Kayıtlar

Mayıs, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Günde bir hikaye...

*Hiç kitap okumamaktansa günde bir hikaye okumaya çalışıyorum. *Bugün akşam bi uyumuşum. İlaç gibi geldi. Kalktığımda saat sekiz olmuştu. Daha da kalkmak istemedim aslında. Acıkmışım. Yemek yerken Güldür Güldür’ü izledim. Yalayut İsmail skecini. *Nazar boncuğu iyi değil diye duydum ama ne kadar doğru bilemiyorum. *Çayın sıcak kalması için çaydanlığın altının kısık ateşte devamlı yanması. “Çay acır yapmayın” dedim bizimkilere. *İzlemem veya okumam için biri bana bir şey attığında hemen izlemeye veya okumaya çalışıyorum. Yoksa arada kaynayıp gidiyor. *Güncel olaylar üzerine yazmak istemiyorum bu aralar nedense. *İş yerindekilerle kahve içmeye gidecektik bugün. Ama kimsenin canı istemedi. İptal oldu. *Evde kedi besliyorsanız kapıları her zaman yavaş örtmeniz gerekir. Çünkü aniden kediniz peşinizden geliyor olabilir.

Kurşun kalem ile yazı yazmaz olmuşum...

*Uzun zamandır hiç kurşun kalem ile yazı yazmamışım. Bugün uçlu kalem ile yazı yazarken fark ettim. *Ali Koç, Derin Futbol’a sadece Rasim Ozan Kütahyalı’ya içinden geçenleri söylemek için katılmış olabilir mi? *CHP’nin Maltepe mitinginde hiç Atatürk fotoğrafı olmadığı söyleniyor. Ben de hiç denk gelmedim açıkçası. *Dolar 16, euro 17 lira oldu. *Uzaya bir tane Türk gönderecekmişiz. Sosyal medyada Mustafa Topaloğlu gitsin deniyor. *Renkler üzerine, savaş isimleri üzerine deneme yazmak hiç aklıma gelmezdi. “Bunlar üzerine nasıl deneme yazılır ki?” derdim biri bana söylese. Ama pekala da yazılabiliyormuş. Nazan Bekiroğlu yazmış işte. *Sabahattin Ali’nin cankurtaran hikayesi yüreğimi dağladı resmen. *Kendimi sonu güzel olacak alışkanlıkların kollarına bırakmak istiyorum.

Gora'dan beri Erşan Kuneri'yi bekleyen arkadaşım...

*İş yerinden arkadaşım Anıl’la konuştum. Erşan Kuneri’yi çok beğenmiş. “Gora’dan beri bu diziyi bekliyordum ben” dedi. *Bir gram uyku uyumamışım gibi kalktım bu sabah. Devamlı rüyalarla geçen bir geceydi. Huzursuz bir uykuydu. *Aslında bugün film izleyecek zamanım vardı. Niye film izlemedim ki ben? *Abdurrahim Karakoç şiirlerinin bana hitap eden bir yanı var gibi. *Sabahattin Ali’nin, Sırça Köşk kitabındaki hikayeler gibi hikayeler yazmak isterdim. *Telefonun koruyucu ekranı artık beni değiştir der gibi bakıyor bana. Özellikle çatlakları. *Sonunda lig bitti. Başlasın transfer sezonu. *Kişisel gelişimciler, “Bana her şey uyar”, “Ben size uyarım” gibi ifadeler kullanmaktan kaçınmamızı söylüyor. Çünkü bunlar öz güvensiz biri olarak algılanmamıza yol açarmış.

İlk not ettiğim film...

      Artık izlediğim filmleri de not etmeye başladım. Daha önce okuduğum kitapları not ediyordum. “Aynısını niye izlediğim filmlerde de uygulamıyorum ki?” dedim ve izlediğim filmler için de ayrı bir not defteri ayarladım. İlk not ettiğim film ise, Forrester’ı Bulmak oldu. NAZAN BEKİROĞLU GİBİ DENEME YAZMAK İSTERDİM…      Nazan Bekiroğlu’nun, edebiyat üzerine denemelerini okumaya başladım. Çok farklı bir tarzı var. Çok hoşuma gitti. Nar Ağacı kitabını beğendiğim için denemelerinden oluşan bu kitabı almakta herhangi bir sakınca görmedim. Hemen onun gibi denemeler yazmak istedim. HALA DÜŞÜNÜYORUM VEREMEDİĞİM CEVAPLARI…      Hala bazı yerlerde veremediğim cevaplar canımı sıkıyor. Kendimle bunca konuşmama rağmen hala aynı durumları yaşamam kendimden ümidimi kesmeme neden oluyor.  

