Neslican
Tay’la ilgili gözüme çarpan iki cümleyi paylaşmak istiyorum. Birincisi kendisine
ait: “Benim yerime sol bacağınızı sevin” demesi. Bu nasıl bir sözdür? Sağlıklı olduğumuz
her ana şükretmemiz gerektiğini gösteren, her zaman aklımızın bir köşesinde
olması gereken bir söz. Diğer söz ise onun için bir başkasının yazdığı bir söz.
İnstagram’da denk geldim. “Gittiğin yerde kanserle savaşmak zorunda
olmayacaksın”. Bu sözde çok etkiledi beni.
HER
İYİLİĞİN ALTINDAN ÇIKAN ADAM…
Son
dönemde Haluk Levent’i şarkıcılıktan çok yaptığı güzel işlerle duyar olduk. Nerede
güzel bir şey oluyorsa onun altından Haluk Levent çıkıyor. Dün akşam haberlerde
gördüm yine. Neslican Tay’ın anne ve babasına baş sağlığına gitmiş. Bu adamın
yaptıklarından sonra nasıl değerlendireceğimi bilemiyorum. Bu adama şarkıcı
değil de ne denmeli? İşte o ifadeyi bulamıyorum.
HİÇ
BİR MESLEK DIŞARIDAN GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİL…
Kardeşim
Pınar hayvanları çok sever. Hatta bu sevgisinden dolayı bir arkadaşı ona, “Sen
veterinerlik okusana” bile demiş. Veterinerlik okumadı ama veteriner yanında
çalışmaya başladı. Çalışmaya başladıktan sonraki görüşü ise: “Ben veterinerlik
yapamazmışım” oldu. Çünkü bir köpeğin ölümüne şahit oldu. Ameliyat yaparken
veterinere yardımcı olması gerekiyordu. Kan görmeye dayanamadığını söyledi.
Buradan
çıkaracağımız sonuç şu: Hayvanları çok sevmek demek veterinerlik yapmak için
yeter şart değil. Belki de meslekler için böyle pratik uygulamalar olması
gerekli. Mimar mı olmak istiyorsun. Mimarın yanında bir ay çalışmalısın. Televizyoncu
mu olmak istiyor. Televizyonda bir ay çalışmalı. Yapmak istediği mesleği
yaşayarak görmeli. Gerçekten o mesleği yapabilecek mi test etmeli.
Foto kaynak: gunboyugazetesi.com.tr
