Organize İşler: Karun Hazinesi dizisi Netflix’te yayınlandı. Dizi hiç beğenilmedi. IMDB’de 2,5 puan almış. Sanki Yılmaz Erdoğan, Organize İşler’i çok zorluyor gibi. Başka iş yap abi. Neden Organize İşler’e bu kadar takıyorsun? Bir Demet Tiyatro gibi bir şeyler yaz. Bir aile dizisi yani. Gerçi şimdi haksızlık etmeyeyim: İnci Taneleri’ni yazdı. O da bir aile dizisiydi. Ama iç karartan cinsten. Bize, Bir Demet Tiyatro gibi iç açıcı bir aile dizisi lazım. Komedi dizisi yani.
Organize İşler'den başka şeyler yaz be abi.
Heybemde sana benzeyecek kadar güzel bir şey yok...
![]() |
Heybemde kelimesini
daha önceden de biliyordum. Ama heybe kelimesini duyunca hemen aklıma Yılmaz
Erdoğan’ın, Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak şiiri gelir. O şiirde, “Kusura bakma
sevgilim/Heybemde sana benzeyecek kadar/Güzel bir şey yok” dizelerinde geçer bu
kelime. Bu şiirin yeri ayrıdır ben de. Zamanında benim için özel bir insan
vasıtasıyla dinlemiştim bu şiiri. Çok beğenmiştim. Ne zaman bu şiire denk
gelsem hemen aklıma o kişi gelir. O kişi ile artık muhabbetimiz yok. Yollarımız
ayrıldı çoktan. Bu şiirde, “Sana bakmak, Allah’a inanmaktır” dizesi de çok etkilemiştir
beni. Şair burada ne anlatmak istemiş, anlayamamış ama bu dizeden çok
etkilenmiştim. Daha önce bu şiiri bilmeyenlere öneririm.
Orucunu çay ile açan Yılmaz Erdoğan...
İnci Taneleri’ni izliyorum geçen gün. Ramazan bölümü. Sofra başında herkes ezanın okunmasını bekliyor. Ezan okunuyor ve herkes orucunu su ile açıyor. Ama Azem -yani Yılmaz Erdoğan’ın oynadığı karakter- orucunu çay ile açıyor. Ben de çay içmeyi severim. Hatta birinci içeceğimdir. Ama bugüne kadar orucumu çay ile açmak hiç aklıma gelmemişti.
Yılmaz Erdoğan'a göre iyi bir skeç yazmanın yolu...
Çok Güzel Hareketler’in aile skeçlerinden birini izledim. Yılmaz Erdoğan skeci yorumlarken, “Şakayı Kripton’da değil evin içinde aradığımızda böyle güzel skeçler ortaya çıkıyor” dedi. İyi bir skeç yazmanın püf noktası işte.
KİŞİSEL GELİŞİM KARŞITI DEĞİLİM…
Kişisel gelişime karşı mıyım? Hayır, değilim. Aksine kişisel
gelişime çok inanırım. Kişisel gelişim için de Beyhan Budak, Hikmet Anıl
Öztekin’i takip ederim.
NE VOTKASI ARKADAŞ?
Enflasyon sepetine votka eklenmiş. Sanki her evde, her gün
votka içiliyor. İnsanın aklı almıyor bunları.
İŞÇİLERİN NE GÜZEL GÜNLERİ VARMIŞ…
Eskiden iş yerinden kendin de ayrılsan kıdem tazminatı
alırmışsın. Şimdilerde ise ancak bir gerekçen olacak. Askerlik, doğum gibi. Ben
işimden memnun değilim. Ayrılmak istiyorum. Yok, o zaman alamazsın. İşçinin
hakları hep elinden alınmış. Bununla ilgili Çok Güzel Hareketler’de bir skeç
izledim. Adam atılıp, tazminat almak için binbir şaklabanlık yapıyor. İşçinin
düştüğü haller işte.
GÖRÜNTÜLÜ MÜŞTERİ TEMSİLCİSİ…
Kübra Par iktidar yanlısı mı? Cem Seymen'i tarım bakanı yaparlar mı? Yılmaz Erdoğan'ın deprem bölgesi şiirleri...
Kübra Par’ın programında yaptığı bir açıklama nedeniyle iktidar yanlısı yaftası yapıştırmışlar bazıları sosyal medyada. Ben buna katılmıyorum. Ben kendisini olabildiğince tarafsız buluyorum. İyi bir moderatör olduğunu da söylemeliyim.
TARIM BAKANI YAPARLAR MI?
Cem Seymen daha önce İnstagram paylaşımlarından birinde
tarım bakanı olmak istediğini söylemişti. Bakalım hangi partiden seçimlere
girecek? Tahminen CHP’den girer. Ama onu tarım bakanı yaparlar mı bilemem.
