Kayıtlar

Ocak, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Elektrikte tartışılan 150 kilovat, 210 kilovata çıkıyor...

      Son dakika bilgisi ile geldim sizlere. Elektrikte aylık tüketim 150 kilovattan 210 kilovata çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamayı yapmış. 150 kilovata geçtikten sonra Gülse Birsel kendisine gelen faturayı paylaşıp tepki göstermişti. Bugün de Oğuzhan Uğur’u gördüm tepki gösteren ünlülerden. Demek ki halktan gelen tepkileri de görmezden gelemediler ve rakamı yükselttiler. KÜREKLE KAR ATMA…      İnstagram’da kar topu savaşlarını görüyoruz. Adam elindeki küreğe dolduruyor karı, atıyor kadının üzerine. Ya kardeşim bu nedir? Yeni moda mı? Yapılan paylaşımlarda sıkça görmeye başladım bunu. İyi bir görüntü değil. Hoşluk olsun diye yapıyorsanız hiç de hoş değil. KİM BU TOZKOPARAN İSKENDER?      TRT 1’de bir dizi var. Tozkoparan İskender diye. İnstagram’da dolaşırken gördüm. Tanıtılıyordu. Sadece bir dizi ismi olarak düşünmüştüm Tozkoparan İskender’i. Meğer hiç de öyle değilmiş. Türk okçuluk tarihinin en büyük okçularındanmış ve hala kırılamayan rekorları varmış. Son olara

Atatürk'ün en sevdiği yemek kuru fasulye miydi?

      Atatürk zamanında da, şimdi de cumhurbaşkanının gün gün ne yaptığı ve ne yediği yazılırmış. Osmanlı zamanından gelen bir gelenekmiş bu. İşte bu yüzden Atatürk’ün gün gün ne yediğini biliyoruz. Murat Bardakçı, Atatürk’ün mutfağı ile ilgili kitap yazmış. Bu kitaba eleştiriler gelmiş. Fatih Altaylı’nın programında bu eleştirilere cevap verdi. KURU FASULYEYİ GERÇEKTEN ÇOK SEVER MİYDİ?       Kuru fasulyeyi çok sevdiği söylenir mesela Atatürk’ün. Ama öyle bir şey yokmuş. Çünkü takip edilen listelerde devamlı bir şekilde kuru fasulye yediğine dair bir bilgi yok. Kuru fasulyeyi çok sevmesi efsaneden ibaretmiş yani. Daha bunun gibi Atatürk hakkında kim bilir kaç bilgiyi yanlış biliyoruz? Atatürk’ün hayatının her bölümünün ayrı ayrı kitaplaştırılması gerekir bence.

Hayırlı evlat diye blog ismi varmış...

      İnternette ilginç blog isimleri arıyordum. Sonra aramaktan vazgeçip kendim bulmaya çalıştım. Hayırlı evlat geldi mesela aklıma. Ama bu blog ismi daha önce alınmış. 2009 yılında daha. Siteye girdim ne varmış diye. Blog yazarı arkadaşımız filmler üzerine yazmış. 10 kadar yazı vardı galiba. Ama sonradan ne yazık ki yazı yazmayı bırakmış.

James Webb yörüngesine oturmuş...

      James Webb uzay teleskopu sonunda yörüngesine oturmuş. Ama ilk bilgileri kendisinden hemen alamıyoruz. Çünkü üzerinde hassas ayarlamalar yapılması gerekiyormuş. İlk verileri yaz aylarında alacakmışız. O zamana kadar nasıl bekleyeceğiz? Uzaya meraklı olan benim gibi birisi için yaz ayını beklemek çok zor. Sabırsızlanıyorum. Bu teleskop sayesinde ağzımızı açık bırakacak yeni bilgiler edinebiliriz.