Sabahları kalkar kalkmaz telefonuma bakma sebebim...

*Sabahları kalkar kalkmaz telefonunuza bakma sebebiniz, bloğunuz mu yoksa sosyal medya mı? Ben bloğum için bakıyorum. *Bu aralar hikaye okumayı seviyorum. Roman okuma motivasyonum yok. *Birine, gerçekten yüreğinizden gelerek bir iyilik yaparsanız karşılığını bir şekilde görüyorsunuz. *Yapmaktan keyif aldığım bir işim olmasını ve onun sayesinde Türkiye’yi dolaşmayı isterdim. *Erşan Kuneri çok küfürlü olmuş. Ve hiç komik değil. *Gibi mi yoksa Erşan Kuneri mi daha iyi tartışması yaşanıyor bu aralar. *Kim Milyoner Olmak İster yayından mı kalktı? Artık denk gelmiyorum yeni bölümlerine. *Baturay Özdemir’in, Yerli ve Kirli adındaki Stand-up gösterisini izlediniz mi? *Erkeklerin çocuk doğurması için yapılan anlamsız çalışmaların amacı ne? Mide bulandırıcı geliyor bu çalışmalar bana.

Yazmak üzerine izlediğim film...

*Sonunda bir film izleyebildim. Filmimizin adı: Forrester’ı Bulmak. Yazmak üzerine bir film. Blog arkadaşlarım, ilham veren birkaç sahne ve birkaç söz var filmde yazmak üzerine. *George Orwell’ın okumadığım kitabı Hayvan Çiftliği. *Sakarya’da bir çaycıda içtiğim, bir bardak çaya 2 lira verdim. *Güzel evliliklerin bozulmasını isteyen bir yanımız var gibi. *Hayat deneyimlemekse eğer, ben hayatı deneyimlemiyorum. *Öğleyin kova tavuk yedikten sonra akşam da evde yemek olarak kızarmış tavuğa denk gelmek. O zaman buna tavuklu gün demek lazım. *Çekingen olmak, çekingen davranmak dendiğinde aklınıza ben gelebilirim. *Bir günüm çaysız geçtiğinde, “Bugün çay da içmedim” diyorum. Çay arıyorum. *Twitter’da sadece yapılan zamları haber yapan bir hesap kısa sürede 50 bine ulaşmış. İşte gündemi koklayıp, bir anda takipçiye boğulma örneği bu olsa gerek.      

Sabahattin Ali'nin okuyup da çok beğendiğim hikayesi...

*Sabahattin Ali’nin, Katil Osman adındaki hikayesini okudum. Çok beğendim. *Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üye olmasına hala sıcak bakmıyor. *Kedilerin kendi kuyruklarıyla oynamasını izlemek rahatlatıyor insanı. *Bizimkiler bi yoğurtlu ıspanak yapmışlar. Çok güzel yapmışlar. Yoğurtlu ıspanağı bu kadar iştahla yediğimi hatırlamıyorum. *Dolar, 16’yı zorluyor. *Atatürk Havalimanı’nın yıkılması ile ilgili tartışmalar var siyasette. *Cübbeli Ahmet Hoca’nın, Okan Bayülgen’e konuk olduğu programdan birkaç parça izledim YouTube’da. *Bebar Bilim’in YouTube kanalında fiziğin hala cevaplayamadığı 7 büyük soruyu izledim. *Bir işin her detayına hakim olan insanlara hayranım. *Bazı videoların başında, “Hassas insanların izlemesi için uygun değildir” yazmasına hayranım. Çünkü ben hassas bir insanım. Böyle bir yazı gördüğümde o videoyu hemen geçiyorum.

