Trump etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trump etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kişisel Blog Yazıları #278

*Kanal D’de, Kuralsız Sokaklar programını izledik biraz. Fransa’nın Marsilya şehrindeydi. Sonra Atv’ye geçtik. Mercan Köşk dizisinin tekrarı vardı. O bitti ve Türkiye- Fransa maçı başladı. 1-0 yenildik. 5-6 gol yemeyelim diye maçtan önce konuşuyorduk. Maçın sonunda neredeyse beraberliği yakalıyorduk ama olmadı.

*Halk TV’de, sabah haberlerini bir süredir Deniz Bayramoğlu sunuyor. Nasıl sunuyor bakalım diye izlerken şunu fark ettim: Hiç fanatikçe sunmuyor haberleri. Sadece haber sunuyor, spikerlik yapıyor. Keyifle izliyorum.

*ABD Başkanı Trump, basına sansür uygulamış. Televizyonlar da Trump’a sansür uygulamış. Trump ekranda konuşuyor ama sesi duyulmuyor. Televizyonlar özellikle böyle yayın yapmışlar. Protesto yani. Trump da sinirlenmiş. Kendine televizyon kurmaya karar vermiş. Trump TV olur adı da herhalde.

Kişisel Blog Yazıları #233: Bazen hiçbir şey sarmıyor beni

*Esra Erol’un sunduğu Var Mısın Yok Musun programından biraz sıkıldım gibi. Oturup saatlerce izlemiyordum ama yine de arada bakıyordum. Belki de programla falan alakası yoktur. Ben de genel bir sıkıntı vardır. Bazen her şeyden sıkılıyorum. Hiçbir şey sarmıyor beni. Okulda son dersin bitiş zilinin çalmasını beklerdik ya. Bitse de gitsek modunda olurduk hani. Öyle hissediyorum böyle durumlarda. Size de böyle oluyor mu zaman zaman?

*NATO toplantısı için gelen Trump, Anıtkabir’i ziyaret etmemiş. İlk duyduğumda tepki gösterdim. Neden ziyaret etmedi diye. Ama Nevşin Mengü’nün yorumunu duyunca iyi ki ziyaret etmemiş dedim. Nevşin Mengü diyor ki, “Trump’ın ne yapacağı belli olmaz. Saygısızlık falan yapar, bir anda dans falan edebilir” diyor. Hiç bu açıdan düşünmemiştim. Sonra al sana diplomatik kriz.

*Manifest müzik grubu çılgınlığı almış başını gidiyor. Daha 17 dizisinin bu haftaki bölümüne konuk olacaklarmış. Benim için Hepsi grubu vazgeçilmezdir. Tamam şimdi dağılmış olabilirler ama zamanında ne estirmişlerdi ortalığı. Neredeyse her şarkıları tutuyordu. Efsane olmuş şarkıları vardır. Hala zaman zaman dilime takılır.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #232: Yazmak ya da yazmamak    

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #234: Hayatta ne için varsın? 

Kişisel Blog Yazıları #200

Brezilyalı ünlü bir medyum varmış. Kadının biri. Bu ablamız bir rüya görmüş. Gördüğü rüyanın kendisine verdiği yetkiye dayanarak, 28 Haziran tarihinde oynanacak olan Dünya Kupası maçlarından birinde uzaylıların ortaya çıkacağını ve futbolcuları kaçıracağını iddia etmiş. Futbolcuları kaçırıp ne yapacaklar abi? Kendi liglerinde mi oynatacaklar? Olay bu yönüyle hayli ilginç. Ama ülke olarak bizim açımızdan daha da ilginç bir yönü var bu iddianın. Çünkü 28 Haziran tarihinde oynanacak maçlardan biri de Türkiye- ABD maçı. Hadi bakalım. Buyur buradan yak. Trump bu iddiayı ciddiye alırsa stada bir ordu yığar ve uzaylıları bekler. Maçtan çok o görüntüler ilgi çeker. Ama gerçekten hepimizde şöyle bir algı yok mu? Bu uzaylılar ilk olarak Amerika’da kendilerini gösterirler, orada ortaya çıkarlar. Sonra Amerikan Başkanı ile görüşürler. Hollywood efekti desenize.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #199  