Hayattan kısa kısa notlar #34

*İki günlük aranın ardından Safran Sarı kitabını okumaya devam ettim. Kitap sarmaya başladı beni. *Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok konuşulan açıklamalarıyla ilgili muhatabının Sezen Aksu olmadığını belirtti. *Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Ntv’de katıldığı canlı yayın için sosyal medyada promter tartışması yaşandı. *Çok Güzel Hareketler Bunlar 2, beklenmedik bir şekilde final yapıyor. *Fatma Girik hayatını kaybetti. *Doğalgaz faturası 970 lira geldi. Daha önceleri 450 ile 500 lira arasında geliyordu. *Bazen durmadan bir şeyler yiyorum. Dün akşam da böyle anlarımdan biriydi. Hep abur cubur. *Yürümek mi, tempolu yürümek mi? Sağlık için en iyisi hangisi bir karar verin artık. *Disney Plus, Türkiye’ye geliyormuş. *Kobe Bryant’ın öldüğü iki yıl olmuş. *O Ses Türkiye’nin bu seneki kazananını bile bilmiyorum. İlk seçmeler güzel oluyor. Sonrasını takip etmiyorum. *Gelecek sene de jüri de Beyaz olmasın artık. *Bu sene iyi kar yağdı. Hem İstanbul’a hem de bizim buralara. *Ekmeye

Nerden çıktı Çok Güzel Hareketler Bunlar 2'yi final yapmak?

       YouTube’da dolanırken bir anda dona kaldım.      Çok Güzel Hareketler Bunlar 2’nin final fragmanını gördüm çünkü.      “Neden, ne oldu, hiç böyle bir şey de konuşulmamıştı” gibi sorular döndü durdu kafamda.      Daha geçen haftalar 100’üncü bölümü yayınlanmıştı.      Şimdi nerden çıktı bu final kararı?      Yeni oyuncular da katılmıştı ekibe.      Güzel skeçlerde yazılmaya başlanmıştı son haftalarda.      Benim için tam bir şok oldu.      İnternette araştırma yaptım. Hiçbir şey yoktu final ile ilgili. Söylediğim bu araştırmayı akşam 18:00 gibi yapmıştım.      Şimdi gecenin 00:10’u tekrar araştırdım nette. Birkaç haber ve gazete sitesi görmüş finali.      Bir tanesinin başlığını çok beğendim.      “Hiç hesapta yokken final” diye.        Gerçekten bu final hiç hesapta yoktu.

İstanbul'da ne yaşandı böyle?

     İstanbul’da yağan kardan sonra milletin arabalarıyla yollarda mahsur kalmasını izledikçe aklımda sorular birikti ardı ardına.      O sorulardan bir kaçını yazıyorum.          Koskoca İstanbul’da nasıl olur da insanlar saatlerce yollarda mahsur kalır?      Nasıl olur da saatlerce arabalarının içinden çıkmadan yardım beklemek durumunda kalır?      Şimdi yaşanan bu durumunun sorumluluğunu herkes birbirine atmaya çalışıyor.      Yaşananların sorumlusu kim bilmiyorum.      Bildiğim tek şey var: Bu durumun bize yakışmadığı.      Ben içime sindiremedim.      İstanbul’da, Türkiye’nin eli ayağı, her şeyi olan bir şehirde nasıl olur da bunlar olur?      Türk Hava Yolları ile her zaman övünürüz.      Ama insanların saatlerce uçaklarda kalması yakışmadı.      İstanbul Havalimanı’nda turistlerin, “Otel” diye bağırmaları hiç yakışmadı.      Gurur duyduğumuz bir kurumumuzla ilgili bunları görmek de içimi sızlattı.      Şafak Sezer, “Altı saattir bekliyoruz” diyerek vide

