Bu aralar bloglarda olsun, İnstagram kitap hesaplarında olsun çok popüler olan bir kitap var. Gece Yarısı Kütüphanesi. Yazarı: Matt Haig. Bir podcastte onunla ilgili bir yayına denk geldim. Bu yazar da zamanında intihar etmeyi düşünmüş. Ama etmemiş, yaşama tutunmuş. Bunu da kitaplaştırmış. Yaşama Tutunmak İçin Nedenler kitabın adı. Yazarlar, yazar oldukları için böyle bunalım yaşadıkları anları kaleme alıyorlar. Peki ya işi gücü yazarlık olmayanlar? Sen, ben, o? Biz böyle bir şey düşündüğümüzde bunu nasıl ifade ediyoruz? Yoksa ifade edemiyoruz da içimizde kalıp, yine bize sıkıntı mı oluyor? Çoğunlukla sıkıntı oluyor. Kim en yakın arkadaşına, “Ya kanka ben intihar etmek istiyorum” diyebilir ki? Eğer varsa böyle bir arkadaşınız süper. Ama ya bunu itiraf edince arkadaşınız sizi yargılarsa? İşte bu yüzden içte kalıyordur. Bir soru daha: Şu dünyada her insanın aklından bir kere de olsun intihar etme düşüncesi geçmiş midir?