SADECE GENÇLERDEN OLUŞAN KONUKLAR…
Nihat Hatipoğlu bu akşam iftar programına konuk olarak
gençleri almış. Sadece gençler vardı programda. Programın son dakikalarına denk
geldim. Tamamen gençlerden oluşan konuklar görmek güzeldi. Hele ki bir din
programında.
HER AÇIKLAMASI İLE KENDİNE ZARAR OLDU…
Muharrem İnce’ye 10 gün önce toplumun bakışı ile bugünkü
bakışı arasında dağlar kadar fark var. Bu fark da olumsuz yönde. Yaptığı her
açıklama ile biraz daha kendinden soğuttu insanları.
RAMAZAN PROGRAMI DEĞİL Mİ BU?
Sunay Akın’ın YouTube kanalında Mahya Işıkları adında bir
programı var. Bir ara TV8’de başlamıştı. O zamanlardan beri kendisi YouTube
kanalında devam ettirir bu programı. Bu sene de devam ediyor. Takip ediyorum. Son
üç-dört gündür deprem üzerine konuklar ağırlıyor. Tamam da bu ramazan programı.
Ramazan özel bir program olması gerekmez mi? Sunay Akın’dan ben Ramazan ayına
özel hikayeler beklerdim. Ayrıca kendisinden ve başka şairlerden de şiirler.
YARIM SAAT İÇİNDE ZUCKERBERG’DEN SIKILMA FİLMİ…
Mark Zuckerberg’in hayatını anlatan Sosyal Ağ filmini
izleyeyim dedim bugün. Yarım saat sonunda filmi kapattım. Gerçek hayatta da
böyle kendini beğenmiş değildir umarım Mark. Böyle insanlara tahammül
edemiyorum. Yarım saatim boşa gitti, ona yanarım.
YILMAZ ERDOĞAN’IN DEPREM BÖLGESİ İÇİN ŞİİR YAZMASI…
Yılmaz Erdoğan deprem bölgesi ile ilgili şiir yazmış. Bunu
da sosyal hesabından paylaşmış. “Vayy efendim nasıl şiir yazarsınlar? Şiir mi
bu şimdi yazdıkların?” falan filan bir şeyler yazmışlar sosyal medyada. Adam şiir
yazmış. Kötü bir şey mi yapmış? Şiiri beğenmeyebilirsin. Şiir de bir yerin
ismini yanlış telaffuz etmiş. Bunu da dile getirebilirsin, eyvallah. Ama adamı
yerin dibine sokmanın ne gereği var?
Organize İşler dizisi...
Organize İşler dizisi haberini dün akşam gördüm. Farkında mısınız? Bir zamanlar diziler çok kötülenirdi. “Suya yazı yazmak gibidir dizi. Asıl önemli olan film yapmaktır. Çünkü film, kalıcıdır” denirdi. Şimdilerde ise filmler, dizilere çevriliyor. Mesela, Yüzüklerin Efendisi gibi. Organize İşler’e dönersek.
SEKİZ BÖLÜMLÜK ORGANİZE İŞLER…
Yılmaz Erdoğan,
Dilber Ay filminin galasında bahsetmiş diziden. 8 bölüm olacakmış. Yazmaya
başlamış senaryoyu. Daha oyuncu kadrosu belli değilmiş. Senaryo bittikten sonra
oyuncular belirlenecekmiş. Ve filmdeki oyunculardan da bazıları dizide de yer
alacakmış. Yılmaz Erdoğan’ı yakalamışken insan, Çok Güzel Hareketler Bunlar 2’nin
final yapmasını da sorardı. “Neden bitti ve yeniden başlayacak mı?” diye. Organize
İşler, dizisi ile de başarıyı yakalayabilecek mi bakalım?
Yılmaz Erdoğan, Çok Güzel Hareketler Bunlar 2'yi bıraktı mı?
Yılmaz Erdoğan, uzun zamandan beri Çok Güzel Hareketler Bunlar 2’de yok. En son programın 100’üncü bölümünde vardı.
Sonra yine yok. Hadi
bir ara film çekimleri vardı. Netflix’e, Kin adında bir film yapmıştı. O bitti.
Ama bu sefer de
Münaşaka adında stand-up gösterisi başlamış. Yani sahnelere geri dönmüş.
Hatta bu gösteri
yılbaşı akşamı ilk defa Blu TV’de yayınlanacakmış.
Görünen o ki,
programı tamamen Eser’e bırakmış. Kendisi, sadece kendi projeleriyle
ilgileniyor. Tamam, iyi güzel de.
Onsuz bir
programda çocuklar gelişimlerine nasıl devam edecekler? Bu iş sadece Eser
Yenenler ile gitmez ki?
Eser, oradaki
çocuklara ne kadar yol gösterebilir? Ne kadar fayda sağlayabilir?