Nureddin Nebati skecin neresini beğenmemiş?

      Güldür Güldür Show’daki, Bakan Nureddin Nebati skecini o kadar da büyütmeye gerek varmış mı? Bakan da izlemiş. “Yalnız gözlerindeki ışığı göremedim” diye yazmış sosyal medyadan. Bu kadar işte. DAHA NE KADAR HAYIR DİYEBİLİRİZ?      Türkiye olarak İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya girmesine şu an için, “Hayır” diyoruz. Bu tutumu daha ne kadar gösterebiliriz bilmiyorum. Tutumumuz yerindedir. Ama sanmayın ki bu ülkeler NATO’ya girince PKK’ya yardımı kesecek. “Bir daha yardım etmeyiz” deyip, oyalayacaklar sadece bizi. SEÇİLSİN ARTIK ŞU BAŞKAN…      Galatasaray’da artık şu başkanlık seçimi olsun. Galatasaray’lılar olarak bir önümüzü görelim arkadaş ya. Burak Elmas, “Seçimde aday olmayacağım” demiş. Olsaydın bir de kardeşim. Galatasaray’ı bu hale sen getirdin. Daha ne başkanlığı?

Hangi filmi izlesem derken...

*Bugün, “Hangi filmi izlesem acaba?” derken film falan izleyemedim. *Bazen günlerce uyumak istiyorum. *Bir şey alırken veya sipariş ederken fiyatına bakmamaktır zenginlik. *Bu yılın ilk taze fasulyesini yedik. *Yargı dizisindeki Yekta, Joker’i oynamalı. Gülmesi tam jokerlik. *Sivrisineklere hazır mısınız? *İnstagram’da izledim. Joker ve Batman, oyun havasında oynuyorlardı. *Finlandiya ve İsveç’in, NATO’ya katılma isteği nereden çıktı birden? *Şarkıcıların yıllar önce meşhur oldukları şarkıları tekrar söylemeleri bence boş iş. Bırak eskileri, ortaya yeni eserler koy. *Oktay Kaynarca yine bir mafya dizisinde oynayacakmış. Kardeşim sal artık kendini. Başka şeyler dene. *Güldür Güldür Show, muhalif bir yapıya büründü. Bir zamanların Olacak O Kadar’ı gibi olmasa da bu bile bir şeydir.

Whatsapp grubunun simgesi olarak koyduğum yiyecek...

      Whatsapp gruplarının resimsiz olmasına dayanamıyorum. En son kurduğum grupta simge olarak hamburger koydum. Bir arkadaşım, “En sevdiğim şey hamburger” dedi. Ben de, “Bayadır whopper menü yemedim. O yüzden hamburger fotoğrafı koydum” dedim. SAKIZ ÇİĞNEMEYE KARŞI DUYGUSAL BİR İSTEĞİM KALMAMIŞ…      Bayadır sakız çiğnemiyordum. Kardeşim sakız almış. Hani şu kutu içinde 6-7 tane olanlardan. Çiğnedim. Hiç tat almadım. Sakız çiğnemeyi severdim. Sakız çiğneme tadı diye bir şey kalmamış ben de. YAPTIĞIM PLANIN BOZULMASINA, BOZULUYORUM…      Mesela bir günümü planlıyorum. Başkası gelip, “Şunu yapalım” dediğinde sinirlerim tepeme çıkıyor. Manyakça belki ama yaptığım plana sadık kalmak istiyorum. TELEFON TUTUCUYA OLAN ÖN YARGIM…      Kardeşim, telefonum için bir telefon tutucu aldı. Bildiğin ufacık bir tahta. “Bu nasıl tutacak ki telefonu?” dedim. Baya baya tutuyor. Görünüşe aldanmamak lazımmış.     

Sunay Akın'ın hayran olduğum yanı...