Hayattan kısa kısa notlar #33

      Düzce’den kar durumunu bildiriyorum size. Yaklaşık bir metreye ulaştı kar. Bu kadar yağacağını beklemiyordum. Herkes karın içine kendisini attığı paylaşımlar yapmış. Bir tane arkadaşım elinde çay bardağı ile bırakmış kendini kara hatta. Hayatımın hiçbir döneminde kendimi karın içine atmadım. Böyle sulu şeyler bana göre değil. Ben daha çok pencereden bakıp, karın yağışını izlemeyi seviyorum. KÜME DÜŞMEMEYE OYNUYORUZ…      Galatasaray evinde Trabzonspor’a 2-1 yenildi. Maç sonunda taraftarlar yönetimi protesto etmiş. Stat içerisinde de, “Burak Elmas istifa” sesleri yükselmiş. Takım olarak çok kötü durumdayız. Ligden düşmemek için oynayacağız bundan sonraki haftaları. Resmen rezalet. İZLANDA KIŞI MI?      Meteoroloji, İstanbul’u, İzlanda kışı hakkında uyarmış. Üç gün boyunca etkili olabilirmiş. Neymiş bu İzlanda kışı? Niye ilk defa bugün duyduk. Google’da arama yaptım. Alçak basınç sistemiymiş. Anladığım bu. Gerisi teknik geldi bana. JAMES WEBB’İN YERİNE ULAŞMASINA AZ KALMI

Hayattan kısa kısa notlar #32

      Bazen kitap okumaya aylarca ara veririm. Ama bu ben de vicdan azabına sebebiyet veriyor. Çünkü okumazsam, yazmaya ihanet etmişim gibime geliyor. OKUDUĞUM KİTAPTA, BLOG ÇIKTI KARŞIMA…      Safran Sarı kitabını okurken bilin bakalım neye denk geldim. Bir bloğa. Kitaptaki karakterimizden biri, bloğuna yazı yazıyor ve Google’un uçsuz bucaksız evrenine bırakıyor. NASIL YAZACAĞIM BEN?      Nasıl yazacağıma bir türlü karar veremiyorum. Tek bir konu üzerine mi, bir yazıda- bu yazıda olduğu gibi- farklı farklı konulara değinen tarzda mı, tweet misali anlık duygularımı paylaştığım bir yazı tipi mi? SEZEN AKSU KONUŞTU…      Günlerdir, Sezen Aksu’nun 5 yıl önceki şarkısını konuştuğumuza inanamıyorum. Bu arada Sezen Aksu sonunda konuşmuş. Bu yaşananlar için şarkı yazmış ve 47 yıldır yazdığını ve yazmaya devam edeceğini söylemiş. ELEŞTİRİN AMA HAKARET ETMEYİN…      Gazeteci Sedef Kabaş, cumhurbaşkanına hakaretten tutuklanmış. Eleştiri ile hakareti ayırmak lazım. Sonuna kadar el

Arrival filmi konusu...Spoiler olmadan...

       Uzaylılar dünyaya geldiklerinde onlarla nasıl iletişime geçeceğiz. Hangi dille konuşacağız? Hiç bunu düşünmemiştim ben.      Çünkü uzaylı dediğin savaşmaya gelir. Dünyayı ele geçirmeye. O yüzden konuşmaya falan gerek yok.      Bam bam bam. Elimizde ne varsa füze, atom bombası kullanarak yok etmeliyiz onları.      Peki ya uzaylılar dünyaya gelip de saldırmazsa? Onlarla iletişime geçmemiz, konuşmamız gerekirse. O zaman ne olacak?      İşte filmde tam da bu oluyor. Dünyaya gelen uzaylılarla iletişime geçmek için dil uzmanını getiriyor hükümet.      Hükümet derken? Tabi ki Amerikan hükümeti. Ve uzaylılarla yüz yüze gelip nasıl anlaşacaklarını bulmaya çalışıyor kadın.      Arrival filminin başlangıcı böyle. Filmin ilk yarısı yavaş akıyor. Ama sonlara doğru hızlanıyor.      Enteresan bir uzaylı filmi. Bilindik uzaylı filmlerinin dışında. Uzaylı filmlerini seviyorsanız izleyin derim.

Hayattan notlar 31...

