEMEYE KARŞI DUYGUSAL BİR İSTEĞİM KALMAMIŞ…      Bayadır sakız çiğnemiyordum. Kardeşim sakız almış. Hani şu kutu içinde 6-7 tane olanlardan. Çiğnedim. Hiç tat almadım. Sakız çiğnemeyi severdim. Sakız çiğneme tadı diye bir şey kalmamış ben de. YAPTIĞIM PLANIN BOZULMASINA, BOZULUYORUM…      Mesela bir günümü planlıyorum. Başkası gelip, “Şunu yapalım” dediğinde sinirlerim tepeme çıkıyor. Manyakça belki ama yaptığım plana sadık kalmak istiyorum. TELEFON TUTUCUYA OLAN ÖN YARGIM…      Kardeşim, telefonum için bir telefon tutucu aldı. Bildiğin ufacık bir tahta. “Bu nasıl tutacak ki telefonu?” dedim. Baya baya tutuyor. Görünüşe aldanmamak lazımmış.     

Sunay Akın'ın hayran olduğum yanı...

*Bir amaca kendini adayanlara her zaman hayranımdır. Bunu her zaman söylerim. Mesela Sunay Akın. Oyuncak Müzesi için her şeyi yaptı. Hala da devam ediyor yapmaya. Her şey Oyuncak Müzesini yaşatmak için. *Kitapları kütüphaneye iade etmem lazım. Hala bir fırsatını bulup da gidemedim. *Bir alışkanlığın bitirilmesi için o alışkanlığın, bir anda, bıçak gibi kesilmesinden yanayım. Vücut şöyle bir sarsılacak, “Ne oluyor lan?” diyecek. *İlber Ortaylı’nın isminin ne anlama geldiğini merak ettiniz mi hiç? Benim aklıma bu akşam merak etmek geldi nedense. “Devlet memuru ve idareci” anlamlarına geliyormuş İlber ismi. *Mutlu olmak için bencil olmak gerekir mi? Haluk Tatar’a göre evet. Hak vermiyor değilim adama. “Evet ya, önce ben mutlu olmalıyım” diyorum.

Durmadan blog teması değiştirenlerde bugün...

*Belli bir temaya bağlı kalamıyorum. İlla belli aralıklarla temamı değiştirmeliyim. *Hiçbir ünlüye sosyal medyadan destek olmaya gelmiyor. Bakıyorsun ki, o destek verdiğin adam yıllar önce neler karıştırmış? O yüzden kimseye destek olmamak lazım. *Sabahları kalktığında, “Ulan bir akşam olsun, hemen yatacağım” deyip, yine de geç yatan tayfa burada mı? O tayfadan biri de benim ahali. *Eğer çağrı merkezinde çalışıyorsanız, devamlı dinlemeniz gereken şarkı, “Hişşt, hişt sakin ol. Sinirlerine hakim ol” olmalı. *Canan Hoca uzun zamandır yoktu. Yeniden ekranlara çıkmaya başlamış. Yeni saç şekli de güzel olmuş, yakışmış kendisine. *Güzel bir yemeğin yanında taze bir ekmeğin nasıl bittiğini anlamıyorsun. *Canan Hocanın isminin geçtiği bir yazıda ekmek güzellemesi yapmak mı? Canıma susamışım demek ki.  

Haberlerden kaçtım dizide yakalandım...

*Sabah haberlerinde cinayet haberleri çıktı diye zaplamaya başladım. Açtığım dizide de adam, kadına şiddet uyguluyordu. “İmdatttt” diye bağıracaktım artık. Bu haberlerden, bu dizilerden kurtuluş yok mu ya? *Gün geçmesin ki yeni bir paranın basılacağına dair haberler çıkmasın. Şimdi de demir 2 lira basılacakmış. 500 lira kağıt para da basılacak dedilerdi gerçi ama hala ses seda yok. *Seçimi yine Erdoğan kazanırsa, o akşam canlı yayında Selçuk Tepeli bunu nasıl değerlendirir acaba? *Deniz, korkutucu gelir bana. Bir sonsuzluk, bir kaybolma hissi uyandırır ben de. *Sokak köpeklerine bir çözüm bulunamayacak mı kardeşim? Her gün televizyonlarda köpek saldırısına uğrayan insanları görüyoruz. *Söylendiği gibi gerçekten de biz millet olarak iş mi beğenmiyoruz?

Okuyup yorum yapmadığım bloglar var...

*Kaçıncı defa bilmiyorum ama yine Çok Güzel Hareketler’e, İbrahim Büyükak konuk oluyor. *Safa Sarı’nın, Çok Güzel Hareketler’de oynamaktan sıkılmış   gibi bir hali var. *Bazı blogları okuyorum ama yorum yapmıyorum. Çünkü o blog sahipleri benden pek hoşlanmıyor gibi. *Okuduğumda hayran kalacağım biyografi kitapları okumak istiyorum. *Fazla münasebet tez ayrılık getirir diye bir söz vardır. Bunun bir kez daha gerçekleştiğini gördüm. *Bazı şeyler için, “Ben yapamam” diyorum. Acaba kendimi mi kandırıyorum? Yoksa gerçekten kendimi tanıyorum ve o yüzden mi, “Ben yapamam” diyorum? *Gün gün kendini yazan blogları okumayı seviyorum ama ben yazmak istediğimde gün gün yani bir günlük gibi blog yazamıyorum dostlar.