*Bir amaca kendini adayanlara her zaman hayranımdır. Bunu her zaman söylerim. Mesela Sunay Akın. Oyuncak Müzesi için her şeyi yaptı. Hala da devam ediyor yapmaya. Her şey Oyuncak Müzesini yaşatmak için. *Kitapları kütüphaneye iade etmem lazım. Hala bir fırsatını bulup da gidemedim. *Bir alışkanlığın bitirilmesi için o alışkanlığın, bir anda, bıçak gibi kesilmesinden yanayım. Vücut şöyle bir sarsılacak, “Ne oluyor lan?” diyecek. *İlber Ortaylı’nın isminin ne anlama geldiğini merak ettiniz mi hiç? Benim aklıma bu akşam merak etmek geldi nedense. “Devlet memuru ve idareci” anlamlarına geliyormuş İlber ismi. *Mutlu olmak için bencil olmak gerekir mi? Haluk Tatar’a göre evet. Hak vermiyor değilim adama. “Evet ya, önce ben mutlu olmalıyım” diyorum.

Durmadan blog teması değiştirenlerde bugün...

*Belli bir temaya bağlı kalamıyorum. İlla belli aralıklarla temamı değiştirmeliyim. *Hiçbir ünlüye sosyal medyadan destek olmaya gelmiyor. Bakıyorsun ki, o destek verdiğin adam yıllar önce neler karıştırmış? O yüzden kimseye destek olmamak lazım. *Sabahları kalktığında, “Ulan bir akşam olsun, hemen yatacağım” deyip, yine de geç yatan tayfa burada mı? O tayfadan biri de benim ahali. *Eğer çağrı merkezinde çalışıyorsanız, devamlı dinlemeniz gereken şarkı, “Hişşt, hişt sakin ol. Sinirlerine hakim ol” olmalı. *Canan Hoca uzun zamandır yoktu. Yeniden ekranlara çıkmaya başlamış. Yeni saç şekli de güzel olmuş, yakışmış kendisine. *Güzel bir yemeğin yanında taze bir ekmeğin nasıl bittiğini anlamıyorsun. *Canan Hocanın isminin geçtiği bir yazıda ekmek güzellemesi yapmak mı? Canıma susamışım demek ki.  

Haberlerden kaçtım dizide yakalandım...

*Sabah haberlerinde cinayet haberleri çıktı diye zaplamaya başladım. Açtığım dizide de adam, kadına şiddet uyguluyordu. “İmdatttt” diye bağıracaktım artık. Bu haberlerden, bu dizilerden kurtuluş yok mu ya? *Gün geçmesin ki yeni bir paranın basılacağına dair haberler çıkmasın. Şimdi de demir 2 lira basılacakmış. 500 lira kağıt para da basılacak dedilerdi gerçi ama hala ses seda yok. *Seçimi yine Erdoğan kazanırsa, o akşam canlı yayında Selçuk Tepeli bunu nasıl değerlendirir acaba? *Deniz, korkutucu gelir bana. Bir sonsuzluk, bir kaybolma hissi uyandırır ben de. *Sokak köpeklerine bir çözüm bulunamayacak mı kardeşim? Her gün televizyonlarda köpek saldırısına uğrayan insanları görüyoruz. *Söylendiği gibi gerçekten de biz millet olarak iş mi beğenmiyoruz?

Okuyup yorum yapmadığım bloglar var...

*Kaçıncı defa bilmiyorum ama yine Çok Güzel Hareketler’e, İbrahim Büyükak konuk oluyor. *Safa Sarı’nın, Çok Güzel Hareketler’de oynamaktan sıkılmış   gibi bir hali var. *Bazı blogları okuyorum ama yorum yapmıyorum. Çünkü o blog sahipleri benden pek hoşlanmıyor gibi. *Okuduğumda hayran kalacağım biyografi kitapları okumak istiyorum. *Fazla münasebet tez ayrılık getirir diye bir söz vardır. Bunun bir kez daha gerçekleştiğini gördüm. *Bazı şeyler için, “Ben yapamam” diyorum. Acaba kendimi mi kandırıyorum? Yoksa gerçekten kendimi tanıyorum ve o yüzden mi, “Ben yapamam” diyorum? *Gün gün kendini yazan blogları okumayı seviyorum ama ben yazmak istediğimde gün gün yani bir günlük gibi blog yazamıyorum dostlar.

Ne çok kredi çeken varmış bizim memlekette...

