Kayıtlar

Temmuz, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hayvanat bahceleri kapatilmali...

    Hayvanat bahceleri, kendimi bildim bileli bana hep soguk gelmistir. Hayvanlarin bir kafese konmalari ve yasamlarini orada devam ettirmeleri, hep moralimi bozmustur.      Hayvanlarin yasam alani, hayvanat bahceleri degildir. Yapilan arastirmalar gostermistir ki, hayvanlar da bizler gibi depresyona girmektedir. Ama ne yapsinlar ki, bunlari dile getiremiyorlar. Acizler. Bu nedenle onlara daha merhametli olmamiz gerekir. Bu merhametin ilk gostergesi de, hayvanat bahcelerinin kapatilmasidir.      Dunyamizda iki tip insan var. Bir, hayvanseverler. iki, para icin, sapik duygulari icin, hayvanlara eziyet edenler, onlari oldurenler. Devletler bu hayvan dusmanlarinin karsilarinda. Hayvanlar yasalarla koruma altinda. Kimi ulkede yasalar yeterli, kimi ulkelerde yetersiz. Ama ne olursa olsun, hayvanlari korumak icin calismalar var.      Devletlerin, hayvan haklarini korumasi guzel bi sey. Peki devletlerin, kendilerinin de hayvan haklarinin korunmasinda, hassas olmalari gerekmez mi? Diyelim k

Neden matematik dersini sevmiyoruz?

    Bizim millet olarak, bir adetimiz vardir. O da:sorunlarin kaynagiyla degil, sonuclariyla ilgileniriz. Bu yuzden de hep kaybederiz. Yillarimiz bosa gider.     iste, matematik dersinde de, durum aynen boyle. Biz de neredeyse, aylik olarak, egitim sistemi degisir. iste bu sistemi degistirme, yazinin basinda anlattigim, sorunun kendisiyle degil, sonuclariyla ilgilendigimiz kisma giriyor.     Bugune kadar Milli Egitim Bakanligi (MEB), kendine, neden matematik dersini sevmiyoruz diye, dert edindi mi? Bunun pesinden kosturdu mu? Universitelerle, sivil toplum orgutleriyle, bir araya geldi mi? Sorunun kaynagina inmeyi, denedi mi?     Yeni Turkiye vaadimiz varsa, once burdan baslamaliyiz diye dusunuyorum. Her seye calistay yapiliyor ya. Neden matematik dersini sevmiyoruz diye, calistay yapildi mi?     ilkokul, ortaokul, lise ve universitelerde, ogrencilerle, anketler yapilabilir. Neden matematik dersini sevmiyoruz diye. Bu anketler, bize buyuk bir yol gosterici olabilir diye dusunuyorum.

Çinli sanıp Korelilere saldırdılar...

    Tam canım Türkiye'm haberi. Devlete kızıp, hıncını vatandaştan çıkarmaya kalkmak.        Yahu, vatandasin ne sucu gunahi var. Dogu Turkistan'a yapilanlar bir devlet politikasidir. O yuzden gerekli tepkiyi gostermek, devletimize duser.         Ha. Vatandas olarak sende bir seyler yapmak istiyorsan. Bunun yolu bu degildir. Cinli sanip Kore'lilere saldirdilar haberi, bize bir sey kazandirmaz. Ulke olarak itibarimizi düsürür. Turist kacirir. Boyle yaparak, masum insanların kanina girmekten baska bir sey gecmez elinize.       Vatandas olarak sokaklara cikabilirsin. Bu zulmu protesto edebilirsin. Hem de tum Turkiye'de. Boylece, hem icindekini haykirmis olursun. Hem de demokratik hakkini kullanmis olursun. Ulkene gelmis turistleri, dovmek icin kovalamak gibi, utanc verici bir davranisin icinde de olmamis olursun. "Turkiye, Dogu Turkistan zulmune sessiz kalmadı. Tum Turkiye'de protesto gosterileri vardi" haberi, tum dunya basininda yer alsa. Gururlanmaz miyiz

Kimsenin takmadigi hukuk...

     Hukuk devletiyiz ama hukuku takan yok. Örnek; kesilen zeytin ağaçları. Tam 6 bin tane.      Karar çıktı. Firma oraya bir şey yapamayacak. Ama olan ağaçlara oldu. Onlar geri gelir mi? Hayir.      Firma, davanin sonucunu beklemeden kesmisti ağaçları. Peki firma, daha dava sonuclanmadan, onca ağacı nasil kesebiliyor?      Iste, tam bu noktada, ben yeni bir kurum kurulmasi gerektiğini düşünüyorum.      Ne yapacak bu kurum? Bu kurumun isi gücü, verilen kararlar uygulaniyor mu, uygulanmiyor mu denetlemek olacak.      Böyle bir kurum olsaydi. O firmaya diyecekti ki, "Vatandaş dava acmis. Davanin sonucunu bekleyeceksin. Bu ağaçları kesemezsin".      Her ihtimale karsilik, dikecekti askeri oraya. Asker de aynen bu cevabi verecekti.      Bir ülkede verilen kararlara uyulmuyorsa. O mahkemeye, o yargıya güven kalir mi? Hukuk devletinde, verilen kararlar uygulanmali. Gerekirse asker dikerek, polis dikerek.       Sabah aksam televizyonlarda görüyoruz. Gazetelerde okuyoruz. &qu