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #201

Kişisel Blog Yazıları #148

*Kişisel blog yazıları serisinin bu yazısına Trump ile başlıyorum. Ağzında devamlı geveleyip duruyor. Uzaylılarla ilgili elinde belgeler varmış. Açıklayacakmış falan. Açıkla artık kardeşim. Bitsin bu gizem.

*Mesaj geliyor telefonuma. İphone’da indirim yapıyormuş telefon operatörüm. Kardeşim, ne kadar indirim yapsan da yine de çok pahalı oluyor İphone. Aslında alınan devasa vergiler olmasa bu kadar pahalı olmayacak. Ama işte burası Türkiye dediğimiz yerlerden biri de bu vergiler.

*Dünyadan başka bir gezegene gidip yaşama şansımız sıfır. Bakmayın yaşanır falan dediklerine. Şimdilik hepsi teori. Bazıları bu durumu, “Dünyaya hapsolduk” diye nitelendiriyor.

*Çirkin dizisindeki Ferhat karakteri, “Çocukken çok aç yattım. O yüzden şimdi yemek yemeyi seviyorum” diyor. Ahh ulan garibanlık, fakirlik. İnsanın çocukken o kadar hassas bir yüreği oluyor ki. O yüreği inciten şeyler bir ömür boyu unutulmuyor.

*Kişisel blog yazıları serisinin bu bölümü biraz kısa oldu. Ama hiç yazmamaktan iyidir değil mi?

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #147   

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #149 

Trump, bu sefer de kafayı Apple'a takmış...

Gün geçmesin ki Trump, kafayı birilerine takmasın. Bu sefer de kafayı Apple’a takmış. Eğer İphone’lar Amerika’da üretilmezse Apple’a vergi uygulayacakmış. Normalde Çin’de üretiliyor İphone’lar. Ama Çin ile ABD arasında gergin bir ortam var. Bu nedenle Apple, üretim yerini Çin’den Hindistan’a alıyor. Ama Trump buna da kızıyor. Çünkü Trump’ın derdi telefonların sadece Amerika’da üretilmesi. Apple ise telefonların üretiminin tamamen Amerika’ya taşınmasının hem maliyetli hem de zor olduğunu vurguluyormuş. Bakalım bu işin sonu nereye varacak?

 

 

Eylemci Pikachu, bu sefer de Amerika'da görüldü...

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması nedeniyle yapılan protestolarda ortaya çıkan Pikachu, dünya gündeminde yer almıştı. Hatta Pikachu için Cnn Türk’teki tartışma programında bir algı çalışması olduğu, Z kuşağını protestolara çekmek için bilinçli yapıldığı, ayrıca psikolojik bir harp aracı olarak da kullanıldığı söylenmişti. Bu sefer de Pikachu, Amerika’da çıktı. Amerika’da, bir anda başlayan Trump protestolarında görülmüş. Dünya protesto tarihine bir karakter kazandırdık resmen. Pikachu, artık sadece bir çizgi film karakteri olarak görülmeyecek. Artık o, protestoların vazgeçilmezlerinden biri oldu. Bu arada ne oldu da birden Trump protestoları başladı. 50 eyalette aynı anda bir de. Protestocular, Trump’ın istifa etmesini istiyorlarmış. Trump ise protestolar sırasında golf oynuyormuş. Adamın dünya umrunda değil.

Elon Musk salçaları...

*Elon Musk’ın çıkardığı salçaları aldınız mı? Trump, o kadar linkini de atmıştı halbuki. Güldür Güldür Show’daki Trump’tan bahsediyorum tabi ki. En son skeçte Trump, basın toplantısında Elon Musk salçalarının reklamını yapıyordu. Ama Türkiye’de olsa kesin bu salça işine girerdi bak.