     Ne çok kredi çeken insan var bizim memlekette. Bu insancıklar bu kredileri nasıl geri ödüyorlar? YOKSA BAŞKASI YERİNE ÇALIŞMAZDIM…           Bir arkadaşımın yerine çalıştım dün. Sağlık sorunları nedeniyle çalışamayacakmış. Sevdiğim bir abim olduğu için çalışmayı kabul ettim. İKİ İSMAİL HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİM…      Beşiktaş içerde Fenerbahçe ile 1-1 berabere kaldı. İsmail Kartal büyük maçların hocası değil gibi geliyor bana. Valerien İsmael’in ise oyuncularını basın önünde eleştirmesi hiç hoş değil. CEYLİN, KATİL Mİ DEĞİL Mİ?      Yargı, iki haftadan sonra yeni bölümü ile dün akşam kanal D’de yayınlandı. Hala, Ceylin birini öldürdü mü, öldürmedi mi belli değil. Ve ayrıca dizi birkaç bölüm sonra final yapacakmış diye duydum.

Güldür Güldür Show'da, Nureddin Nebati'nin skeci yayınlanmamış...

      Güldür Güldür Show’un dün akşamki bölümünde Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin skeci yayınlanmamış. Halbuki günlerdir bu bölüm fragmanında o skeci gösteriyorlardı. Neden yayınlanmadığına dair kanal yönetimi bir açıklama yapmamış şu ana kadar. BU KAVGALAR NEFESSİZ BIRAKIYOR BENİ…      Futbolda kavga, siyasette kavga, sokakta kavga var. Her yerimizi kavgalar sarmış durumda. Bazen nefes alamadığımı hissediyorum bu kavgalardan. MUHALEFET VE İKTİDARIN TEK İSTEKLERİ…      Muhalefet tarafının tek istediği: Ekonomi daha da bozulsa da iktidar tarafı daha da zor durumda kalsa.      İktidar tarafının tek istediği: Bir an önce şu Cumhurbaşkanı adayının açıklanması için muhalefeti daha da sıkıştırmak. UZAYLI ZEKİYE…      Eskiden TRT 1’de yayınlanan Uzaylı Zekiye dizisinin ilk bölümünden bi 10 dakika izledim. Ama bana göre değilmiş. Sıkıldım.    

Fatih Altaylı, Zafer Algöz'ün yazarlığını öve öve bitiremedi...

      Fatih Altaylı, Zafer Algöz’ün yazdığı kitapları çok övdü. “Sen de yazarlık da varmış” dedi. Bu kadar övgüden sonra Zafer Algöz’ün kitaplarını alıp okumak istedim hemen. ALEXA KAPANMIŞ…         Alexa.com kapanmış. Alexa üzerinden bloğumun Türkiye’de ve dünyada, siteler arasında kaçıncı sırada olduğunu kontrol ediyordum. OKAN BAYÜLGEN İLE CEM YILMAZ’IN ORTAK YANI…      Cem Yılmaz da Okan Bayülgen gibi. Konuşmaya bir başladığı zaman yanındakiler konuşamıyor. Çünkü konuştukça konuşuyor. Programa gelen diğer konuklar ise süs gibi kalıyorlar yanında. KARDEŞLERİM DİZİSİ DAMARDAN ANLATIYOR FAKİRLİĞİ…      Kardeşlerim dizisi izlenmeyi hak ediyor gerçekten. Diziyi izlerken, yoksulluğu, fakirliği hissediyorsunuz resmen. Öyle çok sahneler var ki bu duyguyu hissedebileceğiniz. Hayat çok zor gerçekten.       

Cem Yılmaz'ın son gösterisinden en çok beğendiğim iki esprisi...

