Ayşe Özyılmazel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayşe Özyılmazel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Uykusuzluğa çözüm: Kafayı bir şeye takma...


     Bugün Hürriyet’te Osman Müftüoğlu’nun uyku hakkında bir yazısı vardı. Uykunun önemine dikkat çekmiş her doktor gibi. Uyku için de öneriler sunmuş. Ayşe Özyılmazel uyku önerilerini İnstagram’da hikaye olarak paylaşmış ve demiş ki: “Bu listedekilerin hepsini denedim ve yine de hiç birinin işe yaramadığı zamanlar da oldu. Çözüm: kafaya bir şey takmamakta” demiş. 

     Gerçekten öyle mi peki? Ben de Ayşe Özyılmazel gibi düşünüyorum. Eğer kafanı taktığın bir şey varsa ne yapsan nafile. Tabi ki istisnalar kaideyi bozmaz. Uykuda sorunu olanlar kendilerine bir sorsunlar bakalım. Gerçi onlar cevabı biliyorlar zaten. Ama alacakları cevaptan kaçıyorlar. Devamlı aklınıza taktığınız bir sorun var mı? iş-özel hayat her şey olabilir. Evet, top sizde artık.

uykusuzluğa çözüm

GÜLDÜR GÜLDÜR SHOW’DAKİ O SKEÇ…
     Sosyal medyada çok gümbürtü kopartıldı bu skeçle ilgili. Medyanın halini ortaya koyduğu söylendi. Özellikle yandaş medyanın. Bu akşam özellikle oturdum o skeci izledim. İzledikten sonra, “Yani bütün tantana bunun için miydi?” dedim. 

     Skeç olarak kötü diyebileceğim skeçlerden biri. Orada söylenen şeylerde daha önce bu medyada yazılıp çizilmiş şeyler. Direk hükümeti hedef alan bir şey de yok. Sıradan bir skeç işte.

ERHAN ÇELİK’İ BIRAKIN. OLAY BAŞKA…
     Erhan Çelik ile Gülben Ergen arasındaki davalardan birinde- dava da değil davalar- Erhan Çelik’e 2 yıl hapis cezası çıkmış. Bu tip haberleri görünce üzülüyorum. Bir zamanlar ikisi birbirini çok seviyorlardı. İnstagram’dan mutluluklarını fotoğraflarla paylaşıyorlardı. Şimdi ne oldular? Kanlı bıçaklı. Bu nasıl bir hayattır böyle? 

     Şu hayatta en yakınına yani eşine bile güvenemeyeceksen kime güveneceksin? “Acaba bu adam ile ilerde aramız bozulursa benim mahrem görüntülerimi orada burada paylaşır mı?” ya da “Bu kadınla her şeyimi paylaşmayayım. Özellikle paramı. İlerde boşanma olursa nafaka isterken bunu kullanır mı?” gibilerinden sorularla bir hayat mı geçer yahu? 

     Hadi bunları da geç bi kalem. Olan çocuklara oluyor. Bunlar yetişkin insanlar. Bir şekilde toparlarlar. Ya çocuklar? Anne bi tarafta, baba bi tarafta. Üstelik ikisi de birbirinden nefret ediyor. Dünya ne halde böyle? Diyecek bir şey bulamıyorum.

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/woman-sleeping-while-holding-pillow-935763/

Ayşe Özyılmazel'i Posta gazetesi okudu diye eleştirmek...


     Ayşe Özyılmazel, Posta gazetesini okurken çekilen fotoğrafını hikaye yapmış. Kendisini takip ettiğim için o hikayesini bende görmüştüm. O an aklıma gelmedi de değil. “Bundan bir şey çıkartırlar” diye.  O fotoğrafla ilgili bir sürü abuk sabuk yorum yapılmış. Kendisi de aynı fotoğrafı paylaşıp bu yorumlara cevap vermiş. İşin özü: Posta gazetesi okuyor diye kendisini eleştirmişler. Galiba biraz da ileri gitmişler yorum yaparken. Her zamanki haddini bilmez yorumlar işte.

Ayşe Özyılmazel

     Niye bir türlü bu durumları aşamıyoruz? Hangi çağda yaşıyoruz. -Bu sözü de hep kullanırız. Ama değişen bir şey de olmaz- Bir insan bir gazeteyi okuyor diye hakkında olur olmaz yorumlar yapılabilir mi? Bırak ne okuyorsa okusun. Bir de şu var: Madem kadından hoşlanmıyorsun o zaman niye takip ediyorsun? Çünkü kendine göre böyle ufacık bir şey gördüğünde yorumu hemen yapıştırmak için. Ya bizim insanımız nasıl düzelecek? Ne zaman fikirlere saygı duymayı öğreneceğiz? Benim umudum yok artık ya.