Yoksa Yılmaz
Erdoğan, “Çocuklara öğretmem gereken her şeyi öğrettim. Artık bana ihtiyaçları
yok mu?” diyor.
Yılmaz Erdoğan, hem polis hem de katil...
8 Ekim’de Netflix’te, başrolünde Yılmaz Erdoğan’ın oynadığı, “Kin” filmi yayınlanacakmış. Fragmanını izledim. İlgi çekici bir şeye benziyor. Filmde polisi oynayan Yılmaz Erdoğan birini öldürüyor ve sonra katili bulmaya çalışıyor. Yani kendini. Sırf bu durum bile filmi ilgi çekici yapıyor.
İÇİMDEKİ BEN…
Bazı durumlarda
içimdeki Cem, “Sana bu söylenene, bu yapılana karşı tepki göstermelisin. Sessiz
kalma. İçinden geçeni söyle” diyor.
16’INCI SEZON BAŞLIYOR…
Arka Sokaklar 16’ıncı
sezonu ile bu akşam kanal D’de yeniden başladı. Kadroya iki yeni oyuncu
katılmış. Tanımıyorum. Bölümler ilerledikçe tanıyacağız.
2001 KRİZİ…
Bugün yaşadığımız
ekonomik sıkıntıların nedeni olarak 2001 yılındaki kriz gösterilebilir mi? Evet,
bu olmuş. Peki gerçekçi bir tespit mi bu? Şöyle inandığımız, güvendiğimiz
ekonomistler şu işin aslını astarını anlatsa da öğrensek.
Yılmaz Erdoğan sonunda Çok Güzel Hareketler Bunlar 2'ye dönüyor...
Bu Pazar, Çok
Güzel Hareketler Bunlar 2, sezon finali yapıyor. Ve ayrıca sonunda Yılmaz
Erdoğan’da programa dönüyor. Bu bölümde programı Eser ile beraber sunuyorlar. Yeni
sezonun ilk bölümünde bakarsınız sokaklarda maskesiz dolaşmaya başlamış oluruz.
| foto kaynak: unsplash.com |
SAAT 22:00’Yİ BEKLİYORUZ…
Bu akşam 2020
Avrupa Futbol Şampiyonasının açılış maçında İtalya ile karşılaşacağız. Heyecan
dorukta. İtalya’yı öve öve bitiremiyorlar. Bu akşam görelim bakalım şu İtalya’yı.
EFSANEYE YAZIK OLMAZ UMARIM…
Sonunda Leyla ile
Mecnun geri dönüyor. Exxen’de yayınlanacak. Umarım hüsrana uğramazlar. Böyle bir
efsanenin fiyasko ile yayından kaldırılmasına gönlüm el vermez.
YAPILAN MARŞLAR OFSAYT…
A Milli futbol
takımımız için yapılan marşları dinlediniz mi? Ben hiç birini beğenmedim. Ne
Mustafa Sandal’ı ne de Kıraç’ı. Hele Kıraç’ın yaptığı marşın müziği bana
Fenerbahçe için yaptığı marşın müziğini anımsattı.
Hayatın içinden yazın...
Çok Güzel Hareketler 2’nin bir skeçini izledim. Bir aile skeçiydi. Genelde aile skeçlerini güzel yazıyorlar. Bunu da güzel işlemişlerdi. Skeçin sonunda Yılmaz Erdoğan’ın söyledikleri çok önemliydi. “Şakayı kriptonda değil de evimizde ararsak buluyoruz. Biz buyuz. Biz bu aileyiz” dedi. Zaten kendisinin her zaman tekrar ettiği şey de budur. “Her zaman hayattan, hayatın içinden yazın” der. Ama bu sözü de hoşuma gitti. Ve bir daha bunu vurgulamak istedim.
| foto kaynak: unsplash.com |
Doyasıya Yaşamak
adındaki radyo tiyatrosunu dinledim. Ters köşe yapan bir tiyatro oldu benim
için. Huzurevi bizim için daha çok çocukların, anne ve babalarını zorla
bıraktıkları bir yer olarak bilinir.
Bu nedenle
toplumda algısı iyi değildir. Ama bu tiyatrodaki başroldeki kadın kendisi
yatmak istiyordu huzurevine. Yatmasının nedeni ise: Doyasıya yaşamaktı.
Çünkü evde
sabahtan akşama torununa bakıyordu. Evi çekip çeviriyordu. Ama hiç dostu yoktu.
Yalnız başına bir hayat sürüyordu.
O ise ne yaptı? Akranlarının
olduğu huzurevine gitti. Hobisi olan resim yapmaya doyasıya vakit ayırdı. Yani anlayacağınız
sosyalleşti. Kendisi için yaşamaya başladı.
Huzurevine bir de
buradan bakmak gerekiyor sanırım. Bana çok mantıklı geldi.