      Sözde hafta sonu Arrival filmini izleyecektim. Ama izlemedim. İzleme imkanım vardı halbuki. Ama kendimi o modda hissetmedim. O yüzden kaldı. BOŞ VAKİT HARCAMA…      Hafta sonu vaktimi o kadar çok boşa harcıyorum ki. Buna bir dur demem lazım. GÖBEKLİTEPE BİZE NEYİ GÖSTERDİ?      İnsanlarda inanç, kentleşmeden sonra ortaya çıkmamış. Avcı-toplayıcı dönemde de insanın inancı varmış. Göbeklitepe bize bunu göstermiş. TORRENT İLK MAÇINDA YENİK…      Torrent, Galatasaray’ın başında ilk maçında deplasmanda Hatayspor’a 4-2 yenildi. BURUNDİ VİDEOSUNU YARIDA BIRAKTIM…      Ruhi Çenet, dünyanın en fakir ülkesi Burundi’yi gezmiş. Videosunu yarıda bıraktım. “Bu nasıl bir dünya böyle?” dedim. Halimize binlerce şükür ettim. BİTSİN BU DİZİ…      Arka Sokaklar’ın tadını iyice kaçırdılar ya. Mesut’un, Rıza Babayı vurmasından şüphe ediliyor. Olay buralara geldiyse bitsin bu dizi. İLAÇ RAPORLARI YENİLETME…      İlaç raporları pandemi nedeniyle otomatik olarak yenileniyordu. Şub

Facebook'un tutmayan kripto parası: Libra...

      Facebook bir ara para çıkarmıştı. Libra isimli. Çoktan unutmuştum onu. Bugün bir programı izlerken denk geldim.      İzlediğim program 5 Temmuz 2019 yılında yayınlanan bir programdı. İki yılı geçmiş.      Yani Facebook’un bu para hamlesi işi fiyasko olmuş. Bitcoin gibi yapalım biz de parayı vuralım diye düşündü herhalde Mark Zuckerberg.      Ama her zaman kedi kaymak yemiyor Mark.

Umberto Eco'nun okuduğunuzda sizi çarpacak sözü...

       İnstagram’da gezerken bir söze denk geldim. Ve okur okumaz çarptı beni. Ve bu sözü paylaşmak istedim.      Ve hemen kimin söylediğine baktım. Umberto Eco’ymuş.      İşte o muhteşem söz: “Ne yani; böylesi korkunç bir dünyanın, bir de cehennemi mi var?”      Bu söz benzeri birkaç söz daha hatırlıyorum.      Ama anlatımı farklı ve ilk okuduğunuzda sizi çarpan cinsten bir söz bu.      Bu dünyanın aslında cehennem olduğuna dair düşünceler hiç de az değil. O kadar kötülükler görüyoruz ve yaşıyoruz ki.      İnsan bu soruyu sormadan edemiyor kendine. Ama değil.      Kötülük ve zalimlik yapanların yanına, yaptıkları kar kalmamalı.      En ağır şekilde cezalarını çekmeliler. O yüzden cehennem var ve burası değil.

Rögar kapağı ile asfaltına bakılarak, ülkeler hakkında yapılan hayret verici analiz...

       Eğer bir ülkede rögar kapağı ile asfalt aynı seviyede değilse bu ülkeler, orta gelir tuzağını aşamıyorlarmış, marka geliştiremiyorlarmış, motor ve chip üretemiyorlarmış.      Bunu birkaç gün önce bir programda da duymuştum. Adamlar nelerden nelere ulaşıyorlar.      Zift dökerler yola. Rögar kapağının olduğu yer çukur gibi kalır. Yılda kaç defa yollar asfaltlanıyor bizde acaba?

Koronaya yakalanmamayı başaranlar: Covirgin...

       Pandemi başladığından hiç korona olmayanlara yani hiç virüs bulaşmamış olanlara, “Covirgin” deniyormuş.      Bunu bugün İnstagram’da duydum. Büyük büyük hesaplar paylaşmaya başlamışlar.      Google üzerinden arattım. Daha doğru dürüst bir bilgi bulunmuyor bunun hakkında.      İngilizce, bakire anlamına geliyormuş.      Hiç korona olmayan ne denir diye arattım. Yine çıkmadı. Süper taşıyıcı veya korona nedir gibi yazılar çıktı onun yerine.  

Ayasofya Cami'nin, Metaverse fiyatı...