       Cem Yılmaz ’ın son gösterisi, “ Diamond Elite Platinum Plus ”ı baştan sona izlemedim.      Ama parça parça sosyal medyada yayınlanan bölümlerinden biliyorum.      Bu kısa kısa olan bölümlerinden iki tanesi çok hoşuma gitti.      Bir tanesi, dayısının yaptığı kazayı anlattığı bölüm.      Diğeri de Nasrettin Hoca’nın düdük hikayesini kendisine uyarlayarak anlattığı bölüm.      Nasrettin Hoca’nın yerinde kendisi olsaydı ve sadece para veren çocuğa düdük almış olsaydı, Twitter aleminde kendisine yapılabilecek küfürleri ve hakaretleri seslendirdi bir bir.      “Sosyal bir deney olarak ben yapsaydım bunu” diyerek gelebilecek tepkileri şu şekilde sıraladı:      “Çocukları neden ağlattın? Hepsine alabilirdin. O.çocuğu. Tarkan, Athena Gökhan, Cem Yılmaz hepinizin belasını versin”      Nasrettin Hoca’nın o meşhur düdük hikayesini kendine uyarlamak nereden geldi aklına be adam?      Cem Yılmaz gerçekten bu mizah işini biliyor.

Kahve içenleri göre göre kahve içmeye başladım...

      Aslında kahve ile hiç işim olmazdı. Televizyonlarda, sağımda solumda kahve içenleri göre göre kahve içmeye başladım. Türk kahvesine hala alışamadım bu arada. Nescafe içiyorum. OY PATLAMASI YAPACAK MI?      Ümit Özdağ ismini son günlerde çok duymaya başlamıştık. Süleyman Soylu’ya olan düello daveti ile popülerliği zirveye çıktı. Bakalım bu bilinirlik kendisine oy olarak dönecek mi? İLK DEFA GÖRÜYORUM YA SİZ?      Armağan Çağlayan’ın, YouTube kanalına daha önce hiç görmediğin insanlar konuk oluyor. NE GEREĞİ VAR?      Güldür Güldür Show’da bir karakter var ya. “Ne gereği var otur evinde ya” diyerek insanların hevesini kıran. Bazen o karakter gibi kendime, “Ne gereği var, otur evinde Cem” derken yakalıyorum.

Eski blog yazılarım daha çok okunuyormuş...

      Eski yazılarımın okunma oranlarına bakıyorum da. Şimdiye göre çok iyi okunuyormuş. Şimdi okunmuyor resmen. İNSTAGRAM’DAN DA OLSA HATIRLANMAK GÜZEL…          Uzun zamandır yazmayan bir arkadaşım, İnstagram’dan bana yazınca seviniyorum. Tekrar hatırlanmak güzel. SAKAL TARZ OLABİLİR AMA HİÇ RAHAT DEĞİL…      Sakal bazılarına çok yakışıyor olabilir. Kadınlar, sakallı erkekleri daha çekici buluyor olabilir. Ama şu var ki, sakal çok kaşındırıyor yahu. O yüzden haftada bir keserim ben. CÜNEYT ÖZDEMİR DOĞRU SÖYLEMİYOR MU SİZCE DE?      Cüneyt Özdemir de yayınında söyledi. “Vatandaş neyse onu yöneten de odur” diye. Yalan mı dostlar? İLK DEFA DUYDUĞUM ŞARKICILAR VE ŞARKILARI…      Bir arkadaşımla şarkı dinlerken bana daha önce hiç duymadığım şarkıcı ve şarkı isimleri söyledi. Mesela Anıl Emre Daldal, şarkısının ismi sadece harfle, M. Sonra Tuna Türk, şarkısının ismi Yara. Slov şarkılar bunlar bu arada. Dinlemek isteyenlere.

Türkiye, benim gitmemle bir şey kaybetmez...

      Sağlık çalışanı arkadaşım Almanca öğrenmeye başlamış. Almanya’ya gidip orada çalışacakmış. “Desene Türkiye, bir sağlık çalışanını kaybedecek” dedim. “Türkiye benim gitmemle bir şey kaybetmez” dedi. HER HAFTA BİR TİYATRO OYUNU…      Düzce’ye artık neredeyse her hafta bir tiyatro oyunu geliyor. harika bir şey bu. SUYU, SOĞUK İÇMEDEN SUYA DOYAMIYORUM…      Ilık su içince, su içmiş hissetmiyorum kendimi. Su dediğin biraz soğu olacak. DÜELLO SİYASETİ…      Türk siyasetinde bir ilk. Düelloya davet. Ümit Özdağ, Süleyman Soylu’yu düelloya davet etti. Ama Süleyman Soylu düelloyu kabul etmedi. RAMAZANDAN SONRA ESKİ DÜZENİNİZE DÖNDÜNÜZ MÜ?      Ramazan ayından sonra tekrar eski yeme rutininize döndünüz mü? Ben tam manasıyla dönemedim. Aslında dönmek de istemiyorum. Sağlıklı bir yeme rutini değildi benim ki.