YOUTUBE REKLAMI TAKTİĞİ…
İstanbul seçimleri
sırasında Ekrem İmamoğlu çok YouTube reklamı vermişti. İnsanlara böyle ulaşmayı
denemişti. Seçimi kazandığına göre, bunun iyi bir taktik olduğunu
söyleyebiliriz. Şimdi bunun aynısını Ak Parti yapmaya başlamış. YouTube’da video
izlerken birden bahsettiğim bu reklam çıktı. 128 milyar dolar gerçekleri diye.
Etkileyici bir reklam olmuş bence. Bakalım vatandaşta nasıl bir karşılık
bulacak?
SİYASETİ BOŞVER…
Bir arkadaşımla
konuşurken muhabbet birden siyasete geldi. Hemen duruma el koydum. “Siyaseti
boşver. Siyaset insanları ayrıştırıyor. Biz başka şeylerden konuşalım” dedim. Oda
bana hak verdi ve başka şeylerden konuşmaya başladık. Sevmiyorum insanlarla
ayrışmayı. Hele siyaset nedeniyle asla.
ÇOCUK SESLERİ…
Bana huzur veren şeylerden biri de: Sokakta
oynayan çocukların sesleri. Bugün 23 Nisan. Aslında bayram yapmaları lazım. Ama
koronavirüs nedeniyle bırakın bayramı, sokağa çıkma yasağı var. Onlar yasağı
delmişler ve sokağa atmışlar kendilerini. Bıcır bıcır bağırışıyorlar. İşte o
bağırışmalar bana huzur verdi.
Aranızda hiç ateş böceği gören var mı?
Bu ara, Netflix’te yayınlanan Sen Hiç Ateş Böceği Gördün Mü filmi gündemde. Filmi izlemedim. Tiyatro oyununu da izlemedim. Doğal olarak ben hiç ateş böceği görmedim. O nedenle ilk olarak tiyatro oyununu, yani orijinalini izlemeyi düşünüyorum. Tiyatro oyununu izleyenlere denk geldim. Filmini beğenmemişler. Hem tiyatro oyununu, hem de filmini izleyenler var mı aranızda? Varsa değerlendirmeleri nasıl? Yorumlarda buluşalım.
ARTIK DÖNME VAKTİ…
Filmin çekimi
bitip, yayınlandığına göre artık Çok Güzel Hareketlere dönme zamanı geldi
Yılmaz Erdoğan için. Eser’le gitmiyor gibi artık. Oyuncular Eser’i pek
iplemiyorlar. Ona saygı duymuyorlar. “Sen kimsin ki bizi değerlendireceksin?”
gibisinden bir hava sezinliyorum vücut dillerinden. Belki de ben yanlış anlıyor
olabilirim. Ama her halükarda artık Yılmaz Erdoğan programa dönmeli.
Yılmaz Erdoğan'sız olmuyor...
![]() |
| foto kaynak: sozcu.com.tr |
Kaç program oldu? Nerede bu Yılmaz Erdoğan? Bi film çekmeye
gitti. O gün, bugündür kayıp. Onun yerine Eser Yenenler Çok Güzel Hareketler 2’yi
sunuyor. Ama onun yerini tutmuyor be. Bir an evvela, şu filmi bitse de gelse
tekrar programın başına. Devamlı zil çaldırıyor diye adamı eleştirmiştim ama
onsuz da olmuyor be kardeşim.
Çok Güzel Hareketler Bunlar 2, final yapabilir...
İki haftadır Çok Güzel Hareketler Bunlar 2, konuklu yapılıyor. Hem de bir şarkılık değil. Neredeyse baştan sona. Bir sandalye de Yılmaz Erdoğan’ın yanına atılıyor. Oraya da konuk oturuyor.
Geçen haftaki konuk Simge Sağın’dı. Bu haftaki ise Hakan Altun. Çok Güzel Hareketler Bunlar geleneğinde böyle bir şey yoktur.
Bunun dışında Yılmaz Erdoğan, skeçten sonra skeçi yorumlarken reytingle ilgili bir şey söyledi. “Bu da reytingde bize döner mi?” gibisinden.
İşte tüm bunlar nedeniyle Çok Güzel Hareketler Bunlar 2, final yapabilir diyorum. Haa unutmadan. Birde kaç haftadır özetsiz yeni bölüm yapılıyor. Özetsiz yeni bölüm demek, işler reyting açısından iyi gitmiyor demektir benden söylemesi.
Yılmaz Erdoğan'a göre şiir ne demek?
Yılmaz Erdoğan, Murat Övüç'ü Çok Güzel Hareketlere davet edeceklerini açıkladı...
Hala günlük tutan Yılmaz Erdoğan...
![]() |
Foto kaynak: haberler.com |