       Metaverse’de Sultanahmet Cami 334 dolara, Ayasofya Cami 334 bin dolara satışı çıkmış.      Gelecek bu Metaverse’de mi dersiniz sizce de? Bitcoin gibi ileride, “Keşke ilk çıktığı zamanlar alsaydık” pişmanlığı yaşamayalım sonra.      Acaba bizim evler falan da satılığa çıkıyor mu ki?      Bu arada camiler Ethereum’dan satışa çıkarılmış.      Sultanahmet Cami 0,1 Ethereum’dan satılıyor.      Ayasofya Cami ise 100 Ethereum’a satılıyor.  

Olumsuz da olsa geri dönen yerel gazete...

       İstanbul’un yerel gazetelerinden birine mail attım. Gazetelerinde köşe yazarlığı yapmak istediğimi söyledim.      Maili Cuma akşamı atmıştım. Pazartesi günü, “Anlaştığımız yazarlar dışında yazı almıyoruz” diyerek geri dönmüşler bana.      Hiç olmazsa nezaket gösterip geri döndüler. Birkaç yere daha başvurmuştum.      Ama onlardan olumsuz da olsa bir cevap dönmemişlerdi. ZİNCİR KIRMAK YA DA KIRMAMAK…      Bu akşam canım kitap okumak istemiyor. İki akşamdır okuyorum.      Bu akşam da okuyup zinciri kırmamak istiyorum aslında.      Bir yanım da, “Zinciri kırmasan madalya mı takacaklar sana?” diyor. TEMMUZ AYINDA DA ASGARİ ÜCRETE ZAM GELEBİLİR…      Cumhurbaşkanı Erdoğan ekonominin durumuna göre Temmuz ayında asgari ücrete yeniden zam yapılabileceğini söylemiş.      Kulağa hoş geliyor ama yine çare olmaz.      Döviz ve enflasyon kontrol altına alınmadan yapılacak her zam, boşa kürek çekmektir.      Sorunun kendisiyle değil sonuçlarıyla uğraşmaktır. ODAYA TA

Boji sahiplendirilirken hiç psikolojisini düşündünüz mü?

      Boji ’yi, iş insanı Ömer Koç sahiplenmiş. Ekrem İmamoğlu, bu haberi sevinçle paylaşmış ve artık özgürce koşabileceği bir yuvasının olduğunu söylemiş.      Ne kadar büyük alan olsa da, seyahatlerin yerini tutar mı? Artık bir alışkanlık haline gelmiş seyahat etmek onda.      Hiç onun psikolojisini düşündünüz mü? Ben bu habere memnun olmadım.      Gerçekten bu sahiplendirme yapılırken bir veterinere sorulmuş mu?      “Biz böyle bir şey yapmayı planlıyoruz. Boji bundan psikolojik olarak etkilenir mi?” dediniz mi?       Boji hakkında yapılan bir belgeselde röportaj yapılan belediye çalışanlarından biri, “Boji insanlarla olmayı seviyor. Mama yemeyi sevmiyor ve insanların yediği yemekleri yiyor” demişti.      Aslında 15-20 gün sonra gidilip bakılmalı durumuna. Yeni yerinden memnun mu? Psikoloji nasıl?     Eğer en ufak bir hoşnutsuzluğu varsa hemen oradan alınmalı ve tekrar seyahat etmesi sağlanmalı.    

Valizlerin karışmasıyla başlayan roman...

       İnci Aral’ın, Safran Sarı kitabını okumaya başladım. Volkan eve geldiğinde fark eder ki valiz, kendisine ait değil.      Melike ile valizler karışmıştır. Sonra Melike ile buluşur valizleri değiştirirler. İlk buluşmada bir hoşlantı olur.      Buraya kadar okudum. Kitabın birinci bölümü bu kadardı. Yarın, ikinci bölümden devam etmeyi düşünüyorum.      Her güne bir bölüm.

Tiyatroya gitmek istiyorum ama tırsıyorum...