*Saruhan Hünel, Arka Sokaklar’a konuk oyuncu olarak dahil olacakmış. Hey gidi Saruhan Hünel. Ben kendisini Aynalı Tahir dizisinden hatırlarım. Zamanının efsane dizilerinden biriydi.

*Trump, 2 Nisan’da büyük bir şeyler açıklacağını söylemişti. Gümrük vergisiymiş açıklayacağı şey. Ulan biz de boşuna heyecan yaptık. Uzaylıları falan açıklayacak diye.

*Kendini sevmek için ne yapılması gerektiğini anlatan bir YouTube videosuna denk geldim. Gerçekten bu kadar çok kendini sevmeyen insan var mı ya? Yoksa bir YouTube videosunun konusu olmazdı bu.

Elon Musk yine paraya para dememiş...

Elon Musk, Trump için seçim döneminde 119 milyon dolar para harcamış. Babasının hayrına harcama herhalde bu kadar parayı. Ne çıkarı var ki? Bilen varsa yorumlara yazsın yoksa ebediyen sussun. Neyse ilerleyen günlerde çıkar kokusu. Asıl konumuza gelelim: Trump seçimi kazanınca Elon Musk’ın sahibi olduğu Tesla şirketinin hisseleri 13 milyar dolar değer kazanmış. Trump için harcadığı paranın 100 katından fazlasını kazanmış yani. Yine dört ayak üstüne düştün Musk. Kedi gibi adamsın. Para parayı çeker derler ya. Elon, parayı çekiyor. Ama sevdiğim yanı şu: Kazandığı parayı yine işine yatırıyor. Kenara koyup istifleme derdi yok. Bilmem kaç tane ev alayım da onları kiraya vereyim de oradan gelen parayla yaşar giderim derdi yok.

Elon Musk'tan, "Sandıkları terketmeyin" açıklaması...

Elon Musk biliyorsunuz açık açık Donald Trump’ı destekledi. Hatta desteklemekle de kalmadı. Her gün Trump destekçisi bir kişiye de 1 milyon dolar dağıttı. Sonunda o seçim geldi, çattı. Seçimin ilerleyen saatlerinde sonuçlar açıklandıkça Elon Musk’tan, sandıkları terketmeyin açıklaması gelir mi? Peki ya, öndeyiz açıklaması gelir mi? Aslında daha da iddialı şeyler beklerdim Elon’dan. Trump’ın seçimi kazanması durumunda 5 kişiye uzay seyahati. Hatta şimdiden Mars’a gidecek kişiler arasındaki listeye eklenme. Bunlar iddialı değil ama uçuk kaçık fikirler arasına girer. Bunları duyup oyunu değiştiren olur mu bilinmez. Ama ortalık şenlenirdi. Bir de şey var: Trump seçimi kazanırsa Elon, bakan olacak mı? Düşünsenize: Teknoloji ve Altyapı Bakanı Elon Musk.

Trump, seçmenlerine bedava pizza dağıtmış...

Trump, seçim kampanyası sırasında bedava pizza dağıtmış. Acaba Trump’da Türklük falan var mı? Bunlar bizim adetlerimiz kardeşim. Acun bir kere programda pizza dağıtmıştı. “Herkese benden pizza” demişti. Mevzular Açık Mikrofon’da galiba Ahmet Davutoğlu herkese kokoreç söylemişti.

ELİNİ SALLASAN HASTAYA ÇARPIYORSUN BU ARA…

Bu aralar herkes hatta. Salgın varmış. Herkeste mide bulantısı, kusma, halsizlik vb. şikayetler almış yürümüş. Kendinize dikkat edin millet. Sağlık gibisi yok.

BİR ŞEYİ HER GÜN YAPMA HEDEFİ PSİKOLOJİMİZİ BİTİRİYOR MU?