#ayşeözyılmazel   #postagazetesi    #yazılımedya   #güncel  

 #instagram

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/woman-leaning-on-desk-reading-newspaper-1376868/
    


Ayşe Özyılmazel, Sabah gazetesinden ayrıldı...


     Ayşe Özyılmazel’in, Sabah’tan ayrılışını kendisinin İnstagram hesabından öğrendim. Üzüldüm. Devamlı takip ettiğim köşe yazarları arasındaydı kendisi. Güzel yazar, iyi yazar. İnstagram’daki paylaşımında neden ayrıldığına dair bir şey söylememiş. İnternette biraz araştırma yaptım. Ekonomik krizden dolayı Turkuvaz Grubunda işten çıkarmalar başlamış. Bu kapsamda kendisinin de gazeteden ayrıldığı düşünülüyor. 

Ayşe Özyılmazel

Hiç aklıma gelmezdi Ayşe Özyılmazel'in Sabah'tan ayrılacağı
     Paylaşımında bu ayrılığı bile yeni bir başlangıç olarak görmüş. İyi karşılamış bu ayrılık haberini. Yeni bir gazetede yazmaya başlayacak mı? Yazılı basında yer alacağını düşünmüyorum ben. Muhtemelen internet üzerinden yayın yapan sitelerden birinde yazar, yazarsa. Sabah gazetesi ile özdeşleşen isimlerden biriydi Ayşe Özyılmazel. Yazarlar bölümüne bakıp onu göremeyince içim sıkıldı. Dilerim en kısa sürede bir yerlerde yazmaya başlar yeniden.

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/depth-of-field-desk-pencil-wood-243625/

Akıcı bir yazı okunmaya doyulmaz...



    Akıcı bir yazı, tadindan yenmez bir yazidir. Okumaya doyamam. Onun icin, bir yazida ilk dikkat ettigim şey,  yazinin akici olmasidir. Yağ gibi akmasi lazim bir yazinin. Mesela; Hıncal Uluç ile Ayşe Özyılmazel'in yazilari öyledir. Okumaya baslar baslamaz, yazi alir götürür beni. Kendimi, her şeyi unutmus, sadece yaziya odaklanmis bulurum. Sizin de, böyle okumaya hayran oldugunuz yazarlar varsa paylasin. Böylesi yazarlari ben de çok tanimak isterim. Ne kadar böyle akici yazi yazan yazarlar okursak, o kadar iyi yazariz.
       Akici olmayan bir yazı insani yazidan sogutur. O yüzden önüme gelen her yazari okumam. Okuma dunyamdaki dengemi bozacak diye. Kimse kusura bakmasin. Okuma konusunda yazarlara ön yargili yaklasirim. "Acaba yazim dili nasildir?" diye, her yeni tanistigim yazarda kuşku duyarim. Ilk bir kac cumlesinden itibaren beni yakalarsa ne ala. Yoksa aldigim gibi yerine koyarim o kitabi. Romancilardan da Ayşe Kulin'i örnek verebilirim. Romanlarinda öyle bir akici dil kullanir ki. Kapilir gidersiniz o ahenge.
      Nefes Nefese romani, bu romanlarindan biridir Ayşe Kulin'in. Hatirliyorum da kelimeleri sanki yudum yudum su icermis gibi yutuyordum. Kitabi okurken, "Bu kitabi okumadan su fani dünyadan gocseydim yazik olurdu" bile dedim. Düşünün artik. Kelimelerin benim üzerimde nasil da hakimiyet kurduklarini. Kelimeler böyledir işte. Akici bir yazinin icinde bir araya gelen kelimeler, ruh dunyaniza girerler hemen. Ve üzerinden ne kadar yıllar gecse de unutamaz olursunuz, o kelimelerin size verdiği hazzı. Benim de tek amacim, burada anlattigim gibi akici yazilar yazan bir blogcu olmak. Şimdilik bu kadar. Bir dahaki yaziya kadar sağlıcakla kalin.

Foto kaynak : http://www.sitebuilderreport.com/stock-up#q=&page=2



Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com