Twitter'da hala bir aksiyon göremedik Elon Musk...

      Ne yapacaksan yap artık Twitter’da Elon Musk . Uçuk/kaçık bir adamsın. En azından gördüğümüz kadarıyla öylesin. Twitter’da da uçuk kaçık şeyler bekliyorum senden. Yapa yapa, kurumsal hesaplar için paralı yapacakmışsın Twitter’ı. Bireysel hesaplar için ise para söz konusu değilmiş. Bizim için bir şeyler yapar derken hazır elimizdeki Twitter’ı da mı alacaksın Musk. Paraya değil, aksiyona yönel. “Gördün mü Musk, Twitter’da neler yaptı?” diyelim birbirimize.

Kalabalık, bana göre değil...

      Yaşar’la oturup, bir şeyler yiyip içelim dedik. Her gittiğimiz yer tıklım tıklımdı. Ramazan Bayramının üçüncü ve son günü bugün, normaldir. Ama ilk iki gün ne yaptınız mübarek insanlar? Hadi kurban olsa dersin ki, kurban kesiminden dolayı sonraki günlere kaldı gezme/tozma işi. Öyle bir şey de yok. Kalabalıktan bunaldım. Anladım ki kalabalık, bana göre değil. OĞUZHAN KOÇ NE KATMIŞ Kİ REKLAMA?      Oğuzhan Koç, Getir’in reklamında oynamış. Ama normal Getir reklamından farkı neydi anlamadım. Söylediği şarkı aynı şarkı. Getir’in klasikleşmiş şarkısı. Reklama ayrıca bir şey katmamış yani Oğuzhan Koç. HUZURSUZ BİR OTOBÜS YOLCULUĞU…      Dönüşte otobüsle eve gelirken, otobüs şoförüne, “Ehliyeti bakkaldan mı aldın birader?” diye sormak istedim. Olmadık yerlerde frene bastı. Tehlikeli sağa sollar yaptı. Saçma sapan, trafikte olmayacak işler. Huzursuz bir yolculuktu yani. İlk defa gördüm bu şoförü. Bizim otobüslerde işi bilmeyen şoför yoktur çünkü.

Erşan Kuneri'nin fragmanını sonuna kadar izlemeye tahammül edemedim...

      Erşan Kuneri’nin fragmanı yayınlanmış. Netflix’te yayınlanacak dizi. Hemen fragmanı izledim haberi görür görmez. Fragman daha bitmeden ben sıkıldım ve kapattım fragmanı. Birkaç espri veya birkaç hareketle, sözle çekmeli beni fragman. Çekmeyi bırak itti beni fragman. Tahammül edemiyorum artık espri olmayan esprilere. Ali Baba ve 7 Cüceler filmi gibi olmaz umarım. Ne kötü bir filmdi o ya. Bugüne kadar gördüğüm en kötü Cem Yılmaz filmiydi.

Yaşamdan Yazılar #6

BENİM YOLUM NE?      Herkes bir şekilde yolunu buluyor. Peki benim yolum ne? Yıllardır bu soruyu kendime sorarım. Ama hala cevabını bulamadım. RUTİNDEN SIKILANLAR İÇİN FİLM ÖNERİSİ…      Her gün içinde bulunduğu rutinden sıkılan ve bu rutinin dışına çıkmaya karar veren bir adamımız var. Eğer yazdığım şey ilginizi çektiyse, Free Guy filmini izlemelisin. OKUMA HIZIM, KAPLUMBAĞA HIZI…      Okuma hızım çok yavaş. 70 sayfayı sabahtan akşam zor bitirdim. Bu hızlı okuma işini bir türlü çözemedim. AKLIM HEP DİĞER SEÇENEKTE KALIYOR…      Bir şeyi seçtiğimde, diğeri aklımda kalıyor. Mesela filmlerde. “Keşke diğer filmimi izleseydim. Acaba o daha mı güzeldi?” diye içim içimi yiyor. “9-5 ÇALIŞMA BENLİK DEĞİL” DİYECEĞİM GÜNLERE ÖZLEM…      Pucca diyor ki, “Artık bu saatten sonra sabah 9 akşam 5 çalışamam ben” Keşke ben de bana bu cümleyi kurduracak bir durumda olsaydım. NEGATİF HİSSETMEYEN İNSAN OLUR MU?      Kendimizi hiçbir zaman negatif hissetmememiz için öneriler sunuluyor