       Salı akşamı için kardeşim tiyatroya gidelim diyor. Ama bu sıra vakalar çok arttı. Gitmeye tırsıyorum. KİTABI BİTİRDİM AMA…          Bir Tereddüdün Romanı kitabını bitirdim. Bir şey anlamadım.      Yok ya, bundan sonra 5o’inci sayfaya kadar okuyup bir kitabı beğenmediysem devam etmeyeceğim.      Güzel bir kitap çıkar umuduyla okuyup durdum. 200 sayfalık kitabı. SİYAH ELDİVEN…    YouTube’da yemek videoları yapılırken kullanılan siyah eldivenlere içim ısınmadı nedense. Beyaz eldivenler daha iyiydi. FATİH TERİM İSTİFA…      Galatasaray evinde Giresunspor’a 1-0 yenildi. Maçın ardından, tarihte ilk defa taraftarlar, “Fatih Terim istifa” tezahüratları yaptılar. ÇOK SU İÇENLER MUTLU MU?      İnstagram’da bir paylaşımda, çok su içenlerin mutlu olacağı yazıyordu. Bilmem ne kadar doğru? BOJİ BELGESELİ…      Boji’nin kısacık bir belgeseli vardı. Onu tekrar izledim bugün. EMEKLİ MAAŞI, ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA KALDI…      “ilk defa emekli maaşım, asgari ücretin altı

Dibini sıyır.com ismi nasıl?

       Dibini sıyır.com site adı sizce nasıl? Benim acayip hoşuma gitti.      Çok Güzel Hareketler’de duydum bunu. “Benim karnım acıktı.      Hadi dibinisıyır.com’dan yemek siparişi verelim” diyordu karakter.      Ben bu ismi çok tuttum. Yemek sitesi açacak olsam, direk bu ismi kullanırdım.      İlk duyduğunda insanı gülümseten ve “Gerçekten de böyle bir isim de konulabilirmiş” dedirten bir isim. STEPHEN HAWKİNG DOODLE…      Google, Stephen Hawking’i doodle yapmış. 80’inci yaş günüymüş. Ve kısa da bir video hazırlamış.      Videoyu izledim. Güzel yapmışlar. 2,5 dakikalık bir video bu.      21 yaşında tekerlekli sandalyeye mahkum olmuş ama yılmamış yaşamaktan.      Ve videonun sonunda bunu söylüyor: “Yaşam varsa, her zaman umut vardır” diye. ALİ BİÇİM VE MESUT CAN TOMAY DÜŞÜŞTE Mİ?      Tepkikolik kanalında bazı YouTuberlara geçen senenin, yani 2021’in en düşüş gösteren YouTube kanallarını sordular.      Çoğunluk Mesut Can Tomay ve Ali Biçim’in kanallarını söyled

Cübbeli Ahmet, Fatih Altay'sız güzel olmuyor...

       Cübbeli Ahmet Hoca, dün akşam CnnTürk’te, Tarafsız Bölge programına konuk olmuş. Biraz izledim.      Döviz korumalı mevduat hesabı ile ilgili konuşmaya başladılar önce.      Gündemdeki konu o tabi. “Haramdır, değildir” tartışması çok yapılmıştı hatırlarsanız.      Programı izlerken şunu düşündüm: “Bu programların hiç biri, yıllar önceki Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı’yla beraber yaptıkları programlar gibi güzel olmuyor.”      Bu nedenle programları eskisi gibi ilgimi çekmiyor.       Nerede Habertürk’teki efsane olmuş o programlar. KORONA PATLAMIŞ, BİZE NE?     Dünyada koronavirüs vakaları patlamış. Ülkemizde de patlıyor.      Ama artık son dakika haberi olarak bile verilmiyor açıklanan vaka sayıları.      Ünlülerden herkes bir bir pozitif olduklarını açıklıyorlar. Mesela Hazal Kaya, mesela Galatasaray’lı futbolcu Taylan, mesela Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu.      Ama bizimkilerde hiçbir aksiyon yok. Sanki hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorl

Mutfaktan gelen kaşık sesi ve ailece bir sofrada toplanmak...