Bir şeyleri her gün, her gün yapmayı hedeflemek, psikolojik açıdan bizi yoruyor mu? Kendimize iyilik yapalım derken kötülük mü yapıyoruz? Bunun üzerine kafa yordum bugün. Belli bir sonuca varamadım. Sadece her iki durumu da değerlendiriyorum.

Notlarım #2...

                                         KÖTÜ BİR CEM YILMAZ FİLMİ
     *Geçen perşembe akşamı tv8’de Cem Yılmaz’ın, Ali Baba ve Yedi Cüceler filmini izledik, evdekilerle. O film için harcadığım iki saate yazık oldu resmen. Eğer bu filme para verip gitmiş olsaydım o parama, o kadar acırdım ki. Pek Yakında gibi bir filme imza atmış Cem Yılmaz, nasıl böyle bir film yapabilir, aklım almıyor. Merak ediyorum, bu senaryo için çok düşündü mü? Cem Yılmaz, her filmde daha iyiye gideceğine, daha kötüye gidiyor. Bu konuda yönetmen, senarist arkadaşları vardır. Bir onlara sorsun, danışsın. “Ben nerede hata yapıyorum?” diye. Şunu söyleyeyim: Cem Yılmaz’ın filmine para verip gitmem. Ama stand-up olursa, gönül rahatlığıyla paramı verip, izlemeye giderim. O konuda bir numara.  

Cem Yılmaz, güncel, notlarım, Trump, Beyaz Show
Notlarımı üç konuda topladım

                                              TRUMP SEÇİLİRSE…
     *Trump, ABD başkanı seçilirse ABD’ye müslümanları dediği gibi almayacak mı? Ya da Meksika sınırına duvar çektirecek mi? Trump, bu dediklerini yapamaz. Neden peki? Çünkü ABD ve diğer büyük devletlerde bir devlet politikası vardır. Bu politika, Obama’ya ya da Trump’a göre değişmez. Eğer devlet politikasının içinde varsa ancak Trump, müslümanları ABD’ye sokamaz. Bunun dışında kafasına göre iş yapamaz. Maalesef bizde bir devlet politikası yok. Gelen hükümetlere göre iç-dış politika her şeyimiz değişiyor. Bırak hükümet değişmesini, milli eğitim bakanı değiştiğinde, eğitim sistemi baştan aşağı değişiyor. Bizim de bu yapıyı devlet geleneğinde oturtmamız gerekiyor. Hedefi belirlemeliyiz ve gelen tüm hükümetler o hedef doğrultusunda hükümet etmeliler.
                                BEYAZ SHOW FORMAT DEĞİŞİKLİĞİ
     *Beyaz Show, bundan sonra turne yapacakmış. Avrupayı dolaşacakmış. Bizde onları izleyeceğiz. Bence çok saçma. Yıllardır bu programın yapılış tarzı var. Şimdiden sonra niye format değişikliğine gidiliyor ki? Sorun telefonsa, yayına telefon almazsın. Ya da alırsın, baktın bir durum yaşanacak, hemen alırsın hattan. Bu format değişikliğinin sebebi belli. Geçen sene canlı yayında yaşanan o telefon olayı. Biz yıllardır Beyaz Show’u canlı olarak izlemeye alışmışız. Bazı zamanlar banttan yayın yapılıyor. Oralardan tecrübemiz var ki, banttan yayının hiç tadı yok. Şimdi bilmem nerelere gidecek. Binlerce kişinin önüne. Binlerce kişinin olduğu bir mekanda, canlı yayın yapamazsınız. O kadar kişiyi kontrol etmek zor çünkü. Olmadık durumlar yaşanabilir. Bu nedenle mecbur bant yayın izleyeceğiz. Yani kısacası Beyaz Show’dan eski aldığımız tadı alamayacağız. Ama önyargılı olmayacağım. Yine de ilk programı heyecanla bekliyorum. Beyaz’ı severim. O yüzden bu yeni formatında da başarılı olmasını isterim.