Yaşamdan Yazılar #5

RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN…      Bugün Ramazan Bayramı. Çocukken söylediğimiz şekliyle şeker bayramı. Herkesin bayramı mübarek olsun. Ben çocukken hiç öyle kapı kapı dolaşıp şeker toplamamışımdır. İçe kapanık bir çocuktum ben. Hala da içe kapanıklığım devam ediyor. FİNALİ ÇOK KLASİKTİ…      Küçük Ağa kitabını sonunda bitirebildim. Bir ay oldu herhalde kitaba başladığım. Kitabın ilk başları güzeldi. Ama sonlara doğru sıkıcı oldu. Finali ise, final olsun diye yazılmış. Çok klasikti. DİYANET İŞLERİ BAŞKANI, İNGİLİZCE HUTBE OKURSA…      Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İngilizce hutbe okumuş. Şu anda sosyal medyada en çok konuşulan konulardan biri bu. Onun okuduğu şekilde çıkar aynısı ben de okurum. Buradan çıkarın İngilizceyi nasıl konuştuğunu.       

Yaşamdan Yazılar #4...

AREFE GÜNÜNDEN YAZILAN BİR YAZI…      Ramazan ayının son günü bugün ve aynı zamanda arefe günü. Aslında arefe günü Kurban Bayramından bir önceki güne denirmiş. Ama zamanla, Ramazan Bayramından bir önceki güne de arefe denir hale gelmiş. HEM AREFE, HEM DE İŞÇİ BAYRAMI…      Bugün aynı zamanda 1 Mayıs işçi bayramı. Ben de bir işçiyim. Emeğimle geçimimi sağlıyorum. Fakat emeğimin tam olarak karşılığını aldığımı düşünmüyorum. Tüm işçilerin bayramı kutlu olsun. YEMEK YA DA ÇAY İÇİN BİRİNİ UYANDIRMA…      Eğer biri uyuyorsa onu uyandırmamalı. Mesela biz de yemek ya da çay için kimsenin uyandırılmasını istemem. Yemeği her zaman yer ya da çayı her zaman içer. Ama o güzel uykuyu her zaman uyuyamaz.     

Kitap okumaya konsantre olamamamın nedeni bu olmasın...

      Pucca, sosyal medyayı çok kullanmasından dolayı artık kitap okumaya odaklanamadığını söyledi. Acaba ben de de kitap okumayı bir rutin haline getiremememdeki sorun bu olmasın. BÖREK DEDİĞİN KIYMALI OLUR…           Böreklerin reklamı yapılıyor. Kaşarı uzuyor da uzuyor böyle. Ben sevmiyorum. Benim için börek demek, kıymalı börektir. ÜZÜNTÜDEN ÖLEBİLİRLER…      Filler, kalpleri kırıldığında üzüntüden ölebilirlermiş. Aynı filler gibi insanlar arasında da üzüntüden ölecek insanlar vardır bence. O kadar hassas ruhlu. NORMALDE FISTIK, TATLILARDA CEVİZ…      Normalde Antep fıstığını çok severim. Ama tatlılarda sevemiyorum. Normalde cevizi pek sevmem. Ama onu da tatlılarda seviyorum. DEVASA BİR GÜNLÜK…      Yeni bir sosyal medya düşünüyorum. Böyle fikir jimnastiği yapmayı severim arada. Mesela bir günlük olsa. Ve oraya her kullanıcı, bir gününü 50 kelime ile anlatsa. Ve her gün için sadece bir kere yazı yazma hakkı olsa. Nasıl olur?