       Az önce arkadaşımla telefonda konuşuyorduk. Mutfaktan kaşıkla tencereye vurma sesi geldi.      Annesi yemek yapıyordu. O sesi duymak huzur verdi bana. Hava yavaş yavaş kararıyor.      Ve annesi de akşam için yemek hazırlıyor. Ailecek sofraya oturup hep beraber yemek yiyecekler.      Aile olmak güzel şey. HAMSİ BALIK DEĞİLDİR…      Yine bir arkadaşımla balık muhabbeti yapıyorduk. Kendisi hamsi paylaşmış İnstagram’da. O paylaşımdan hareketle balıklar üzerine konuştuk.      “Benim en sevdiğim balık hamsidir” dedim. Arkadaşım bu sözüme karşı çıktı.      Trabzon’da hamsiye balık denmezmiş. “Düzeltiyorum: En çok hamsiyi severim ben” dedim.      Balık denmez muhabbetini sanki daha önce de bir yerlerden duymuş gibiyim. Ama çıkaramadım. PİZZANIN DÜRÜMÜ MÜ OLURMUŞ?      Yine başka bir arkadaşımla konuşmamızdan. Bu yazıda da hep arkadaşlarımdan gittik.      Kardeşiyle beraber pizzacıda dürüm pizza yemişler. Ben de dürüm pizzayı görmüştüm ve yemeyi düşünüyordum.     

İneklere, sanal gerçeklik gözlüğünün takılmasını doğru buluyor muyum?

       Son dönemde ineklere sanal gerçeklikle bir şeyler izleterek sütlerini artırma moda oldu.      Bizden de birisi yapmış böyle bir şeyi. Ne kadar sütü artırmış olsa da ben bunu tasvip etmiyorum.      Hayvanın gerçeklik duygusuyla oynanıyor. İleride bunun ters tepki vermeyeceğini kim bilebilir.      Ya hayvan için bu bir eziyet oluyorsa?      Hayvanları böyle şeylere karıştırmamak lazım.     POZİTİF HABERLERİ YAĞIYOR…      Herkeslerden yine covid pozitif haberleri gelmeye başladı. Siyasi partilerin genel başkanlarından futbolculara kadar.      En son az önce gördüğüm haberde de Hazal Kaya, pozitif olduğunu açıklamış.      Ayakta geçiriyormuş ve ağır grip gibi atlatıyormuş virüsü.      Bu arada eşi Ali Atay da ise virüs yokmuş. CEM YILMAZ GÜLDÜRMÜYOR MU?      Melis Danişmend, Gazete Kadıköy’de, Cem Yılmaz’ın son gösterisi Diamond Elite Platinum Plus hakkında yazmış.      Bu gösteri 31 Aralık 2021 akşamı, ilk defa Netflix’de yayınlandı. Ve o akşamdan beri tartı

Günde 5 sayfa kitap okuma hedefi...

       2022 yılı hedefleriyle ilgili bir yazı okuyordum. “Günde 5 sayfa kitap okumak” olarak belirlemiş hedeflerinden birini yazının sahibi.      Okur okumaz, “Ulan ne kolay hedef be. İnsan günde 5 sayfa okuyamaz mı?” dedim.      Ama böyle dediğime bakmayın.      Gün oluyor bir sayfa bile okuyamıyorum.      Ama ben yine de bu hedefi çok tuttum. Hiç okumamaktan iyidir. BAKANLARIN FIRÇA ATMASI…      Bakanların, öğretmen veya okul müdürü azarlamaları sıktı artık. Tamam, kızdığın bir şey olabilir.      Ama bunu kameralar önünde yapmana gerek yok ki. Çekersin odaya. Neyi hatalı gördüysen söylersin.      Fırça mı çekeceksin? Fırçanı da orada çekersin. Hem o insanı, o kadar milletin önünde rezil etmemiş olursun.      Gururunu kırmazsın. Hem de ne istersen yine de söyler, istersen yine de fırçanı çekersin. HAYATIMIN İPLERİ…      Bazen hayatımın tüm iplerinin elimde olduğunu hissediyorum.      Bazen de hayatıma karşı etkisiz eleman gibiyim.      Ne yapsam, hayatımın üz

Don't Look Up filminden gözüme çarpanlar... (Spoiler var)

UYARI: Filmi izlemediyseniz bu yazıyı okumayın. Çünkü spoiler var.      YARISINDA BIRAKTIM…      Don’t Look Up filmini yarıda bıraktım. Çok sıkıldım. Ama izlediğim kadarıyla gözüme çarpanları da sizinle paylaşmak isterim. AYNI SENARYODAN GINA GELMİŞ…      Dünyaya bir şey çarpacak ve Dünya yok olacak temalı filmlerden gına gelmiş artık bana. BİZ DE OLSA…      Beyaz Saray’da, Dünya’ya kuyruklu yıldız çarpacak deniyor. Amerika Başkanının iplediği yok. Çok lakayt gösterilmiş Beyaz Saray. Biz de olsa film hakkında soruşturma açılabilirdi. NEDENİ BU OLABİLİR…      Ve insanların umursamaması. Belki de filmdeki insanlar da benim gibi, Dünya’ya bir cisim çarpacak ve yok olacak temasından sıkıldıkları için iplememiş olabilirler. BUNUN FİLMİNİ ÇOK GÖRDÜK…      Ayrıca filmde de buna hiç değinilmemiş. Biri de çıkıp, “Hep bunun filmlerini izlerdik. Sonunda gerçeğini mi yaşayacağınız yani?” dememiş. YAPAY BİR SAHNE…       Kız, sevgilisine, “Dünya’ya kuyruklu yıldız çarpacak v

Konuşurken net olmalısın...

       Konuşmalarında net olmak çok önemli. Kem küm etmeyeceksin konuşurken. Kendinden emin konuşacaksın.      Çağrı merkezinde de net konuşmalısın mesela. Net konuşursan müşteri ikna olur. Kem küm edersen ikna olmaz.      En kötü durumu bile tek seferde söylemelisin.      Bu, karşı tarafta çok büyük etki yapıyor. Ne diyeceğini bilemiyor. Ne diyeceğini şaşırıyor.    KİŞİSEL GELİŞİM VİDEOSU İLE GÜNE BAŞLAMAK…      Sabah işe başlamadan önce Hikmet Anıl Öztekin’in videosunu izledim.      Talip ettiğim birkaç kişisel gelişimciden biridir kendisi.      2022’yi planlamak için 5 tane öneri veriyordu videosunda.      Ve ayrıca ocak ayı içerisinde de bunun gibi videoların geleceğini de söyledi.      Bu tip videoları seviyorum. Güne böyle videolarla başlamak da güzel oluyor benim için. ROMAN YAZARLARINDAN BEKLENTİM…      Roman yazarlarından büyük şeyler beklemiyorum ben.      Hayatın içinde ne varsa, onu yaz sadece. Ya da hikaye yazacaksan, hayattan bir kesiti yaz sadece.

Eti Negro adını değiştirmiş...

       Eti Negro adını değiştirmiş ve Nero yapmış. Çünkü Negro isminden dolayı incinenler varmış.      Negro, siyah anlamına geliyor çünkü. Irkçılık yapılıyormuş gibi bir durum ortaya çıkıyormuş.      Zamanında bu isim konulurken hiç de böyle bir şey düşünülmemiştir elbette.      Ama yaşananlar konuyu buralara getirdi. Bence çok yerinde bir uygulama olmuş.      Tebrikler Eti. TOGG ARABAMIZ HAKKINDA HİSSETTİĞİM…          TOGG arabamız ABD’de tanıtılmış.      Arabamız ile ilgili benim kafamda oluşan algı şu: Sadece tanıtılmak için yapılmış bir araba gibi.      Sanki hiç seri üretime geçilmeyecekmiş gibi. Hep böyle örnek olarak kalacakmış gibi. ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ KARMAŞASI…      Asgari ücrette AGİ yani asgari geçim indirimi kaldırıldı mı, kaldırılmadı mı?      Dünya meselesi olup çıktı. Kimisi kalktı, kimisi devam ediyor diyor.      Yahu artık biri çıksın da şu konuyu bir açıklığa kavuştursun. AHMET HAKAN’IN, MATRİX 4 YORUMU…      Ahmet Hakan, Matrix 4 hakkı